Konusunu Oylayın.: Zinadan doğan çoçuk

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Zinadan doğan çoçuk
  1. 27.Haziran.2010, 02:02
    1
    Misafir

    Zinadan doğan çoçuk

  2. 27.Haziran.2010, 02:02
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 27.Haziran.2010, 09:28
    2
    şaf_ak
    ...MüPteLaNıM...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Aralık.2007
    Üye No: 5730
    Mesaj Sayısı: 1,134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19
    Yaş: 30

    --->: Zinadan doğan çoçuk




    Alıntı
    Zina Ürünü Çocukla İlgili Hükümler

    Toplumda babası belirsiz olan veya zina ürünü olduğu bilinen çocuklara bunu yüzlerine vurarak, onlara eziyet ve zulüm yapmak caiz değildir. Çünkü onların böyle bir kader çizgisini etkileme veya değiştirme ya da bu duruma engel olma şansları yoktur. Yukarıda verdiğimiz âyette onlar hakkında ne kadar anlayışlı davranmak gerektiği şöyle ifade buyurulur: "Eğer onların babalarını biliyorsanız, onlar, sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanlışlıkla babalarından başka birinin adıyla çağırmanızda size bir günah yoktur" (el-Ahzâb, 33/5).

    Zina ürünü çocuğun fizik babası belli ise Hanefilere göre evlilikte olduğu gibi "sıhrî hısımlık" meydana gelir. Bu çocukla, zina eden erkek arasında evlenme engeli doğacağı gibi, annesi ile bu erkeğin usûl ve fürûu arasında evlenme engeli doğar. Şâfiîler ise zinanın evlenme engeli doğurmayacağı görüşündedir (bk. Es-Serahsî, el-Mebsût, Mısır 1324-1331 /1906-1912, IV, 204 vd.; el-Cassâs, Ahkâmü'l-Kur'ân, Kahire, t.y., II, 137; Bilmen, İstilahat-ı Fıkhıyye Kâmusu, İstanbul 1967, II, 97; Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslâm Hukuku, İstanbul 1983, 215, 216).

    Veled-i zina adaletli olunca, mahkemede şahitliği kabul edilir (el-Meydânî, el-Lülbab, IV, 63 vd.; ez-Zühaylî, a.g.e., 567).

    Diğer yandan gayri meşru çocuğun cemaate imamlık yapması mekruh sayılmıştır. Çünkü bunlarda eğitim eksikliği ve ruhsal eziklik galip olabilir. Ancak veled-i zina bilgin olur ve cemaat arasında temayliz etmiş bulunursa bunun imamlık yapmasında bir sakınca bulunmaz (bk. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslâm İlmihali, İstanbul, 1991, 304).

    Zina Ürünü Çocuğun Miras Hakkı Haram ilişkiden veya şer'î olmayan bir yoldan dünyaya gelen çocuk baba yönünden nasıl mirasçı olacaktır? Kocanın eşine zina isnadı yapması sonucunda mahkemede gerçekleşen "liân usulü" ile eşler ayrılabilmekte ve bu hüküm, doğmuş veya doğacak olan çocuğun nesebini baba yönünden kaldırmaktadır (bk. "liân" mad.).

    İşte gerek zina ürünü olan ve gerekse liân sonunda nesebi baba yönünden reddedilen çocuğun bu baba ile ve babanın hısımları ile arasında miras cereyan etmez. Bu konuda görüş birliği vardır. Böyle bir çocuk yalnız ana yönünden mirasçı olur. Çünkü onun nesebi baba yönünden kesilmiş olup, bu nedenle ona mirasçı olamaz. Ana yönünden ise nesebi kesin olarak sabittir. Çünkü çocuğu doğuran kadın onun annesidir, zina ise çocuğun nesebini belirlemede meşru bir yol olarak kabul edilmemiştir.

