Konusunu Oylayın.: Çocuk Terbiyesi ve Kişilik Oluşumu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Çocuk Terbiyesi ve Kişilik Oluşumu
  1. 16.Mayıs.2010, 17:36
    1
    Misafir

    Çocuk Terbiyesi ve Kişilik Oluşumu






    Çocuk Terbiyesi ve Kişilik Oluşumu Mumsema Çocuk Terbiyesi ve Kişilik Oluşumu


  2. 16.Mayıs.2010, 17:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 09.Kasım.2013, 09:20
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Çocuk Terbiyesi ve Kişilik Oluşumu




    Çocuk Terbiyesi ve Kişilik Oluşumu


    Günümüz pedagojisi çocuk eğitiminin anne karnında başladığını söyler. Bundan dolayı annenin hamilelik döneminde yedikleri ve içtikleri, bulunduğu ortam ortam, aldığı nefes, kullandığı ilaçlar, ayrıca bu dönemde yaşamında meydana gelen acı- tatlı olaylar karnındaki yavrunun kişiliğini ve terbiyesini şekillendiriyor.


    Kişilik, insanı doğuştan getirmiş olduğu mizaç özellikleriyle, sonradan çevresi yoluyla edindiği karakterin birleşmesiyle meydana gelen bütünlüğe; terbiye ise çocuğu belli bir eğitim ile yetiştirmeye denir. Anne – babaya emanet olan çocuk her şeye rağmen kişiliğin ilk oluşumunu bu kutsal varlıklardan alır. Onun tertemiz ve saf olan kalbi her türlü art niyetten uzaktır.Saflığı, duruluğu ve melekliği iç yapısında barındıran çocuk işlenmemiş bir mermer gibidir. Kimin elinde ise onun istediği şekle sokulur. Tertemiz bir toprak gibi olup hangi tohum atılırsa en iyi şekilde büyür. Bu toprağa iyilik ve güzellik eken sonuçta onu biçer.


    Çocuğun içinde bulunduğu ortam onun karakterinin oluşmasını sağlar. Şayet çocuğun iyi bir insan olması isteniyorsa, kendisine örnek olacak insanların çok iyi birer temsilci olmaları gerekir. Ve çocuğa daha küçük yaştan itibaren iyi telkinde bulunmaları icab eder. Gerek sözle, gerekse de davranışlarla… Çocuğu güzel terbiye etmek ilk önce ebeveynin tutumuna bağlıdır. Bu da ilk aylar ve ilk yaşlarda olmalıdır. Sonraya bırakmak geç olabilir.


    Çocuk daha ilk yıllardan itibaren çok iyi öğrenmeye başlar. Bu öğrenme daha ziyade taklitten ibarettir. Fakat çocuk gördüğü ve algıladığı şeyleri kolay kolay unutmaz. Öğrendikleri tıpkı taşın üzerine kazılan yazı gibidir.Çocuğun temiz fıtratlı, şahsiyetli ve terbiyeli olmasını isteyen anne babalar, önce ona temiz ve güzel bir ortam hazırlamalı. Tohumun iyisi, güzel ve bakımlı toprakta meyveye dönüşür. Anne-babalar çocuğun terbiyesine ve bakımına hazır olmadan beşiği, odayı hazırlamamalı. Anne-baba çocuğu nasıl güzel yetiştiririm derdini duymadan çocuk sahibi olmamalı.


    Anne baba şunu bilmeli; insandaki güzel ve çirkin duyguların geneli çocukluk döneminde başlar. Utanma, hırs gösterme, saldırganlık, sevecenlik, güzel ahlak sahibi olma, bencillik v.s duygular bu dönemde mayalanmaya başlar çocukta. Bu ve benzeri duyguların güzel bir terbiyeye tabi tutulması çocukta sağlam bir kişiliğin kazanılmasını, ayrıca kuvvetli bir zekanın ve muhakemenin oluşmasını sağlar. Çocuk ilk hırsı yemeğe ve kardeşe gösterir. Bu sebepten çocuğa yeme içme adabı ilk verilecek terbiyelerden olmalı.


    Ebeveyn çocuğun cinsiyetine göre hitap etmeli, elbiseyi alırken cinsiyeti göz önünde bulundurmalı, alınacak oyuncaklar da bu yönde alınmalı. Çocuk ilk yetişme çağında şayet ihmal edilirse ahlakı bozulur, bir sürü kötü huylar ortaya çıkar ki, bu da ileride telafisi mümkün olmayan sıkıntılar meydana getirir.Çocuk okul çağına gelmeden ebeveyn onun eğitimiyle ilgilenmeli. Sözden çok anlamayacağından yaşanmış hikayeler ve iyi insanların hayatı örnek olarak kavratılmalı. Çocuğun güzel ahlak ile ilgili güzel bir davranışı görüldüğü zaman çocuk sevineceği bir şekilde ödüllendirilmeli. Unutulmamalı ki ödül ve mükafat çocuğu güzel davranış sergilemeye teşvik eder. Yalnız ödülün dengeli ve yerinde verilmesi önem arz eder.


