Konusunu Oylayın.: Din Görevlisi Olmak

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Din Görevlisi Olmak
  1. 21.Mayıs.2010, 06:14
    1
    Misafir

    Din Görevlisi Olmak






    Din Görevlisi Olmak Mumsema DİN GÖREVLİSİ OLMAK
    Esasen her Müslüman dininin görevlisidir. Görevlerin en büyüğü de her müslümanın dinini öğrenmesidir. Günlük, haftalık, aylık ve yıllık olarak ibadet edebilmek bu görevin güzel ve doğru bir şekilde yerine getirilmesine bağlıdır. Bu görevin yani itikat, ibadet, ahlak v.s. ilmihal bilgilerinin öğrenilmesi her Müslüman için farz-ı ayn’dır. Nasıl yemek, içmek, giymek, uyumak v.s. bedenin ihtiyacı ise ruhun da temel ihtiyaçları vardır. Ruhun en önemli ihtiyaçlarından biri, inanarak iyi işler yapabilmesidir. Bu ihtiyacını gideremeyen ruh gıdasız kalacak ve hastalıklara tutulacaktır. Ruhun gıdasını alması ve hastalanmaması için Müslümanlar beşikten mezara kadar doğru bilgi öğrenmeyi kendilerine vazife kabul edeceklerdir. Öğrenme bir iletişim işidir. Öğrenen ve öğreten, öğrenci ve öğretmen olmalıdır. Bu iletişim olayı sayesinde doğru bilgiye ulaşmak her Müslümanı ilgilendirmektedir. Her Müslüman, vazifesi olan yaratıcıya kulluğunu ifa edebilmesi için kulluk edebilme bilgisini öğrenmek zorundadır. Bu iletişimde, öğretme işi herkesin görevi değil, ehil ve yeterliliği olan kişilerin görevidir. Yeterliliği olmayan kişilerin öğretim işini yapması, kasabın doktorun, cahilin hoca veya bilginin işini yapması gibidir. Hiçbir kasabın yarım doktor etmeyeceği gibi hiçbir cahil de yarım âlim etmez. Bütün cahillerin toplamı bir bilgin etmeyeceği gibi bütün kasapların toplamı da bir doktor etmez. Tabiî ki bu görev yapabilme ehliyet ve yeterliliği açısından böyledir. İslam dini din adamı yetiştirmez ve böyle bir sınıfı da kabul etmez. Din adamlığı tabiri bazı dinlerde özel yaşam şeklini ifade etmek için kullanılmaktadır. Halkımızın diline bu kullanımlardan geçmiştir. Müslüman diğer dinlerdeki manada din adamı olamaz. Müslüman dindar olabilir, dindar ve din görevlisi olabilir, ya da dindar, din görevlisi ve din bilgini olabilir. Bu açıdan bakıldığında dindar olmak, her Müslümanın görevidir. Fakat din görevlisi ve din bilgini olmak, bazı Müslümanların görevidir. Bu görev ilahi bir görevdir ve kulluktan sonra gelir. Bizler kendisine salât ve selam verdiğimiz Hazret-i Muhammed’in (önce) Allah’ın kulu olduğuna ve (sonra) Allah’ın rasülü olduğuna şahitlik etmekteyiz. İyi bir kul olmayan elçi olamaz. Kulluk yani dindar olmak her Müslümanın görevidir. İdarecilik, Müftülük, Vaizlik, İmamlık, Hatiplik, Müezzinlik, Öğreticilik v.s. görevler özel yeterlilik isteyen, ehliyet ve liyakat isteyen görevlerdir. Bu görevler kişiyi kulluk vazifesinden uzaklaştıramaz. Bu manada Müslüman din adamı olamaz. Allah’ın buyruklarından ve peygamberin sünnetinden muaf değildir. Müslüman, Alü İmran suresinin 104. ayeti gereği kulluk yapmaya ek olarak din görevliliğini üstlenecektir. ‘Aranızdan iyiliğe çağıran, doğruya çağırıp kötülükten alıkoyan, önde giden bir topluluk bulunsun! İşte onlardır felahı bulacaklar!’ (Elmalılı Hamdi Yazır Meali). Hayye ale’l-felah diye her gün felah’a, cehennemden kurtuluşa ve cennete girişe çağıran din görevlisidir felah bulacak olan, kulluk yanında yukarıdaki ayetle verilen görevleri yerine getirenlerdir felah bulacak olanlar. Hayye ale’l-felah’a kulaklarını ve gönüllerini açanlardır felah bulacak olanlar. Bu vesile ile bu kutsal görevi üstlenen bütün meslektaşlarımı selamlıyor kötülerden ve kötülüklerden yüce Allah’ın hepimizi korumasını diliyorum.

