Konusunu Oylayın.: Eğer hastaysam kaza namazlarımı oturarak kılabilirmiyim

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Eğer hastaysam kaza namazlarımı oturarak kılabilirmiyim
  1. 08.Temmuz.2010, 23:54
    1
    Misafir

    Eğer hastaysam kaza namazlarımı oturarak kılabilirmiyim






    Eğer hastaysam kaza namazlarımı oturarak kılabilirmiyim Mumsema selamun aleyküm . oturarak
    kaza namazlarımı kıla bilirmıyım çok rahatsız olduğum zamanlar oluyor.
    ayakta kılamıyorum ne yapmam gerekiyor teşekkür ediyorum.


  2. 08.Temmuz.2010, 23:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 09.Temmuz.2010, 00:42
    2
    meçhul_100
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 626
    Mesaj Sayısı: 2,162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Diyar-ı Sivas

    --->: eğer hastaysam kaza namazlarımı oturarak kılabilirmiyim




    ve aleykumusselam ve rahmetullah..
    Hastalıktan dolayı namaz kılmakta zorlanan kimse oturarak kılabilir. Oturarak da kılamıyorsa yatarak kılabilir. Abdest almaya güç yetiremiyorsa birisinin yardımıyla abdest alır. Bu durumda hastanın çocukları yardım etmek zorundadır. Şayet yardım edecek kimse yoksa namaz da kazaya kalacaksa teyemmüm alarak namazını kılabilir.

    İslâm dini kolaylık üzerine bina edilmiştir. Ayrıca sorumluluklar ve kulluk da kulun gücüne göredir. Bu nedenle hastalık, hafifletme ve kolaylaştırma sebebi sayılmıştır. Buna göre, ayakta namaz kılmaya gücü yetmeyen veya ayakta durmakta zorlanan kimse oturarak namazını kılabilir. Rükû veya secde etmeye gücü yetemeyen kimse ima ile namazı kılar.

    İmâ, namazda rükû ve secde yerine başla işaret etmektir. Bu şekilde namaz kılan kişi rükû için başı biraz eğer, secde için ise rükûdan biraz daha fazla eğer. Secdede başını yere koyamayan kimsenin, bir şeyi başına kaldırarak ona secde etmesi caiz değildir. Böyle kişi imâ ile namaz kılar. Oturarak namaz kılamayan, sırt üstü yattığı yerde imâ eder. Bir kişi ayakta durmaya gücü yettiği halde, rüku ve secdeye gücü yetmiyorsa, ayakta veya oturarak imâ edebilir; ancak oturarak imâ etmesi daha uygundur. Kaş veya göz ile ima ederek namaz kılınmaz. Başı ile ima etmeye gücü yetmeyen kimsenin namaz kılması gerekmez.





    Hastaya mutlaka şöyle otur da namaz kıl, denilmez. Kendisine nasıl kolay gelir ve huzur içinde durabiliyorsa, o şekilde oturup na-mazını kılar. Sahih olan da budur. (Şerh-i Hidâye - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Ayakta duramadığı gibi oturarak da namaz kılamıyan kimse için uzanarak imâ (baş işareti) ile namaz kılmakta iki şekil müm-kündür :

    a) Sırtüstü uzanıp ayaklarını kıbleye doğru uzatarak başının altına bir yastık koyduğu halde baş işaretiyle namazını kılar. Baş al-tına konulan yastık ve benzeri şey, baş işaretiyle rükû' ve secdeleri yapma imkânını kolaylaştırır.

    b) Yan üzeri uzanıp yüzünü kıbleye çevirerek baş işaretiyle kılması caizdir. Bu iki durumdan hangisi hastaya uygun ve rahat geliyorsa ona göre uzanıp namazını kılmasında hiçbir sakınca yok-tur. (Siracü'l-Vehhac / Helvanı.)

    Kur'ân-i Kerim'de buna işaret edilerek şöyle buyurulmuştur. «Allah'ı, ayakta iken, otururken ve uzanık bir vaziyette iken zikredin.» Müfessir ve fukahadan bir kısmına göre, buradaki zikirden maksad, namazdır. Sağlıklı olanlar ayakta durup şartlarına uygun biçimde onu edâ eder. Hastalıklı olanlar ise, buna güç getiremediği takdirde ya oturarak, ya da uzanarak kılabilir. (Nisa Sûresi : 103.)

    Sahih hadislerle de bu konu yeterince açıklanmıştır.

    Nitekim İmrân bin Husayn (R.A.) diyor ki : «Bende basur has-talığı başlamıştı. Durumu Resûlüllah (A.S.) Efendimize arzettiğimde buyururdu ki : «Ayakta durarak namaz kıl. Buna takat getireme-diğinde oturarak; buna da takat getiremediğinde yanüstü uzanarak namazını kıl.» (Müslim hâriç, Kütüb-i Sitte'den beşi.)

