Konusunu Oylayın.: Gazze ile ilgili hutbe

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Gazze ile ilgili hutbe
  1. 03.Haziran.2010, 18:59
    1
    Misafir

    Gazze ile ilgili hutbe






    Gazze ile ilgili hutbe Mumsema Allah [c.c] Bütün Insanlığa Dünyada Barış Içerisinde Yaşamalarını Nasip Eylesin.


  2. 03.Haziran.2010, 18:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Allah [c.c] Bütün Insanlığa Dünyada Barış Içerisinde Yaşamalarını Nasip Eylesin.


    Benzer Konular

    - Ender tekin gazze, gazze sözleri ilahi sözleri

    - Gazze de Hava Durumu

    - Gazze nedir? Gazze ne demek

    - Gazze şiirleri

    - Gazze ve bizler

  3. 10.Kasım.2013, 14:05
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: gazze ile ilgili hutbe




    Gazze ile ilgili hutbe

    “Sizden her kim bir kötülük görürse onu eli ile değiştirsin, eğer buna gücü yetmezse dili ile değiştirsin, şayet buna da gücü yetmezse kalbi ile (buğzetsin); bu ise imanın en zayıf olanıdır.” (Müslim, İman, 49)


    Muhterem Müslümanlar,
    Öyle olaylar vardır ki, nasıl başladığı netice itibariyle çok da önemli değildir. Bir eylem başka bir eylemi doğurur, aksiyon reaksiyonu provoke eder ve olayın nesiller boyunca devam etmesini sağlar. İşte Filistin-İsrail sorunu da böyle bir ilişkidir. Bu günlerde Filistin’de, aramızda birçoğumuzun çocukluklarından beri bildikleri sahneler tekrar yaşanıyor. Rabbimiz, gelecek nesillere aynı acı tecrübeyi yaşatmasın, savaş sona ersin inşallah!
    Savaş, zulüm ve haksızlıkların insan tarihi kadar eski bir geçmişi vardır. Fakat her şeye rağmen insanlığın vazgeçemeyeceği ve korumak mecburiyetinde olduğu en önemli değerlerden biri, ”insan hakları“dır. Bunlara saygılı olunması ve herkes için korunması gerekir. Dinimiz, 14 asırdan beri, yaşama, inanma, düşünme ve düşüncesini yayma, teşkilatlanma, mülkiyet ve kadın hakları gibi haklardan müteşekkil insan haklarını, bütün insanlık için en temel haklar olarak öngörmüştür.
    Ancak görüyoruz ki, Filistin’e saldırıyı ilke haline getiren İsrail hükümetleri, bu tür ilkeleri kendisi için geçerli saymıyor. İsrail, Filistin’e karşı sürdürdüğü saldırıları ile yine bölgede barışa giden yolun önünü tıkamaktadır. Halbuki İsrail’in de huzur ve güven içinde yaşaması ve gelişmesi bölgedeki barış ile mümkündür. Saldırıların sivil asker ayırımı yapılmaksızın sürdürülmesi, 6 yıldır abluka altında olan ve bir açık hava esir kampına dönüştürülen Gazze’nin hedef alınması aynı zamanda çok daha geniş çaplı bir savaşı kışkırtmaktadır. İsrail işgalini ve saldırılarını meşrulaştırma gayretine girerken, Filistin’in her türlü ve en temel haklarını da gasp etmektedir.

    Değerli Kardeşlerim,
    Bu manzara karşısında elbette sessiz kalmayacağız. Dinimizin ve insanlığın bir gereği olarak terörü ve zulmü kınıyoruz. Çünkü her bir insana, en güzel biçimde yaratıldığı için (Tîn Suresi, 95:4), dünyada Allah’ın halifesi olduğu için (Bakara Suresi, 2:30) ve akıllı bir varlık olup sorumluluk taşıdığı için, kıssacası insan olduğu için - din, dil ve ırkını gözetmeksizin – hürmet gösterilmelidir. Terör ve zulüm kimin tarafından işlenirse işlensin, kime yönelik olursa olsun, insanlığı sadece hüsrana götürdüğü ortadadır.

    Bu sebeple adalet ve barışın hakimiyeti için, bilhassa Müslümanlara yapılan zulümlerin sona ermesi için elimizden geldiği kadar çalışacağız. Ama sadece Filistin değil, hemen hemen aynı coğrafyada, Suriye’de, benzer bir zulüm sürdürülmektedir; her gün aileler babasız, çocuklar yetim bırakılıyor, halk sürekli korku içinde yaşamak zorunda bırakılıyor.

    Değerli Kardeşlerim,

    “Sizden her kim bir kötülük görürse onu eli ile değiştirsin, eğer buna gücü yetmezse dili ile değiştirsin, şayet buna da gücü yetmezse kalbi ile (buğzetsin); bu ise imanın en zayıf olanıdır.” (Müslim, İman, 49) hadis-i şerifi doğrultusunda hareket ederek, önümüzdeki pazar günü (25.11.2012) sabah namazını mütakiben dünyadaki savaşların dinmesi ve bilhassa Gazze’deki işgalin sona ermesi için hep birlikte dua edeceğiz inşallah.
    Böylece bu tür haksızlıkların unutulmamasını ve gelecek nesillerin hatırında kalmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Bu sebeple bütün ailemizle pazar günü mutlaka sabah namazına iştirak edelim, içtenlikle Rabbimize yönelerek dua edelim inşallah.