    Veled-i zina ve liânla nesebi reddedilen çocuk anneye ve onun hısımlarına mirasçı olurlar. Bunun, kadının başka meşru çocukları ile birlikte bulununca ana bir kardeş sayılır. Bu yüzden de "asabe" sıfatıyla mirasçılıkları söz konusu olmaz (bk. "Asabe" ve "Miras" mad.) Anne de böyle bir çocukları miras alır.

    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    "Her hangi bir erkek hür veya köle bir kadına zina ederse, doğacak çocuk zina çocuğu olur. Mirasçı olamaz ve ona da mirasçı olunmaz" (bk. Ebu Dâvud, Ferâiz, 9; İbn Mâce, Ferâiz, 14; Darimî, Ferâiz, 45; eş'-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, VI/66). "Hz. Peygamber liânla nesebi reddedilen çocuğun mirasını anneye ve ondan sonra annenin hısımlarına bağlamıştır" (bk. Buhârî, Ferâiz, 17; Ebû Dâvud, Ferâiz, 9; Dârimî, Ferâiz, 24). "Zina çocuğu, nesebi mulâane ile reddedilen çocuk gibidir" (Dârimî, Ferâiz, 45). "Hz. Peygamber, mulâane çocuğunun annesine mirasçı olmasına hüküm vermiştir" (Ahmed b. Hanbel, II, 216).

    Sonuç olarak zina veya liân çocuğu ile anne ve onun hısımları arasında mirasçılık cereyan eder. Meselâ; bir kimse ölünce: Anne, anne bir erkek kardeş ve zinadan baba bir erkek kardeşi bulunsa; anne üçte bir, anne bir erkek kardeş altıda bir alır. Artan mirası red yoluyla paylaşırlar. Sonuçta tüm mirasın üçte ikisi anneye, üçte biri de ana bir erkek kardeşe geder. Zinadan baba bir erkek kardeş düşer.

    Yine; zinadan veya liândan çocuk ölünce; anne, dede (annenin babası) ve dayı kalsa bütün mirası anne alır. Çünkü burada dede ve dayı zevi'lerhâm grubu mirasçılardan olup, payı nassla (âyet-hadis) belirlenen farz sahibi anne varken onlara miras gitmez. Burada üçte biri ashâbü'l-ferâiz sıfatıyla, kalan üçte ikiyi ise red yoluyla alır.

    Mirasçı bırakmadan ölen buluntu (lakît) çocuğa gelince; çocuğun barındırılması, eğitim ve öğretimi İslâm Devletine aittir. Bu yüzden onun terekesi de sahipsiz mallarda olduğu gibi devlete ait bulunur (bk. İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, Mısır, t.y. V, 565; el-Meydânî, el-Lübâb, IV, 198; ez-Zeylâî, Tebyînü'l-Hakâik alâ Kenzi'd-Dekâik, el-Emiriyye tab'ı, VI, 214; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3. baskı, Kahire, 1970, VI, 259 vd).

    Hamdi DÖNDÜREN



    Allah cc affetsin...


  4. 27.Haziran.2010, 09:28
    2
    ...MüPteLaNıM...



    Alıntı
    Zina Ürünü Çocukla İlgili Hükümler

    Toplumda babası belirsiz olan veya zina ürünü olduğu bilinen çocuklara bunu yüzlerine vurarak, onlara eziyet ve zulüm yapmak caiz değildir. Çünkü onların böyle bir kader çizgisini etkileme veya değiştirme ya da bu duruma engel olma şansları yoktur. Yukarıda verdiğimiz âyette onlar hakkında ne kadar anlayışlı davranmak gerektiği şöyle ifade buyurulur: "Eğer onların babalarını biliyorsanız, onlar, sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanlışlıkla babalarından başka birinin adıyla çağırmanızda size bir günah yoktur" (el-Ahzâb, 33/5).

