Konusunu Oylayın.: Eş Seçiminde Nelere Dikkat Etmeli - denklik nedir nasılmalıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Eş Seçiminde Nelere Dikkat Etmeli - denklik nedir nasılmalıdır?
  1. 22.Mayıs.2010, 21:03
    1
    Misafir

    Eş Seçiminde Nelere Dikkat Etmeli - denklik nedir nasılmalıdır?






    Eş Seçiminde Nelere Dikkat Etmeli - denklik nedir nasılmalıdır? Mumsema çok Dindar Bir Gençle Açık Birkızın Evlenesi Olurmu


  2. 22.Mayıs.2010, 21:03
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 22.Mayıs.2010, 23:47
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,632
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Eş Seçiminde Nelere Dikkat Etmeli - denklik nedir nasılmalıdır?




    Alıntı
    çok Dindar Bir Gençle Açık Birkızın Evlenesi Olurmu
    Çok dindar olan biri, dindar olmayan ile denk değildirler.
    Denklik olmazsa aralarında fitne çıkar.


  4. 22.Mayıs.2010, 23:47
    2
    Moderatör



    Alıntı
    çok Dindar Bir Gençle Açık Birkızın Evlenesi Olurmu
    Çok dindar olan biri, dindar olmayan ile denk değildirler.
    Denklik olmazsa aralarında fitne çıkar.


  5. 17.Ocak.2012, 00:34
    3
    Misafir

    Cevap: Eş Seçiminde Nelere Dikkat Etmeli - denklik nedir nasılmalıdır?

    evliliklerde denlik ne demektir?
    kimler birbirine denktir?


  6. 17.Ocak.2012, 00:34
    3
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    evliliklerde denlik ne demektir?
    kimler birbirine denktir?


  7. 17.Ocak.2012, 01:21
    4
    Beyza34
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Ağustos.2011
    Üye No: 89270
    Mesaj Sayısı: 126
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 26

    Cevap: Eş Seçiminde Nelere Dikkat Etmeli - denklik nedir nasılmalıdır?

    Evlilikte denklik ne demektir?

    Denklik: Altı hususta erkeğin kadından üstün olmasının aranmasıdır. Denklik, nikahın sıhhatinin şartı olmayıp, geçerliliğinin şartıdır. Eğer bu altı husustan birisinde erkek kadına denk değilse, kadının velisinin nikahı feshetme hakkı vardır. Velinin itiraz hakkı çocuk olduktan sonra düşer. Denklik şu hususlarda aranır:

    1- Hürriyette denklik: Buna göre, hür bir kadın, köleye denk değildir.
    2- Nesepte denklik: Hz. Peygamberimizin (sav) soyundan gelen bir kadın, o soydan olmayan bir erkeğe denk değildir.
    3- İslam’da denklik: Anne ve babası müslüman olan bir kadın, yalnız kendisi müslüman olan bir erkeğe denk değildir.
    4- Takvada denklik: Namaz kılan bir kadın, namaz kılmayan bir erkeğe denk değildir... vb.
    5- Meslekte denklik: Babası âlim olan bir kadın, bir çobana, çöpçüye vb. denk değildir.
    6- Malda denklik: Eli dar ve fakir olan bir erkek, hali vakti yerinde bir kadına denk değildir.

    Bazı Hanefi âlimleri, bu konuda bir aylık nafakaya güç yetirmekle sınırlı tutmuştur.
    Daha önce ifade ettiğimiz gibi, denklik, nikahın sıhhatinin şartı değildir. Denklik olmasa da nikah kıyılabilir. Ancak kızın velisi nikahı onaylamazsa nikah fesh olur. Buna göre, bir hür kız ile köle evlense, kızın velisi nikahı feshedebilir; namaz kılmayan bir erkekle bir kadın evlense, kızın velisi nikahı feshedebilir; annesi babası müslüman bir kız ile sadece kendisi müslüman olan bir erkek evlense, kızın velisi nikahı feshedebilir; bir çoban ile âlim bir kişinin kızı evlense, kızın velisi nikahı feshedebilir; fakir bir erkek ile zengin bir kız evlense, kızın velisi nikahı feshedebilir…


  8. 17.Ocak.2012, 01:21
    4
    Beyza34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Evlilikte denklik ne demektir?

