Konusunu Oylayın.: Dinlerin deistler hakkındaki düşüncesi nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dinlerin deistler hakkındaki düşüncesi nedir?
  1. 17.Haziran.2010, 10:17
    1
    Misafir

    Dinlerin deistler hakkındaki düşüncesi nedir?






    Dinlerin deistler hakkındaki düşüncesi nedir? Mumsema Dinlerin deistler hakkındaki düşüncesi nedir?
    Yaratıcının kurallar koyduğunu söylemek basit bir düşünce değil midir?

    Alıntı
    Dinlerin deistler hakkındaki düşüncelerini merak ediyorum.Yaratıcı ve dengeleyici gücü varolduğuna fakat bu yaratıcının insanları basit ve yer yer saçma denilebilecek kurallarla sınırlandırma gibi bir merakı olduğunu kabul etmek istemiyorum. Kesinlikle kimseye saygısızlık etmek gibi bir niyetim ve merakım yok, bunlar sadece şahsi fikirlerim?

    Bu konunun anlaşılması için ciddi bir altyapıya ihtiyaç vardır. Bu sebeple konuyu kısa birkaç satırda özetlemek gibi bir imkânımız yoktur. Çünkü, bu konunun anlaşılması, Allah’ı bütün isim ve sıfatları ile tanımak, bu sıfatların neyi gerekli gördüklerini kavramak, ölümden sonraki hayatın varlığına inanmakla mümkündür. Burada birkaç noktaya işaret etmekle yetineceğiz.


    Şimdi birkaç noktaya şöyle işaret edebiliriz:


    Her konunun kendine has bir uzmanlık alanı vardır. Uzaktan bakmakla bazen bir yıldız bir yıldız böceği görülebilir. Konuyu yakından bilmeyen kimselerin bir matematik, kimya, fizik formülünü saçma olarak görmesi normaldir. Semavî dinlerin hikmetlerini yakından bilmeyenlerin de bunların saçma olarak değerlendirmeleri kaçınılmazdır.


    Bizzat gözümüzün önünde cereyan eden insanların yaratılması, mevsimlerin değişmesi, gece-gündüzün nöbetleşe yer değiştirmeleri, çekirdeklerin meyve veren ağaçlar olması, bir tane mısırdan bin tane alan mısır başaklarının bitirilmesi gibi binlerce olaylar- birer realite olarak-ortadadır. Bu olayların nasıl meydana geldiğini bilimsel olarak anlayıp kavrayan kaç insan vardır. Özellikle üç yüz yıl önce bunların mahiyetini bilenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Şu var ki, bu olayların, bu gerçeklerin çoğu insanlar tarafından bilinmemesi, bunların gerçekliğine zerre kadar tesir etmemiş ve bu gerçekler yollarına devam etmişlerdir. Dinî konuların bazı kimseler tarafından anlaşılamaması, akıl erdirilememesi, bu gerçeklerin durumunu değiştirmez.


    Her devletin, her saltanatın, her sultanın yurttaşlarını-devlete itaat eden ve isyan edenler- diye ikiye ayırması adalet ve merhametin bir gereği ve sosyolojik bir zorunluluktur. Çünkü, itaakâr vatandaşlar ile isyankâr vatandaşları aynı kefeye koymak büyük haksızlıktır. İnsanları öldüren bir seri kati ile, öksüzleri, yoksulları doyuran, huzur evleri inşa eden vatansever bir hayır sahibini aynı kefede değerlendirmek ne adalete, ne insanlığa, ne de büyüklüğe sığacak bir tarafı vardır. Din olmazsa, iyi ile kötü insanı birbirinden kim ayıracak? Ahiret hayatı olmazsa, zalime kim ceza verecek, mazlumun hakkını kim alacak?


    Her padişahın, her sultanın, her hükümdarın kendine itaat eden, nimetlerine karşı teşekkür eden raiyelerini mükâfatlandırması, memurlarına maaş vermesi, yurttaşlarını himaye etmesi, bunun aksine davranışlarda bulunan canileri, katilleri, zalimleri, hırsızları cezalandırması, onları hapse atması, toplumda anarşinin olmaması, otoritenin sağlanması için elbette çok gereklidir. Mevcut otoritenin masumları himaye etmesi onun şefkat ve merhametinin bir gereği olduğu gibi, zalimleri cezalandırması da bu otoritenin izzet ve haysiyetinin korunmasının gereğidir.


