Konusunu Oylayın.: İnsanların Hakkında Kötü Düşünme ve insanları Kınama

5 üzerinden 4.80 | Toplam : 5 kişi
İnsanların Hakkında Kötü Düşünme ve insanları Kınama
  1. 06.Temmuz.2010, 08:05
    1
    Misafir

    İnsanların Hakkında Kötü Düşünme ve insanları Kınama






    İnsanların Hakkında Kötü Düşünme ve insanları Kınama Mumsema Insanların Hakkında Kötü Düşünme, insanları Kınama günah mı


  2. 06.Temmuz.2010, 22:08
    2
    meçhul_100
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 626
    Mesaj Sayısı: 2,162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Diyar-ı Sivas

    --->: Insanların Hakkında Kötü Düşünme ve insanları Kınama




    Başkası hakkında kötü düşünmek
    İyi, salih insanları, kötü, haram işleyici yani fasık bilmeye, böyle zannetmeye, su-i zan denir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (İnsan, üç şeyden kurtulamaz: Su-i zan, tayere, hased. Su-i zan edince, buna uygun harekette bulunmayınız. Uğursuz zannettiğiniz şeyi, Allah’a tevekkül ederek yapınız. Hased ettiğiniz kimseyi hiç incitmeyiniz!)

    Tayere, uğursuzluğa inanmaktır. Su-i zan ise, bir kimseyi kötü zannetmektir.

    İyi, salih kimseleri haram işleyici yani fasık zannetmek, su-i zan olur ki, haramdır. Günahı çok olan bir kimsenin, günahlarının affolmayacağını zannetmesi de, Allahü teâlâya su-i zan olur. Böyle düşünmek de günahtır.

    Bu sebeple, su’i zan etmek yani iyi, salih kimseleri kötü bilmek gibi şeylerin haram olduğunu, iyi ve kötü bütün huyları öğrenmek, her Müslümana farz-ı ayındır.

    Herhangi bir kimseyi, haram işlediğini öğrenerek, bilerek sevmemek, su-i zan olmaz, buğd-i fillah olur ki, sevabdır.

    Kalbimiz temizdir diyerek haramları, çirkin ve kötü şeyleri yapanları, açıkça günah işleyerek Müslümanları aldatanları sevmemek, bunlara uymamak lazımdır. Bunların fasık olduklarını söylemek, su-i zan olmaz.

    Kalbe gelen hatıra, düşünce, su-i zan olmaz. Zannetmek, yani kalbin o tarafa kayması, su-i zan olur. Hucurat suresinin 12. âyet-i kerimesinde mealen; (Ey iman edenler! Su-i zan etmekten kendinizi koruyunuz! Zan etmenin bazısı günahtır) buyurulmaktadır.

    Peygamber efendimiz de; (Su-i zan etmeyiniz. Su-i zan, yanlış karar vermeye sebep olur. İnsanların gizli şeylerini araştırmayınız, kusurlarını görmeyiniz, münakaşa etmeyiniz, hased etmeyiniz, birbirinize düşmanlık etmeyiniz, birbirinizi çekiştirmeyiniz, kardeş gibi birbirinizi seviniz. Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, yardım eder. Onu, kendinden aşağı görmez) buyurmuşlardır.

    Müslüman olduğunu söyleyen ve imanın gitmesine sebep olan bir söz ve işte bulunmayan kimsenin bir sözünden veya işinden hem imanı olduğu, hem de imansız olduğu anlaşılırsa, imanı olduğunu anlamalı, dinden çıktı dememelidir. Fakat bir kimse, dini yıkmaya, gençlerin imanını çalmaya uğraşır veya haramlardan birinin iyi olduğunu söyleyerek bunun yayılması, herkesin yapması için uğraşırsa yahut Allahü teâlânın emirlerinden birinin bile zararlı olduğunu söylerse, buna Müslüman denmez. Müslümanları aldatan böyle ikiyüzlüleri Müslüman sanmak, ahmaklık olur.

    Bir Müslümanın ayıbını görünce ona hüsn-i zan etmeli, hakkında kötü düşünmemeli, iyiye yormalı ve onu ıslah etmelidir. Bir kimsenin, herhangi bir kimse hakkında, kalbine gelen kötü düşünce, su-i zan olmaz. Zannetmek yani kalbin o tarafa kayması, su-i zan olur. Salih veya fasık olduğu bilinmeyen mümine hüsn-i zan etmelidir. Lokman Hakim hazretleri, oğluna hitaben; “Ey oğul! Müslümanlar hakkında kötü düşünme. Su-i zannı terk eyle. Zira su-i zan, seni hiç kimse ile dost yapmaz” buyurmuştur.

