Konusunu Oylayın.: Tabutu sekine ve onu gün ışığına çıkaracak Mehdi hakkında bligi verir misiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Tabutu sekine ve onu gün ışığına çıkaracak Mehdi hakkında bligi verir misiniz?
  1. 24.Temmuz.2010, 20:51
    1
    Misafir

    Tabutu sekine ve onu gün ışığına çıkaracak Mehdi hakkında bligi verir misiniz?






    Tabutu sekine ve onu gün ışığına çıkaracak Mehdi hakkında bligi verir misiniz? Mumsema Tabutu sekine ve onu gün ışığına çıkaracak Mehdi hakkında bligi verir misiniz?


  2. 24.Temmuz.2010, 21:13
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Tabutu sekine ve onu gün ışığına çıkaracak Mehdi hakkında bligi verir misiniz?




    Tefsirlerde bu tabutun maddî bir sandık olduğu bildirilmektedir.
    “Peygamberleri devamla şöyle dedi: “Onun hükümdarlığının alâmeti, size içinde Rabbinizden bir sekîne ile Mûsâ ve Harun’un manevî mirasından bir bakiyyenin bulunduğu ve meleklerce taşınan bir sandığın gelmesidir. Eğer iman etmeye niyetli iseniz bunda, elbette sizin için delil vardır.”(Bakara, 2/248) mealindeki ayetin tasviri de Tabut’un maddî olduğunu göstermektedir.
    Kaynaklarda Tabut hakkında çok farklı rivayetler vardır. Hepsindeki ortak nokta şudur ki; Hz. Musa’nın vefatından sonra, Yahudiler Allah’a isyan etmeye, hak yoldan çıkmaya başladılar. Bu sebeple Allah Amalikaları onlara musallat etti ve sandığı onlardan aldılar. Nihayet Talut’un melikliğine bir alamet olarak geri geldi(bk. Alusî, Bakar, 248. ayetin tefsiri).
    Eski Ahitteki bilgiye göre, Sandık Yahudilerle savaşan Filistinliler tarafından alınıp götürülmüş, fakat onların elinde sadece yedi ay kalmıştır. Allah’ın başlarına getirdiği değişik musibetlerin sebebi olarak gördükleri sandığı tekrar götürüp yerine(Beytu’ş-şems’e) teslim etmek zorunda kalmışlardır(bk. Samvail el-evvel, el-Eshah: 6/1).
    Bu açıklamalar Tabut’un maddî bir sandık olduğunu göstermektedir.
    Akdu’d-dürer fi Ahbari’l-Muntazar(1/34-şamile) adlı eserde, sözkonusu tabutun Hz. Mehdi zamanında Taberiye göletinden çıkarılacağına dair bilgi yer almaktadır.
    Eğer sözkonusu hadis rivayeti sahih ise, bu durumda ilgili ayetle bir paralellik kurulabilir. O takdire, sözkonusu tabut’un kaybolması özellikle o devirde İsrail oğulları için bir hezimet alameti olduğu gibi, onun yeniden bulunması, onların zaferlerinin nişanesi oldu. Onun Hz. Mehdi devrinde yeniden bulunması da inkarcılar karşısında hezimete uğrayan Müslümanların da hâkimiyetine bir alamet olabilir. Bu gibi bilgiler genellikle yorum olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin, Mehdi kelimesinin “Antakya’daki sandığı bulacağı” anlamında olduğuna dair açıklama, ilgili rivayet doğrultusunda yapılan bir yorumdur.
    Mehdi kelimesinin maddî bir sandukçayı bulmaktan çok, manevî bir sandukça olan Allah’ın rızasına götüren hazineye ulaşan kimseyi ifade etmektedir. Bu maddî sandık, o manevî sandığın bir nişanesi gibi görülebilir. Mehdi, Allah tarafından-Fatiha suresinde işaret edilen- sırat-ı müstakime hidayet edilmiş/dosdoğru yola iletilmiş kimse demektir. Nitekim, hadiste dört raşit halife için de “sünnetü’l-hulefai’r-raişidine’l-mehdiyyin=hidayete erdirilmiş raşid halifeler yolu” ifadesi kullanılmaktadır(bk. Ahmed b. Hanbel, 4/126).
    Bize göre, Hz.Mehdi -genel olarak istikamet yolunu takip eden bir zat olması yanında, bir gece gibi çok kısa bir zaman diliminde–harikulade bir şekilde- özel bir lütufla, takvayla, ferasetle dopdolu, yepyeni bir şahsiyete kavuşturulduğu için kendisine bu unvan verilmiştir.
    Nitekim bir hadiste peygamberimiz(a.s.m) şöyle buyurmuştur: “Mehdi, Ehl-i beyttendir, Allah onu bir gecede ıslah eder”(Kenzu’l-Ummal, h. No: 38664). Burada yer alan “ıslah” kavramı, ifade ettiğimiz gibi yepyeni bir şahsiyete kavuşturmak anlamındadır. Yoksa, halk arasında bilinen “ıslah” manasında değildir, olamaz da.