    Anne-baba çocuklarının gizli kusurlarını araştırırsa kusurlu bir evlat sahibi olur. Şu akıldan çıkarılmamalı; ebeveyn çocuğunun on kusurlu hareketinden dokuzunu görmezlikten gelmeli. Kusurlu davranışlar çocuğun yüzüne vurulursa zamanla çocuk çivi tutmayan bir tahtaya dönüşür. Ve yüzsüzleşir, yaptığı kötü davranışların da normal olduğuna inanır, kişiliği bu yönde gelişir. Yaptığı kusurlu davranışlar çocuğun başına kakılmadan güzel bir lisanla kendisine anlatılmalı. Şayet anne baba bu tür sorunlarla başa çıkamıyorsa yardım almalıdır.


    Çocuğu sık sık aşağılama, kınama ve ayıplamadan uzak durmak gerekir. Bu tür olumsuz komutları bilinç altına toplayarak büyüyen çocuk zamanla bu tür kusurlu davranışların kendinde olduğunu varsaymaya başlayacak ve bu doğrultuda şahsiyet geliştirecektir. Belli bir süreden sonra da hem annesinin hem de babasının ikazlarını kulak ardı edecektir. Onun için ebeveyn bu tür olumsuz davranışlardan uzak durmalı, kendini yapmaya mecbur hissederse de binde bir yapmalıdır, bu yaklaşım kanaatimce daha etkili olur.
    Çocuk daha ziyade zevk aldığı şeylerle meşgul olmak ister. Ebeveyn ve öğretmenler çocuk eğitiminde oyuna sıkça yer vermeliler. Mutlaka hareketli ve faydalı oyunlarla çocuğu meşgul etmeli. Günün belirli saatlerinde çocuğa lazım olan hareketler (beden eğitimi) yaptırılmalı. Aksi halde çocukta durgunluk ve tembellik meydana gelir.


    Derslerden sonra mümkün olduğunca belirli bir süre oyun oynamasına izin verilmelidir. Çocuk oyun ile okul yorgunluğunu gidermiş olur. Sadece okul ve dersler çocuğu hem sıkar hem de zekasını geriletir. Her şey dengeli olmalıdır. Çocuk saf ve temiz bir şekilde dünya ya gelir; fakat onu annesi ve babası şekle sokar.


  4. 09.Kasım.2013, 09:20
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Çocuk Terbiyesi ve Kişilik Oluşumu


    Günümüz pedagojisi çocuk eğitiminin anne karnında başladığını söyler. Bundan dolayı annenin hamilelik döneminde yedikleri ve içtikleri, bulunduğu ortam ortam, aldığı nefes, kullandığı ilaçlar, ayrıca bu dönemde yaşamında meydana gelen acı- tatlı olaylar karnındaki yavrunun kişiliğini ve terbiyesini şekillendiriyor.


    Kişilik, insanı doğuştan getirmiş olduğu mizaç özellikleriyle, sonradan çevresi yoluyla edindiği karakterin birleşmesiyle meydana gelen bütünlüğe; terbiye ise çocuğu belli bir eğitim ile yetiştirmeye denir. Anne – babaya emanet olan çocuk her şeye rağmen kişiliğin ilk oluşumunu bu kutsal varlıklardan alır. Onun tertemiz ve saf olan kalbi her türlü art niyetten uzaktır.Saflığı, duruluğu ve melekliği iç yapısında barındıran çocuk işlenmemiş bir mermer gibidir. Kimin elinde ise onun istediği şekle sokulur. Tertemiz bir toprak gibi olup hangi tohum atılırsa en iyi şekilde büyür. Bu toprağa iyilik ve güzellik eken sonuçta onu biçer.


    Çocuğun içinde bulunduğu ortam onun karakterinin oluşmasını sağlar. Şayet çocuğun iyi bir insan olması isteniyorsa, kendisine örnek olacak insanların çok iyi birer temsilci olmaları gerekir. Ve çocuğa daha küçük yaştan itibaren iyi telkinde bulunmaları icab eder. Gerek sözle, gerekse de davranışlarla… Çocuğu güzel terbiye etmek ilk önce ebeveynin tutumuna bağlıdır. Bu da ilk aylar ve ilk yaşlarda olmalıdır. Sonraya bırakmak geç olabilir.