    Faruk ANA – Ordu İl Vaizi


  2. 21.Mayıs.2010, 06:14
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    DİN GÖREVLİSİ OLMAK
    Esasen her Müslüman dininin görevlisidir. Görevlerin en büyüğü de her müslümanın dinini öğrenmesidir. Günlük, haftalık, aylık ve yıllık olarak ibadet edebilmek bu görevin güzel ve doğru bir şekilde yerine getirilmesine bağlıdır. Bu görevin yani itikat, ibadet, ahlak v.s. ilmihal bilgilerinin öğrenilmesi her Müslüman için farz-ı ayn’dır. Nasıl yemek, içmek, giymek, uyumak v.s. bedenin ihtiyacı ise ruhun da temel ihtiyaçları vardır. Ruhun en önemli ihtiyaçlarından biri, inanarak iyi işler yapabilmesidir. Bu ihtiyacını gideremeyen ruh gıdasız kalacak ve hastalıklara tutulacaktır. Ruhun gıdasını alması ve hastalanmaması için Müslümanlar beşikten mezara kadar doğru bilgi öğrenmeyi kendilerine vazife kabul edeceklerdir. Öğrenme bir iletişim işidir. Öğrenen ve öğreten, öğrenci ve öğretmen olmalıdır. Bu iletişim olayı sayesinde doğru bilgiye ulaşmak her Müslümanı ilgilendirmektedir. Her Müslüman, vazifesi olan yaratıcıya kulluğunu ifa edebilmesi için kulluk edebilme bilgisini öğrenmek zorundadır. Bu iletişimde, öğretme işi herkesin görevi değil, ehil ve yeterliliği olan kişilerin görevidir. Yeterliliği olmayan kişilerin öğretim işini yapması, kasabın doktorun, cahilin hoca veya bilginin işini yapması gibidir. Hiçbir kasabın yarım doktor etmeyeceği gibi hiçbir cahil de yarım âlim etmez. Bütün cahillerin toplamı bir bilgin etmeyeceği gibi bütün kasapların toplamı da bir doktor etmez. Tabiî ki bu görev yapabilme ehliyet ve yeterliliği açısından böyledir. İslam dini din adamı yetiştirmez ve böyle bir sınıfı da kabul etmez. Din adamlığı tabiri bazı dinlerde özel yaşam şeklini ifade etmek için kullanılmaktadır. Halkımızın diline bu kullanımlardan geçmiştir. Müslüman diğer dinlerdeki manada din adamı olamaz. Müslüman dindar olabilir, dindar ve din görevlisi olabilir, ya da dindar, din görevlisi ve din bilgini olabilir. Bu açıdan bakıldığında dindar olmak, her Müslümanın görevidir. Fakat din görevlisi ve din bilgini olmak, bazı Müslümanların görevidir. Bu görev ilahi bir görevdir ve kulluktan sonra gelir. Bizler kendisine salât ve selam verdiğimiz Hazret-i Muhammed’in (önce) Allah’ın kulu olduğuna ve (sonra) Allah’ın rasülü olduğuna şahitlik etmekteyiz. İyi bir kul olmayan elçi olamaz. Kulluk yani dindar olmak her Müslümanın görevidir. İdarecilik, Müftülük, Vaizlik, İmamlık, Hatiplik, Müezzinlik, Öğreticilik v.s. görevler özel yeterlilik isteyen, ehliyet ve liyakat isteyen görevlerdir. Bu görevler kişiyi kulluk vazifesinden uzaklaştıramaz. Bu manada Müslüman din adamı olamaz. Allah’ın buyruklarından ve peygamberin sünnetinden muaf değildir. Müslüman, Alü İmran suresinin 104. ayeti gereği kulluk yapmaya ek olarak din görevliliğini üstlenecektir. ‘Aranızdan iyiliğe çağıran, doğruya çağırıp kötülükten alıkoyan, önde giden bir topluluk bulunsun! İşte onlardır felahı bulacaklar!’ (Elmalılı Hamdi Yazır Meali). Hayye ale’l-felah diye her gün felah’a, cehennemden kurtuluşa ve cennete girişe çağıran din görevlisidir felah bulacak olan, kulluk yanında yukarıdaki ayetle verilen görevleri yerine getirenlerdir felah bulacak olanlar. Hayye ale’l-felah’a kulaklarını ve gönüllerini açanlardır felah bulacak olanlar. Bu vesile ile bu kutsal görevi üstlenen bütün meslektaşlarımı selamlıyor kötülerden ve kötülüklerden yüce Allah’ın hepimizi korumasını diliyorum.

    Faruk ANA – Ordu İl Vaizi


    Benzer Konular

    - Din Görevlisi Nasıl Olunur ?

    - Hac'ta Din Görevlisi

    - Diyanet Görevlisi, Sağlık görevlisi, Öğretmen Berber veya kasap olarak hacca gitmek Caizmi?

    - Yılın Din Görevlisi Kim Seçilecek?

    - Hac görevlisi başvuru tarihleri

  3. 10.Kasım.2013, 18:12
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Din Görevlisi Olmak




    DİN GÖREVLİSİ OLMAK İle ilgili konu için teşekkür ederim.
    Tavsiyeleriniz için Allah razı olsun.



  4. 10.Kasım.2013, 18:12
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    DİN GÖREVLİSİ OLMAK İle ilgili konu için teşekkür ederim.
    Tavsiyeleriniz için Allah razı olsun.






+ Yorum Gönder