    Müslümanın hayırlı ve salih olduğuna inanmak, ibadet olur. Bir Müslümana su-i zan ederek ona inanmamak, kötü huylu olmayı gösterir. İşitilen sözü, anlamaya çalışmalı, anlayamadığını sormalıdır. Söz sahibine hemen su-i zan etmemelidir. Şeytanın kalbe getirdiği vesveselerden en çok başardığı, su-i zan vesvesesidir. Su-i zan etmek haramdır. Bir sözden iyi mana çıkarmaya imkan bulunamazsa, bunun hata ile, yanlışlıkla veya unutarak söylenebileceği düşünülmelidir. Ahmed bin Yahya el-Cela hazretleri; “Bir kimse gözümün önünde bir hata işledikten sonra kaybolup gitse, onun tövbe ettiğine inanır, hakkında su-i zanda bulunmam” buyurmuştur.

    Netice olarak, iyi, salih kimseler hakkında kötü düşünmek, onları fasık bilmek, su-i zan olur ki haramdır, günahtır. İmam-ı Cafer-i Sadık hazretlerinin buyurduğu gibi:
    “Müslüman kardeşinizden manasını anlamadığınız bir söz duyarsanız, iyiye yorunuz. Daha iyisi kabil olmayacak kadar iyiye yorumlayınız. Anlayamamaktan dolayı kendinizi ayıplayınız.”
    alıntı...

    İnsanların hatalarını yüzüne söylemek veya arkasından konuşmak günah mıdır. Kınama ile ilgili hadis var mıdır?


    İnsanları rencide edecek şekilde ve topluluk içerisinde hatalarını yüzüne vurmak ve bundan dolayı onu kınamak caiz değildir. Bu gibi meseleleri onun arkasından konuşmak ise gıybete gireceği için daha büyük br günahtır.


    "Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz" sözü, kaynaklarımızda Hadis olarak geçmektedir. (Tirmizi, Kıyamet, 53, no: 2507; Beyhaki, Şuabu'l-İman, 5/315, no: 2778; Bkz: Keşfu'l-Hafa, 2/265) Ancak Hadisin zayıf olduğu bildirilmiştir. (bk. Tirmizi, Kıyamet, 53)

    Hz. Abdullah İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "(Bir gün) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) minbere çıkıp yüksek sesiyle şöyle nidâ etti:

    "Ey diliyle müslüman olupda kalbine iman nüfuz etmemiş olan (münafık)lar! Müslümanlara eza vermeyin, onları kınamayın, kusurlarını araştırmayın. Zira, kim müslüman kardeşinin kusurunu araştırırsa, Allah da kendisinin kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurunu araştırırsa, onu, evinin içinde (insanlardan gizli) bile olsa rüsvay eder."
    İbnu Ömer bir gün Ka'be'ye baktı ve: "Şânın ne yüce, hürmetin ne yüce! Ancak mü'minin Allah yanındaki hürmeti senden de yüce!" dedi." (Tirmizî, Birr 85, (2033).)

    1. Bu hadisteki müslümanın kınanması ifadesi, geçmiş zamanda işlediği günahları, hataları, kusurları sebebiyle ayıplanması geçmişinin başına kakılması anlamına gelir.

    Çoğunluk görüşe göre: kusurlarına, günahlarına tövbe etmiş bir müminin kusurlarını araştırıp, kınamak o günahın kusur araştıran kişinin başına da geleceği manasındadır.

    Ancak bazı alimler eski günahlarından tövbe ettiğinin bilinmesi ile bilinmemesi arasında fark görmezler, her iki halde onların başına kakılmasının câiz olmayacağını söylerler.

    Allah hata ve günahları açığa çıkaran değil, hata ve günahları örten kullarından eylesin, Çünkü, Peygamberimiz bir diğer hadis-i şerifte; “Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter. (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58) buyuruyor.

    Bir kimseyi hatasından dolayı kınayan kişi tövbe istiğfar etmeli ve o kişiden helallik dilemelidir. Bu vesile ile Allahu Teala onun tövbesini kabul eder ve inşallah musibetten uzak tutar.

