Konusunu Oylayın.: Osmanlılar zamanında kullanılan renk isimleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Osmanlılar zamanında kullanılan renk isimleri
  1. 09.Temmuz.2010, 15:12
    1
    Misafir

    Osmanlılar zamanında kullanılan renk isimleri






    Osmanlılar zamanında kullanılan renk isimleri Mumsema Osmanlılar zamanında kullanılan renk isimlerini öğrenmek istiyorum. Özellikle 'siklamen' denilen rengin önceki yıllarda kullanılan ismi nedir?


  2. 09.Temmuz.2010, 15:12
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Osmanlılar zamanında kullanılan renk isimlerini öğrenmek istiyorum. Özellikle 'siklamen' denilen rengin önceki yıllarda kullanılan ismi nedir?


    Benzer Konular

    - Renk renk çiçek demetleri

    - Çok kullanılan sahabe isimleri

    - Osmanlılar zamanında peygamberimizin soyundan gelenleri araştırmakla görevli kuruluşun yöneticisi ki

    - Mmsemanın renk renk kandil gülleri...!

    - Renk renk değişik hırka modelleri

  3. 19.Temmuz.2010, 15:57
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Osmanlılar zamanında kullanılan renk isimleri




    Renklerin bu manaları yanında bilhassa kara rengi zengin bir muhteva içinde görmekteyiz Orkun kitabelerinde kara kelimesi birçok yerde Kara-Bodun şeklinde geçmektedir Bazı dilci ve şarkiyatçılar kara kelimesini burada "avam halk" manasında düşünmüşlerdir Ancak bu değerlendirmeyi yapabilmek için zıt manada olan Ak-Bodun'u da bulmak lazımdır Ak-Bodun ibaresine asla rastlanmıyor O zaman avam karşılığı olan asil de yok demektir Öyleyse yukarıdaki düşünce tarzının yanlış olduğu ortaya çıkmaktadır Hakiki manayı bulma zarureti vardır Buradaki kara güçlü ve büyük manasında kullanılmıştır Çünkü kitabelerde Kara-Bodun itibar edilen değer verilen bir mefhum olduğu için onun avam halk manasına gelmesi mümkün değildir Hattı zatında Türklerde sınıf farkının olmadığı bilinir Bunun en güzel misali Oğuz-Kağan Destanında görülür Oğuz İli Oğuz Kağan'ın altı oğlu ve yirmi dört torunundan neşet etmiştir Diğer Türk illerinden olan Uygur Karluk Kıpçak Yağma Çigil Toksı gibi iller ise Oğuz-Kağan'ın amcaları Or-Han Kür-Han Küz Han'ın neslinden gelmektedirler Destandaki bu an'ane hepsi bir atadan türeyen milletin mensuplarını eşit kılmaktadır







    Bu kısa değerlendirmeyi yaptıktan sonra Orkun kitabelerindeki vermiş olduğumuz mana yerine oturduğu takdirde metinler anlam bakımından daha da güçlülük kazanmış olacaktır Zira sınıf farkı olmayan Türk millet yapısında bir ferdin diğerine asalet iddiasında bulunamayacağı gibi asilin de olmadığı yerde avamlık olmayacağı muhakkaktır







    Kara rengin cemiyet hayatımızda kullanılış itibarıyla bir diğer manası; kara-gün yas karalar bağlamak kara bulutların çökmesi gibi kelime ve terimlerle ifade edilir Orkun kitabelerinde olsun Dede Korkut'ta olsun kara renk bir yas bir ızdırap bir acının karşılığıdır Karanın müspet bir manası daha vardır Kara-Koyunluların hükümdarı Kara Mehmed Beğ ve Kara Yusuf Beğ Ak-Koyunluların ecdadı Kara Yülük Osman Beğ Osmanlıların atası Kara Osman Beğ adlan ve lâkaplarıyla metinlerde geçmektedir Buradaki kara ise doğrudan doğruya yiğit kahraman ve alp kişi manasındadır Kara rengin dil ve edebiyatımızda başka bir manası da vardır Kara-Samsun Kara-Maraş gibi şekillerde kullanıldığı takdirde; esas Samsun esas Maraş'ın neşet ettiği ilk mahâl manasına alınmalıdır







    Yas anlamına gelen kara rengin yanında tarihimizin bazı bölümlerinde Ak ve Gök rengin de yas manasında kullanıldığını görmekteyiz Bu nokta üzerinde bir araştırma yapmaya ihtiyaç olmakla beraber bu iki rengin kullanıldığı yerlerdeki ölüm hadiselerinde şahâdet hali vardır Öyle zannediyoruz ki bu renkler herhangi bir ölüm için değil zulümle veya şahadet halindeki durumlar için değerlendirilmelidir







