Konusunu Oylayın.: Çay ve gurbet ayrıca hizmet şiirleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Çay ve gurbet ayrıca hizmet şiirleri
  1. 31.Mayıs.2010, 02:45
    1
    Misafir

    Çay ve gurbet ayrıca hizmet şiirleri






    Çay ve gurbet ayrıca hizmet şiirleri Mumsema çok teşekkürler şimdiden


  2. 31.Mayıs.2010, 02:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 11.Kasım.2013, 09:18
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: çay ve gurbet ayrıca hizmet şiirleri




    KEMAN VE ÇAY
    Dertlerin inleyen nağmeleri, kemanda ses.
    İncelir hüzün telde içten içe, ten hüzne kafes.
    Çay, ince bellide huzuru solur nefes nefes.
    Kemanda dert destelenir,
    Beste olur inler durur.

    Çalan da dinleyen de o sese hasta olur.
    Keman, sunar her dem içli bir taksim.
    Çay, vazgeçemediğim ince belli yârim.
    Kemanın nağmesini ruhumda,
    Çayı, demlikte demlerim.

    Titrerken ruhumda kemanın nağmeleri.
    Işıldar içimde çayın huzmeleri.
    Erir çayın kalbinde çay şekeri.
    Tat olur damakta yıllarca kalır tadı.
    Keman hüznün, çay hasretin değişmeyen adı.

    Keman, ince ince dokunur,
    Ruhumun hüzün tellerine.
    Hüznün sonsuz bestesi olur,
    Çay süzülür demlikten,
    Göğsüne gül sokunur, narin bardakta.
    İzi kalır hem damakta hem dudakta.
    Nazenine naz kokulu şarkılar okunur.
    Güftesi çay olur.

    Mest olur zaman mekan, hasret yola koyulur.
    Keman çaya,çay kemana karışır.
    İkisi de sevda dersini okur.
    Eşyada hüzün hasret çağrışır,
    Kemanın sesinde, çayın nefesinde,
    Aşk kilimi dokunur, incecik parmaklarda güzellik yarışır.
    İBRAHİM KİLİK


    ACI GURBET

    Çilelerim köprü oldu Tuna'ya,
    Dilimden anlamaz kulun Almanya.
    Döneceğim günü hep saya saya,
    Ömrümü tüketti yılın Almanya.

    Ne çıkardın beni ne de batırdın,
    Emeğimi yiye yiye bitirdin,
    Gençliğimi benden aldın götürdün,
    Bana mı kalacak malın Almanya?

    Yıllar var hasretim, yârana dosta,
    Isıcak bir çorban görmedim tasta,
    Sana sağlam geldim, eyledin hasta,
    Zıkkım olsun paran, pulun Almanya.

    El gibi sıraya katışamadım,
    Evlat oldum elden tutuşamadım,
    Anam, babam öldü yetişemedim,
    Köyüme çok uzak yolun Almanya

    Ne murat almışım, ne de alırım,
    Daha çok vatana hasret kalırım,
    Vâde dolar bir köşende ölürüm,
    Ârif'i götürür salın Almanya.

    Ozan Arif

    ___________________________

    Hizmet Nimettir

    Yarin dudağından bir söz duyunca
    Benzi solan bilir hizmet nimettir
    Nesi var nesi yok yar buyruğunca
    Feda kılan bilir hizmet nimettir.

    Çalışmış tarlada sabahtan beri
    Çay ocağından da girmiş içeri
    Hizmet var sofiler deyince biri
    Yüzü gülen bilir hizmet nimettir

    Bembeyaz sancağı görür düşünde
    Uyanır bir tatlı sızı döşünde
    Ekmek fırınında çorba başında
    Hafif dalan bilir hizmet nimettir

    Her şey onun keyfi gelsin diyerek
    Sanma ki adaba sıcak su gerek
    Bazen bir kepçeyle bazen de kürek
    Dağı delen bilir hizmet nimettir