    Nesâî bu hadîsin sonunda şu fazlalığı da nakletmiştir :

    «Yan üstü uzanıp kılmaya takat getiremediğinde, sırtüstü uza-nıp namazını kıl...»

    a) Sahabeden Câbir bin Abdillah (R.A.) diyor ki :

    Resûlullah (A.S.) Efendimiz bir hastayı ziyaret ettiğinde, önüne bir yastık koyup onun üzerinde secde ederek namaz kıldığını gör-dü. Bunun doğru olmadığını belirterek yastığı tutup kaldırdı ve ona şöyle tavsiyede bulundu : «Yere eğilip secde et. Buna güç getiremiyorsan, baş işaretiyle kıl, ancak secde için başını biraz daha alçalt. Rükû' için az alçalt.» (Beyhaki - Ebû Hatem Sahihtir)

    Hz. Âişe Validemiz (R.A.) diyor ki :

    «Resûlullah (A.S.) Efendimiz ölüm hastalığında bağdaş kura-rak namazını kıldı.» (Nesâi - Hâkim : Sahihtir.)

    Bu hadîslere dayanan müctehid imamlar şöyle demiştir :

    Hasta bulunan kimse ayakta duramıyorsa, oturarak rükû' ve secdelerini yerine getirip namazını kılar. (El-Hidâye. / Merğinani.)

    Bu konuda en sahih görüş ve ictihad şöyledir: Ayakta durduğu takdirde kendisine bir zarar gelecekse, o takdirde oturarak kılar. Oturarak kılmakta da bir zarar görecekse, o takdirde yan üzeri uza-narak kılar. (Mi'racü'd-Diraye.)

    Bunun gibi hastalığının artacağından veya yarasının geç kapa-nacağından endişe ederse, o takdirde ayakta değil, oturarak nama-zını kılar.

    Ayağa kalktığı zaman zaafiyet ya da tansiyon nedeniyle baş dönmesi oluyorsa, yine de oturarak kılabilir. (Et-Tebyin / Zeylaî.) Ayakta durdu-ğu takdirde fazla bir acı hissediyor, oturduğunda bu hafifliyorsa, o takdirde oturarak kılması daha uygun olur. Ancak acı fazla sıkıntı verecek durumda değilse, ayakta kılmayı tercih etmek gerek. (El-Kâfi / Hâkim-i Şehid El-Mervezî.)

    Kaynak: Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/447-451.

    sie

    "Bir hasta takatine göre namaz kılmakla mükellef olur. Mesela, ayakta durmaya asla gücü yetmeyen veya ayakta durması hastalığın uzamasına veya artmasına sebep olcağı anlaşılan bir hasta oturarak namaz kılar." Görüldüğü gibi oturmak daha güzel olur ama sandalyede kılmanın da bir zararı yoktur.

    Ayakta durmak namazın farzlarından biridir ki, buna kıyam diyoruz. Bu nedenle ayakta durmaya gücü yeten birinin ayakta durmadan kıldığı namaz olmaz.

    Ancak rahatsızlığı olan ve ayakta duramayan veya rahat oturamayan birisi oturarak veya ayakta durmadan namazını kılabilir.


    Kişi yaslanmadan namaz kılmayacak derecede hasta veya yaşlı ise yaslanarak namaz kılabilir. Gücü yeten birisinin bunu yapması mekruhtur.


    Efendimiz (sav) Hazretleri nafileleri deve üzerinde kılmış, farzları da yerde kılmaya dikkat göstermiş; ancak yerde kılmak mümkün olmadığı takdirde deve üzerinde kılınacağına işarette bulunmuştur.

    Yerin çamur olması, kafilenin beklememesi, binek hayvanın huysuz olup kaçması.. gibi durumlar yere inmemeye özür olarak gösterilmiştir.

    Bu noktadan bakılınca yerde oturmakta veya ayakta durmada zorlanan birisinin sandalyede namaz kılmasının bir sakıncası olmadığı söylenebilir.

    Namaz kılarken huzurlu olmak da çok önemlidir. Eğer otururken ızdırap çekiyorsa, sandalyede daha rahat edecekse, sandalyede oturarak namaz kılabilir.

    Sandalyede namaz kılacağı vakit ima ile kılar.

    İmâ, namazda rükû ve secde yerine başla işaret etmektir. Bu şekilde namaz kılan kişi rükû için başı biraz eğer, secde için ise rükûdan biraz daha fazla eğer. Secdede başını yere koyamayan kimsenin, bir şeyi başına kaldırarak ona secde etmesi caiz değildir. Böyle kişi imâ ile namaz kılar. Oturarak namaz kılamayan, sırt üstü yattığı yerde imâ eder. Bir kişi ayakta durmaya gücü yettiği halde, rüku ve secdeye gücü yetmiyorsa, ayakta veya oturarak imâ edebilir; ancak oturarak imâ etmesi daha uygundur. Kaş veya göz ile ima ederek namaz kılınmaz. Başı ile ima etmeye gücü yetmeyen kimsenin namaz kılması gerekmez.