    2. Burada Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) insanların kusurlarını araştırmayı münâfıklık olarak ifâde buyurmaktadır. Zîra diliyle müslüman olup kalbine iman ulaşmayanlar münafıktır. Ancak imanı "kemaliyle" diyerek kayıtlayacak olursak müslümanın da kastedildiği anlaşılır ve böylece hitaba müslüman ve münâfık her iki grup da dâhil olur. Şârihler hadisi böyle anlarlar. Nitekim hadisin devamında "kim müslüman kardeşinin kusurunu araştırırsa"tabiri için, müslüman kardeşi tabiri geçmektedir. Münâfık müslümana kardeş olamayacağına göre, Resûlullah, hitabında fâsık müslümanı da kastetmiş olmaktadır. Şu halde, hadiste sadece münâfıkların kastedildiğini söyleyenler hadisin zâhirine muhalefet etmiş olur. Hadisin daha âmm olan vechiyle hükmetmek daha doğru, daha isâbetli olur.

    3. Müslümanlara eza vermeyin ibâresindeki müslümanlar'la "kâmil müslümanlar", yâni diliyle ikrar eden ve kalbiyle de inanmış bulunan müslümanlar kastedilmiş olmaktadır.

    4. Müslümanın kınanması demek, geçmiş zamanda işlediği günahları, hataları, kusurları sebebiyle ayıplanması geçmişinin başına kakılması demektir. Âlimler, müslüman kişi hâlini düzeltmiş ise, eski günahlarından tövbe ettiğinin bilinmesi ile bilinmemesi arasında fark görmezler, her iki halde onların başına kakılmasının câiz olmayacağını söylerler.

    Ancak, işlemekte olduğu esnada görülen veya yakın zamanda işlemiş olduğu ve fakat tövbe ettiği görülmeyen günahı sebebiyle ayıplanmasına gelince, bu işin, muktedir olan herkese vacib olduğu belirtilmiştir. Hatta duruma göre fiiline hadd veya ta'zir gerekebilir. Bu durumda müdahale, emr-i bi'lmâruf ve nehy-i ani'lmünker sınıfına girer.

    5. Müslüman kardeşinin kusurunu araştırmama emri, "kâmil müslüman" diye kayıtlanmıştır. Fâsık bu yasaktan hariç tutulmuştur, çünkü ondan sakınmak ve başkalarını da sakındırmak gerekir.

    Müslümanın kusurunu araştırmayı âyet-i kerime de yasaklamıştır: "Mü'minler arasında hayasızlığın yayılmasını arzu edenlere, işte onlara, dünya ve âhirette can yakıcı azâb vardır. Allah bilir, siz ise bilmezsiniz" (Nur 19).

    "Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının. Zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin (kusurunu arayıp) tecessüs etmeyin, kimse kimseyi gıybet etmesin. Hanginiz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır?" (Hucurat 12).

    Selam ve dua ile
    Sorularla İslamiyet Editör



  3. 06.Temmuz.2010, 22:08
    2
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙



    Başkası hakkında kötü düşünmek
    İyi, salih insanları, kötü, haram işleyici yani fasık bilmeye, böyle zannetmeye, su-i zan denir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (İnsan, üç şeyden kurtulamaz: Su-i zan, tayere, hased. Su-i zan edince, buna uygun harekette bulunmayınız. Uğursuz zannettiğiniz şeyi, Allah’a tevekkül ederek yapınız. Hased ettiğiniz kimseyi hiç incitmeyiniz!)

    Tayere, uğursuzluğa inanmaktır. Su-i zan ise, bir kimseyi kötü zannetmektir.

    İyi, salih kimseleri haram işleyici yani fasık zannetmek, su-i zan olur ki, haramdır. Günahı çok olan bir kimsenin, günahlarının affolmayacağını zannetmesi de, Allahü teâlâya su-i zan olur. Böyle düşünmek de günahtır.

    Bu sebeple, su’i zan etmek yani iyi, salih kimseleri kötü bilmek gibi şeylerin haram olduğunu, iyi ve kötü bütün huyları öğrenmek, her Müslümana farz-ı ayındır.

    Herhangi bir kimseyi, haram işlediğini öğrenerek, bilerek sevmemek, su-i zan olmaz, buğd-i fillah olur ki, sevabdır.