    Denklik: Altı hususta erkeğin kadından üstün olmasının aranmasıdır. Denklik, nikahın sıhhatinin şartı olmayıp, geçerliliğinin şartıdır. Eğer bu altı husustan birisinde erkek kadına denk değilse, kadının velisinin nikahı feshetme hakkı vardır. Velinin itiraz hakkı çocuk olduktan sonra düşer. Denklik şu hususlarda aranır:

    1- Hürriyette denklik: Buna göre, hür bir kadın, köleye denk değildir.
    2- Nesepte denklik: Hz. Peygamberimizin (sav) soyundan gelen bir kadın, o soydan olmayan bir erkeğe denk değildir.
    3- İslam’da denklik: Anne ve babası müslüman olan bir kadın, yalnız kendisi müslüman olan bir erkeğe denk değildir.
    4- Takvada denklik: Namaz kılan bir kadın, namaz kılmayan bir erkeğe denk değildir... vb.
    5- Meslekte denklik: Babası âlim olan bir kadın, bir çobana, çöpçüye vb. denk değildir.
    6- Malda denklik: Eli dar ve fakir olan bir erkek, hali vakti yerinde bir kadına denk değildir.

    Bazı Hanefi âlimleri, bu konuda bir aylık nafakaya güç yetirmekle sınırlı tutmuştur.
    Daha önce ifade ettiğimiz gibi, denklik, nikahın sıhhatinin şartı değildir. Denklik olmasa da nikah kıyılabilir. Ancak kızın velisi nikahı onaylamazsa nikah fesh olur. Buna göre, bir hür kız ile köle evlense, kızın velisi nikahı feshedebilir; namaz kılmayan bir erkekle bir kadın evlense, kızın velisi nikahı feshedebilir; annesi babası müslüman bir kız ile sadece kendisi müslüman olan bir erkek evlense, kızın velisi nikahı feshedebilir; bir çoban ile âlim bir kişinin kızı evlense, kızın velisi nikahı feshedebilir; fakir bir erkek ile zengin bir kız evlense, kızın velisi nikahı feshedebilir…


  9. 20.Mayıs.2014, 12:32
    5
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Eş Seçiminde Nelere Dikkat Etmeli - denklik nedir nasılmalıdır?

    EŞ SEÇİMİNDE NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
    (114-1)

    (Yazarın kendi isteği üzerine bu makale eklenmiştir)

    Ülkemizde, Aile üzerinde araştırma yapan bilim adamları eş seçiminde, insanların hele son yıllarda yeterli araştırma yapmadan ve doğru bilgi edinmeden evlendiklerini ve bu yüzden boşanmaların arttığını, aile içi çatışmaların çoğaldığını belirtmişlerdir.
    Bu nedenle eş seçimini, sadece fizyolojik beğeni ile nefsani istek ve arzuları tatmin etmek adına yapmak, onarılması çok zor hatalara sebep olmaktadır. Bu hatalardan bilhassa kadınlar ve çocuklar ağır yaralar almaktadır. Fizyolojik beğeni ile yapılan evliliklerin çok kısa sürdüğü görülmüştür. Bir ömür boyu mutlu olmak adına kurulan yuvaların birden bire çatırdayıp çöküvermesini önlemek için tedbiri taa baştan almak gerekmektedir.
    Öyleyse eş seçiminde, adaylar arasında denklik ve uyuma azami önemi göstermeliyiz.

    Eş seçiminde, adaylar arasındaki denkliği şu başlıklar altında özetleyebiliriz.

    1- Psikolojik denklik
    2- Fizyolojik denklik
    3- Sosyal denklik
    4- Ekonomik denklik
    5- Kültürel denklik
    6- İnanç denkliği

