Konusunu Oylayın.: Gece Kur'an Okumanın önemi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Gece Kur'an Okumanın önemi
  1. 13.Mayıs.2010, 15:54
    1
    Misafir

    Gece Kur'an Okumanın önemi

  2. 09.Kasım.2013, 09:35
    2
    Ebu Ducane
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2008
    Üye No: 8931
    Mesaj Sayısı: 823
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Gece Kur'an Okumanın önemi




    Gece Kur'an Okumanın Fazileti ve Önemi

    Âyet ve hadiste üzerinde bu kadar hassasiyetle durulan Kur ân okuma işi, tarih boyunca Müslümanlar tarafından önemle yerine getirilmiş ve faziletine binaen Kur ân, daha çok da geceleri okunmuştur. Gece okuma konusunda Cenab-ı Hak, "Geceleyin onunla (Kur ân) teheccüd kılmak için kalk" (İsra, 17/79) buyurmaktadır. Bu âyeti Nahcivanî (920/1514) şöyle açıklar: "Gecenin derinliklerinde, kalbin bütün meşgale ve eğlencelerden uzak kaldığı anlarda kişinin okuduğu Kur ân, nefse ağır ve vücuda yorucu gelse bile, daha etkili olur ve kalbe yerleşir." (Fevatih, 2/455)

    Meşhur müfessir Hazin (725/1324) ise, "Gecenin yarısında kalk (namaz kıl), yahut bundan biraz eksilt. Veya bunu artır ve ağır ağır Kur ân oku." (Müzzemmil, 73/3-4) âyetinin tefsirinde şöyle der: "Allah gece namazını emredince, peşinde Kur ân okumayı zikretti. Efendimize, okuyacağı Kur ân'ı yavaş yavaş okumasını emretti ki, kalbi tam bir huzura kavuşsun, âyetlerin mânâlarını düşünsün, istiğfar âyetlerini okuduğunda istiğfarda bulunsun, va d ve vaîd âyetlerini okuduğunda korku ve ümit meydana gelsin, kıssa ve darb-ı meselleri okuduğunda ibretler alsın, böylece kalbi Allah'ın marifetiyle nurlansın." (Lübâbü't-Te'vil, 4/165)

    Yukarıda da temas ettiğimiz gibi, İsra 73. âyetindeki zamirin Kur ân'a raci olması, gerek teheccüd namazı içinde gerekse gece müstakil olarak Kur ân okumanın önem ve gerekliliğine ayrı bir işarettir. (Bursevî, Rûhu'l-Beyan, 15/138) Hz. Peygamber de gece Kur ân okumaya teşvik ederek, "Kur ân öğrenin ve okuyun. Çünkü Kur ân öğrenip okuyan ve gecesini onunla ihya eden kimse, misk dolu ve kokusu her tarafa yayılan kap gibidir" buyurur (Tirmizî, "Edeb," 79). Abdullah b. Ömer'in rivâyet ettiği hadiste, ancak iki kişinin kıskanılabileceği, bunlardan birinin de Kur ân öğrenip gece gündüz okuyan olduğu belirtirken (Buharî, "Fezailü'l-Kur ân," 20); diğer bir hadiste, "Kim gece on âyet okursa gafillerden sayılmaz. Yüz âyet okuyan kânitînden, bin âyet okuyan ise mukantarînden sayılır" (Ebû Davud, "Salât," 326, HN: 1398) der. "Kıyamet günü Kur ân, 'Ya Rabbi! Ben bu şahsı, beni okuduğu için gece uykusuz bıraktım, izin ver ona şefaat edeyim" diyecektir" (İbn Hanbel, Müsned, 2/174) şeklindeki hadis de, gece Kur ân okumayı teşvik eden beyanlardandır.

