Konusunu Oylayın.: Ahım Çıkarmı

5 üzerinden 4.67 | Toplam : 3 kişi
Ahım Çıkarmı
  1. 19.Temmuz.2010, 15:34
    1
    Misafir

    Ahım Çıkarmı






    Ahım Çıkarmı Mumsema Bızı Nısanlımla Nısanlımın Kızkardesı Ayırdı Baska Kızlardan Haber Tasıdı Duğunumuze 15 Gun Kala Ayrıldık Smdı Ben Ona Cok Kızgnm Ve Hep Ah Edıorum Cıkarmı Acaba


  2. 19.Temmuz.2010, 15:34
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Bızı Nısanlımla Nısanlımın Kızkardesı Ayırdı Baska Kızlardan Haber Tasıdı Duğunumuze 15 Gun Kala Ayrıldık Smdı Ben Ona Cok Kızgnm Ve Hep Ah Edıorum Cıkarmı Acaba


    Benzer Konular

    - İstihare birebir doğru çıkarmı

    - İstihare rüyaları çıkarmı

    - Yapmış olduğum günahlar acısı evlatlarımdanda çıkarmı

    - Bu sözleri söyliyen dinden çıkarmı

    - 40 günlük olmadan bebek dışarı çıkarmı?

  3. 20.Temmuz.2010, 17:39
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Ahım Cıkarmı




    Kişisel veya toplumsal olarak yapılan zulümler sonucu ortaya çıkan ahların arşa yükseldiğini unutmamalıyız. Ayrıca bu zulümler yeryüzünde de negatif enerji kütlesi şeklinde bir yerlerde birikmekte ve mücessem hale gelebilmektedir. Bu yük tahmin edilebileceğinin çok üstünde ağırlaşırsa yeryüzü bu kütleyi kaldırabilir mi? Allah’ın veli kullarını birer dağa benzetirsek, “Yer onları sarsar diye, onun üstünde yüksek dağlar yarattık.” (Enbiya, 31) ayetine göre dağların yeryüzünde denge konumunda olmalarının sırrını bu nokta da mı aramalıyız? İlaveten bizlerin ayırt etmeksizin herkese yapabileceğimiz iyiliklerimiz, terazinin diğer kefesinde pozitif bir enerji kütlesi oluşturabilir.

    Allah zulme uğrayanların yardımcısıdır. Allah zor durumda kalan, kimsesiz olan, çaresiz olan kişilerin taleplerini yerine getirir. Mazlum kişinin ahı doğrudan Allah’a ulaşır. Bundan dolayı


    Peygamber s.a.v. Efendimiz, “Mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur.” (Buharî, Cihad, 180) buyurmuşlardır.

    Zulmeden kişi veya milletler kısa vadede zulmettiklerine zarar vermektedirler ama aslında uzun vadede kendi kuyularını kazmaktadırlar. İktidar küfürle değil, zulümle yıkılır. Tarihte nice güçlü imparatorluklar her türlü varlıklarına rağmen halklarına veya başka milletlere zulmettikleri için tahmin edemedikleri biçimde yok olup gitmişlerdir.

    Gadre uğrayanlar bir başka olurlar. Mevlâna Hazretleri’nin “Hamdım, piştim, yandım” dediği gibi, mazlumlar, kaderin cilveleriyle pişen, hayatla ölüm arasındaki ince sınırı fark edebilen, tevekkülü yaşadıklarıyla hisseden ve en önemlisi tecrübelerinde Allah’ı varlıklarında hissedebilen kişilerdir.

    Çocukluk veya gençliklerinde zulüm içerisinde yaşayanlar, gereğini yapmakla birlikte sabrettiklerinde hayatlarında daha fazla olgunlaşırlar, onların Allah katındaki makamları daha yüksek olur. Mazlumlar öyle bir mukavemet kazanırlar ki, Şeyh Sadî k.s.’nin dediği gibi, bir zalim karşısında elpençe divan durmak yerine kızgın kireci elleriyle yoğurabilirler. Zulümlere maruz kalmış kişiler kazandıkları bu dirençlerine rağmen öyle olgunlaşmışlardır ki, aynı zamanda af ve merhamet etmeyi de hiç unutmazlar. Onlar, güçlüler güçsüzleri incitemeyecek kadar güçsüz olduklarında, çekip gidecek kadar güçlüdürler. Çünkü onlar mazlumun ahının yerde kalmayacağını, hesabının Allah’a ait olduğunu bilmektedirler



  4. 20.Temmuz.2010, 17:39
    2
    Silent and lonely rains



    Kişisel veya toplumsal olarak yapılan zulümler sonucu ortaya çıkan ahların arşa yükseldiğini unutmamalıyız. Ayrıca bu zulümler yeryüzünde de negatif enerji kütlesi şeklinde bir yerlerde birikmekte ve mücessem hale gelebilmektedir. Bu yük tahmin edilebileceğinin çok üstünde ağırlaşırsa yeryüzü bu kütleyi kaldırabilir mi? Allah’ın veli kullarını birer dağa benzetirsek, “Yer onları sarsar diye, onun üstünde yüksek dağlar yarattık.” (Enbiya, 31) ayetine göre dağların yeryüzünde denge konumunda olmalarının sırrını bu nokta da mı aramalıyız? İlaveten bizlerin ayırt etmeksizin herkese yapabileceğimiz iyiliklerimiz, terazinin diğer kefesinde pozitif bir enerji kütlesi oluşturabilir.

    Allah zulme uğrayanların yardımcısıdır. Allah zor durumda kalan, kimsesiz olan, çaresiz olan kişilerin taleplerini yerine getirir. Mazlum kişinin ahı doğrudan Allah’a ulaşır. Bundan dolayı


    Peygamber s.a.v. Efendimiz, “Mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur.” (Buharî, Cihad, 180) buyurmuşlardır.

    Zulmeden kişi veya milletler kısa vadede zulmettiklerine zarar vermektedirler ama aslında uzun vadede kendi kuyularını kazmaktadırlar. İktidar küfürle değil, zulümle yıkılır. Tarihte nice güçlü imparatorluklar her türlü varlıklarına rağmen halklarına veya başka milletlere zulmettikleri için tahmin edemedikleri biçimde yok olup gitmişlerdir.

    Gadre uğrayanlar bir başka olurlar. Mevlâna Hazretleri’nin “Hamdım, piştim, yandım” dediği gibi, mazlumlar, kaderin cilveleriyle pişen, hayatla ölüm arasındaki ince sınırı fark edebilen, tevekkülü yaşadıklarıyla hisseden ve en önemlisi tecrübelerinde Allah’ı varlıklarında hissedebilen kişilerdir.

    Çocukluk veya gençliklerinde zulüm içerisinde yaşayanlar, gereğini yapmakla birlikte sabrettiklerinde hayatlarında daha fazla olgunlaşırlar, onların Allah katındaki makamları daha yüksek olur. Mazlumlar öyle bir mukavemet kazanırlar ki, Şeyh Sadî k.s.’nin dediği gibi, bir zalim karşısında elpençe divan durmak yerine kızgın kireci elleriyle yoğurabilirler. Zulümlere maruz kalmış kişiler kazandıkları bu dirençlerine rağmen öyle olgunlaşmışlardır ki, aynı zamanda af ve merhamet etmeyi de hiç unutmazlar. Onlar, güçlüler güçsüzleri incitemeyecek kadar güçsüz olduklarında, çekip gidecek kadar güçlüdürler. Çünkü onlar mazlumun ahının yerde kalmayacağını, hesabının Allah’a ait olduğunu bilmektedirler






+ Yorum Gönder