    Kalbimiz temizdir diyerek haramları, çirkin ve kötü şeyleri yapanları, açıkça günah işleyerek Müslümanları aldatanları sevmemek, bunlara uymamak lazımdır. Bunların fasık olduklarını söylemek, su-i zan olmaz.

    Kalbe gelen hatıra, düşünce, su-i zan olmaz. Zannetmek, yani kalbin o tarafa kayması, su-i zan olur. Hucurat suresinin 12. âyet-i kerimesinde mealen; (Ey iman edenler! Su-i zan etmekten kendinizi koruyunuz! Zan etmenin bazısı günahtır) buyurulmaktadır.

    Peygamber efendimiz de; (Su-i zan etmeyiniz. Su-i zan, yanlış karar vermeye sebep olur. İnsanların gizli şeylerini araştırmayınız, kusurlarını görmeyiniz, münakaşa etmeyiniz, hased etmeyiniz, birbirinize düşmanlık etmeyiniz, birbirinizi çekiştirmeyiniz, kardeş gibi birbirinizi seviniz. Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, yardım eder. Onu, kendinden aşağı görmez) buyurmuşlardır.

    Müslüman olduğunu söyleyen ve imanın gitmesine sebep olan bir söz ve işte bulunmayan kimsenin bir sözünden veya işinden hem imanı olduğu, hem de imansız olduğu anlaşılırsa, imanı olduğunu anlamalı, dinden çıktı dememelidir. Fakat bir kimse, dini yıkmaya, gençlerin imanını çalmaya uğraşır veya haramlardan birinin iyi olduğunu söyleyerek bunun yayılması, herkesin yapması için uğraşırsa yahut Allahü teâlânın emirlerinden birinin bile zararlı olduğunu söylerse, buna Müslüman denmez. Müslümanları aldatan böyle ikiyüzlüleri Müslüman sanmak, ahmaklık olur.

    Bir Müslümanın ayıbını görünce ona hüsn-i zan etmeli, hakkında kötü düşünmemeli, iyiye yormalı ve onu ıslah etmelidir. Bir kimsenin, herhangi bir kimse hakkında, kalbine gelen kötü düşünce, su-i zan olmaz. Zannetmek yani kalbin o tarafa kayması, su-i zan olur. Salih veya fasık olduğu bilinmeyen mümine hüsn-i zan etmelidir. Lokman Hakim hazretleri, oğluna hitaben; “Ey oğul! Müslümanlar hakkında kötü düşünme. Su-i zannı terk eyle. Zira su-i zan, seni hiç kimse ile dost yapmaz” buyurmuştur.

    Müslümanın hayırlı ve salih olduğuna inanmak, ibadet olur. Bir Müslümana su-i zan ederek ona inanmamak, kötü huylu olmayı gösterir. İşitilen sözü, anlamaya çalışmalı, anlayamadığını sormalıdır. Söz sahibine hemen su-i zan etmemelidir. Şeytanın kalbe getirdiği vesveselerden en çok başardığı, su-i zan vesvesesidir. Su-i zan etmek haramdır. Bir sözden iyi mana çıkarmaya imkan bulunamazsa, bunun hata ile, yanlışlıkla veya unutarak söylenebileceği düşünülmelidir. Ahmed bin Yahya el-Cela hazretleri; “Bir kimse gözümün önünde bir hata işledikten sonra kaybolup gitse, onun tövbe ettiğine inanır, hakkında su-i zanda bulunmam” buyurmuştur.

    Netice olarak, iyi, salih kimseler hakkında kötü düşünmek, onları fasık bilmek, su-i zan olur ki haramdır, günahtır. İmam-ı Cafer-i Sadık hazretlerinin buyurduğu gibi:
    “Müslüman kardeşinizden manasını anlamadığınız bir söz duyarsanız, iyiye yorunuz. Daha iyisi kabil olmayacak kadar iyiye yorumlayınız. Anlayamamaktan dolayı kendinizi ayıplayınız.”
    alıntı...

    İnsanların hatalarını yüzüne söylemek veya arkasından konuşmak günah mıdır. Kınama ile ilgili hadis var mıdır?


    İnsanları rencide edecek şekilde ve topluluk içerisinde hatalarını yüzüne vurmak ve bundan dolayı onu kınamak caiz değildir. Bu gibi meseleleri onun arkasından konuşmak ise gıybete gireceği için daha büyük br günahtır.