    Hz. Peygamber, gece teheccüd namazında okuduklarının yanı sıra her gece İsra ve Zümer sûrelerini de okur ve bunu bir hizip olarak sürdürürdü (Buharî, "Tefsiru Sûre 17, 1). Hz. Aişe, Hz. Peygamber'in Allah tarafından her gece uyandırıldığını ve seher vakti gelmeden mutlaka hizbini bitirdiğini aktarmaktadır (Ebû Davud, "Tatavvu," 22). Evs b. Huzeyfe'nin bildirdiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.s.), Medine'ye gelen bir heyete her gece yatsıdan sonra sohbet ederdi. Fakat bir gece gecikti. Sebebi sorulunca, "Bu gün Kur ân'dan okuma itiyadında olduğum hizbimi okumamıştım. Onu bitirmeden gelmek istemedim" buyurdular. Ravi Evs b. Huzeyfe diyor ki, sabah olunca ashaba, "Siz Kur ân'ı kaç hizbe bölersiniz?" diye sordum; onlar, "Üç, beş, yedi, dokuz, on bir, on üç ve hizbu'l-mufassal olarak bölüyoruz" dediler. (Ebû Davud, "Ramazan," 9). Bu taksime göre sûreler şu şekilde sıralanmıştır: Üç: Bakara, Âl-i İmran, Nisa; Beş: Maide, En'am, A'raf, Enfal, Tevbe; Yedi: Yûnus, Hûd, Yûsuf, Ra'd, İbrahim, Hicr, Nahl; Dokuz: İsra'dan Furkan'a kadar; On bir: Şuara'dan Ya-Sîn'e kadar; On üç: Sâffât'tan Hucûrât'a kadar; Hızbu'l- Mufassal: Kâf'tan sona kadar. (İbn Kesir, Tefsir, IV/220). Buna göre sahabe, 7 günde Kur'ân'ı bitirmiş oluyordu. Nitekim Hz. Osman, Kur ân okumaya Cuma gecesi başlar, Bakara'dan Maide'ye kadar okurdu. Cumartesi, En'am'dan Hûd Sûresi'ne kadar, pazar gecesi, Tâ-Hâ'dan Kasas''a kadar, salı gecesi, Ankebût'tan Sâd'a kadar, çarşamba gecesi, Zümer'den Rahmân'a kadar okur ve perşembe gecesi hatmini tamamlardı. İbn Mes'ud'un da kendine ait bir tertibi vardı. (Gazzalî, İhya, I, 244).

    Gece uyuya kaldığı için hizbini okuyamayan kişinin, sabah ile öğle namazları arsında okuması durumunda aynı sevabı alacağını ifade eden hadisten, gece bir miktar Kur ân okumanın Müslüman'ın vazgeçilmez görevi olduğu anlamını çıkarmak da mümkündür.
    Hz. Peygamber, teheccüd namazında bazen sayfalarca Kur ân okurdu. Hz. Huzeyfe, Efendimiz'le namaz kıldığını ve O'nun bir rekâtta Bakara Sûresi'nden başlayarak Nisa Sûresi'nin sonuna kadar okuduğunu belirtmektedir. İbn Abbas ise, Hz. Peygamber'in gece ibadetini öğrenmek için onlara misafir kaldığında, her rekâtta yaklaşık Müzzemmil Sûresi kadar (20 âyet) bir miktar okuduğunu söylemektedir.

    Bu iki örnek bize teheccüd namazında, gücümüz nisbetinde az veya çok Kur ân okuyabileceğimizi göstermektedir. Hz. Osman'ın bazen gece boyunca kıldığı iki rekât namazda bütün Kur ân'ı hatmetmesi böyle bir teşvikin neticesidir. (Taberî, er-Riyadü'n-Nadra, 2/42)

    Urve b. Zübeyr (94/712), gündüzleri Mushaf'a bakarak dörtte birini okur, geceleri de o miktarı teheccüdde okurdu. Ayağı kesildiği gece okuyamadı; onu da bir sonraki gece kaza etti (Ebû Nuaym, Hılye, 2/178). Mansur b Mu'temir (132/749) gecesini üçe böler, bir kısmında Kur ân okur, bir kısmında ağlar, bir kısmında da dua ederdi (İbnü'l-Cevzî, Sıfatü's-Safve, 2/115). İmam Evzaî (157/774): "Kim geceleri uzun boylu Kur ân okursa, mahşer günü hesap için az bekler" der (a.g.e., 4/257).
    Bu arada Hz. Peygamber dahil, bazı şahsiyetlerin kendilerine açılan engin mânâ kapılarından girerek, bir âyetin tefekkürüne daldıklarından veya o anda o âyetten çok etkilendiklerinden, sabaha dek belli bir âyeti tekrar ettikleri de rivâyetler arasındadır.



