Konusunu Oylayın.: Vaaz ve sohbetlerde ağlamanın ölçüsü nedir? Bazı insanlar bunun riya olabileceğini söylüyorlar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Vaaz ve sohbetlerde ağlamanın ölçüsü nedir? Bazı insanlar bunun riya olabileceğini söylüyorlar
  1. 17.Haziran.2010, 09:05
    1
    Misafir

    Vaaz ve sohbetlerde ağlamanın ölçüsü nedir? Bazı insanlar bunun riya olabileceğini söylüyorlar






    Vaaz ve sohbetlerde ağlamanın ölçüsü nedir? Bazı insanlar bunun riya olabileceğini söylüyorlar Mumsema Vaaz ve sohbetlerde ağlamanın ölçüsü nedir?
    Bazı insanlar bunun riya olabileceğini söylüyorlar.
    Siz nasıl değerlendirirsiniz?


  2. 17.Haziran.2010, 09:05
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 17.Haziran.2010, 11:17
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    --->: Vaaz ve sohbetlerde ağlamanın ölçüsü nedir? Bazı insanlar bunun riya olabileceğini söylüyorlar




    Bu konuyu birkaç noktada özetlemekte fayda vardır:

    Biz mümin olarak başka müminlere, hatta başka insanlara hüsn-ü zan etmekle yükümlüyüz. Kur’an bizim su-i zandan uzak durmamızı açıkça emrediyor. Bunun ölçüsü şudur: Bir insanın yaptığı bir işte samimi olup olmadığını gösteren bazı deliller vardır. Sözgelimi, eğer bir insan Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etme hususunda titiz davranıyorsa, her davranışında Allah rızasını gözeten bir çizgide yürüyorsa, böyle takva sahibi bir insanın ağlamasını gösterişe yormak Kur’an’ın yasakladığı bir su-i zandır ve bir vebaldir. Aksine, hiç takvası olmayan, Allah’ın emir ve yasakları konusunda son derece laubali olan fasık bir kimsenin dinî bir hassasiyet göstermişçesine ağlamasının gösteriş olma ihtimali kuvvetlidir. Fakat buna rağmen fasık bir müminin de belli bazı zamanlarda bamteline dokunan bazı hususlardan ötürü ağlaması mümkündür. Bu sebeple, bu gibi kimseler hakkında bile su-i zanda bulunmamak esastır. Çünkü, İmam Gazalî’nin de ifade ettiği gibi, bir kimsenin dürüstlüğüne delalet eden bir tek ihtimal varsa, onun kötü bir kimse olduğunu gösteren 99 ihtimal olsa bile, bu kimseye iyi niyetle, hüsn-ü zanla bakmak gerekir. Çünkü, hüsn-ü zan toplum için bir emniyet kilidi olduğu gibi, su-i zan da toplumun savrulmasına hizmet eden maymuncuk bir anahtar hükmündedir.

    Bu gün toplumlarda güven bunalımı varsa, bunda insanların karşılıklı olarak birbirine su-i zan beslemelerinin büyük rolü vardır. Ayrıca başka insanlara hep kötü nazarla bakan kimsenin suç işleme ihtimali daha kuvvetlidir. Çünkü, herkesi hırsız olarak gören kimsenin hırsızlık yapması, herkesi riyakâr gören kimsenin riyakârlık yapması kendisine daha hafif gelir ve bu düşünceyle ortamı suç işlemesine müsait olduğunu düşünür.
    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet Editör


  4. 17.Haziran.2010, 11:17
    2
    Moderatör



    Bu konuyu birkaç noktada özetlemekte fayda vardır:

    Biz mümin olarak başka müminlere, hatta başka insanlara hüsn-ü zan etmekle yükümlüyüz. Kur’an bizim su-i zandan uzak durmamızı açıkça emrediyor. Bunun ölçüsü şudur: Bir insanın yaptığı bir işte samimi olup olmadığını gösteren bazı deliller vardır. Sözgelimi, eğer bir insan Allah’ın emir ve yasaklarına riayet etme hususunda titiz davranıyorsa, her davranışında Allah rızasını gözeten bir çizgide yürüyorsa, böyle takva sahibi bir insanın ağlamasını gösterişe yormak Kur’an’ın yasakladığı bir su-i zandır ve bir vebaldir. Aksine, hiç takvası olmayan, Allah’ın emir ve yasakları konusunda son derece laubali olan fasık bir kimsenin dinî bir hassasiyet göstermişçesine ağlamasının gösteriş olma ihtimali kuvvetlidir. Fakat buna rağmen fasık bir müminin de belli bazı zamanlarda bamteline dokunan bazı hususlardan ötürü ağlaması mümkündür. Bu sebeple, bu gibi kimseler hakkında bile su-i zanda bulunmamak esastır. Çünkü, İmam Gazalî’nin de ifade ettiği gibi, bir kimsenin dürüstlüğüne delalet eden bir tek ihtimal varsa, onun kötü bir kimse olduğunu gösteren 99 ihtimal olsa bile, bu kimseye iyi niyetle, hüsn-ü zanla bakmak gerekir. Çünkü, hüsn-ü zan toplum için bir emniyet kilidi olduğu gibi, su-i zan da toplumun savrulmasına hizmet eden maymuncuk bir anahtar hükmündedir.

    Bu gün toplumlarda güven bunalımı varsa, bunda insanların karşılıklı olarak birbirine su-i zan beslemelerinin büyük rolü vardır. Ayrıca başka insanlara hep kötü nazarla bakan kimsenin suç işleme ihtimali daha kuvvetlidir. Çünkü, herkesi hırsız olarak gören kimsenin hırsızlık yapması, herkesi riyakâr gören kimsenin riyakârlık yapması kendisine daha hafif gelir ve bu düşünceyle ortamı suç işlemesine müsait olduğunu düşünür.
    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet Editör





+ Yorum Gönder