    "Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz" sözü, kaynaklarımızda Hadis olarak geçmektedir. (Tirmizi, Kıyamet, 53, no: 2507; Beyhaki, Şuabu'l-İman, 5/315, no: 2778; Bkz: Keşfu'l-Hafa, 2/265) Ancak Hadisin zayıf olduğu bildirilmiştir. (bk. Tirmizi, Kıyamet, 53)

    Hz. Abdullah İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "(Bir gün) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) minbere çıkıp yüksek sesiyle şöyle nidâ etti:

    "Ey diliyle müslüman olupda kalbine iman nüfuz etmemiş olan (münafık)lar! Müslümanlara eza vermeyin, onları kınamayın, kusurlarını araştırmayın. Zira, kim müslüman kardeşinin kusurunu araştırırsa, Allah da kendisinin kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurunu araştırırsa, onu, evinin içinde (insanlardan gizli) bile olsa rüsvay eder."
    İbnu Ömer bir gün Ka'be'ye baktı ve: "Şânın ne yüce, hürmetin ne yüce! Ancak mü'minin Allah yanındaki hürmeti senden de yüce!" dedi." (Tirmizî, Birr 85, (2033).)

    1. Bu hadisteki müslümanın kınanması ifadesi, geçmiş zamanda işlediği günahları, hataları, kusurları sebebiyle ayıplanması geçmişinin başına kakılması anlamına gelir.

    Çoğunluk görüşe göre: kusurlarına, günahlarına tövbe etmiş bir müminin kusurlarını araştırıp, kınamak o günahın kusur araştıran kişinin başına da geleceği manasındadır.

    Ancak bazı alimler eski günahlarından tövbe ettiğinin bilinmesi ile bilinmemesi arasında fark görmezler, her iki halde onların başına kakılmasının câiz olmayacağını söylerler.

    Allah hata ve günahları açığa çıkaran değil, hata ve günahları örten kullarından eylesin, Çünkü, Peygamberimiz bir diğer hadis-i şerifte; “Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter. (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58) buyuruyor.

    Bir kimseyi hatasından dolayı kınayan kişi tövbe istiğfar etmeli ve o kişiden helallik dilemelidir. Bu vesile ile Allahu Teala onun tövbesini kabul eder ve inşallah musibetten uzak tutar.

    2. Burada Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) insanların kusurlarını araştırmayı münâfıklık olarak ifâde buyurmaktadır. Zîra diliyle müslüman olup kalbine iman ulaşmayanlar münafıktır. Ancak imanı "kemaliyle" diyerek kayıtlayacak olursak müslümanın da kastedildiği anlaşılır ve böylece hitaba müslüman ve münâfık her iki grup da dâhil olur. Şârihler hadisi böyle anlarlar. Nitekim hadisin devamında "kim müslüman kardeşinin kusurunu araştırırsa"tabiri için, müslüman kardeşi tabiri geçmektedir. Münâfık müslümana kardeş olamayacağına göre, Resûlullah, hitabında fâsık müslümanı da kastetmiş olmaktadır. Şu halde, hadiste sadece münâfıkların kastedildiğini söyleyenler hadisin zâhirine muhalefet etmiş olur. Hadisin daha âmm olan vechiyle hükmetmek daha doğru, daha isâbetli olur.

    3. Müslümanlara eza vermeyin ibâresindeki müslümanlar'la "kâmil müslümanlar", yâni diliyle ikrar eden ve kalbiyle de inanmış bulunan müslümanlar kastedilmiş olmaktadır.

    4. Müslümanın kınanması demek, geçmiş zamanda işlediği günahları, hataları, kusurları sebebiyle ayıplanması geçmişinin başına kakılması demektir. Âlimler, müslüman kişi hâlini düzeltmiş ise, eski günahlarından tövbe ettiğinin bilinmesi ile bilinmemesi arasında fark görmezler, her iki halde onların başına kakılmasının câiz olmayacağını söylerler.

    Ancak, işlemekte olduğu esnada görülen veya yakın zamanda işlemiş olduğu ve fakat tövbe ettiği görülmeyen günahı sebebiyle ayıplanmasına gelince, bu işin, muktedir olan herkese vacib olduğu belirtilmiştir. Hatta duruma göre fiiline hadd veya ta'zir gerekebilir. Bu durumda müdahale, emr-i bi'lmâruf ve nehy-i ani'lmünker sınıfına girer.