    İzahını yaptığımız renkler yanında bu renklere muadil gibi görünen kullanım tarzlarını da görmekteyiz İlk akla gelen renklerden Yağız ve Boz kelimeleridir Orkun kitabelerinde yerin kara ifadesini kullanmak üzere yağız yer denmiştir Toprak rengidir Ancak at rengi olarak kullanılacak olursa siyah at manasına gelir Yağız kelimesi yağız yiğit kara yiğit anlamında dilimizde tabir olarak yiğitlik işareti olarak bilinir Boz renk ise hem kara hem de beyazın karışımından meydana gelen kurşunî renge yakın bir renktir Metinlerde toprak rengi ve at rengi olarak kullanılmıştır Ak renk karşılığı olmak üzere at rengi olarak kır kelimesi de kullanılır Ancak kır ile birlikte ala-kır bakla-kır boz-kır kırçıl demir-kır gök-kır tabirleri at rengindeki beyazla ilgili renklerin karışımını anlatır







    Ayrıca doru yine at rengi olarak metinlerde geçmektedir Doru esasında kestane rengidir Ama doru yanında kırda olduğu gibi yan renkler de vardır Çünkü atlar her zaman kır doru yağız al gibi renklerde olmazlar karışık renkleri bünyelerinde barındırırlar Bu bakımdan yağız doru açık doru hurma doru şeklinde at renklerini veya donlarını bilmekteyiz Bir diğer at rengi olarak al renk vardır Kızıl renge yakın bir renktir veya kızıla mayil doru da denilebilir Bu renge ilâve olarak Kula at vardır Kula at ise kızıl ile bozun karışımı olarak görülür


  4. 19.Temmuz.2010, 15:57
    2
    Silent and lonely rains



    Renklerin bu manaları yanında bilhassa kara rengi zengin bir muhteva içinde görmekteyiz Orkun kitabelerinde kara kelimesi birçok yerde Kara-Bodun şeklinde geçmektedir Bazı dilci ve şarkiyatçılar kara kelimesini burada "avam halk" manasında düşünmüşlerdir Ancak bu değerlendirmeyi yapabilmek için zıt manada olan Ak-Bodun'u da bulmak lazımdır Ak-Bodun ibaresine asla rastlanmıyor O zaman avam karşılığı olan asil de yok demektir Öyleyse yukarıdaki düşünce tarzının yanlış olduğu ortaya çıkmaktadır Hakiki manayı bulma zarureti vardır Buradaki kara güçlü ve büyük manasında kullanılmıştır Çünkü kitabelerde Kara-Bodun itibar edilen değer verilen bir mefhum olduğu için onun avam halk manasına gelmesi mümkün değildir Hattı zatında Türklerde sınıf farkının olmadığı bilinir Bunun en güzel misali Oğuz-Kağan Destanında görülür Oğuz İli Oğuz Kağan'ın altı oğlu ve yirmi dört torunundan neşet etmiştir Diğer Türk illerinden olan Uygur Karluk Kıpçak Yağma Çigil Toksı gibi iller ise Oğuz-Kağan'ın amcaları Or-Han Kür-Han Küz Han'ın neslinden gelmektedirler Destandaki bu an'ane hepsi bir atadan türeyen milletin mensuplarını eşit kılmaktadır







    Bu kısa değerlendirmeyi yaptıktan sonra Orkun kitabelerindeki vermiş olduğumuz mana yerine oturduğu takdirde metinler anlam bakımından daha da güçlülük kazanmış olacaktır Zira sınıf farkı olmayan Türk millet yapısında bir ferdin diğerine asalet iddiasında bulunamayacağı gibi asilin de olmadığı yerde avamlık olmayacağı muhakkaktır







    Kara rengin cemiyet hayatımızda kullanılış itibarıyla bir diğer manası; kara-gün yas karalar bağlamak kara bulutların çökmesi gibi kelime ve terimlerle ifade edilir Orkun kitabelerinde olsun Dede Korkut'ta olsun kara renk bir yas bir ızdırap bir acının karşılığıdır Karanın müspet bir manası daha vardır Kara-Koyunluların hükümdarı Kara Mehmed Beğ ve Kara Yusuf Beğ Ak-Koyunluların ecdadı Kara Yülük Osman Beğ Osmanlıların atası Kara Osman Beğ adlan ve lâkaplarıyla metinlerde geçmektedir Buradaki kara ise doğrudan doğruya yiğit kahraman ve alp kişi manasındadır Kara rengin dil ve edebiyatımızda başka bir manası da vardır Kara-Samsun Kara-Maraş gibi şekillerde kullanıldığı takdirde; esas Samsun esas Maraş'ın neşet ettiği ilk mahâl manasına alınmalıdır







    Yas anlamına gelen kara rengin yanında tarihimizin bazı bölümlerinde Ak ve Gök rengin de yas manasında kullanıldığını görmekteyiz Bu nokta üzerinde bir araştırma yapmaya ihtiyaç olmakla beraber bu iki rengin kullanıldığı yerlerdeki ölüm hadiselerinde şahâdet hali vardır Öyle zannediyoruz ki bu renkler herhangi bir ölüm için değil zulümle veya şahadet halindeki durumlar için değerlendirilmelidir







    İzahını yaptığımız renkler yanında bu renklere muadil gibi görünen kullanım tarzlarını da görmekteyiz İlk akla gelen renklerden Yağız ve Boz kelimeleridir Orkun kitabelerinde yerin kara ifadesini kullanmak üzere yağız yer denmiştir Toprak rengidir Ancak at rengi olarak kullanılacak olursa siyah at manasına gelir Yağız kelimesi yağız yiğit kara yiğit anlamında dilimizde tabir olarak yiğitlik işareti olarak bilinir Boz renk ise hem kara hem de beyazın karışımından meydana gelen kurşunî renge yakın bir renktir Metinlerde toprak rengi ve at rengi olarak kullanılmıştır Ak renk karşılığı olmak üzere at rengi olarak kır kelimesi de kullanılır Ancak kır ile birlikte ala-kır bakla-kır boz-kır kırçıl demir-kır gök-kır tabirleri at rengindeki beyazla ilgili renklerin karışımını anlatır







    Ayrıca doru yine at rengi olarak metinlerde geçmektedir Doru esasında kestane rengidir Ama doru yanında kırda olduğu gibi yan renkler de vardır Çünkü atlar her zaman kır doru yağız al gibi renklerde olmazlar karışık renkleri bünyelerinde barındırırlar Bu bakımdan yağız doru açık doru hurma doru şeklinde at renklerini veya donlarını bilmekteyiz Bir diğer at rengi olarak al renk vardır Kızıl renge yakın bir renktir veya kızıla mayil doru da denilebilir Bu renge ilâve olarak Kula at vardır Kula at ise kızıl ile bozun karışımı olarak görülür


  5. 19.Temmuz.2010, 15:57
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Osmanlılar zamanında kullanılan renk isimleri

    Binlerce yıllık Türk tarihi boyunca Türk kültür yapısında renkler belirli manalar kazanmışlardır Hattâ renklerin milletimizin hayatında büyük bir zenginlik içinde olduğunu söyleyebiliriz Renklerin yalnız bir manası olmayıp bazen ifade yerlerine göre birçok farklı anlamlar içerisinde olduğu da bilinir Her milletin içtimaî yapısında renklerin bir değeri vardır Fakat bizim burada yapacağımız değerlendirmeler yalnızca Türk kültür hayatı içinde olanlarıdır Diğer kültürlerdeki değişik anlamların bizim kültürümüzdekiyle alâkalı olmadığını bir defa daha zikrettikten sonra bu renkleri sırasıyla izah edelim

    BakımlıyızCom - Turk kulturunde renkler





    Türk tarihinin muhtelif devrelerinde renklerin yönleri ifade etmek için kullanıldığını biliyoruz Dört yönün her birisi ayrı bir renk ile şekillenmiştir Bunlardan kara=kuzey kızıl=güney gök=doğu ak=batı olarak kullanılır







    Bin yıl önce Anadolu'yu fetheden Türkler Türkiye'nin kuzeyindeki denizi Kara-Deniz batısındakini Ak-Deniz1 güneyindekini Kızıl Deniz şeklinde isimlendirmiş2 fakat doğuda bu isimle adlandırılacak deniz bulunmadığı için büyükçe bir gölün adını da Gökçe-Göl olarak tanımlamışlardır







    Bundan başka Orkun kitabelerinde devlet adı Türk Kağanlığı şeklinde geçmekte iken bir yerde Kök Türk ibaresine rastlanır Bu ise devletin doğu kanadını belirtmek için kullanılmıştır Yine bilindiği üzere Hun Devleti'nin batıdaki bölümünün adı Ak-Hun biçiminde ifade edilmekteydi Avrupa'ya giren Hunlar da Kuzey Hunlarının devamı olmaları basebiyle Macar kaynaklarında Kara-Huniar olarak bilinirler Osmanlı tarihinde Bogdan'ın kuzeyi3 ifade edilmek istendiği zaman Kara-Bogdan şeklinde söylenmiştir







    Yine Altun-Orda Hanlığı'nın batı kanadı Ak-Orda doğu kanadı ise Gök-Orda idi Buna benzer şekilde dağ tepe ırmak deniz şehir gibi pek çok coğrafi isimleri bu renkler esas olmak üzere Türk coğrafyasında görmek mümkündür







    Bu dört renkle birlikte kullanılan bir beşinci renk vardır ki o da "sarı"dır Sarı renk yön değil bu dört rengin ortasında yer alan merkezi karşılamak için kullanılmıştır Devlet yapısı bakımından değerlendirilecek olursa sarı renk merkez hâkimiyetini ve kudreti ifade etmektedir4 Birçok sarı yanında kullanılan Türk sarısı "altın sarısı"dır5 Altın bilindiği üzere kuvvet ve kudretin hâkimiyet ve zenginliğin karşılığı olarak dünya var olduğu günden beri değerini korumaktadır Yine bu anlayışa uygun olarak tarihte güçlü ve cihangir hükümdarların hepsi altın tahtla birlikte tasvir edilmişlerdir







    Yukarıda zikretmiş olduğumuz gök renk yabancılar tarafından söylendiği üzere "Türk Mavisi" turkuvaz şeklinde tanımlanmaktadır Ancak gök renk yanında bir diğer rengin daha eşit anlamda kullanıldığını tarihimizde görmekteyiz Bu renk yeşildir Yeşil renk Orkun kitabelerinde Yaşıl şeklinde geçmektedir Kelimenin aslî biçimi olan bu ibare Çin'deki Gök-Irmak karşılığı kullanılmıştır6 Ayrıca yeşil renk pek çok coğrafi mekanlarda yukarıdaki renkler gibi aynı ölçüde kullanılmaktadır Anadolu'muzdaki Yeşil-Irmak buna bir delildir Yaşıl veya yeşil gençliğin hayatiyetin ifadesi olan bu renk Osmanlı sancak renkleri arasında yerini bulmaktadır Yeşil kırmızı ve sarı bu üç renk tarihimizde birlikte kullanılan renkler arasındadır Bu üç renk bir kompozisyon biçimi içinde tarihimizin derinliklerinden gelen yapıda mevcuttur Selçuklu Devleti'nin kurulduğu sırada cihan sultanı durumunda olan Tuğrul Beg'in Sultan Alp Arslan'ın ve oğlu Melik-Şah'ın ordusunda bu üç renkli sancaklar beraber kullanılmıştı O devrin İslâm kaynaklarında verilen bilgilerde "sultan Türkmen ordusu ile hareket ediyorsa bu üç renkli sancak mutlaka orduda bulunurdu" denmektedir Eğer halifenin arzusuna uygun bir sefer yapılacak olursa orada halifenin alâmeti olan siyah sancağın da kullanıldığını görüyoruz Osmanlılarda ise bu üç renkli hilâlli sancaklar aynı zamanda harp sancaklarıdır Üç rengin manası sırasıyla şöyledir: Yeşil hayatiyet kırmızı güçlülük ve sarı hâkimiyet demektir Hattâ Mehter takımındaki sancaklar bu hâkimiyetin üç rengini de sembolize eder Bütün bunlara ilâve olarak Osmanlı padişahının resmî sancağı bu üç rengi birleştiren kompozisyon içinde idi7 Harp tarihi müzesinde ve son Osmanlı sancak ve askerî kıyafetlerine ait kitapta bunları görmek mümkündür


  6. 19.Temmuz.2010, 15:57
    3
    Silent and lonely rains
    Binlerce yıllık Türk tarihi boyunca Türk kültür yapısında renkler belirli manalar kazanmışlardır Hattâ renklerin milletimizin hayatında büyük bir zenginlik içinde olduğunu söyleyebiliriz Renklerin yalnız bir manası olmayıp bazen ifade yerlerine göre birçok farklı anlamlar içerisinde olduğu da bilinir Her milletin içtimaî yapısında renklerin bir değeri vardır Fakat bizim burada yapacağımız değerlendirmeler yalnızca Türk kültür hayatı içinde olanlarıdır Diğer kültürlerdeki değişik anlamların bizim kültürümüzdekiyle alâkalı olmadığını bir defa daha zikrettikten sonra bu renkleri sırasıyla izah edelim

    BakımlıyızCom - Turk kulturunde renkler





    Türk tarihinin muhtelif devrelerinde renklerin yönleri ifade etmek için kullanıldığını biliyoruz Dört yönün her birisi ayrı bir renk ile şekillenmiştir Bunlardan kara=kuzey kızıl=güney gök=doğu ak=batı olarak kullanılır







    Bin yıl önce Anadolu'yu fetheden Türkler Türkiye'nin kuzeyindeki denizi Kara-Deniz batısındakini Ak-Deniz1 güneyindekini Kızıl Deniz şeklinde isimlendirmiş2 fakat doğuda bu isimle adlandırılacak deniz bulunmadığı için büyükçe bir gölün adını da Gökçe-Göl olarak tanımlamışlardır







    Bundan başka Orkun kitabelerinde devlet adı Türk Kağanlığı şeklinde geçmekte iken bir yerde Kök Türk ibaresine rastlanır Bu ise devletin doğu kanadını belirtmek için kullanılmıştır Yine bilindiği üzere Hun Devleti'nin batıdaki bölümünün adı Ak-Hun biçiminde ifade edilmekteydi Avrupa'ya giren Hunlar da Kuzey Hunlarının devamı olmaları basebiyle Macar kaynaklarında Kara-Huniar olarak bilinirler Osmanlı tarihinde Bogdan'ın kuzeyi3 ifade edilmek istendiği zaman Kara-Bogdan şeklinde söylenmiştir







    Yine Altun-Orda Hanlığı'nın batı kanadı Ak-Orda doğu kanadı ise Gök-Orda idi Buna benzer şekilde dağ tepe ırmak deniz şehir gibi pek çok coğrafi isimleri bu renkler esas olmak üzere Türk coğrafyasında görmek mümkündür







    Bu dört renkle birlikte kullanılan bir beşinci renk vardır ki o da "sarı"dır Sarı renk yön değil bu dört rengin ortasında yer alan merkezi karşılamak için kullanılmıştır Devlet yapısı bakımından değerlendirilecek olursa sarı renk merkez hâkimiyetini ve kudreti ifade etmektedir4 Birçok sarı yanında kullanılan Türk sarısı "altın sarısı"dır5 Altın bilindiği üzere kuvvet ve kudretin hâkimiyet ve zenginliğin karşılığı olarak dünya var olduğu günden beri değerini korumaktadır Yine bu anlayışa uygun olarak tarihte güçlü ve cihangir hükümdarların hepsi altın tahtla birlikte tasvir edilmişlerdir







    Yukarıda zikretmiş olduğumuz gök renk yabancılar tarafından söylendiği üzere "Türk Mavisi" turkuvaz şeklinde tanımlanmaktadır Ancak gök renk yanında bir diğer rengin daha eşit anlamda kullanıldığını tarihimizde görmekteyiz Bu renk yeşildir Yeşil renk Orkun kitabelerinde Yaşıl şeklinde geçmektedir Kelimenin aslî biçimi olan bu ibare Çin'deki Gök-Irmak karşılığı kullanılmıştır6 Ayrıca yeşil renk pek çok coğrafi mekanlarda yukarıdaki renkler gibi aynı ölçüde kullanılmaktadır Anadolu'muzdaki Yeşil-Irmak buna bir delildir Yaşıl veya yeşil gençliğin hayatiyetin ifadesi olan bu renk Osmanlı sancak renkleri arasında yerini bulmaktadır Yeşil kırmızı ve sarı bu üç renk tarihimizde birlikte kullanılan renkler arasındadır Bu üç renk bir kompozisyon biçimi içinde tarihimizin derinliklerinden gelen yapıda mevcuttur Selçuklu Devleti'nin kurulduğu sırada cihan sultanı durumunda olan Tuğrul Beg'in Sultan Alp Arslan'ın ve oğlu Melik-Şah'ın ordusunda bu üç renkli sancaklar beraber kullanılmıştı O devrin İslâm kaynaklarında verilen bilgilerde "sultan Türkmen ordusu ile hareket ediyorsa bu üç renkli sancak mutlaka orduda bulunurdu" denmektedir Eğer halifenin arzusuna uygun bir sefer yapılacak olursa orada halifenin alâmeti olan siyah sancağın da kullanıldığını görüyoruz Osmanlılarda ise bu üç renkli hilâlli sancaklar aynı zamanda harp sancaklarıdır Üç rengin manası sırasıyla şöyledir: Yeşil hayatiyet kırmızı güçlülük ve sarı hâkimiyet demektir Hattâ Mehter takımındaki sancaklar bu hâkimiyetin üç rengini de sembolize eder Bütün bunlara ilâve olarak Osmanlı padişahının resmî sancağı bu üç rengi birleştiren kompozisyon içinde idi7 Harp tarihi müzesinde ve son Osmanlı sancak ve askerî kıyafetlerine ait kitapta bunları görmek mümkündür





+ Yorum Gönder