    Selam ve dua ile
    Sorularla İslamiyet Editör


  4. 09.Temmuz.2010, 00:42
    2
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙



    ve aleykumusselam ve rahmetullah..
    Hastalıktan dolayı namaz kılmakta zorlanan kimse oturarak kılabilir. Oturarak da kılamıyorsa yatarak kılabilir. Abdest almaya güç yetiremiyorsa birisinin yardımıyla abdest alır. Bu durumda hastanın çocukları yardım etmek zorundadır. Şayet yardım edecek kimse yoksa namaz da kazaya kalacaksa teyemmüm alarak namazını kılabilir.

    İslâm dini kolaylık üzerine bina edilmiştir. Ayrıca sorumluluklar ve kulluk da kulun gücüne göredir. Bu nedenle hastalık, hafifletme ve kolaylaştırma sebebi sayılmıştır. Buna göre, ayakta namaz kılmaya gücü yetmeyen veya ayakta durmakta zorlanan kimse oturarak namazını kılabilir. Rükû veya secde etmeye gücü yetemeyen kimse ima ile namazı kılar.

    İmâ, namazda rükû ve secde yerine başla işaret etmektir. Bu şekilde namaz kılan kişi rükû için başı biraz eğer, secde için ise rükûdan biraz daha fazla eğer. Secdede başını yere koyamayan kimsenin, bir şeyi başına kaldırarak ona secde etmesi caiz değildir. Böyle kişi imâ ile namaz kılar. Oturarak namaz kılamayan, sırt üstü yattığı yerde imâ eder. Bir kişi ayakta durmaya gücü yettiği halde, rüku ve secdeye gücü yetmiyorsa, ayakta veya oturarak imâ edebilir; ancak oturarak imâ etmesi daha uygundur. Kaş veya göz ile ima ederek namaz kılınmaz. Başı ile ima etmeye gücü yetmeyen kimsenin namaz kılması gerekmez.





    Hastaya mutlaka şöyle otur da namaz kıl, denilmez. Kendisine nasıl kolay gelir ve huzur içinde durabiliyorsa, o şekilde oturup na-mazını kılar. Sahih olan da budur. (Şerh-i Hidâye - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Ayakta duramadığı gibi oturarak da namaz kılamıyan kimse için uzanarak imâ (baş işareti) ile namaz kılmakta iki şekil müm-kündür :

    a) Sırtüstü uzanıp ayaklarını kıbleye doğru uzatarak başının altına bir yastık koyduğu halde baş işaretiyle namazını kılar. Baş al-tına konulan yastık ve benzeri şey, baş işaretiyle rükû' ve secdeleri yapma imkânını kolaylaştırır.

    b) Yan üzeri uzanıp yüzünü kıbleye çevirerek baş işaretiyle kılması caizdir. Bu iki durumdan hangisi hastaya uygun ve rahat geliyorsa ona göre uzanıp namazını kılmasında hiçbir sakınca yok-tur. (Siracü'l-Vehhac / Helvanı.)

    Kur'ân-i Kerim'de buna işaret edilerek şöyle buyurulmuştur. «Allah'ı, ayakta iken, otururken ve uzanık bir vaziyette iken zikredin.» Müfessir ve fukahadan bir kısmına göre, buradaki zikirden maksad, namazdır. Sağlıklı olanlar ayakta durup şartlarına uygun biçimde onu edâ eder. Hastalıklı olanlar ise, buna güç getiremediği takdirde ya oturarak, ya da uzanarak kılabilir. (Nisa Sûresi : 103.)

    Sahih hadislerle de bu konu yeterince açıklanmıştır.

    Nitekim İmrân bin Husayn (R.A.) diyor ki : «Bende basur has-talığı başlamıştı. Durumu Resûlüllah (A.S.) Efendimize arzettiğimde buyururdu ki : «Ayakta durarak namaz kıl. Buna takat getireme-diğinde oturarak; buna da takat getiremediğinde yanüstü uzanarak namazını kıl.» (Müslim hâriç, Kütüb-i Sitte'den beşi.)