    5. Müslüman kardeşinin kusurunu araştırmama emri, "kâmil müslüman" diye kayıtlanmıştır. Fâsık bu yasaktan hariç tutulmuştur, çünkü ondan sakınmak ve başkalarını da sakındırmak gerekir.

    Müslümanın kusurunu araştırmayı âyet-i kerime de yasaklamıştır: "Mü'minler arasında hayasızlığın yayılmasını arzu edenlere, işte onlara, dünya ve âhirette can yakıcı azâb vardır. Allah bilir, siz ise bilmezsiniz" (Nur 19).

    "Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının. Zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin (kusurunu arayıp) tecessüs etmeyin, kimse kimseyi gıybet etmesin. Hanginiz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır?" (Hucurat 12).

    Selam ve dua ile
    Sorularla İslamiyet Editör



  4. 16.Temmuz.2010, 17:27
    3
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: Insanların Hakkında Kötü Düşünme ve insanları Kınama

    Alıntı
    Ey diliyle müslüman olupda kalbine iman nüfuz etmemiş olan (münafık)lar! Müslümanlara eza vermeyin, onları kınamayın, kusurlarını araştırmayın. Zira, kim müslüman kardeşinin kusurunu araştırırsa, Allah da kendisinin kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurunu araştırırsa, onu, evinin içinde (insanlardan gizli) bile olsa rüsvay eder."
    İbnu Ömer bir gün Ka'be'ye baktı ve: "Şânın ne yüce, hürmetin ne yüce! Ancak mü'minin Allah yanındaki hürmeti senden de yüce!" dedi
    Allah c.c. razı olsun kardeşim
    Rabbim tüm kötü huylarımızı alsın güzel huylar versin,cümlemizi Kur'an ahlakıyla ahlaklandırsın..


  5. 16.Temmuz.2010, 17:27
    3
    Hüvel Baki..
    Alıntı
    Ey diliyle müslüman olupda kalbine iman nüfuz etmemiş olan (münafık)lar! Müslümanlara eza vermeyin, onları kınamayın, kusurlarını araştırmayın. Zira, kim müslüman kardeşinin kusurunu araştırırsa, Allah da kendisinin kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurunu araştırırsa, onu, evinin içinde (insanlardan gizli) bile olsa rüsvay eder."
    İbnu Ömer bir gün Ka'be'ye baktı ve: "Şânın ne yüce, hürmetin ne yüce! Ancak mü'minin Allah yanındaki hürmeti senden de yüce!" dedi
    Allah c.c. razı olsun kardeşim
    Rabbim tüm kötü huylarımızı alsın güzel huylar versin,cümlemizi Kur'an ahlakıyla ahlaklandırsın..


  6. 16.Temmuz.2010, 18:53
    4
    meçhul_100
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 626
    Mesaj Sayısı: 2,162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Diyar-ı Sivas

    --->: Insanların Hakkında Kötü Düşünme ve insanları Kınama

    Alıntı
    Allah c.c. razı olsun kardeşim
    Rabbim tüm kötü huylarımızı alsın güzel huylar versin,cümlemizi Kur'an ahlakıyla ahlaklandırsın..
    AMİN canım..RABBİM senden de razı olsun selam ve dua ile..


  7. 16.Temmuz.2010, 18:53
    4
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙
    Alıntı
    Allah c.c. razı olsun kardeşim
    Rabbim tüm kötü huylarımızı alsın güzel huylar versin,cümlemizi Kur'an ahlakıyla ahlaklandırsın..
    AMİN canım..RABBİM senden de razı olsun selam ve dua ile..


  8. 04.Ocak.2017, 17:46
    5
    Misafir

    Yorum: İnsanların Hakkında Kötü Düşünme ve insanları Kınama

    Arkadaşlar ben birini kınadım sonra hadis gördüm kınadıgınız başınıza gelmedikçe ölmezsiniz hadisi helallik dileyecek imkanım yok helallik dilemeden tövbe etsem kabul olurmu o günah başıma gelirmi?


  9. 04.Ocak.2017, 17:46
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Arkadaşlar ben birini kınadım sonra hadis gördüm kınadıgınız başınıza gelmedikçe ölmezsiniz hadisi helallik dileyecek imkanım yok helallik dilemeden tövbe etsem kabul olurmu o günah başıma gelirmi?