    1- Psikolojik denklik ;
    Psikolojik denklik deyince aklımıza, ruhların ve huyların anlaşması ve uyumu gelmelidir. Ruhuyla tanışmadığımız bir insanla evlenmemeliyiz. Peki bir insanın ruhuyla nasıl tanışılır? Kendi ruhumuzu iyi tanıtmakla yani, ne isteyip ne istemediğimizi açık ve net söylemekle. Yalan söz ve ifadeler üzerine yapılan tanışmalar çabuk yozlaşır ve bozulur. İlişki çabuk sona erer. Doğru dediğimiz kavramlar çok yavaş gider ama yine de yalanı yakalarlar.
    Ruhların anlaştığı birliktelikleri atalarımız, “iki gönül bir olunca samanlık seyran olur” demişlerdir. Burada duygusallığın ağır bastığını görüyoruz. Bu yüzden de sakıncaları başlangıçta pek görülmez. Eğer diğer denklikler yok veya oluşmamış ise, bu tür evlilikler kısa sürer. Biz buna nefis evliliği diyoruz.
    2- Fizyolojik denklik.
    Fizyolojik denklik, psikolojik denkliğe destek veren en önemli etkendir. Fizyolojik uyum içinde olan eşlerin daha iyi anlaştığı, aşağılık veya üstünlük kompleksine (duygusuna) kapılmadıkları görülmüştür. Bu denklikte en önemli etken eşler arasında görülen elektriklenmedir. Eşler (adaylar), birbirlerini bakışlarıyla, dokunuşlarıyla veya değişik şekillerle pozitif elektrik yüklenebiliyorlarsa mesele yoktur. Ama bir de tersi olan negatif elektriklenme varsa o çok tehlikelidir. Negatif elektriklenmeler sevgi değerlerini kemirir durur. Aralarında negatif (olumsuz) elektriklenme olanlara o evliliği gerçekleştirmemelerini tavsiye ederiz. İlişkiler zamanla kemikleşen nefrete dönüşebilir. Eşler arasındaki psikolojik uyum yani ruhların erimesi, fizyolojik uyuma vesiledir. Ruhlar erimeden, bedenler erimez ve anlaşamaz.
    Kadınlar psikolojik ve fizyolojik denklikte daima sevilme ve sevgi değerlerini öne çıkarırlarken, erkekler erotik ve cinsel değerleri öne çıkarırlar. Fizyolojik denklik cinsel istek ve arzuların denklik merkezidir. Ancak psikolojik denklik ve uyum yani ruhların ve huyların uyumu ve birbirine kaynaşması birbirinde erimesi yoksa, fizyolojik denklik çabuk bozulur. Duygusal değerler yıpranır. Eşler huzuru başka yerde aramaya kalkarlar. Bu durumda o ailede tehlike çanları çalıyor demektir. Bir Aile Danışmanından yardım almak gerekir.
    3- Sosyal denklik.
    Aynı ortamda büyüyen, aynı gelenek ve görenekleri paylaşan, kısaca sosyal hayatın değerlerini içinde taşıyan ve yaşayan insanlar arasında sosyal denklik var demektir. Zaten bu denkliğe psikolojik ve fizyolojik denklikler sağlam destek verirler. Eğer sosyal denklik yoksa, aday veya eşler arasında zamanla kıskançlıklar, hor ve hakir görmeler, gündeme gelir. Aileler arasında bu denklik çok önemlidir. İnsanlar birbirlerini bilhassa küçük yerleşim bölgelerinde, sosyal denkliğe göre değerlendirirler. Sosyal denkliği olmayan evliliklerde, psikolojik ve fizyolojik denklikler zamanla zaafa uğramaya başlar. Çünkü bir insanın 12 yaşına kadar yetiştiği sosyal ortam, o insanın kişilik ve şahsiyetinin oluşmasında güçlü bir etkendir.
    Kişilik ve şahsiyetler arasındaki uyuşmazlık evliliğin düşmanıdır.
    Nerden açık bulsam da şu evliliği yıksam diye çırpınır dururlar.
    Şimdi ben sizlere, “ lütfen gözlerinizi kapatıp bana kendinizi anlatır mısınız” desem, aklımıza veya gözümüzün önüne 12 yaşımıza kadar geçirdiğimiz günler gelir. Yani kişiliğimizin ve şahsiyetimizin belirlendiği yaşlar ve ortam.
    KİŞİLİK, bir insanın kendini bilip tanımasıdır. Yani huyudur. Doğuştan getirdiği enerji kaynağıdır. İlahi fıtri özelliğidir. Bunu kimse değiştiremez. Değiştirmeye kalkmak, gizli şirke girer. Bunun belirgin olduğu yaş sınırı 0-6 yaş arasıdır.
    Birde bu kişinin ne isteyip ne istemediğini belirtmeye başladığını gösteren şahsiyetimiz vardır. Şahsiyetin oluştuğu yaş sınırı ortalama olarak 12 yaş ve üzeridir.
    Kısaca, kişilik kişinin kendini bilip tanıması,
    ŞAHSİYET de o kişinin ne isteyip istemediğini ortaya koymasıdır.
    KİŞİLİK, huyların ve mizacın yani fıtraten gelen değerlerin insanda görülen halidir.
    ŞAHSİYET ise, ahlakın yani sosyal değerlerin istek ve arzuların olumlu veya olumsuzluğun insanda görülen halidir.
    Huy yani kişilik değişmez ama, ahlak yani şahsiyet değişebilir.
    Can çıkar ama huy çıkmaz demenin anlamı budur.
    Can bizim istek ve arzularımızı, huy da doğuştan getirdiğimiz fıtri yani ilahi özelliğimizi temsil eder.
    Bir insan 7 sinde ne ise, 70 inde de odur demenin manasıdır budur.
    Yumuşak huylu bir insanın ahlaki değerlerinde değişmeler olabilir. Keza sert mizaçlı bir insanın da ahlaki değerlerinde değişmeler olabilir. Böyle biri alkol almazken alkole başlayabilir veya, alkol alırken alkolü terk edebilir.
    Bu durum sert mizaçlı insanlar için de geçerlidir.
    AHLAK, huyun değişik-değişik kıyafetler giymiş halidir. Hangi kıyafeti giyerse giysin kıyafetler değiştiği halde huy hiç değişmez. Bu gün açıkken kapanan veya kapalıyken açılan insan misali.
    Genelde ahlakımızı, huyumuza göre, yetiştiğimiz sosyal çevreye göre, edindiğimiz bilgilere göre, olumlu veya olumsuz yönde değiştirebiliriz.
    Esas olan bu değişime kalbimizin onay verip vermemesidir.
    Kalbimizin onay verdiği her güzel davranış güzel ahlaktan sayılırken, onaylamadığı şeyler ise çirkin ahlaktan sayılmıştır.
    İşte bu aşamada ya doğru bildiğimiz yanlışlardan kurtuluruz ya da, yanlışlarımızı doğru diye tekrarlamaya devam ederiz.
    Sosyal denkliğe, ancak doğru bildiğimiz yanlışlardan kurtulduğumuz zaman ulaşabiliriz.