    Zina ürünü çocuğun fizik babası belli ise Hanefilere göre evlilikte olduğu gibi "sıhrî hısımlık" meydana gelir. Bu çocukla, zina eden erkek arasında evlenme engeli doğacağı gibi, annesi ile bu erkeğin usûl ve fürûu arasında evlenme engeli doğar. Şâfiîler ise zinanın evlenme engeli doğurmayacağı görüşündedir (bk. Es-Serahsî, el-Mebsût, Mısır 1324-1331 /1906-1912, IV, 204 vd.; el-Cassâs, Ahkâmü'l-Kur'ân, Kahire, t.y., II, 137; Bilmen, İstilahat-ı Fıkhıyye Kâmusu, İstanbul 1967, II, 97; Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslâm Hukuku, İstanbul 1983, 215, 216).

    Veled-i zina adaletli olunca, mahkemede şahitliği kabul edilir (el-Meydânî, el-Lülbab, IV, 63 vd.; ez-Zühaylî, a.g.e., 567).

    Diğer yandan gayri meşru çocuğun cemaate imamlık yapması mekruh sayılmıştır. Çünkü bunlarda eğitim eksikliği ve ruhsal eziklik galip olabilir. Ancak veled-i zina bilgin olur ve cemaat arasında temayliz etmiş bulunursa bunun imamlık yapmasında bir sakınca bulunmaz (bk. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslâm İlmihali, İstanbul, 1991, 304).

    Zina Ürünü Çocuğun Miras Hakkı Haram ilişkiden veya şer'î olmayan bir yoldan dünyaya gelen çocuk baba yönünden nasıl mirasçı olacaktır? Kocanın eşine zina isnadı yapması sonucunda mahkemede gerçekleşen "liân usulü" ile eşler ayrılabilmekte ve bu hüküm, doğmuş veya doğacak olan çocuğun nesebini baba yönünden kaldırmaktadır (bk. "liân" mad.).

    İşte gerek zina ürünü olan ve gerekse liân sonunda nesebi baba yönünden reddedilen çocuğun bu baba ile ve babanın hısımları ile arasında miras cereyan etmez. Bu konuda görüş birliği vardır. Böyle bir çocuk yalnız ana yönünden mirasçı olur. Çünkü onun nesebi baba yönünden kesilmiş olup, bu nedenle ona mirasçı olamaz. Ana yönünden ise nesebi kesin olarak sabittir. Çünkü çocuğu doğuran kadın onun annesidir, zina ise çocuğun nesebini belirlemede meşru bir yol olarak kabul edilmemiştir.

    Veled-i zina ve liânla nesebi reddedilen çocuk anneye ve onun hısımlarına mirasçı olurlar. Bunun, kadının başka meşru çocukları ile birlikte bulununca ana bir kardeş sayılır. Bu yüzden de "asabe" sıfatıyla mirasçılıkları söz konusu olmaz (bk. "Asabe" ve "Miras" mad.) Anne de böyle bir çocukları miras alır.

    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    "Her hangi bir erkek hür veya köle bir kadına zina ederse, doğacak çocuk zina çocuğu olur. Mirasçı olamaz ve ona da mirasçı olunmaz" (bk. Ebu Dâvud, Ferâiz, 9; İbn Mâce, Ferâiz, 14; Darimî, Ferâiz, 45; eş'-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, VI/66). "Hz. Peygamber liânla nesebi reddedilen çocuğun mirasını anneye ve ondan sonra annenin hısımlarına bağlamıştır" (bk. Buhârî, Ferâiz, 17; Ebû Dâvud, Ferâiz, 9; Dârimî, Ferâiz, 24). "Zina çocuğu, nesebi mulâane ile reddedilen çocuk gibidir" (Dârimî, Ferâiz, 45). "Hz. Peygamber, mulâane çocuğunun annesine mirasçı olmasına hüküm vermiştir" (Ahmed b. Hanbel, II, 216).