    Çocuk daha ilk yıllardan itibaren çok iyi öğrenmeye başlar. Bu öğrenme daha ziyade taklitten ibarettir. Fakat çocuk gördüğü ve algıladığı şeyleri kolay kolay unutmaz. Öğrendikleri tıpkı taşın üzerine kazılan yazı gibidir.Çocuğun temiz fıtratlı, şahsiyetli ve terbiyeli olmasını isteyen anne babalar, önce ona temiz ve güzel bir ortam hazırlamalı. Tohumun iyisi, güzel ve bakımlı toprakta meyveye dönüşür. Anne-babalar çocuğun terbiyesine ve bakımına hazır olmadan beşiği, odayı hazırlamamalı. Anne-baba çocuğu nasıl güzel yetiştiririm derdini duymadan çocuk sahibi olmamalı.


    Anne baba şunu bilmeli; insandaki güzel ve çirkin duyguların geneli çocukluk döneminde başlar. Utanma, hırs gösterme, saldırganlık, sevecenlik, güzel ahlak sahibi olma, bencillik v.s duygular bu dönemde mayalanmaya başlar çocukta. Bu ve benzeri duyguların güzel bir terbiyeye tabi tutulması çocukta sağlam bir kişiliğin kazanılmasını, ayrıca kuvvetli bir zekanın ve muhakemenin oluşmasını sağlar. Çocuk ilk hırsı yemeğe ve kardeşe gösterir. Bu sebepten çocuğa yeme içme adabı ilk verilecek terbiyelerden olmalı.


    Ebeveyn çocuğun cinsiyetine göre hitap etmeli, elbiseyi alırken cinsiyeti göz önünde bulundurmalı, alınacak oyuncaklar da bu yönde alınmalı. Çocuk ilk yetişme çağında şayet ihmal edilirse ahlakı bozulur, bir sürü kötü huylar ortaya çıkar ki, bu da ileride telafisi mümkün olmayan sıkıntılar meydana getirir.Çocuk okul çağına gelmeden ebeveyn onun eğitimiyle ilgilenmeli. Sözden çok anlamayacağından yaşanmış hikayeler ve iyi insanların hayatı örnek olarak kavratılmalı. Çocuğun güzel ahlak ile ilgili güzel bir davranışı görüldüğü zaman çocuk sevineceği bir şekilde ödüllendirilmeli. Unutulmamalı ki ödül ve mükafat çocuğu güzel davranış sergilemeye teşvik eder. Yalnız ödülün dengeli ve yerinde verilmesi önem arz eder.


    Anne-baba çocuklarının gizli kusurlarını araştırırsa kusurlu bir evlat sahibi olur. Şu akıldan çıkarılmamalı; ebeveyn çocuğunun on kusurlu hareketinden dokuzunu görmezlikten gelmeli. Kusurlu davranışlar çocuğun yüzüne vurulursa zamanla çocuk çivi tutmayan bir tahtaya dönüşür. Ve yüzsüzleşir, yaptığı kötü davranışların da normal olduğuna inanır, kişiliği bu yönde gelişir. Yaptığı kusurlu davranışlar çocuğun başına kakılmadan güzel bir lisanla kendisine anlatılmalı. Şayet anne baba bu tür sorunlarla başa çıkamıyorsa yardım almalıdır.


    Çocuğu sık sık aşağılama, kınama ve ayıplamadan uzak durmak gerekir. Bu tür olumsuz komutları bilinç altına toplayarak büyüyen çocuk zamanla bu tür kusurlu davranışların kendinde olduğunu varsaymaya başlayacak ve bu doğrultuda şahsiyet geliştirecektir. Belli bir süreden sonra da hem annesinin hem de babasının ikazlarını kulak ardı edecektir. Onun için ebeveyn bu tür olumsuz davranışlardan uzak durmalı, kendini yapmaya mecbur hissederse de binde bir yapmalıdır, bu yaklaşım kanaatimce daha etkili olur.
    Çocuk daha ziyade zevk aldığı şeylerle meşgul olmak ister. Ebeveyn ve öğretmenler çocuk eğitiminde oyuna sıkça yer vermeliler. Mutlaka hareketli ve faydalı oyunlarla çocuğu meşgul etmeli. Günün belirli saatlerinde çocuğa lazım olan hareketler (beden eğitimi) yaptırılmalı. Aksi halde çocukta durgunluk ve tembellik meydana gelir.


    Derslerden sonra mümkün olduğunca belirli bir süre oyun oynamasına izin verilmelidir. Çocuk oyun ile okul yorgunluğunu gidermiş olur. Sadece okul ve dersler çocuğu hem sıkar hem de zekasını geriletir. Her şey dengeli olmalıdır. Çocuk saf ve temiz bir şekilde dünya ya gelir; fakat onu annesi ve babası şekle sokar.





+ Yorum Gönder