Konusunu Oylayın.: 3 defa boş ol dendikten sonra eşlerin biraraya gelme imkanı var mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
3 defa boş ol dendikten sonra eşlerin biraraya gelme imkanı var mı?
  1. 21.Haziran.2010, 15:55
    1
    Misafir

    3 defa boş ol dendikten sonra eşlerin biraraya gelme imkanı var mı?






    3 defa boş ol dendikten sonra eşlerin biraraya gelme imkanı var mı? Mumsema ayip ettiniz dogrusu benim sorumu yazmamakla(görüntülememekle) SORUM PES PESE BOSOL BOSOL BOSOL DENILINCE ESLER BOSANMISMI OLUYOR BIR DAHA BERABER OLAMAZLARMI(KARI-KOCA) LÜTFEN CEVAP


  2. 21.Haziran.2010, 15:55
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 27.Kasım.2013, 00:34
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: 3 defa boş ol dendikten sonra eşlerin biraraya gelme imkanı var mı?




    Detaylı bir şekilde cevabımız verildi.
    Konuyu önce boşamanın zifaftan evvel ve zifaftan sonra olması durumuna göre ikiye bölmek gerekir:

    1- Bir kişi nikahlandığı karısını daha zifafa girmeden önce üç talakla boşarsa, kullandığı ifadelere göre hüküm verilir. Şayet "boş ol" sözünü ayrı ayrı telaffuz ederek üç kez tekrarlarsa, bununla tek talak meydana gelir. Hanefî mezhebinin görüşü budur. İshak b. Râhûye, Hasenü'l-Basrî ve İbn Abbas'ın talebeleri de bu görüştedir (el-Merğınânî, a.g.e.; Şevkânî, Neylü'l Evtar VI, 260). Böyle değil de, tek çırpıda, "sen üç defa boş ol" derse, üç talak birden vakî olur.

    2- Zifaftan sonra aynı anda verilen üç talakın hükmünün ne olduğu konusunda üç görüş nakledilmektedir:

    a- Üç talak vakî olur. Ashap ve tâbiûnun cumhuru (büyük çoğunluğu), dört mezhep imamı ve bu mezheplere mensup bilginlerin ileri gelenleri bu görüştedir. Delilleri, Kur'an ve sünnettir. Talaktan bahseden âyetlerin mutlak oluşu, tek talak üç talak gibi bir ayrımın yapılmaması her türlü talakın vakî olacağına delil sayılmıştır. Üç talakın hepsinin geçerli olduğunu gösteren hadisler hayli fazladır. Şimdi bu hadisleri görelim:

    Sehl b. Sa'd'den rivâyet edildiğine göre, Uveymir el-Aclânî karısı ile lianlaştı (bkz. Lian). Sonra "Ya Rasûlüllah! Onu tutarsam yalan söylemiş olurum" dedi ve üç talakla boşadı (Şevkânî, a.g.e., VI, 256).
    Bu haberin delil olma yönü, Hz. Peygamber'in huzurunda yapılan üç talakla boşamayı yadırgamaması, sahabînin bu tür bir boşama ile hanımından ayrılışını tasvîb etmesidir.

    Ancak bu hadisle istidlal pek sıhhatli olamaz. Çünkü lian neticesinde zaten ayrılık meydana gelir, yeniden bir boşamaya ihtiyaç yoktur.

    Abdullah İbn Ömer, hanımım hayz halinde iken boşamıştı. Sonraki iki temizlik halinde iki talak daha verecekti. Hz. Peygamber buna muttalî olunca yaptığının sünnete uygun olmadığını, dolayısıyla karısına dönüp isterse tekrar boşamasını tenbihledi. Bunun üzerine İbn Ömer: "Ya Rasûlüllah! Onu üç talakla boşasam ona tekrar dönmem bana helal olur mu?" dedi. Hz. Peygamber (s.a.s) "Hayır senden tamamen ayrılmış olur ve ayrıca günahtır" buyurdu (Beyhakî, VII, 330; es-Sevkânî, Neylü'l Evtâr, VI, 256).

    Görüldüğü gibi bu hadiste Hz. Peygamber aynı anda verilen üç talakın şerîatın istediği şekle uygun olmamakla beraber geçerli olduğunu haber vermiştir.