    Ezelî sultan, ebedî padişah olan yüce Allah’ın sonsuz merhametini göstermek için mahluklarına bin bir çeşit nimet verdiği gibi, otoritesinin haysiyetini muhafaza etmek için de edepsizlere hakkettiği cezayı vermesi de o kadar önemlidir. Hz. Adem’de beri genel prensip olarak kendisine itaat eden peygamberleri ve onlara iman edenleri koruyup kollayan, onların davalarını üstün kılan, kendisine itaat etmeyen inkârcı nankörleri helak eden Allah’ın bu prensibinin varlığı dinlerin bir vaka olarak var olduklarını göstermektedir.


    Eğer ölüm zalim ile mazlumu eşitliyorsa, katil ile maktulü aynı akıbete yolluyorsa, her ikisi de ölmekle ebedi olarak yok oluyorlarsa, hiçliğe gidiyorlarsa, o zaman dünyada numunelerini dünyada gözle gördüğümüz Allah’ın sonsuz adaletini, merhametini bile bile inkâr etmek gerekir.


    Adalet dengelerin gözetilmesi manasına gelir. Gökleri ve yeri, atomları ve molekülleri, yıldızları ve sistemleri ve galaksileri harika bir düzen ve denge üzerine kurmakla sonsuz adaletini gösteren Allah’ın öbür dünya hayatını yaratmayıp, zalim ile mazlumu aynı kefeye koyması mümkün müdür? Elbette her gecenin bir sabahı, her kışın bir baharı olduğu gibi, ölüm gecesinin de bir mahşer sabahı ve kıyamet kışının da bir haşir baharı olacaktır. Bu da hak dinlerin doğruluğunun en açık kanıtıdır.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör


  2. 17.Haziran.2010, 10:17
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Dinlerin deistler hakkındaki düşüncesi nedir?
    Yaratıcının kurallar koyduğunu söylemek basit bir düşünce değil midir?

    Alıntı
    Dinlerin deistler hakkındaki düşüncelerini merak ediyorum.Yaratıcı ve dengeleyici gücü varolduğuna fakat bu yaratıcının insanları basit ve yer yer saçma denilebilecek kurallarla sınırlandırma gibi bir merakı olduğunu kabul etmek istemiyorum. Kesinlikle kimseye saygısızlık etmek gibi bir niyetim ve merakım yok, bunlar sadece şahsi fikirlerim?

    Bu konunun anlaşılması için ciddi bir altyapıya ihtiyaç vardır. Bu sebeple konuyu kısa birkaç satırda özetlemek gibi bir imkânımız yoktur. Çünkü, bu konunun anlaşılması, Allah’ı bütün isim ve sıfatları ile tanımak, bu sıfatların neyi gerekli gördüklerini kavramak, ölümden sonraki hayatın varlığına inanmakla mümkündür. Burada birkaç noktaya işaret etmekle yetineceğiz.


    Şimdi birkaç noktaya şöyle işaret edebiliriz:


    Her konunun kendine has bir uzmanlık alanı vardır. Uzaktan bakmakla bazen bir yıldız bir yıldız böceği görülebilir. Konuyu yakından bilmeyen kimselerin bir matematik, kimya, fizik formülünü saçma olarak görmesi normaldir. Semavî dinlerin hikmetlerini yakından bilmeyenlerin de bunların saçma olarak değerlendirmeleri kaçınılmazdır.


    Bizzat gözümüzün önünde cereyan eden insanların yaratılması, mevsimlerin değişmesi, gece-gündüzün nöbetleşe yer değiştirmeleri, çekirdeklerin meyve veren ağaçlar olması, bir tane mısırdan bin tane alan mısır başaklarının bitirilmesi gibi binlerce olaylar- birer realite olarak-ortadadır. Bu olayların nasıl meydana geldiğini bilimsel olarak anlayıp kavrayan kaç insan vardır. Özellikle üç yüz yıl önce bunların mahiyetini bilenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Şu var ki, bu olayların, bu gerçeklerin çoğu insanlar tarafından bilinmemesi, bunların gerçekliğine zerre kadar tesir etmemiş ve bu gerçekler yollarına devam etmişlerdir. Dinî konuların bazı kimseler tarafından anlaşılamaması, akıl erdirilememesi, bu gerçeklerin durumunu değiştirmez.