    Sonuç olarak zina veya liân çocuğu ile anne ve onun hısımları arasında mirasçılık cereyan eder. Meselâ; bir kimse ölünce: Anne, anne bir erkek kardeş ve zinadan baba bir erkek kardeşi bulunsa; anne üçte bir, anne bir erkek kardeş altıda bir alır. Artan mirası red yoluyla paylaşırlar. Sonuçta tüm mirasın üçte ikisi anneye, üçte biri de ana bir erkek kardeşe geder. Zinadan baba bir erkek kardeş düşer.

    Yine; zinadan veya liândan çocuk ölünce; anne, dede (annenin babası) ve dayı kalsa bütün mirası anne alır. Çünkü burada dede ve dayı zevi'lerhâm grubu mirasçılardan olup, payı nassla (âyet-hadis) belirlenen farz sahibi anne varken onlara miras gitmez. Burada üçte biri ashâbü'l-ferâiz sıfatıyla, kalan üçte ikiyi ise red yoluyla alır.

    Mirasçı bırakmadan ölen buluntu (lakît) çocuğa gelince; çocuğun barındırılması, eğitim ve öğretimi İslâm Devletine aittir. Bu yüzden onun terekesi de sahipsiz mallarda olduğu gibi devlete ait bulunur (bk. İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, Mısır, t.y. V, 565; el-Meydânî, el-Lübâb, IV, 198; ez-Zeylâî, Tebyînü'l-Hakâik alâ Kenzi'd-Dekâik, el-Emiriyye tab'ı, VI, 214; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3. baskı, Kahire, 1970, VI, 259 vd).

    Hamdi DÖNDÜREN



    Allah cc affetsin...


  5. 27.Haziran.2010, 11:04
    3
    Berât1
    ÖZLENEN GÜN GELECEKTİR

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2009
    Üye No: 49487
    Mesaj Sayısı: 1,228
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 47

    --->: Zinadan doğan çoçuk

    Alıntı
    Diğer yandan gayri meşru çocuğun cemaate imamlık yapması mekruh sayılmıştır. Çünkü bunlarda eğitim eksikliği ve ruhsal eziklik galip olabilir. Ancak veled-i zina bilgin olur ve cemaat arasında temayliz etmiş bulunursa bunun imamlık yapmasında bir sakınca bulunmaz (bk. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslâm İlmihali, İstanbul, 1991, 304).
    Allah c.c. yardımcıları olsun


  6. 27.Haziran.2010, 11:04
    3
    ÖZLENEN GÜN GELECEKTİR
    Alıntı
    Diğer yandan gayri meşru çocuğun cemaate imamlık yapması mekruh sayılmıştır. Çünkü bunlarda eğitim eksikliği ve ruhsal eziklik galip olabilir. Ancak veled-i zina bilgin olur ve cemaat arasında temayliz etmiş bulunursa bunun imamlık yapmasında bir sakınca bulunmaz (bk. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslâm İlmihali, İstanbul, 1991, 304).
    Allah c.c. yardımcıları olsun


  7. 27.Haziran.2010, 11:54
    4
    DZALBAY
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Temmuz.2008
    Üye No: 24825
    Mesaj Sayısı: 2,274
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 38
    Yaş: 61

    --->: Zinadan doğan çoçuk

    Bilgi paylaşımı için Allah CC razı olsun şaf_ak kardeşim.


  8. 27.Haziran.2010, 11:54
    4
    Seyirci Üye
    Bilgi paylaşımı için Allah CC razı olsun şaf_ak kardeşim.


  9. 27.Haziran.2010, 20:16
    5
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: Zinadan doğan çoçuk

    bilgiler için Allah c.c. razı olsun kardeşim,emeğine sağlık


  10. 27.Haziran.2010, 20:16
    5
    Hüvel Baki..
    bilgiler için Allah c.c. razı olsun kardeşim,emeğine sağlık





+ Yorum Gönder