    4- Ekonomik denklik.

    Rızkı veren Allah, rızkını temin için tedbirlere yapışan insandır.
    Ekonomik denklikte, hayatımızı devam ettirmek için rızıklarımızın peşinde koşarız, koşmalıyız da. Ancak bir insanın çok çalışması, çok zengin ve varlıklı olacağı anlamına gelmez. Çünkü yaratıcımız, rızkı dilediğine çok, dilediğine az verirken, insana ancak, çalışmasının karşılığı verileceği anlatılıyor. Yani çalışmak bizden, rızkı az veya çok dağıtmak Allah’tandır. Bu temel bilgilerle yüklenen insan, eşinde, zenginlik fakirlik değil, helal veya haram lokma denkliğine dikkat eder.
    Yani ekonomik denklikte inanç ve imani değerlere saygılı olup olmadığına bakmalıdır. Çünkü toplumda hepimiz biliyoruz ki, bugün fakirken yarın zengin olanlar olduğu gibi, bu zengin iken, yarın fakru zaruret içinde olan insanlar çok görülmüştür.
    “Helal haram fark etmez, sen ver Allah’ım, bu kulun yer Allah’ım” diyenlerin sonu herkesçe malumdur. Öyleyse adaylarda öncelikle aranan, zenginlik faktörü değil,
    Helal ve haramdan haberli, güzel ahlak faktörü olmalıdır.
    Hem güzel ahlak sahibi hem de ekonomik durumu yerinde olan denklik,
    en güzel denkliktir.

    5- Kültürel denklik:
    Kültür, gelenek ve göreneklerin maddi veya manevi değerler içinde kullanılmasıdır. Doğu Anadolu’da terlik deyince, boyunda taşınan, sıcaklardan dolayı insan terlediği zaman terini sildiği kocaman bez parçaları akla gelirken, batı bölgelerinde, sıcaklardan dolayı, ayağını rahatlatmak adına ayağına giydiği yazlık ayakkabılardır.
    Buna benzer onlarca yüzlerce örnekler verilebilir. Kıyafet bazında bu böyleyken, hitabet bazında da pek çok farklılıklar vardır. Kimi yörenin insanı bağırarak konuşmayı yaşayarak öğrenmişken, kimi yörenin insanı da yavaş ve sakin konuşmayı öğrenmiştir. Aynı ortamlarda yetişen insanların denkliklerinde uyum ve hoşgörüler varken, farklı veya ayrı ortamlarda yetişen insanların denkliklerinde uyumsuzluk veya hor görüler meydana gelmektedir. Böyle bir denkliğin sağlanması için tarafların çok büyük fedakarlıklara katlanması gerekir. Bir taraf fedakarlık ederken diğer taraf adam sendeci ve umursuz davranırsa denklik yine sağlanmaz. Kültürel denklik yoksa kültürel huzur da olmaz.