    Sorularla İslamiyet


  3. 24.Temmuz.2010, 21:13
    2
    Silent and lonely rains



    Tefsirlerde bu tabutun maddî bir sandık olduğu bildirilmektedir.
    “Peygamberleri devamla şöyle dedi: “Onun hükümdarlığının alâmeti, size içinde Rabbinizden bir sekîne ile Mûsâ ve Harun’un manevî mirasından bir bakiyyenin bulunduğu ve meleklerce taşınan bir sandığın gelmesidir. Eğer iman etmeye niyetli iseniz bunda, elbette sizin için delil vardır.”(Bakara, 2/248) mealindeki ayetin tasviri de Tabut’un maddî olduğunu göstermektedir.
    Kaynaklarda Tabut hakkında çok farklı rivayetler vardır. Hepsindeki ortak nokta şudur ki; Hz. Musa’nın vefatından sonra, Yahudiler Allah’a isyan etmeye, hak yoldan çıkmaya başladılar. Bu sebeple Allah Amalikaları onlara musallat etti ve sandığı onlardan aldılar. Nihayet Talut’un melikliğine bir alamet olarak geri geldi(bk. Alusî, Bakar, 248. ayetin tefsiri).
    Eski Ahitteki bilgiye göre, Sandık Yahudilerle savaşan Filistinliler tarafından alınıp götürülmüş, fakat onların elinde sadece yedi ay kalmıştır. Allah’ın başlarına getirdiği değişik musibetlerin sebebi olarak gördükleri sandığı tekrar götürüp yerine(Beytu’ş-şems’e) teslim etmek zorunda kalmışlardır(bk. Samvail el-evvel, el-Eshah: 6/1).
    Bu açıklamalar Tabut’un maddî bir sandık olduğunu göstermektedir.
    Akdu’d-dürer fi Ahbari’l-Muntazar(1/34-şamile) adlı eserde, sözkonusu tabutun Hz. Mehdi zamanında Taberiye göletinden çıkarılacağına dair bilgi yer almaktadır.
    Eğer sözkonusu hadis rivayeti sahih ise, bu durumda ilgili ayetle bir paralellik kurulabilir. O takdire, sözkonusu tabut’un kaybolması özellikle o devirde İsrail oğulları için bir hezimet alameti olduğu gibi, onun yeniden bulunması, onların zaferlerinin nişanesi oldu. Onun Hz. Mehdi devrinde yeniden bulunması da inkarcılar karşısında hezimete uğrayan Müslümanların da hâkimiyetine bir alamet olabilir. Bu gibi bilgiler genellikle yorum olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin, Mehdi kelimesinin “Antakya’daki sandığı bulacağı” anlamında olduğuna dair açıklama, ilgili rivayet doğrultusunda yapılan bir yorumdur.
    Mehdi kelimesinin maddî bir sandukçayı bulmaktan çok, manevî bir sandukça olan Allah’ın rızasına götüren hazineye ulaşan kimseyi ifade etmektedir. Bu maddî sandık, o manevî sandığın bir nişanesi gibi görülebilir. Mehdi, Allah tarafından-Fatiha suresinde işaret edilen- sırat-ı müstakime hidayet edilmiş/dosdoğru yola iletilmiş kimse demektir. Nitekim, hadiste dört raşit halife için de “sünnetü’l-hulefai’r-raişidine’l-mehdiyyin=hidayete erdirilmiş raşid halifeler yolu” ifadesi kullanılmaktadır(bk. Ahmed b. Hanbel, 4/126).
    Bize göre, Hz.Mehdi -genel olarak istikamet yolunu takip eden bir zat olması yanında, bir gece gibi çok kısa bir zaman diliminde–harikulade bir şekilde- özel bir lütufla, takvayla, ferasetle dopdolu, yepyeni bir şahsiyete kavuşturulduğu için kendisine bu unvan verilmiştir.
    Nitekim bir hadiste peygamberimiz(a.s.m) şöyle buyurmuştur: “Mehdi, Ehl-i beyttendir, Allah onu bir gecede ıslah eder”(Kenzu’l-Ummal, h. No: 38664). Burada yer alan “ıslah” kavramı, ifade ettiğimiz gibi yepyeni bir şahsiyete kavuşturmak anlamındadır. Yoksa, halk arasında bilinen “ıslah” manasında değildir, olamaz da.



    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder