Konusunu Oylayın.: Müsibetten korunma duası

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Müsibetten korunma duası
  1. 09.Temmuz.2010, 00:15
    1
    Misafir

    Müsibetten korunma duası






    Müsibetten korunma duası Mumsema ben bu duayı yazamadım ve bulamadım lütfen bu duayı öğrenmeme yardım ediniz


  2. 09.Temmuz.2010, 00:15
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    ben bu duayı yazamadım ve bulamadım lütfen bu duayı öğrenmeme yardım ediniz


    Benzer Konular

    - Riyadan korunma duası

    - Korunma Duası

    - Kazadan Korunma Duası

    - Hırsızlardan korunma duası

    - Yıldırımdan Korunma Duası

  3. 18.Kasım.2013, 10:42
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: müsibetten korunma duası




    Musibetlerden kurtulmak için peygamber efendimizin birçok tavsiye ettiği dualar vardır.Bu duaları aşağıda zikredelim.

    Musibetlerden Korunmak İçin

    ∗ Sahabeden Suheyb (r.a.), Peygamber Efendimiz
    (s.a.s.)’in şöyle dediğini bildirmiştir: عَجَبًا لِأَمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أَمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْسَ ذَالِكَ لِأَحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ
    إِنْ أَصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَكَرَ فَكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أَصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَ فَكَانَ
    اً لَهُ
    ْ
    خَي
    “Mü’minin durumu gıpta ve hayranlığa değer. Çünkü
    her hâli kendisi için bir hayırdır. Böylesi bir özellik sadece
    mü’minde vardır: Sevinecek bir şeye nail olsa şükreder; bu
    onun için hayır olur. Başına bir belâ gelecek olsa, sabreder; bu
    da onun için hayır olur.” (Müslim, Zühd, 64)

    Bu hadisin ifadesinden anlaşılmaktadır ki, insan hem
    bolluk zamanında hem de sıkıntılı zamanlarda daima
    Allah’a yönelmeli, sürekli O’na dua etmelidir.

    * Sahabeden Osman b. Affan (r.a.)’ın rivayetine göre
    Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Bir kul her günün
    sabahında ve akşamında üç defa;
    بِاسْمِ الِّٰهل الَّذ۪ي لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَهُوَ
    السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

    Okunuşu: “Bismillâhillezî lâ yedurru ma’asmihî şey’ün
    fil-ardi velâ fis-semâi ve hüves-semî’ul-‘alîm.”
    Anlamı: “Adı anıldığı zaman gerek yerde gerekse gökte
    hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla! O, hakkıyla
    işiten ve hakkıyla bilendir, derse ona hiçbir şey zarar vermez,
    görülmedik kaza ve belâ ona isabet etmez.” (Ebû Davud, Edeb, 110;
    İbn Mâce, Dua, 14; Tirmizî, De’avât, 13)

    Peygamberimiz (s.a.s.); تَعَوَّذُوا بِالِّٰهل مِنْ جَهْدِ الْبَ ءٰالِوَدَرْكِ الشَّقَاءِ وَسُوءِ الْقَضَاءِ وَشَمَاتَةِ
    الْأَعْدَاءِ
    “Belânın felaketinden, helâkin gelmesinden, kötü kazadan,
    düşmanların şamatasından Allah>a sığının” (Buhârî, De’avât,

    27; Ebû Davud, Salât, 367; Müslim, Zikr, 16; Nesâî, İstiâze, 34) buyurmuş ve
    kendisi Allah’a şöyle sığınmıştır:

    اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْهَرَمِ وَالْبُخْلِ
    وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ

    Okunuşu: “Allâhümme innî e’ûzü bike minel-‘aczi
    vel-keseli vel-cübni vel-herami vel-buhli.
    Ve e’ûzü bike min ‘azâbil-kabri.
    Ve eûzü bike min fitneti’l-mahyâ ve’l-memâti.”
    Anlamı: “Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan,
    düşkünlük derecesine varan ihtiyarlıktan, cimrilikten
    sana sığınırım. Kabir azabından sana sığınırım. Hayat ve
    ölüm fitnesinden sana sığınırım.” (Buhârî, De’avât 37; Tirmizî, De’avât,
    71; Ebû Dâvud, Salât, 367)

    اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الشِّقَاقِ وَالنِّفَاقِ وَسُوءِ اْلاَخْ قَالِ

    Okunuşu: “Allâhümme innî e’ûzü bike mine’ş-şikâkı
    ve’n-nifâkı ve sûil-ahlâkı.”

    Anlamı: “Allah’ım! Ayrılıktan, iki yüzlülükten ve kötü
    ahlâktan sana sığınırım.” (Ebû Dâvud, Salât, 367)


  4. 18.Kasım.2013, 10:42
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Musibetlerden kurtulmak için peygamber efendimizin birçok tavsiye ettiği dualar vardır.Bu duaları aşağıda zikredelim.

    Musibetlerden Korunmak İçin

    ∗ Sahabeden Suheyb (r.a.), Peygamber Efendimiz
    (s.a.s.)’in şöyle dediğini bildirmiştir: عَجَبًا لِأَمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أَمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْسَ ذَالِكَ لِأَحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ
    إِنْ أَصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَكَرَ فَكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أَصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَ فَكَانَ
    اً لَهُ
    ْ
    خَي
    “Mü’minin durumu gıpta ve hayranlığa değer. Çünkü
    her hâli kendisi için bir hayırdır. Böylesi bir özellik sadece
    mü’minde vardır: Sevinecek bir şeye nail olsa şükreder; bu
    onun için hayır olur. Başına bir belâ gelecek olsa, sabreder; bu
    da onun için hayır olur.” (Müslim, Zühd, 64)

    Bu hadisin ifadesinden anlaşılmaktadır ki, insan hem
    bolluk zamanında hem de sıkıntılı zamanlarda daima
    Allah’a yönelmeli, sürekli O’na dua etmelidir.

    * Sahabeden Osman b. Affan (r.a.)’ın rivayetine göre
    Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Bir kul her günün
    sabahında ve akşamında üç defa;
    بِاسْمِ الِّٰهل الَّذ۪ي لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَهُوَ
    السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

    Okunuşu: “Bismillâhillezî lâ yedurru ma’asmihî şey’ün
    fil-ardi velâ fis-semâi ve hüves-semî’ul-‘alîm.”
    Anlamı: “Adı anıldığı zaman gerek yerde gerekse gökte
    hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla! O, hakkıyla
    işiten ve hakkıyla bilendir, derse ona hiçbir şey zarar vermez,
    görülmedik kaza ve belâ ona isabet etmez.” (Ebû Davud, Edeb, 110;
    İbn Mâce, Dua, 14; Tirmizî, De’avât, 13)

    Peygamberimiz (s.a.s.); تَعَوَّذُوا بِالِّٰهل مِنْ جَهْدِ الْبَ ءٰالِوَدَرْكِ الشَّقَاءِ وَسُوءِ الْقَضَاءِ وَشَمَاتَةِ
    الْأَعْدَاءِ
    “Belânın felaketinden, helâkin gelmesinden, kötü kazadan,
    düşmanların şamatasından Allah>a sığının” (Buhârî, De’avât,

    27; Ebû Davud, Salât, 367; Müslim, Zikr, 16; Nesâî, İstiâze, 34) buyurmuş ve
    kendisi Allah’a şöyle sığınmıştır:

    اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْهَرَمِ وَالْبُخْلِ
    وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ

    Okunuşu: “Allâhümme innî e’ûzü bike minel-‘aczi
    vel-keseli vel-cübni vel-herami vel-buhli.
    Ve e’ûzü bike min ‘azâbil-kabri.
    Ve eûzü bike min fitneti’l-mahyâ ve’l-memâti.”
    Anlamı: “Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan,
    düşkünlük derecesine varan ihtiyarlıktan, cimrilikten
    sana sığınırım. Kabir azabından sana sığınırım. Hayat ve
    ölüm fitnesinden sana sığınırım.” (Buhârî, De’avât 37; Tirmizî, De’avât,
    71; Ebû Dâvud, Salât, 367)

    اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الشِّقَاقِ وَالنِّفَاقِ وَسُوءِ اْلاَخْ قَالِ

    Okunuşu: “Allâhümme innî e’ûzü bike mine’ş-şikâkı
    ve’n-nifâkı ve sûil-ahlâkı.”

    Anlamı: “Allah’ım! Ayrılıktan, iki yüzlülükten ve kötü
    ahlâktan sana sığınırım.” (Ebû Dâvud, Salât, 367)





+ Yorum Gönder