    Mücahid'in şöyle dediği rivâyet edilmiştir: İbn Abbas'ın yanında idim. Ona bir adam gelip, karısını üç talakla boşadığını söyledi. İbn Abbas sustu, öyleki karısını ona göndereceğini zanettim. "Sizden birisi kalkar, ahmaklık yapar. Sonra da "Ya İbn Abbas! Ya İbn Abbas" der (çare bulmamı ister). Allah (c.c) "Kim Allah'tan korkarsa, Allah onun için bir çıkış (yolu) kılar" buyurmuştur. Sen Allah'tan korkmadın ki ben sana bir çıkış bulayım. Sen Rabbine isyan ettin, karın da senden ayrıldı. Allah (c.c): "Ey Peygamber! Kadınları boşadığınız zaman, onları iddetleri içinde boşayın" (et-Talak, 65/1) buyurdu" dedi (Ebû Davud, Sünen, Talak, 9-10).

    Saîd b. Cübeyr'den rivâyet edildi: Bir adam karısını bin defa boşadı. İbn Abbas: "Bundan üçü sana yeter, dokuz yüz doksan yedisini bırak" dedi (Şevkânî, a.g.e., IV, 258; Dârakutnî'den naklen).

    Saîd b. Cübeyr'den rivâyet edildiğine göre: İbn Abbas (r.a)'a karısını yıldızlar sayısınca boşayan bir adamın durumu soruldu: "Sünnete uymadı, karısı temelli ayrıldı" cevabım verdi (Şevkânî, a.y.).

    İbn Mes'ud'tan rivâyet edilmiştir: Kendisine, bir gün önce karısını yüz kez boşayan bir adamın haberi verildi. Adama:
    -Onların hepsini bir seferde mi söyledin?

    -Evet.

    -Karının senden temelli ayrı olmasını mı istedin?
    -Evet.

    -Öyleyse o dediğin gibidir (senden temelli ayrılmıştır) (Şevkânî, a.g.e., VI, 259, Beyhakî ve Abdurrezzak'tan naklen).

    Ubâde b. Sâmit'ten şöyle dediği rivâyet edilmiştir:

    "Dedem hanımını bin talakla boşadı, Rasûlüllah'a gidip durumu haber verdim. Rasûlüllah (s.a.s) "Deden Allah'tan korkmadı. Bu talaklardan üçü ona aittir. Kalan dokuz yüz doksan yedisi zulüm ve düşmanlıktır. Allah dilerse ona azab eder, dilerse bağışlar" buyurdu."

    Bu hadisin başka bir rivâyetine göre Hz. Peygamber: "Baban Allah'tan korkmadı ki, Allah onun için bir çıkış bulsun. Hanımından sünnete uygun olmamakla beraber üç talakla ayrıldı. Kalan dokuz yüz doksan yedisi onun boynunda günahtır" buyurdu" (Abdürrezzak, III, 339; Dûrakutn, IV, 20; el-Heytemî, Mecmau'z-Zevâid, 338; es-Sevkânî, a.g.e., IV, 261).


  4. 27.Kasım.2013, 00:34
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Detaylı bir şekilde cevabımız verildi.
    Konuyu önce boşamanın zifaftan evvel ve zifaftan sonra olması durumuna göre ikiye bölmek gerekir:

    1- Bir kişi nikahlandığı karısını daha zifafa girmeden önce üç talakla boşarsa, kullandığı ifadelere göre hüküm verilir. Şayet "boş ol" sözünü ayrı ayrı telaffuz ederek üç kez tekrarlarsa, bununla tek talak meydana gelir. Hanefî mezhebinin görüşü budur. İshak b. Râhûye, Hasenü'l-Basrî ve İbn Abbas'ın talebeleri de bu görüştedir (el-Merğınânî, a.g.e.; Şevkânî, Neylü'l Evtar VI, 260). Böyle değil de, tek çırpıda, "sen üç defa boş ol" derse, üç talak birden vakî olur.

    2- Zifaftan sonra aynı anda verilen üç talakın hükmünün ne olduğu konusunda üç görüş nakledilmektedir:

    a- Üç talak vakî olur. Ashap ve tâbiûnun cumhuru (büyük çoğunluğu), dört mezhep imamı ve bu mezheplere mensup bilginlerin ileri gelenleri bu görüştedir. Delilleri, Kur'an ve sünnettir. Talaktan bahseden âyetlerin mutlak oluşu, tek talak üç talak gibi bir ayrımın yapılmaması her türlü talakın vakî olacağına delil sayılmıştır. Üç talakın hepsinin geçerli olduğunu gösteren hadisler hayli fazladır. Şimdi bu hadisleri görelim:

    Sehl b. Sa'd'den rivâyet edildiğine göre, Uveymir el-Aclânî karısı ile lianlaştı (bkz. Lian). Sonra "Ya Rasûlüllah! Onu tutarsam yalan söylemiş olurum" dedi ve üç talakla boşadı (Şevkânî, a.g.e., VI, 256).
    Bu haberin delil olma yönü, Hz. Peygamber'in huzurunda yapılan üç talakla boşamayı yadırgamaması, sahabînin bu tür bir boşama ile hanımından ayrılışını tasvîb etmesidir.

