Konusunu Oylayın.: Allah'ım bize adaletinle değil merhametinle muamele eyle, duası haşa Allah'ın adaletinde bir şüphe o

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allah'ım bize adaletinle değil merhametinle muamele eyle, duası haşa Allah'ın adaletinde bir şüphe o
  1. 03.Haziran.2010, 11:02
    1
    Misafir

    Allah'ım bize adaletinle değil merhametinle muamele eyle, duası haşa Allah'ın adaletinde bir şüphe o






    Allah'ım bize adaletinle değil merhametinle muamele eyle, duası haşa Allah'ın adaletinde bir şüphe o Mumsema Allah'ım bize adaletinle değil merhametinle muamele eyle, duası haşa Allah'ın adaletinde bir şüphe olduğunu mu gösterir?


  2. 03.Haziran.2010, 17:36
    2
    meçhul_100
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 626
    Mesaj Sayısı: 2,162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Diyar-ı Sivas

    --->: Allah'ım bize adaletinle değil merhametinle muamele eyle, duası haşa Allah'ın adaletinde bir ş




    Bunun manası şudur: “Allah’ım! Hak kazanma esasına dayanan adaletinle değil, lütuf ve ihsana dayalı kereminle muamele et.. Çünkü adalet hakkın ifasıdır.. Eğer bana hakkettiğimi verirsen mahvoldum demektir, zira ben adalet ölçüsüne göre cezayı hakkeden konumdayım.. Hak edip etmemeye göre değil, fazl-u keriminle benimle muamele et ki hakketmediğim halde lütuflarına mazhar olayım…”

    Temel ilke olarak dinî hükümler, kul ile Allah arasındadır ve sonuçları ahirete havale edilir. Sevap ve cezası Allah’a aittir. Sevap kişinin amellerindeki ihlâsına göre değişkenlik gösterir. Cezalandırmasında ise Allah adaletiyle azap da edebilir, merhametiyle af da.

    Şimdi, yüce huzurunda boyun büküyor, huşû ile iki büklüm oluyoruz. Şayet bizi cezalandıracak olursan adaletinle muamele etmiş olursun; yok eğer onca günahlarımıza, kusurlarımıza ve isyanlarımıza rağmen o hududu olmayan rahmet ve merhametinle muamelede bulunur ve affedersen, o da senin fazlın olur;

    Senin fazlın bizim hayal sınırlarımızı bile aşacak kadar büyüktür.

    Ey rahmeti gazabının önünde bulunan, kullarının tövbelerini kabul buyuran ve dua dua yalvaranların nidalarına icabet eden Yüce Rabbimiz!

    Amellerimizdeki eksikliklere ve sözlerimizdeki kırık-döküklüğe değil, hakkındaki hüsn-ü zannımıza ve rahmetine bağladığımız ümidimize göre muamele et ve bizim dualarımıza da icabet buyur; bizi hüsrana uğratma!

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör


  3. 03.Haziran.2010, 17:36
    2
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙



    Bunun manası şudur: “Allah’ım! Hak kazanma esasına dayanan adaletinle değil, lütuf ve ihsana dayalı kereminle muamele et.. Çünkü adalet hakkın ifasıdır.. Eğer bana hakkettiğimi verirsen mahvoldum demektir, zira ben adalet ölçüsüne göre cezayı hakkeden konumdayım.. Hak edip etmemeye göre değil, fazl-u keriminle benimle muamele et ki hakketmediğim halde lütuflarına mazhar olayım…”

    Temel ilke olarak dinî hükümler, kul ile Allah arasındadır ve sonuçları ahirete havale edilir. Sevap ve cezası Allah’a aittir. Sevap kişinin amellerindeki ihlâsına göre değişkenlik gösterir. Cezalandırmasında ise Allah adaletiyle azap da edebilir, merhametiyle af da.

    Şimdi, yüce huzurunda boyun büküyor, huşû ile iki büklüm oluyoruz. Şayet bizi cezalandıracak olursan adaletinle muamele etmiş olursun; yok eğer onca günahlarımıza, kusurlarımıza ve isyanlarımıza rağmen o hududu olmayan rahmet ve merhametinle muamelede bulunur ve affedersen, o da senin fazlın olur;

    Senin fazlın bizim hayal sınırlarımızı bile aşacak kadar büyüktür.

    Ey rahmeti gazabının önünde bulunan, kullarının tövbelerini kabul buyuran ve dua dua yalvaranların nidalarına icabet eden Yüce Rabbimiz!

    Amellerimizdeki eksikliklere ve sözlerimizdeki kırık-döküklüğe değil, hakkındaki hüsn-ü zannımıza ve rahmetine bağladığımız ümidimize göre muamele et ve bizim dualarımıza da icabet buyur; bizi hüsrana uğratma!

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör





+ Yorum Gönder