    6- İman ve inanç denkliği:
    En olmazsa olmaz denklik budur. Çünkü bu denklik Efendimiz sav.‘in emri ve tavsiyesidir. Efendimiz evleneceklere, öncelikle, dindar olanları ve iman ve inanç denkliğini olanları tercih etmelerini buyuruyor. Biz maalesef toplum olarak dinimizi, tam ve doğru olarak bilmediğimiz, veya bildiğini uygulayanlardan olmadığımız için, sözüm ona doğru bildiğimiz yanlışları, başka milletlerin kültür ve geleneklerini, çağdaşlık adına güncel hayatımıza uygulamaya kalkıyoruz. Bu yüzden de yıkılması veya bozulması kaçınılmaz olan yuvaların kurulmasına, hem anne baba olarak hem devlet ve sistem olarak, yani hem ilke, hem de ülke olarak gerçek değerlerimize, yani manevi değerlerimize sahip çıkarak yuvaların kurulmasını sağlayamıyoruz.
    Bu konuda öncelikle Belediyelerimize büyük görevler düşüyor. İman ve inanç denkliği ile diğer denkliklerin bilinmesinin, anlatılmasının, evlenmeden önce ne kadar önemli olduğu konusunda yeterli hassasiyet gösterilmediği kanaatindeyim.
    Bu konuda bazı halk eğitim merkezlerinde “aile içi sağlıklı ilişki ve iletişim kursları” verdim. Uzun yıllar radyo televizyon programları yaptım. İnsanların doğru bildikleri yanlışlardan kurtulmasına vesile olmaya çalıştım. Biliyor ve inanıyorum ki huzurlu aileden huzurlu toplum doğar. İster maddi ister manevi, ne ile beslenirsek onunla doyarız.
    Aç doyar ama aç gözlü doymazmış.
    Bir insan ya da toplumun manevi açlığını gideremediğimiz zaman, aç gözlü, doyumsuz, inançsız, kanaatkar yerine tamahkar, itaatkar yerine isyankar, azimkar yerine hilekar, fedakar yerine cüretkar, sebatkar yerine sahtekar insanlar yetişmesine sebep oluruz.
    Acıdır ama, toplumun şu andaki yapısı genelde bundan ibarettir.
    Çözüm insandadır. Eğer bizler bir harf bir kelime veya bir cümle ile, insanlara, aile içi sağlıklı ilişkilerin nasıl kurulabileceğini, kurulanların nasıl korunabileceğini,
    İzah, izah, izah, yine izah ile anlatabilirsek ne mutlu.
    Bu amaçla, Evlilikte Aranan, Sağlıklı İlişki ve İletişim Kurma Yolları Merkezini Devreye sokmak istiyoruz. Halkımızın teveccühü (ilgisi) olur mu olmaz mı bilmiyoruz. Tabi bu çok önemli. İnsanların bizi daha iyi tanımaları için, istek ve sorularını rahatça sorabilmeleri için, internete girip sadece Mahir Eyüboğlu demeleri yeterli. E mail ile, veya telefonla ( 0532.261 01 47)’den bana ulaşabilirler.
    İnşaallah hayırlara vesile oluruz.
    Evlenmeden önce gençlerin bilhassa anne ve babaların bu denkliklere azami dikkat etmelerini tavsiye ederim. Biz sadece tedbirleri anlatmaya çalıştık.
    Unutmayalım ki takdiri ilahi ne ise o olur.
    Çünkü her insan çekilecek veya yaşanacak çilesine aşık olurmuş...

    Mahir Eyüboğlu
    Eğitimci-İletişimci Yazar
    (24.8.2010)
    18 Mayıs 2014


  10. 20.Mayıs.2014, 12:32
    5
    mum
    Administrator
    EŞ SEÇİMİNDE NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
    (114-1)

    (Yazarın kendi isteği üzerine bu makale eklenmiştir)

    Ülkemizde, Aile üzerinde araştırma yapan bilim adamları eş seçiminde, insanların hele son yıllarda yeterli araştırma yapmadan ve doğru bilgi edinmeden evlendiklerini ve bu yüzden boşanmaların arttığını, aile içi çatışmaların çoğaldığını belirtmişlerdir.
    Bu nedenle eş seçimini, sadece fizyolojik beğeni ile nefsani istek ve arzuları tatmin etmek adına yapmak, onarılması çok zor hatalara sebep olmaktadır. Bu hatalardan bilhassa kadınlar ve çocuklar ağır yaralar almaktadır. Fizyolojik beğeni ile yapılan evliliklerin çok kısa sürdüğü görülmüştür. Bir ömür boyu mutlu olmak adına kurulan yuvaların birden bire çatırdayıp çöküvermesini önlemek için tedbiri taa baştan almak gerekmektedir.
    Öyleyse eş seçiminde, adaylar arasında denklik ve uyuma azami önemi göstermeliyiz.

    Eş seçiminde, adaylar arasındaki denkliği şu başlıklar altında özetleyebiliriz.

    1- Psikolojik denklik
    2- Fizyolojik denklik
    3- Sosyal denklik
    4- Ekonomik denklik
    5- Kültürel denklik
    6- İnanç denkliği

    1- Psikolojik denklik ;
    Psikolojik denklik deyince aklımıza, ruhların ve huyların anlaşması ve uyumu gelmelidir. Ruhuyla tanışmadığımız bir insanla evlenmemeliyiz. Peki bir insanın ruhuyla nasıl tanışılır? Kendi ruhumuzu iyi tanıtmakla yani, ne isteyip ne istemediğimizi açık ve net söylemekle. Yalan söz ve ifadeler üzerine yapılan tanışmalar çabuk yozlaşır ve bozulur. İlişki çabuk sona erer. Doğru dediğimiz kavramlar çok yavaş gider ama yine de yalanı yakalarlar.
    Ruhların anlaştığı birliktelikleri atalarımız, “iki gönül bir olunca samanlık seyran olur” demişlerdir. Burada duygusallığın ağır bastığını görüyoruz. Bu yüzden de sakıncaları başlangıçta pek görülmez. Eğer diğer denklikler yok veya oluşmamış ise, bu tür evlilikler kısa sürer. Biz buna nefis evliliği diyoruz.
    2- Fizyolojik denklik.
    Fizyolojik denklik, psikolojik denkliğe destek veren en önemli etkendir. Fizyolojik uyum içinde olan eşlerin daha iyi anlaştığı, aşağılık veya üstünlük kompleksine (duygusuna) kapılmadıkları görülmüştür. Bu denklikte en önemli etken eşler arasında görülen elektriklenmedir. Eşler (adaylar), birbirlerini bakışlarıyla, dokunuşlarıyla veya değişik şekillerle pozitif elektrik yüklenebiliyorlarsa mesele yoktur. Ama bir de tersi olan negatif elektriklenme varsa o çok tehlikelidir. Negatif elektriklenmeler sevgi değerlerini kemirir durur. Aralarında negatif (olumsuz) elektriklenme olanlara o evliliği gerçekleştirmemelerini tavsiye ederiz. İlişkiler zamanla kemikleşen nefrete dönüşebilir. Eşler arasındaki psikolojik uyum yani ruhların erimesi, fizyolojik uyuma vesiledir. Ruhlar erimeden, bedenler erimez ve anlaşamaz.
    Kadınlar psikolojik ve fizyolojik denklikte daima sevilme ve sevgi değerlerini öne çıkarırlarken, erkekler erotik ve cinsel değerleri öne çıkarırlar. Fizyolojik denklik cinsel istek ve arzuların denklik merkezidir. Ancak psikolojik denklik ve uyum yani ruhların ve huyların uyumu ve birbirine kaynaşması birbirinde erimesi yoksa, fizyolojik denklik çabuk bozulur. Duygusal değerler yıpranır. Eşler huzuru başka yerde aramaya kalkarlar. Bu durumda o ailede tehlike çanları çalıyor demektir. Bir Aile Danışmanından yardım almak gerekir.
    3- Sosyal denklik.
    Aynı ortamda büyüyen, aynı gelenek ve görenekleri paylaşan, kısaca sosyal hayatın değerlerini içinde taşıyan ve yaşayan insanlar arasında sosyal denklik var demektir. Zaten bu denkliğe psikolojik ve fizyolojik denklikler sağlam destek verirler. Eğer sosyal denklik yoksa, aday veya eşler arasında zamanla kıskançlıklar, hor ve hakir görmeler, gündeme gelir. Aileler arasında bu denklik çok önemlidir. İnsanlar birbirlerini bilhassa küçük yerleşim bölgelerinde, sosyal denkliğe göre değerlendirirler. Sosyal denkliği olmayan evliliklerde, psikolojik ve fizyolojik denklikler zamanla zaafa uğramaya başlar. Çünkü bir insanın 12 yaşına kadar yetiştiği sosyal ortam, o insanın kişilik ve şahsiyetinin oluşmasında güçlü bir etkendir.
    Kişilik ve şahsiyetler arasındaki uyuşmazlık evliliğin düşmanıdır.
    Nerden açık bulsam da şu evliliği yıksam diye çırpınır dururlar.
    Şimdi ben sizlere, “ lütfen gözlerinizi kapatıp bana kendinizi anlatır mısınız” desem, aklımıza veya gözümüzün önüne 12 yaşımıza kadar geçirdiğimiz günler gelir. Yani kişiliğimizin ve şahsiyetimizin belirlendiği yaşlar ve ortam.
    KİŞİLİK, bir insanın kendini bilip tanımasıdır. Yani huyudur. Doğuştan getirdiği enerji kaynağıdır. İlahi fıtri özelliğidir. Bunu kimse değiştiremez. Değiştirmeye kalkmak, gizli şirke girer. Bunun belirgin olduğu yaş sınırı 0-6 yaş arasıdır.
    Birde bu kişinin ne isteyip ne istemediğini belirtmeye başladığını gösteren şahsiyetimiz vardır. Şahsiyetin oluştuğu yaş sınırı ortalama olarak 12 yaş ve üzeridir.
    Kısaca, kişilik kişinin kendini bilip tanıması,
    ŞAHSİYET de o kişinin ne isteyip istemediğini ortaya koymasıdır.
    KİŞİLİK, huyların ve mizacın yani fıtraten gelen değerlerin insanda görülen halidir.
    ŞAHSİYET ise, ahlakın yani sosyal değerlerin istek ve arzuların olumlu veya olumsuzluğun insanda görülen halidir.
    Huy yani kişilik değişmez ama, ahlak yani şahsiyet değişebilir.
    Can çıkar ama huy çıkmaz demenin anlamı budur.
    Can bizim istek ve arzularımızı, huy da doğuştan getirdiğimiz fıtri yani ilahi özelliğimizi temsil eder.
    Bir insan 7 sinde ne ise, 70 inde de odur demenin manasıdır budur.
    Yumuşak huylu bir insanın ahlaki değerlerinde değişmeler olabilir. Keza sert mizaçlı bir insanın da ahlaki değerlerinde değişmeler olabilir. Böyle biri alkol almazken alkole başlayabilir veya, alkol alırken alkolü terk edebilir.
    Bu durum sert mizaçlı insanlar için de geçerlidir.
    AHLAK, huyun değişik-değişik kıyafetler giymiş halidir. Hangi kıyafeti giyerse giysin kıyafetler değiştiği halde huy hiç değişmez. Bu gün açıkken kapanan veya kapalıyken açılan insan misali.
    Genelde ahlakımızı, huyumuza göre, yetiştiğimiz sosyal çevreye göre, edindiğimiz bilgilere göre, olumlu veya olumsuz yönde değiştirebiliriz.
    Esas olan bu değişime kalbimizin onay verip vermemesidir.
    Kalbimizin onay verdiği her güzel davranış güzel ahlaktan sayılırken, onaylamadığı şeyler ise çirkin ahlaktan sayılmıştır.
    İşte bu aşamada ya doğru bildiğimiz yanlışlardan kurtuluruz ya da, yanlışlarımızı doğru diye tekrarlamaya devam ederiz.
    Sosyal denkliğe, ancak doğru bildiğimiz yanlışlardan kurtulduğumuz zaman ulaşabiliriz.

    4- Ekonomik denklik.

    Rızkı veren Allah, rızkını temin için tedbirlere yapışan insandır.
    Ekonomik denklikte, hayatımızı devam ettirmek için rızıklarımızın peşinde koşarız, koşmalıyız da. Ancak bir insanın çok çalışması, çok zengin ve varlıklı olacağı anlamına gelmez. Çünkü yaratıcımız, rızkı dilediğine çok, dilediğine az verirken, insana ancak, çalışmasının karşılığı verileceği anlatılıyor. Yani çalışmak bizden, rızkı az veya çok dağıtmak Allah’tandır. Bu temel bilgilerle yüklenen insan, eşinde, zenginlik fakirlik değil, helal veya haram lokma denkliğine dikkat eder.
    Yani ekonomik denklikte inanç ve imani değerlere saygılı olup olmadığına bakmalıdır. Çünkü toplumda hepimiz biliyoruz ki, bugün fakirken yarın zengin olanlar olduğu gibi, bu zengin iken, yarın fakru zaruret içinde olan insanlar çok görülmüştür.
    “Helal haram fark etmez, sen ver Allah’ım, bu kulun yer Allah’ım” diyenlerin sonu herkesçe malumdur. Öyleyse adaylarda öncelikle aranan, zenginlik faktörü değil,
    Helal ve haramdan haberli, güzel ahlak faktörü olmalıdır.
    Hem güzel ahlak sahibi hem de ekonomik durumu yerinde olan denklik,
    en güzel denkliktir.

    5- Kültürel denklik:
    Kültür, gelenek ve göreneklerin maddi veya manevi değerler içinde kullanılmasıdır. Doğu Anadolu’da terlik deyince, boyunda taşınan, sıcaklardan dolayı insan terlediği zaman terini sildiği kocaman bez parçaları akla gelirken, batı bölgelerinde, sıcaklardan dolayı, ayağını rahatlatmak adına ayağına giydiği yazlık ayakkabılardır.
    Buna benzer onlarca yüzlerce örnekler verilebilir. Kıyafet bazında bu böyleyken, hitabet bazında da pek çok farklılıklar vardır. Kimi yörenin insanı bağırarak konuşmayı yaşayarak öğrenmişken, kimi yörenin insanı da yavaş ve sakin konuşmayı öğrenmiştir. Aynı ortamlarda yetişen insanların denkliklerinde uyum ve hoşgörüler varken, farklı veya ayrı ortamlarda yetişen insanların denkliklerinde uyumsuzluk veya hor görüler meydana gelmektedir. Böyle bir denkliğin sağlanması için tarafların çok büyük fedakarlıklara katlanması gerekir. Bir taraf fedakarlık ederken diğer taraf adam sendeci ve umursuz davranırsa denklik yine sağlanmaz. Kültürel denklik yoksa kültürel huzur da olmaz.

    6- İman ve inanç denkliği:
    En olmazsa olmaz denklik budur. Çünkü bu denklik Efendimiz sav.‘in emri ve tavsiyesidir. Efendimiz evleneceklere, öncelikle, dindar olanları ve iman ve inanç denkliğini olanları tercih etmelerini buyuruyor. Biz maalesef toplum olarak dinimizi, tam ve doğru olarak bilmediğimiz, veya bildiğini uygulayanlardan olmadığımız için, sözüm ona doğru bildiğimiz yanlışları, başka milletlerin kültür ve geleneklerini, çağdaşlık adına güncel hayatımıza uygulamaya kalkıyoruz. Bu yüzden de yıkılması veya bozulması kaçınılmaz olan yuvaların kurulmasına, hem anne baba olarak hem devlet ve sistem olarak, yani hem ilke, hem de ülke olarak gerçek değerlerimize, yani manevi değerlerimize sahip çıkarak yuvaların kurulmasını sağlayamıyoruz.
    Bu konuda öncelikle Belediyelerimize büyük görevler düşüyor. İman ve inanç denkliği ile diğer denkliklerin bilinmesinin, anlatılmasının, evlenmeden önce ne kadar önemli olduğu konusunda yeterli hassasiyet gösterilmediği kanaatindeyim.
    Bu konuda bazı halk eğitim merkezlerinde “aile içi sağlıklı ilişki ve iletişim kursları” verdim. Uzun yıllar radyo televizyon programları yaptım. İnsanların doğru bildikleri yanlışlardan kurtulmasına vesile olmaya çalıştım. Biliyor ve inanıyorum ki huzurlu aileden huzurlu toplum doğar. İster maddi ister manevi, ne ile beslenirsek onunla doyarız.
    Aç doyar ama aç gözlü doymazmış.
    Bir insan ya da toplumun manevi açlığını gideremediğimiz zaman, aç gözlü, doyumsuz, inançsız, kanaatkar yerine tamahkar, itaatkar yerine isyankar, azimkar yerine hilekar, fedakar yerine cüretkar, sebatkar yerine sahtekar insanlar yetişmesine sebep oluruz.
    Acıdır ama, toplumun şu andaki yapısı genelde bundan ibarettir.
    Çözüm insandadır. Eğer bizler bir harf bir kelime veya bir cümle ile, insanlara, aile içi sağlıklı ilişkilerin nasıl kurulabileceğini, kurulanların nasıl korunabileceğini,
    İzah, izah, izah, yine izah ile anlatabilirsek ne mutlu.
    Bu amaçla, Evlilikte Aranan, Sağlıklı İlişki ve İletişim Kurma Yolları Merkezini Devreye sokmak istiyoruz. Halkımızın teveccühü (ilgisi) olur mu olmaz mı bilmiyoruz. Tabi bu çok önemli. İnsanların bizi daha iyi tanımaları için, istek ve sorularını rahatça sorabilmeleri için, internete girip sadece Mahir Eyüboğlu demeleri yeterli. E mail ile, veya telefonla ( 0532.261 01 47)’den bana ulaşabilirler.
    İnşaallah hayırlara vesile oluruz.
    Evlenmeden önce gençlerin bilhassa anne ve babaların bu denkliklere azami dikkat etmelerini tavsiye ederim. Biz sadece tedbirleri anlatmaya çalıştık.
    Unutmayalım ki takdiri ilahi ne ise o olur.
    Çünkü her insan çekilecek veya yaşanacak çilesine aşık olurmuş...

    Mahir Eyüboğlu
    Eğitimci-İletişimci Yazar
    (24.8.2010)
    18 Mayıs 2014





+ Yorum Gönder