Konusunu Oylayın.: Zina yaptıktan sonra nasıl tövbe etmem lazım? cezası nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Zina yaptıktan sonra nasıl tövbe etmem lazım? cezası nedir?
  1. 15.Temmuz.2010, 17:51
    1
    Misafir

    Zina yaptıktan sonra nasıl tövbe etmem lazım? cezası nedir?






    Zina yaptıktan sonra nasıl tövbe etmem lazım? cezası nedir? Mumsema ben arkadaşlarıma uyarak tamamen düşünmeden ve günahını bilyorum ama bi anlık aklımdan çıktı ve zina yaptım ikimizde bekarız ne yapmam lazım cazası nedir ltfen teşekkür ederim...


  2. 15.Temmuz.2010, 17:51
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 26.Kasım.2013, 14:01
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Zina yaptıktan sonra nasıl tövbe etmem lazım? cezası nedir?




    Daha önceden verilmiş cevabımızı verdim .
    En büyük günahlardan biri olan zinadan kaçının ve Allahın sizi affetmesi için bir daha zina yapmayacağınıza dair allah'a söz vermeniz gerekir.

    Zinanın hükmü İslam'da açıktır. Suçunu hakimin huzurunda dört defa ayrı ayrı itiraf ederek cezanın verilmesini isteyen veya dört şahidi bulunan birisi hakkında karar verilir. Şayet bu insan evli ise recm cezası, bekar bir insan için ise verilecek karar recm değildir, yüz değnek sopa vurulur.

    Fakat suçunu itiraf etmeyen veya yaptığı bu fiili kimse görüp şikayet etmemiş ise, bu insanın yapacağı tek şey günahından dolayı pişmanlık gösterip bir daha yapmamak üzere tövbe etmektir.

    Ayrıca böyle bir suç işleyen kimse suçunu itiraf etse bile şu anda bunun cezasını uygulayacak bir merci yoktur. Geriye iki şey kalıyor. Biri kul hakkıdır; varsa helalleşmek gerekir. Diğeri de Allah hakkı için tövbe, istiğfar etmek ve bir daha o günaha girmemektir.

    İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’an-ı Kerim'de,

    “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar."(Nisa, 4/48,116)
    buyurarak, hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir.

    Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim Allah Teala,

    “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.” (Tahrim, 66/8)
    buyurarak, yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir:

    1. Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak.
    2. Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak.
    3. Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak.
    4. Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek.

    Bir rivayette de "Nasuh Tövbe" şöyle tarif edilmiştir:

    "- Günahlara pişmanlık.
    - Farz ibadetleri yapmak.
    - Zulüm ve düşmanlık yapmamak.
    - Kırgın ve küskünlerle barışmak.
    - Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek."
    (bk. Kenzü'l-ummal, 2/3808)
    İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruz.

    Ancak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı. Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz, ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz. "Ben çok iyiyim, bu işi hallettim." demek ne kadar yanlışsa; "Ben bittim, beni Allah kabul etmez." demek de o kadar yanlıştır. Ayrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, Allah’a sığınmak da büyük bir ibadettir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 26.Kasım.2013, 14:01
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Daha önceden verilmiş cevabımızı verdim .
    En büyük günahlardan biri olan zinadan kaçının ve Allahın sizi affetmesi için bir daha zina yapmayacağınıza dair allah'a söz vermeniz gerekir.

    Zinanın hükmü İslam'da açıktır. Suçunu hakimin huzurunda dört defa ayrı ayrı itiraf ederek cezanın verilmesini isteyen veya dört şahidi bulunan birisi hakkında karar verilir. Şayet bu insan evli ise recm cezası, bekar bir insan için ise verilecek karar recm değildir, yüz değnek sopa vurulur.

    Fakat suçunu itiraf etmeyen veya yaptığı bu fiili kimse görüp şikayet etmemiş ise, bu insanın yapacağı tek şey günahından dolayı pişmanlık gösterip bir daha yapmamak üzere tövbe etmektir.

    Ayrıca böyle bir suç işleyen kimse suçunu itiraf etse bile şu anda bunun cezasını uygulayacak bir merci yoktur. Geriye iki şey kalıyor. Biri kul hakkıdır; varsa helalleşmek gerekir. Diğeri de Allah hakkı için tövbe, istiğfar etmek ve bir daha o günaha girmemektir.

    İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’an-ı Kerim'de,

    “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar."(Nisa, 4/48,116)
    buyurarak, hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir.

    Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim Allah Teala,

    “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.” (Tahrim, 66/8)
    buyurarak, yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir:

    1. Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak.
    2. Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak.
    3. Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak.
    4. Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek.

    Bir rivayette de "Nasuh Tövbe" şöyle tarif edilmiştir:

    "- Günahlara pişmanlık.
    - Farz ibadetleri yapmak.
    - Zulüm ve düşmanlık yapmamak.
    - Kırgın ve küskünlerle barışmak.
    - Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek."
    (bk. Kenzü'l-ummal, 2/3808)
    İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruz.

    Ancak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı. Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz, ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz. "Ben çok iyiyim, bu işi hallettim." demek ne kadar yanlışsa; "Ben bittim, beni Allah kabul etmez." demek de o kadar yanlıştır. Ayrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, Allah’a sığınmak da büyük bir ibadettir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder