Konusunu Oylayın.: Abbasilerde Sosyal Yapı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Abbasilerde Sosyal Yapı
  1. 09.Mayıs.2010, 22:12
    1
    Misafir

    Abbasilerde Sosyal Yapı

  2. 10.Kasım.2013, 13:02
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Abbasilerde Sosyal Yapı




    Abbâsîler'de İslâm toplumu genel olarak havas ve avam denilen iki taba*kadan oluşuyordu. Halifenin yakınları, vezirler, emîrler, kadılar, âlim ve edip*lerle kâtipler birinci tabakaya mensup*tu. Esnaf ve sanatkârlar, çiftçiler, askerler, köleler ve diğer gruplar da ikin*ci sınıfıteşkil ediyordu. Çok geniş bir alana yayılmış olan Abbasî halifeliğinin sınırları içinde başta Araplar, İranlılar ve Türkler olmak üzere muhtelif ka*vimlere ve çeşitli mezheplere mensup insanlar yaşamaktaydı. Zaman zaman etnik unsurlar arasında çatışmalar çık*tığı gibi mezhepler arasında da kavga ve mücadeleler eksik olmazdı. Bu olay*lar sırasında pek çok kişi öldürülür, dükkânlar yağmalanır, evler yakılıp yı*kılırdı.
    Savaş esirlerinden meydana gelen köleler toplumun önemli bir bölümünü teşkil ederdi. Kölelerin çoğu Slav, Rum ve Zencî idi. Mısır, Kuzey Afrika ve Ku*zey Arabistan köle ticaretinin en önemli pazarlarıydı. Sosyal sınıflardan biri de yahudi ve hıristiyanlardan olu*şan zimmî'lerdi. Bunlar devletin hi*mayesinde geniş bir din hürriyetiyle rahat birşekilde yaşıyor ve ibadetlerini yapabiliyorlardı.
    Refahın artmasına paralel olarak lüks ve konfor da artmış, muhteşem köşk ve saraylarda eğlence ve mûsiki meclisleri tertip edilmeye başlanmıştı. O devrin meşhur musikişinasları arasında İbra*him el-Mavsılî, Zübeyr b. Dihman. Ganevî, İbn Câmî, Zelzel ve Miskin el-Medenî sayılabilir. Mûsiki sahasında yazılan eserlerin en meşhuru, Ebü'l-Ferec el-İsfahâni’nin Kitâbü'l-Eğânisıdir. Halife, vezir ve diğer devlet adamlarısaray ve köşklerde, halk ise tek katlı evlerde ya*şıyorlardı. Kerpiç, tuğla, kireç ve alçı kullanılarak yapılan evlerin tavanı hur*ma lifleri ve ağaç dallarıyla örtülürdü. Zenginlerin evleri harem, selâmlık ve hizmetçi odalarından oluşuyordu. Bu ev*ler genellikle bir bahçe içinde yapılır, duvar ve tavanları mozaikler ve renkli resimlerle süslenirdi. Halifelerin saray*ları ise geniş köşkler, kubbeler, revaklar ve asma bahçelere sahipti.
    Saray çevreleri giyim kuşam konu*sunda daha çok Sâsânî etkisinde kal*mış, böylece İran kıyafeti Abbasî sarayı*nın resmî kıyafeti olmuştu. Halifeler kıymetli mücevherle süslü bir kuşak, si*yah bir külah giyer ve sarık sararlardı. Valiler ve asilzadeler de halifeyi taklit ederlerdi. Halifeler merasimlerde siyah veya menekşe renginde dizlere kadar uzanan bir hırka giyerlerdi. Yüksek ta*bakanın günlük kıyafeti geniş kaftan, fistan, gömlek, ferace, ceket ve Külah*tan oluşuyordu. Halk ise fistan, gömlek ve uzun ceket giyiyordu. Kadınların elbi*sesi genellikle geniş bir çarşaftan ve boyundan yırtmaçlı uzun bir gömlekten ibaretti.


  3. 10.Kasım.2013, 13:02
    2
    Editör



    Abbâsîler'de İslâm toplumu genel olarak havas ve avam denilen iki taba*kadan oluşuyordu. Halifenin yakınları, vezirler, emîrler, kadılar, âlim ve edip*lerle kâtipler birinci tabakaya mensup*tu. Esnaf ve sanatkârlar, çiftçiler, askerler, köleler ve diğer gruplar da ikin*ci sınıfıteşkil ediyordu. Çok geniş bir alana yayılmış olan Abbasî halifeliğinin sınırları içinde başta Araplar, İranlılar ve Türkler olmak üzere muhtelif ka*vimlere ve çeşitli mezheplere mensup insanlar yaşamaktaydı. Zaman zaman etnik unsurlar arasında çatışmalar çık*tığı gibi mezhepler arasında da kavga ve mücadeleler eksik olmazdı. Bu olay*lar sırasında pek çok kişi öldürülür, dükkânlar yağmalanır, evler yakılıp yı*kılırdı.
    Savaş esirlerinden meydana gelen köleler toplumun önemli bir bölümünü teşkil ederdi. Kölelerin çoğu Slav, Rum ve Zencî idi. Mısır, Kuzey Afrika ve Ku*zey Arabistan köle ticaretinin en önemli pazarlarıydı. Sosyal sınıflardan biri de yahudi ve hıristiyanlardan olu*şan zimmî'lerdi. Bunlar devletin hi*mayesinde geniş bir din hürriyetiyle rahat birşekilde yaşıyor ve ibadetlerini yapabiliyorlardı.
    Refahın artmasına paralel olarak lüks ve konfor da artmış, muhteşem köşk ve saraylarda eğlence ve mûsiki meclisleri tertip edilmeye başlanmıştı. O devrin meşhur musikişinasları arasında İbra*him el-Mavsılî, Zübeyr b. Dihman. Ganevî, İbn Câmî, Zelzel ve Miskin el-Medenî sayılabilir. Mûsiki sahasında yazılan eserlerin en meşhuru, Ebü'l-Ferec el-İsfahâni’nin Kitâbü'l-Eğânisıdir. Halife, vezir ve diğer devlet adamlarısaray ve köşklerde, halk ise tek katlı evlerde ya*şıyorlardı. Kerpiç, tuğla, kireç ve alçı kullanılarak yapılan evlerin tavanı hur*ma lifleri ve ağaç dallarıyla örtülürdü. Zenginlerin evleri harem, selâmlık ve hizmetçi odalarından oluşuyordu. Bu ev*ler genellikle bir bahçe içinde yapılır, duvar ve tavanları mozaikler ve renkli resimlerle süslenirdi. Halifelerin saray*ları ise geniş köşkler, kubbeler, revaklar ve asma bahçelere sahipti.
    Saray çevreleri giyim kuşam konu*sunda daha çok Sâsânî etkisinde kal*mış, böylece İran kıyafeti Abbasî sarayı*nın resmî kıyafeti olmuştu. Halifeler kıymetli mücevherle süslü bir kuşak, si*yah bir külah giyer ve sarık sararlardı. Valiler ve asilzadeler de halifeyi taklit ederlerdi. Halifeler merasimlerde siyah veya menekşe renginde dizlere kadar uzanan bir hırka giyerlerdi. Yüksek ta*bakanın günlük kıyafeti geniş kaftan, fistan, gömlek, ferace, ceket ve Külah*tan oluşuyordu. Halk ise fistan, gömlek ve uzun ceket giyiyordu. Kadınların elbi*sesi genellikle geniş bir çarşaftan ve boyundan yırtmaçlı uzun bir gömlekten ibaretti.





+ Yorum Gönder