  4. 10.Kasım.2013, 14:05
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Gazze ile ilgili hutbe

    “Sizden her kim bir kötülük görürse onu eli ile değiştirsin, eğer buna gücü yetmezse dili ile değiştirsin, şayet buna da gücü yetmezse kalbi ile (buğzetsin); bu ise imanın en zayıf olanıdır.” (Müslim, İman, 49)


    Muhterem Müslümanlar,
    Öyle olaylar vardır ki, nasıl başladığı netice itibariyle çok da önemli değildir. Bir eylem başka bir eylemi doğurur, aksiyon reaksiyonu provoke eder ve olayın nesiller boyunca devam etmesini sağlar. İşte Filistin-İsrail sorunu da böyle bir ilişkidir. Bu günlerde Filistin’de, aramızda birçoğumuzun çocukluklarından beri bildikleri sahneler tekrar yaşanıyor. Rabbimiz, gelecek nesillere aynı acı tecrübeyi yaşatmasın, savaş sona ersin inşallah!
    Savaş, zulüm ve haksızlıkların insan tarihi kadar eski bir geçmişi vardır. Fakat her şeye rağmen insanlığın vazgeçemeyeceği ve korumak mecburiyetinde olduğu en önemli değerlerden biri, ”insan hakları“dır. Bunlara saygılı olunması ve herkes için korunması gerekir. Dinimiz, 14 asırdan beri, yaşama, inanma, düşünme ve düşüncesini yayma, teşkilatlanma, mülkiyet ve kadın hakları gibi haklardan müteşekkil insan haklarını, bütün insanlık için en temel haklar olarak öngörmüştür.
    Ancak görüyoruz ki, Filistin’e saldırıyı ilke haline getiren İsrail hükümetleri, bu tür ilkeleri kendisi için geçerli saymıyor. İsrail, Filistin’e karşı sürdürdüğü saldırıları ile yine bölgede barışa giden yolun önünü tıkamaktadır. Halbuki İsrail’in de huzur ve güven içinde yaşaması ve gelişmesi bölgedeki barış ile mümkündür. Saldırıların sivil asker ayırımı yapılmaksızın sürdürülmesi, 6 yıldır abluka altında olan ve bir açık hava esir kampına dönüştürülen Gazze’nin hedef alınması aynı zamanda çok daha geniş çaplı bir savaşı kışkırtmaktadır. İsrail işgalini ve saldırılarını meşrulaştırma gayretine girerken, Filistin’in her türlü ve en temel haklarını da gasp etmektedir.

    Değerli Kardeşlerim,
    Bu manzara karşısında elbette sessiz kalmayacağız. Dinimizin ve insanlığın bir gereği olarak terörü ve zulmü kınıyoruz. Çünkü her bir insana, en güzel biçimde yaratıldığı için (Tîn Suresi, 95:4), dünyada Allah’ın halifesi olduğu için (Bakara Suresi, 2:30) ve akıllı bir varlık olup sorumluluk taşıdığı için, kıssacası insan olduğu için - din, dil ve ırkını gözetmeksizin – hürmet gösterilmelidir. Terör ve zulüm kimin tarafından işlenirse işlensin, kime yönelik olursa olsun, insanlığı sadece hüsrana götürdüğü ortadadır.

    Bu sebeple adalet ve barışın hakimiyeti için, bilhassa Müslümanlara yapılan zulümlerin sona ermesi için elimizden geldiği kadar çalışacağız. Ama sadece Filistin değil, hemen hemen aynı coğrafyada, Suriye’de, benzer bir zulüm sürdürülmektedir; her gün aileler babasız, çocuklar yetim bırakılıyor, halk sürekli korku içinde yaşamak zorunda bırakılıyor.

    Değerli Kardeşlerim,

    “Sizden her kim bir kötülük görürse onu eli ile değiştirsin, eğer buna gücü yetmezse dili ile değiştirsin, şayet buna da gücü yetmezse kalbi ile (buğzetsin); bu ise imanın en zayıf olanıdır.” (Müslim, İman, 49) hadis-i şerifi doğrultusunda hareket ederek, önümüzdeki pazar günü (25.11.2012) sabah namazını mütakiben dünyadaki savaşların dinmesi ve bilhassa Gazze’deki işgalin sona ermesi için hep birlikte dua edeceğiz inşallah.
    Böylece bu tür haksızlıkların unutulmamasını ve gelecek nesillerin hatırında kalmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Bu sebeple bütün ailemizle pazar günü mutlaka sabah namazına iştirak edelim, içtenlikle Rabbimize yönelerek dua edelim inşallah.





+ Yorum Gönder