    Her devletin, her saltanatın, her sultanın yurttaşlarını-devlete itaat eden ve isyan edenler- diye ikiye ayırması adalet ve merhametin bir gereği ve sosyolojik bir zorunluluktur. Çünkü, itaakâr vatandaşlar ile isyankâr vatandaşları aynı kefeye koymak büyük haksızlıktır. İnsanları öldüren bir seri kati ile, öksüzleri, yoksulları doyuran, huzur evleri inşa eden vatansever bir hayır sahibini aynı kefede değerlendirmek ne adalete, ne insanlığa, ne de büyüklüğe sığacak bir tarafı vardır. Din olmazsa, iyi ile kötü insanı birbirinden kim ayıracak? Ahiret hayatı olmazsa, zalime kim ceza verecek, mazlumun hakkını kim alacak?


    Her padişahın, her sultanın, her hükümdarın kendine itaat eden, nimetlerine karşı teşekkür eden raiyelerini mükâfatlandırması, memurlarına maaş vermesi, yurttaşlarını himaye etmesi, bunun aksine davranışlarda bulunan canileri, katilleri, zalimleri, hırsızları cezalandırması, onları hapse atması, toplumda anarşinin olmaması, otoritenin sağlanması için elbette çok gereklidir. Mevcut otoritenin masumları himaye etmesi onun şefkat ve merhametinin bir gereği olduğu gibi, zalimleri cezalandırması da bu otoritenin izzet ve haysiyetinin korunmasının gereğidir.


    Ezelî sultan, ebedî padişah olan yüce Allah’ın sonsuz merhametini göstermek için mahluklarına bin bir çeşit nimet verdiği gibi, otoritesinin haysiyetini muhafaza etmek için de edepsizlere hakkettiği cezayı vermesi de o kadar önemlidir. Hz. Adem’de beri genel prensip olarak kendisine itaat eden peygamberleri ve onlara iman edenleri koruyup kollayan, onların davalarını üstün kılan, kendisine itaat etmeyen inkârcı nankörleri helak eden Allah’ın bu prensibinin varlığı dinlerin bir vaka olarak var olduklarını göstermektedir.


    Eğer ölüm zalim ile mazlumu eşitliyorsa, katil ile maktulü aynı akıbete yolluyorsa, her ikisi de ölmekle ebedi olarak yok oluyorlarsa, hiçliğe gidiyorlarsa, o zaman dünyada numunelerini dünyada gözle gördüğümüz Allah’ın sonsuz adaletini, merhametini bile bile inkâr etmek gerekir.


    Adalet dengelerin gözetilmesi manasına gelir. Gökleri ve yeri, atomları ve molekülleri, yıldızları ve sistemleri ve galaksileri harika bir düzen ve denge üzerine kurmakla sonsuz adaletini gösteren Allah’ın öbür dünya hayatını yaratmayıp, zalim ile mazlumu aynı kefeye koyması mümkün müdür? Elbette her gecenin bir sabahı, her kışın bir baharı olduğu gibi, ölüm gecesinin de bir mahşer sabahı ve kıyamet kışının da bir haşir baharı olacaktır. Bu da hak dinlerin doğruluğunun en açık kanıtıdır.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör


    Benzer Konular

    - Hak dinlerin gayesi nelerdir?

    - Farklı dinlerin ilahileri

    - Sabiiler, deistler midir?

    - “Ben Allah’a inanıyorum, fakat bütün dinlere eşit mesafedeyim.” demenin bir sakıncası var mıdır? Din

    - Kur'an-ı Kerim'in hedefi ve ana düşüncesi nedir? Kur'an nasıl bir kitaptır?

  3. 17.Haziran.2010, 11:18
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    --->: Dinlerin deistler hakkındaki düşüncesi nedir?




    Allah hidayet versin.


  4. 17.Haziran.2010, 11:18
    2
    Moderatör



    Allah hidayet versin.


  5. 17.Haziran.2010, 11:50
    3
    sina_gk
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2010
    Üye No: 74370
    Mesaj Sayısı: 376
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8

    --->: Dinlerin deistler hakkındaki düşüncesi nedir?

    inşallah .
    bizleri dogru yoldan ayırmasın


  6. 17.Haziran.2010, 11:50
    3
    sina_gk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    inşallah .
    bizleri dogru yoldan ayırmasın


  7. 17.Haziran.2010, 11:55
    4
    gulistan-ank
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Aralık.2009
    Üye No: 68328
    Mesaj Sayısı: 157
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 48

    --->: Dinlerin deistler hakkındaki düşüncesi nedir?

    AMİN AMİN AMİN.....


  8. 17.Haziran.2010, 11:55
    4
    Devamlı Üye
    AMİN AMİN AMİN.....





+ Yorum Gönder