    Nesâî bu hadîsin sonunda şu fazlalığı da nakletmiştir :

    «Yan üstü uzanıp kılmaya takat getiremediğinde, sırtüstü uza-nıp namazını kıl...»

    a) Sahabeden Câbir bin Abdillah (R.A.) diyor ki :

    Resûlullah (A.S.) Efendimiz bir hastayı ziyaret ettiğinde, önüne bir yastık koyup onun üzerinde secde ederek namaz kıldığını gör-dü. Bunun doğru olmadığını belirterek yastığı tutup kaldırdı ve ona şöyle tavsiyede bulundu : «Yere eğilip secde et. Buna güç getiremiyorsan, baş işaretiyle kıl, ancak secde için başını biraz daha alçalt. Rükû' için az alçalt.» (Beyhaki - Ebû Hatem Sahihtir)

    Hz. Âişe Validemiz (R.A.) diyor ki :

    «Resûlullah (A.S.) Efendimiz ölüm hastalığında bağdaş kura-rak namazını kıldı.» (Nesâi - Hâkim : Sahihtir.)

    Bu hadîslere dayanan müctehid imamlar şöyle demiştir :

    Hasta bulunan kimse ayakta duramıyorsa, oturarak rükû' ve secdelerini yerine getirip namazını kılar. (El-Hidâye. / Merğinani.)

    Bu konuda en sahih görüş ve ictihad şöyledir: Ayakta durduğu takdirde kendisine bir zarar gelecekse, o takdirde oturarak kılar. Oturarak kılmakta da bir zarar görecekse, o takdirde yan üzeri uza-narak kılar. (Mi'racü'd-Diraye.)

    Bunun gibi hastalığının artacağından veya yarasının geç kapa-nacağından endişe ederse, o takdirde ayakta değil, oturarak nama-zını kılar.

    Ayağa kalktığı zaman zaafiyet ya da tansiyon nedeniyle baş dönmesi oluyorsa, yine de oturarak kılabilir. (Et-Tebyin / Zeylaî.) Ayakta durdu-ğu takdirde fazla bir acı hissediyor, oturduğunda bu hafifliyorsa, o takdirde oturarak kılması daha uygun olur. Ancak acı fazla sıkıntı verecek durumda değilse, ayakta kılmayı tercih etmek gerek. (El-Kâfi / Hâkim-i Şehid El-Mervezî.)

    Kaynak: Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/447-451.

    sie

    "Bir hasta takatine göre namaz kılmakla mükellef olur. Mesela, ayakta durmaya asla gücü yetmeyen veya ayakta durması hastalığın uzamasına veya artmasına sebep olcağı anlaşılan bir hasta oturarak namaz kılar." Görüldüğü gibi oturmak daha güzel olur ama sandalyede kılmanın da bir zararı yoktur.

    Ayakta durmak namazın farzlarından biridir ki, buna kıyam diyoruz. Bu nedenle ayakta durmaya gücü yeten birinin ayakta durmadan kıldığı namaz olmaz.

    Ancak rahatsızlığı olan ve ayakta duramayan veya rahat oturamayan birisi oturarak veya ayakta durmadan namazını kılabilir.


    Kişi yaslanmadan namaz kılmayacak derecede hasta veya yaşlı ise yaslanarak namaz kılabilir. Gücü yeten birisinin bunu yapması mekruhtur.


    Efendimiz (sav) Hazretleri nafileleri deve üzerinde kılmış, farzları da yerde kılmaya dikkat göstermiş; ancak yerde kılmak mümkün olmadığı takdirde deve üzerinde kılınacağına işarette bulunmuştur.

    Yerin çamur olması, kafilenin beklememesi, binek hayvanın huysuz olup kaçması.. gibi durumlar yere inmemeye özür olarak gösterilmiştir.

    Bu noktadan bakılınca yerde oturmakta veya ayakta durmada zorlanan birisinin sandalyede namaz kılmasının bir sakıncası olmadığı söylenebilir.

    Namaz kılarken huzurlu olmak da çok önemlidir. Eğer otururken ızdırap çekiyorsa, sandalyede daha rahat edecekse, sandalyede oturarak namaz kılabilir.

    Sandalyede namaz kılacağı vakit ima ile kılar.

    İmâ, namazda rükû ve secde yerine başla işaret etmektir. Bu şekilde namaz kılan kişi rükû için başı biraz eğer, secde için ise rükûdan biraz daha fazla eğer. Secdede başını yere koyamayan kimsenin, bir şeyi başına kaldırarak ona secde etmesi caiz değildir. Böyle kişi imâ ile namaz kılar. Oturarak namaz kılamayan, sırt üstü yattığı yerde imâ eder. Bir kişi ayakta durmaya gücü yettiği halde, rüku ve secdeye gücü yetmiyorsa, ayakta veya oturarak imâ edebilir; ancak oturarak imâ etmesi daha uygundur. Kaş veya göz ile ima ederek namaz kılınmaz. Başı ile ima etmeye gücü yetmeyen kimsenin namaz kılması gerekmez.

    Selam ve dua ile
    Sorularla İslamiyet Editör





+ Yorum Gönder