Konusunu Oylayın.: İslami skeçler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
İslami skeçler
  1. 06.Mayıs.2010, 19:24
    1
    Misafir

    İslami skeçler






    İslami skeçler Mumsema baş örtüsüyle ilgili şkeçler


  2. 06.Mayıs.2010, 19:24
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 13.Mayıs.2010, 16:02
    2
    menzil_guller
    Ya Hayy

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63308
    Mesaj Sayısı: 1,270
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 41

    --->: islami skeçler




    Tiyatro Oyun Teksleri Skeçler - Mumsema islam Arsivi

    ŞAHISLAR: ORHAN,FEHİMAN,GÜZİN,FİKRET.
    Fikret:Tam üç katlı bir ev. Alt katı tamamen spor salonu yapacağım. Etrafındaki arsaları da alacağım ki kimse gelip apartman falan dikip de karanlık yapmasın. O arsaları ağaçlandırıp etrafı orman gibi yaparım. Tertemiz hava soluruz.

    Güzin: Offf,Fikret sen hayal kuruyorsun. (GAZETE HIŞIRTISI) Benimse ne ideallerim var bir bilsen
    Fikret-Hıh.. Sanki seninki hayal değil. Hep aynı şeyleri kuruyorsun. Baş örtüsü sorununa çözüm bulacaksın, üniversitede okuyacaksın…
    (GAZETE HIŞIRTISI DEVAM EDER)
    Güzin- Hem de en güzel üniversitelerde!Ben ve arkadaşlarım okuyacağız ve bu ülkeyi özgür, güzel-liklerin yaşandığı bir yer haline getireceğiz.
    Fikret- Hıh,bunca insanın gücü yetmedi,siz yapacaksınız. Benim hayallerim güç yeter cinsten hiç olmazsa.
    (GAZETE HIŞIRTISI)
    Güzin: Benim de yetecek inşallah .Öyle evmiş,arabaymış basit şeylerle uğraşamam. Daha yaşana-bilir bir Türkiye!.
    Fehiman- Daha yaşanabilir bir Türkiye nasıl olur ki Güzin?
    Güzin- Özgür,müreffeh,herkesin istediği gibi yaşadığı,bir takım insanların ikinci sınıf muamele görmediği
    Fehiman-Sen bu sloganlarından pek kurtulacağa benzemiyorsun.
    Güzin- Hiç de bile,bunlar slogan değil. İdeallerim benim.
    Fikre -Güzin ablama göre benimkiler hayal,kendininkiler ideal.
    Fehiman- Çocuklar,sonuçta ikisi de olması gereken değil.
    Güzin- O ne demek abla? Hadi hayallerimizi eleştirmeni anladım da,idealsiz yaşanır mı?
    Fehiman- Haklısın,insanın idealsiz olması kötü de, benim eleştirdiğim ideallerini put etmesi
    Güzin- Niye idealimiz put oluyormuş?
    Fehiman- İdeal edindiğimiz şeyin mahiyeti çok önemli Güzin
    Güzin- Abla herhalde ideallerim dinim doğrultusunda oluşuyor. Ben ideallerimin hem güçlü hem doğru olduğunu düşünüyorum
    Fehiman- İçine hevanın hevesinin karışmadığından emin misin?
    Güzin: Güzel bir şeyin içine heva ve hevesim karışsa ne olur?
    Fehiman-Ne mi olur? İşte o zaman,heva ve hevesinin arkasında koşmuş olursun
    Güzin_ O kadar da değil,ama at gibi olmaktansa yanlış da olsa bir ideali sahiplenmek iyidir
    Fehiman- Olmaz Güzin,şuurlu insanlar bir yanlışı ideal edinemez
    Güzin- Yani işte öylesine dedim
    Fehiman- Hayır deme. Şuurlu Müslümanlar zaten Sırat-ı Mustagim üzere tefekkür ve vahiyle yaşam tarzlarını belirlerler.
    Güzin- Benim başörtüsü mücadelem de öyle işte abla. Örtü Allah’ın istediği bir şey olduğu için bunun mücadelesini veriyorum.
    Fikret-Yapma abla,sana karışmasalardı,istediğin gibi okuyabilseydin yine başörtüsünü mesele edecek miydin?
    Güzin- Niye edeyim ki? İstediğim gibi başımı örtüp,istediğim gibi tahsilimi yaparsam niye mücade-le edeyim?
    Fehiman- Tesettürsüzlükten başka günah ve sakıncalı haller yok mu Güzin? Onlarla mücadele edilmez mi? Senin isteğine muhalif olanların dışındakiler mücadeleye layık değil mi?
    Güzin- Onlar benim meselem değil ki
    Fikret:Hıh,gördün mü? Yılan sana dokununca tepki veriyorsun
    Güzin- Hiç de bile,kim demiş?
    Fehiman- Fikret bence biraz haklı Güzin. Bizim meselemiz İlay-ı Kelimetullah olmalı,bunun için mücadele edilmeli
    Güzin- (İtirazcı)Ne alakası var ki abla?
    Fikret- (Atılır)Var abla,bal gibi de alakası var
    Güzin- (Sinirli)Sana sormadım Fikret,ablama sordum
    Fehiman-Evet Güzin,yılan,davamıza,dinimize,yani La İlahe İllallah’a dokunduğunda şahsi mesele-lerimizi ön plana çıkaramayız
    Güzin- Abla anlamıyorum. Başörtüsü Allah’ın emri işte
    Fehiman- Öyle de Güzin,sen başörtüsü takmadığın için değil,başörtünle istediğin tahsili yapamadı-ğın için mücadele ediyorsun
    Güzin- Tabii ki… Neden herkes tahsil yapıyor da ben yapamıyorum?
    Fikret- Nedeni açık abla,Müslüman olduğun için
    Güzin- Diğerleri Müslüman değil mi?
    Fikret- Olabilir,ama onlar bunu görüntüleriyle belli etmemişler
    Güzin- Ama ben bu ülkede Müslüman görüntümle tahsil yapmak istiyorum
    Fehiman- Doğru,haklısın da,gördüğün gibi bütün yollar tıkalı,elimizden bir şey gelmiyor Hem Güzin, hani davamız La İlahe İllallah idi. İsteklerimiz ona göre şekillenirdi
    Fikret- (Sözü alır)Kendi isteklerimizin arkasında koşmayacaktık. Bu bir imtihan. İşler istediğin gibi gitmiyor diye davana halel getiremezsin
    Güzin- Niye halel gelsin? Ben davamı bırakmıyorum ki
    Fehiman- Şeyy yani Güzin,ideal sahibi olmaktan bahsettik de onun için dedim. İdealist insanlar taviz vermez
    Fikret- Babama sorarsanız Müslüman idealist olmazmış
    Güzin- Öyle mi? Neden acaba?
    Fikret- Ne bileyim,açıklamıştı da unuttum
    Fehiman- Gelin yanına gidelim. Böyle çok okumasını protesto ederiz hem
    (KISA FON YA DA AYAK SESLERİ)
    Fehiman-Babacığım bu nasıl iş?Kaç saattir odadasınız
    Orhan- Topu topu iki saat ya oldu ya olmadı
    Fikret- Zaten bütün akşamımız kaç saat ki?
    Orhan- Henüz geceler uzun,vaktimiz çok oluyor
    Güzin-Bizim evde gecelerin veya gündüzlerin uzun veya kısa olması durumu değiştirmiyor
    Orhan- Değiştirmiyor mu? Bir şikayetin var herhalde Güzin
    Güzin- Bir değil çok şikayetim var baba. Bu evde herkes eline geçen fırsatta kitaba kapanıyor
    Orhan- Bak sen,bildiğim kadarıyla bu akşam bu işi yapan bir tek benim. Anlaşıldı,siz birlik olup beni sıkıştırmaya gelmişsiniz
    Fehiman- Evet iyi bildiniz,size bir şey sormaya geldik
    Orhan- Hıh,sadede gelin şöyle. Şimdi söyleyin bakalım,ne istiyorsunuz?
    Güzin:Babacığım Fikret diyor ki Müslüman idealist olmazmış. Siz söylemişsiniz
    Orhan- Doğru söylemişim,bu zararlı bir tavır
    Fikret- Zararı ne babacığım?Ben biraz önce ideallerimi söyledim,Güzin ablam buna hayal dedi
    Orhan- Eh,isabet etmiştir Hayallerimizde biraz heves vardır,ideallerimizde de mükemmel olma beklentisi
    Güzin-Ablam da benim idealimi tenkit etti,güya sloganmış
    Orhan- Hıı,seninki slogan Fikret’inki hayal. Peki Fehiman’ınki ne acaba?
    Fehiman-Benimki mefkure
    Orhan- Hımm(Biraz düşünür) Yalnız Fehimancığım,idealistlik yanlış ama,mefkureci olmak da iyi bir şey değil ha.
    Güzin-Neden baba?
    Orhan- Kızım idealistler meselelere felsefi bakarlar. Fikirleri,varlık bilgileri dışındaki gerçekliği kabullenmezler. Felsefi ve bilimsel konularda çok titizlenip,olaylardan,gerçek hayattan insanı uzaklaştıra-rak çoğu kez hayallerle yaşamaya iterler Bu da hiç münevverce olmaz. Mü’min her halükarda yaşadığı gerçekleri göz önünde bulundurarak doğrulara ters düşmemeye çalışır Bu tavır,ideoloji karşıtlarının realizmi olarak değil,hakikatten uzak kalma çabası olarak değerlendirilmeli
    Fehiman- Hıı. Böylece güzel meselelerden uzak kalmayınca anarşi de doğmaz
    Orhan- Doğru,Müslümanın her halükarda meşgul olması gereken işleriyle günlük hayatta aktif olarak yer alması lüzumlu bir faaliyettir,bir ihtiyaçtır.
    Güzin- Evet,bence de. Öyle bir odaya çekilerek saatlerce kitap okuyacak zamanı olmaz.
    Orhan- Mecbur kalır kızım,meselelerini çözmek için araştıracak. Yoksa bu kez de günlük hayattaki olaylara takılıp,akıntıyla sürüklenir
    Güzin -Allah’tan ki biz akıntıyla değil,kitaplarla sürükleniriz
    Orhan- Güziin,fazla sataşma. Bak bundan sonra odadan hiç çıkmadan kitap okurum ha
    Fehiman-Okuyun babacığım,sizinki felsefi değil,İbrahimi bir okuyuş
    Orhan- Aferin kızım. Gördün mü Güzin,hadi yiğitsen bir daha sataş
    Fehiman- Güzin bu yanlışlar dünyada neden bu kadar yayılmış biliyor musun? İnsanlar vahyi öğretiden uzak kalınca oluşan boşluklar batılla doldurulmuş. Şu hadis-i şerifi hatırlasana: “İnsanlar arasına karışıp onların ezalarına sabrederek,onları hayır ve fazilete irşad eden mü’min,onlara karışıp görüşmeyen ve onların sevilmeyen hallerine katlanmayandan daha hayırlıdır.”
    Orhan- Tabii,batıl sürekli bir sistem arayışıyla birçok izm’ler,ideolojiler oluşturmuş. Hele bir döneme, 18. 19. asra ‘ideolojiler çağı’ demişler. Etraflarına topladıkları insanlarla kendi sistemlerini oluşturmaya çalışmışlar
    Güzin- Başarılı olabilmişler mi baba?
    Orhan- Bir noktada evet. Fakat biliyoruz ki batıl yok olmaya mahkumdur. Hem de kısa sürede. Yalnız bizim İbrahimi okuyuşu hızlandırıp batılın yok oluşunu hızlandırarak hakkı ikameye gayret etmemiz gerek
    Fehiman- Aksi halde bir yanlışı kaldırıp,yerine bir başka yanlışı yerleştiriyorlar
    Orhan- Doğru. Tıpkı ideolojilerde olduğu gibi. Bir dönem bu akımdan zarar gören kesim,telafi için işi akılcılığa,yani az önce bahsettiğimiz realizme,rasyonalizme dökmüşler. Al birini vur ötekine. Tanımı tam yapılmamış,çeşit çeşit anlamlar yüklenen,içeriğiyse ahireti inkar eden bu sistemler hala da var olma savaşı veriyorlar Kendileri yükselmek için,gerçeklerin doğru yanlış demeden üzerine çıkıp, “hayır hayır” diye tepiniyorlar. “Hayır” diye reddetmek bunların şiarı