    Ancak bu hadisle istidlal pek sıhhatli olamaz. Çünkü lian neticesinde zaten ayrılık meydana gelir, yeniden bir boşamaya ihtiyaç yoktur.

    Abdullah İbn Ömer, hanımım hayz halinde iken boşamıştı. Sonraki iki temizlik halinde iki talak daha verecekti. Hz. Peygamber buna muttalî olunca yaptığının sünnete uygun olmadığını, dolayısıyla karısına dönüp isterse tekrar boşamasını tenbihledi. Bunun üzerine İbn Ömer: "Ya Rasûlüllah! Onu üç talakla boşasam ona tekrar dönmem bana helal olur mu?" dedi. Hz. Peygamber (s.a.s) "Hayır senden tamamen ayrılmış olur ve ayrıca günahtır" buyurdu (Beyhakî, VII, 330; es-Sevkânî, Neylü'l Evtâr, VI, 256).

    Görüldüğü gibi bu hadiste Hz. Peygamber aynı anda verilen üç talakın şerîatın istediği şekle uygun olmamakla beraber geçerli olduğunu haber vermiştir.

    Mücahid'in şöyle dediği rivâyet edilmiştir: İbn Abbas'ın yanında idim. Ona bir adam gelip, karısını üç talakla boşadığını söyledi. İbn Abbas sustu, öyleki karısını ona göndereceğini zanettim. "Sizden birisi kalkar, ahmaklık yapar. Sonra da "Ya İbn Abbas! Ya İbn Abbas" der (çare bulmamı ister). Allah (c.c) "Kim Allah'tan korkarsa, Allah onun için bir çıkış (yolu) kılar" buyurmuştur. Sen Allah'tan korkmadın ki ben sana bir çıkış bulayım. Sen Rabbine isyan ettin, karın da senden ayrıldı. Allah (c.c): "Ey Peygamber! Kadınları boşadığınız zaman, onları iddetleri içinde boşayın" (et-Talak, 65/1) buyurdu" dedi (Ebû Davud, Sünen, Talak, 9-10).

    Saîd b. Cübeyr'den rivâyet edildi: Bir adam karısını bin defa boşadı. İbn Abbas: "Bundan üçü sana yeter, dokuz yüz doksan yedisini bırak" dedi (Şevkânî, a.g.e., IV, 258; Dârakutnî'den naklen).

    Saîd b. Cübeyr'den rivâyet edildiğine göre: İbn Abbas (r.a)'a karısını yıldızlar sayısınca boşayan bir adamın durumu soruldu: "Sünnete uymadı, karısı temelli ayrıldı" cevabım verdi (Şevkânî, a.y.).

    İbn Mes'ud'tan rivâyet edilmiştir: Kendisine, bir gün önce karısını yüz kez boşayan bir adamın haberi verildi. Adama:
    -Onların hepsini bir seferde mi söyledin?

    -Evet.

    -Karının senden temelli ayrı olmasını mı istedin?
    -Evet.

    -Öyleyse o dediğin gibidir (senden temelli ayrılmıştır) (Şevkânî, a.g.e., VI, 259, Beyhakî ve Abdurrezzak'tan naklen).

    Ubâde b. Sâmit'ten şöyle dediği rivâyet edilmiştir:

    "Dedem hanımını bin talakla boşadı, Rasûlüllah'a gidip durumu haber verdim. Rasûlüllah (s.a.s) "Deden Allah'tan korkmadı. Bu talaklardan üçü ona aittir. Kalan dokuz yüz doksan yedisi zulüm ve düşmanlıktır. Allah dilerse ona azab eder, dilerse bağışlar" buyurdu."

    Bu hadisin başka bir rivâyetine göre Hz. Peygamber: "Baban Allah'tan korkmadı ki, Allah onun için bir çıkış bulsun. Hanımından sünnete uygun olmamakla beraber üç talakla ayrıldı. Kalan dokuz yüz doksan yedisi onun boynunda günahtır" buyurdu" (Abdürrezzak, III, 339; Dûrakutn, IV, 20; el-Heytemî, Mecmau'z-Zevâid, 338; es-Sevkânî, a.g.e., IV, 261).





+ Yorum Gönder