  3. 09.Kasım.2013, 09:35
    2
    Devamlı Üye



    Gece Kur'an Okumanın Fazileti ve Önemi

    Âyet ve hadiste üzerinde bu kadar hassasiyetle durulan Kur ân okuma işi, tarih boyunca Müslümanlar tarafından önemle yerine getirilmiş ve faziletine binaen Kur ân, daha çok da geceleri okunmuştur. Gece okuma konusunda Cenab-ı Hak, "Geceleyin onunla (Kur ân) teheccüd kılmak için kalk" (İsra, 17/79) buyurmaktadır. Bu âyeti Nahcivanî (920/1514) şöyle açıklar: "Gecenin derinliklerinde, kalbin bütün meşgale ve eğlencelerden uzak kaldığı anlarda kişinin okuduğu Kur ân, nefse ağır ve vücuda yorucu gelse bile, daha etkili olur ve kalbe yerleşir." (Fevatih, 2/455)

    Meşhur müfessir Hazin (725/1324) ise, "Gecenin yarısında kalk (namaz kıl), yahut bundan biraz eksilt. Veya bunu artır ve ağır ağır Kur ân oku." (Müzzemmil, 73/3-4) âyetinin tefsirinde şöyle der: "Allah gece namazını emredince, peşinde Kur ân okumayı zikretti. Efendimize, okuyacağı Kur ân'ı yavaş yavaş okumasını emretti ki, kalbi tam bir huzura kavuşsun, âyetlerin mânâlarını düşünsün, istiğfar âyetlerini okuduğunda istiğfarda bulunsun, va d ve vaîd âyetlerini okuduğunda korku ve ümit meydana gelsin, kıssa ve darb-ı meselleri okuduğunda ibretler alsın, böylece kalbi Allah'ın marifetiyle nurlansın." (Lübâbü't-Te'vil, 4/165)

    Yukarıda da temas ettiğimiz gibi, İsra 73. âyetindeki zamirin Kur ân'a raci olması, gerek teheccüd namazı içinde gerekse gece müstakil olarak Kur ân okumanın önem ve gerekliliğine ayrı bir işarettir. (Bursevî, Rûhu'l-Beyan, 15/138) Hz. Peygamber de gece Kur ân okumaya teşvik ederek, "Kur ân öğrenin ve okuyun. Çünkü Kur ân öğrenip okuyan ve gecesini onunla ihya eden kimse, misk dolu ve kokusu her tarafa yayılan kap gibidir" buyurur (Tirmizî, "Edeb," 79). Abdullah b. Ömer'in rivâyet ettiği hadiste, ancak iki kişinin kıskanılabileceği, bunlardan birinin de Kur ân öğrenip gece gündüz okuyan olduğu belirtirken (Buharî, "Fezailü'l-Kur ân," 20); diğer bir hadiste, "Kim gece on âyet okursa gafillerden sayılmaz. Yüz âyet okuyan kânitînden, bin âyet okuyan ise mukantarînden sayılır" (Ebû Davud, "Salât," 326, HN: 1398) der. "Kıyamet günü Kur ân, 'Ya Rabbi! Ben bu şahsı, beni okuduğu için gece uykusuz bıraktım, izin ver ona şefaat edeyim" diyecektir" (İbn Hanbel, Müsned, 2/174) şeklindeki hadis de, gece Kur ân okumayı teşvik eden beyanlardandır.