  10. 04.Ocak.2017, 21:14
    6
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Yorum: İnsanların Hakkında Kötü Düşünme ve insanları Kınama

    Kınadığınız kişiyi görmeniz helallik dilemeniz gerekmez, tövbe ediniz ve bir daha kimseyi kınamayacağınıza Allaha söz verin yeter.


  11. 04.Ocak.2017, 21:14
    6
    Üye
    Kınadığınız kişiyi görmeniz helallik dilemeniz gerekmez, tövbe ediniz ve bir daha kimseyi kınamayacağınıza Allaha söz verin yeter.


  12. 07.Ocak.2017, 22:44
    7
    Misafir

    Yorum: İnsanların Hakkında Kötü Düşünme ve insanları Kınama

    Helallik dilemek gerekmezmi yani mesajla bir adamı bu adam ahirete imansız gider desem sonra pişman olsam helallik gerekmezmi


  13. 07.Ocak.2017, 22:44
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Helallik dilemek gerekmezmi yani mesajla bir adamı bu adam ahirete imansız gider desem sonra pişman olsam helallik gerekmezmi


  14. 24.Mayıs.2017, 22:40
    8
    Misafir

    Yorum: İnsanların Hakkında Kötü Düşünme ve insanları Kınama

    Biz lüks bir sitede oturuyoruz gecende aşağıya inerken komşu kapısına kuflenmis kokmus bir halı atmış benimde bir arkadaşım dul bi tanede kızı var kızına hamileyken kocası öldü kızı şimdi altı yaşında ona veririm niyetiylehalisini aldım eve çıkardım sonra komşu görür bizim eskileri kullaniyorlar diyerekten poşet e sardim hali yıkama fabrikası gelip aldı on saniye aradan geçti komşu asagida haliyi sarılı görmüş benim halim olabilir düşüncesiyle poşeti yırtıp kapıcıyla kapima geldi sen neden izinsiz alıyorsun halimi ben yikamaya vermek için kapıya bıraktım bende dedim ben almasaydim kapıcı çöpe atardi daha sonra Kadın halisini alıp evine gitti açıklama yapmak icin kapısına gittim ben o haliyi bir yetimin evine goturecektim beni yanlış anladiniz çöpe atiyorsunuz sandım ama olay aramizda kalsın ozur Diledim lütfen komşulara anlatmayin elinizi ayaginizi öpüyorum ben hırsız deilim dedim konuyu kapat dedi yirmi dört saat aradan geçmedi kocasıyla kapıcı babama dedi siz kapimizdan hırsızlık yapmissiniz şuandada aile olarak utaniyoruz kapıya çıkmaya bir yaşlı annem var bide yaşlı babam çok utaniyoruz


  15. 24.Mayıs.2017, 22:40
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Biz lüks bir sitede oturuyoruz gecende aşağıya inerken komşu kapısına kuflenmis kokmus bir halı atmış benimde bir arkadaşım dul bi tanede kızı var kızına hamileyken kocası öldü kızı şimdi altı yaşında ona veririm niyetiylehalisini aldım eve çıkardım sonra komşu görür bizim eskileri kullaniyorlar diyerekten poşet e sardim hali yıkama fabrikası gelip aldı on saniye aradan geçti komşu asagida haliyi sarılı görmüş benim halim olabilir düşüncesiyle poşeti yırtıp kapıcıyla kapima geldi sen neden izinsiz alıyorsun halimi ben yikamaya vermek için kapıya bıraktım bende dedim ben almasaydim kapıcı çöpe atardi daha sonra Kadın halisini alıp evine gitti açıklama yapmak icin kapısına gittim ben o haliyi bir yetimin evine goturecektim beni yanlış anladiniz çöpe atiyorsunuz sandım ama olay aramizda kalsın ozur Diledim lütfen komşulara anlatmayin elinizi ayaginizi öpüyorum ben hırsız deilim dedim konuyu kapat dedi yirmi dört saat aradan geçmedi kocasıyla kapıcı babama dedi siz kapimizdan hırsızlık yapmissiniz şuandada aile olarak utaniyoruz kapıya çıkmaya bir yaşlı annem var bide yaşlı babam çok utaniyoruz





+ Yorum Gönder