    Hani çiçekler var bağında açan
    O gelip geçtikçe kokular saçan
    Hatta ağlayarak köyünden geçen
    Bulut falan bilir hizmet nimettir

    Her akşam evime erken gitsem der
    Ne toplantı biter ne de dert biter
    Yetmez gibi uykusunu her seher
    Virdle bölen bilir hizmet nimettir

    Sanki petek dokur yarin balıyla
    Farkı yoktur vız vız eden arıyla
    Omzunda sevgili mektuplarıyla
    Adres bulan bilir hizmet nimettir

    Hizmet var dendi mi her şey nafile
    Yürümeye hali olmasa bile
    Sırtında bir çuval patates ile
    Kapı çalan bilir hizmet nimettir

    Ana, baba, çocuk, yoktur eyvahı
    Köyümde olsaydım diyedir ahı
    Kurban çadırında bayram sabahı
    Gözü dolan bilir, hizmet nimettir

    Yürür kumanyayla onun izinden
    Kalbindeki sevinç belli yüzünden
    Bir iftar vaktinde yetim gözünden
    Yaşı silen bilir, hizmet nimettir

    Kermesi duyunca yüreği sızlar
    Hiç bir şeyi yoksa yiğitliği var
    Elinde çeyizi yüreğinde yar
    Koşup gelen bilir, hizmet nimettir

    Selam verdiğine bir köy var deyip
    Tövbe diye güzel bir şey var deyip
    Buna bir talimat, bir çay ver deyip
    Gönül çelen bilir, hizmet nimettir

    Harman aşıkların vuslat harmanı
    Aşıklar yanmakta buldu dermanı
    Geriye kalır bir berat fermanı
    Arif olan bilir, hizmet nimettir

    Yerine bir adam yetiştirmeden
    İhanet etmiştir bırakıp giden
    kendinden ağırı kaldır ölmeden
    Böyle olan bilir hizmet nimettir

    Hizmetle verilen burda bilinmez
    Karşılığı nedir orda bilinmez
    Elbet bir cevabı var da bilinmez
    Bilen yalan bilir hizmet nimettir

    Mademki bilen yok, sormaktır usül
    Sultanın sözüne kulak ver asıl
    Bu işin sahibi Hazreti Rasul
    Ancak bilen bilir, hizmet nimettir

    Serdar Tuncer



  4. 11.Kasım.2013, 09:18
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    KEMAN VE ÇAY
    Dertlerin inleyen nağmeleri, kemanda ses.
    İncelir hüzün telde içten içe, ten hüzne kafes.
    Çay, ince bellide huzuru solur nefes nefes.
    Kemanda dert destelenir,
    Beste olur inler durur.

    Çalan da dinleyen de o sese hasta olur.
    Keman, sunar her dem içli bir taksim.
    Çay, vazgeçemediğim ince belli yârim.
    Kemanın nağmesini ruhumda,
    Çayı, demlikte demlerim.

    Titrerken ruhumda kemanın nağmeleri.
    Işıldar içimde çayın huzmeleri.
    Erir çayın kalbinde çay şekeri.
    Tat olur damakta yıllarca kalır tadı.
    Keman hüznün, çay hasretin değişmeyen adı.

    Keman, ince ince dokunur,
    Ruhumun hüzün tellerine.
    Hüznün sonsuz bestesi olur,
    Çay süzülür demlikten,
    Göğsüne gül sokunur, narin bardakta.
    İzi kalır hem damakta hem dudakta.
    Nazenine naz kokulu şarkılar okunur.
    Güftesi çay olur.

    Mest olur zaman mekan, hasret yola koyulur.
    Keman çaya,çay kemana karışır.
    İkisi de sevda dersini okur.
    Eşyada hüzün hasret çağrışır,
    Kemanın sesinde, çayın nefesinde,
    Aşk kilimi dokunur, incecik parmaklarda güzellik yarışır.
    İBRAHİM KİLİK


    ACI GURBET

    Çilelerim köprü oldu Tuna'ya,
    Dilimden anlamaz kulun Almanya.
    Döneceğim günü hep saya saya,
    Ömrümü tüketti yılın Almanya.