    Hz. Peygamber, gece teheccüd namazında okuduklarının yanı sıra her gece İsra ve Zümer sûrelerini de okur ve bunu bir hizip olarak sürdürürdü (Buharî, "Tefsiru Sûre 17, 1). Hz. Aişe, Hz. Peygamber'in Allah tarafından her gece uyandırıldığını ve seher vakti gelmeden mutlaka hizbini bitirdiğini aktarmaktadır (Ebû Davud, "Tatavvu," 22). Evs b. Huzeyfe'nin bildirdiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.s.), Medine'ye gelen bir heyete her gece yatsıdan sonra sohbet ederdi. Fakat bir gece gecikti. Sebebi sorulunca, "Bu gün Kur ân'dan okuma itiyadında olduğum hizbimi okumamıştım. Onu bitirmeden gelmek istemedim" buyurdular. Ravi Evs b. Huzeyfe diyor ki, sabah olunca ashaba, "Siz Kur ân'ı kaç hizbe bölersiniz?" diye sordum; onlar, "Üç, beş, yedi, dokuz, on bir, on üç ve hizbu'l-mufassal olarak bölüyoruz" dediler. (Ebû Davud, "Ramazan," 9). Bu taksime göre sûreler şu şekilde sıralanmıştır: Üç: Bakara, Âl-i İmran, Nisa; Beş: Maide, En'am, A'raf, Enfal, Tevbe; Yedi: Yûnus, Hûd, Yûsuf, Ra'd, İbrahim, Hicr, Nahl; Dokuz: İsra'dan Furkan'a kadar; On bir: Şuara'dan Ya-Sîn'e kadar; On üç: Sâffât'tan Hucûrât'a kadar; Hızbu'l- Mufassal: Kâf'tan sona kadar. (İbn Kesir, Tefsir, IV/220). Buna göre sahabe, 7 günde Kur'ân'ı bitirmiş oluyordu. Nitekim Hz. Osman, Kur ân okumaya Cuma gecesi başlar, Bakara'dan Maide'ye kadar okurdu. Cumartesi, En'am'dan Hûd Sûresi'ne kadar, pazar gecesi, Tâ-Hâ'dan Kasas''a kadar, salı gecesi, Ankebût'tan Sâd'a kadar, çarşamba gecesi, Zümer'den Rahmân'a kadar okur ve perşembe gecesi hatmini tamamlardı. İbn Mes'ud'un da kendine ait bir tertibi vardı. (Gazzalî, İhya, I, 244).

    Gece uyuya kaldığı için hizbini okuyamayan kişinin, sabah ile öğle namazları arsında okuması durumunda aynı sevabı alacağını ifade eden hadisten, gece bir miktar Kur ân okumanın Müslüman'ın vazgeçilmez görevi olduğu anlamını çıkarmak da mümkündür.
    Hz. Peygamber, teheccüd namazında bazen sayfalarca Kur ân okurdu. Hz. Huzeyfe, Efendimiz'le namaz kıldığını ve O'nun bir rekâtta Bakara Sûresi'nden başlayarak Nisa Sûresi'nin sonuna kadar okuduğunu belirtmektedir. İbn Abbas ise, Hz. Peygamber'in gece ibadetini öğrenmek için onlara misafir kaldığında, her rekâtta yaklaşık Müzzemmil Sûresi kadar (20 âyet) bir miktar okuduğunu söylemektedir.

    Bu iki örnek bize teheccüd namazında, gücümüz nisbetinde az veya çok Kur ân okuyabileceğimizi göstermektedir. Hz. Osman'ın bazen gece boyunca kıldığı iki rekât namazda bütün Kur ân'ı hatmetmesi böyle bir teşvikin neticesidir. (Taberî, er-Riyadü'n-Nadra, 2/42)

    Urve b. Zübeyr (94/712), gündüzleri Mushaf'a bakarak dörtte birini okur, geceleri de o miktarı teheccüdde okurdu. Ayağı kesildiği gece okuyamadı; onu da bir sonraki gece kaza etti (Ebû Nuaym, Hılye, 2/178). Mansur b Mu'temir (132/749) gecesini üçe böler, bir kısmında Kur ân okur, bir kısmında ağlar, bir kısmında da dua ederdi (İbnü'l-Cevzî, Sıfatü's-Safve, 2/115). İmam Evzaî (157/774): "Kim geceleri uzun boylu Kur ân okursa, mahşer günü hesap için az bekler" der (a.g.e., 4/257).
    Bu arada Hz. Peygamber dahil, bazı şahsiyetlerin kendilerine açılan engin mânâ kapılarından girerek, bir âyetin tefekkürüne daldıklarından veya o anda o âyetten çok etkilendiklerinden, sabaha dek belli bir âyeti tekrar ettikleri de rivâyetler arasındadır.






+ Yorum Gönder