    Ne çıkardın beni ne de batırdın,
    Emeğimi yiye yiye bitirdin,
    Gençliğimi benden aldın götürdün,
    Bana mı kalacak malın Almanya?

    Yıllar var hasretim, yârana dosta,
    Isıcak bir çorban görmedim tasta,
    Sana sağlam geldim, eyledin hasta,
    Zıkkım olsun paran, pulun Almanya.

    El gibi sıraya katışamadım,
    Evlat oldum elden tutuşamadım,
    Anam, babam öldü yetişemedim,
    Köyüme çok uzak yolun Almanya

    Ne murat almışım, ne de alırım,
    Daha çok vatana hasret kalırım,
    Vâde dolar bir köşende ölürüm,
    Ârif'i götürür salın Almanya.

    Ozan Arif

    ___________________________

    Hizmet Nimettir

    Yarin dudağından bir söz duyunca
    Benzi solan bilir hizmet nimettir
    Nesi var nesi yok yar buyruğunca
    Feda kılan bilir hizmet nimettir.

    Çalışmış tarlada sabahtan beri
    Çay ocağından da girmiş içeri
    Hizmet var sofiler deyince biri
    Yüzü gülen bilir hizmet nimettir

    Bembeyaz sancağı görür düşünde
    Uyanır bir tatlı sızı döşünde
    Ekmek fırınında çorba başında
    Hafif dalan bilir hizmet nimettir

    Her şey onun keyfi gelsin diyerek
    Sanma ki adaba sıcak su gerek
    Bazen bir kepçeyle bazen de kürek
    Dağı delen bilir hizmet nimettir

    Hani çiçekler var bağında açan
    O gelip geçtikçe kokular saçan
    Hatta ağlayarak köyünden geçen
    Bulut falan bilir hizmet nimettir

    Her akşam evime erken gitsem der
    Ne toplantı biter ne de dert biter
    Yetmez gibi uykusunu her seher
    Virdle bölen bilir hizmet nimettir

    Sanki petek dokur yarin balıyla
    Farkı yoktur vız vız eden arıyla
    Omzunda sevgili mektuplarıyla
    Adres bulan bilir hizmet nimettir

    Hizmet var dendi mi her şey nafile
    Yürümeye hali olmasa bile
    Sırtında bir çuval patates ile
    Kapı çalan bilir hizmet nimettir

    Ana, baba, çocuk, yoktur eyvahı
    Köyümde olsaydım diyedir ahı
    Kurban çadırında bayram sabahı
    Gözü dolan bilir, hizmet nimettir

    Yürür kumanyayla onun izinden
    Kalbindeki sevinç belli yüzünden
    Bir iftar vaktinde yetim gözünden
    Yaşı silen bilir, hizmet nimettir

    Kermesi duyunca yüreği sızlar
    Hiç bir şeyi yoksa yiğitliği var
    Elinde çeyizi yüreğinde yar
    Koşup gelen bilir, hizmet nimettir

    Selam verdiğine bir köy var deyip
    Tövbe diye güzel bir şey var deyip
    Buna bir talimat, bir çay ver deyip
    Gönül çelen bilir, hizmet nimettir

    Harman aşıkların vuslat harmanı
    Aşıklar yanmakta buldu dermanı
    Geriye kalır bir berat fermanı
    Arif olan bilir, hizmet nimettir

    Yerine bir adam yetiştirmeden
    İhanet etmiştir bırakıp giden
    kendinden ağırı kaldır ölmeden
    Böyle olan bilir hizmet nimettir

    Hizmetle verilen burda bilinmez
    Karşılığı nedir orda bilinmez
    Elbet bir cevabı var da bilinmez
    Bilen yalan bilir hizmet nimettir

    Mademki bilen yok, sormaktır usül
    Sultanın sözüne kulak ver asıl
    Bu işin sahibi Hazreti Rasul
    Ancak bilen bilir, hizmet nimettir

    Serdar Tuncer






+ Yorum Gönder