    Fehiman- Biz Allah’tan gelene evet deriz,tavrımız hep doğrudan yana olursa hayatımızda boşluk oluşmaz
    Güzin- Nasıl yani?
    Fehiman- Güzin,biz önce doğruyu tanıyıp,sonra onu yaşayıp,bir de yaşamayana muhalefet edip,daha sonra da ondan nefret ederek ideal Müslüman tipi oluşturabiliriz
    Güzin- Oh,ne güzel. Biz ideal tip hayali kurarken gördüğünüz gibi onlar cemiyetler,topluluklar oluş-turup asırlara damgalarını vuruyorlar
    Fehiman- Sandığın kadar değil. Her asırda araştıran,öğrenen Müslümanlar yetişmiş Fakat tabii ki şu batılılar gibi reklamları yapılmadığından az sanılıyor
    Güzin- Hayır,onlar gerçekten de az
    Orhan- Kızım Celaleddin Afgani,Muhammed Esed,Hamidullah,Reşit Rıza,Fazlurrahman,Musa Carullah. Daha ileriye gidersek Numan bin Sabit,İbn-i Teymiyye,İmam Malik,Hambeli,Şafii ve daha niceleri… Daha sayayım mı, ister misin? Bunlar yaşadıkları dönemse etkili birer ekoldürler. Mensupları hakkın, hikmetin gelişmesi için mücadele etmişler.Eserleriyle,talebeleriyle insanları hala istifadelendir-mekteler
    Fehiman- Doğru,onlarınki hiçbir zaman ütopya olmamış. Hikmeti idrak edip,tevhid akidesini sağlamlaştırmaya çalışmışlar. Ne bir turan hayali,ne de ırkçı bir ülkü,sadece tevhid akidesi
    Orhan- Ya,dediğin gibi idealistler,ırkçılar yaşamlarında gerçekleştiremeyecekleri hayallerini tasvir ederek hem kendilerini,hem etraflarındakileri oyalamış durmuşlardır.
    Fehiman- Hala da oyalıyorlar
    Orhan- Oyalanadursunlar,biz kendi hesabımıza bakalım. Onlar insanı yaratanına bakarak tanıma-dıkları için fıtrata aykırılıklarıyla hep falso verirler. İdeolojilerini fıtrat üstü bir konuma yerleştirip insanları ideolojileriyle tahakküm altına alacaklarını sanırlar
    Fehiman- Felsefeleriyle,akılcılıklarıyla,bilimsellikleriyle ,dünyayı ve varoluşu izaha yelteniyorlar. Tabi fizik ötesine akıl erdiremeyince inkara sapıyorlar. Oysa bizim gayba imanımız zihnimizi hiç lüzumsuz sorularla oyalamıyor
    Orhan- Elbette,ve insanın mükemmel olamayacağını,daima eksikliğinin bulunabileceğini bildiği için hiçbir beşeri oluşuma körü körüne intisap etmiyor. Bir ideali benimsemek,bir mefkureyi sahiplenmek insanı sıradanlıktan,adam sendecilikten kurtarır. Nasıl,anladın mı Güzin? Neden hiç sesin çıkmıyor?
    Güzin- Dinliyorum,anlamaya çalışıyorum
    Fehiman- Ne anladın peki?
    Güzin:Şunu anladım; felsefeciler,bilim adamları insanı muammalaştırıp, işleri çok fazla çıkmaza sokmuşlar. İnsanlara kendi doğru sandıkları bilgileri yükleyip,robotlaştırmışlar
    Fehiman: Hıı,iyi anlamışsın. Üstelik onu hayvanlarla aynı kefeye koyup incelemeye almışlar
    Orhan- Biz o araştırmaların dışındayız iyi ki. Hele Fikret,tamamen dışında
    Güzin- Evet,şuanda rüya aleminde yaşıyor
    Orhan: Ne olacak şimdi? Sorularımızın cevabını alamadı
    Fehiman- Onun daha vakti var. Şimdilik triblex evli ve spor salonlu hayallerini kursun,rüyalarında görsün. Elbet onun da ayakları basacak. Küçük çadırlarında,hasırlar üzerinde istirahat edip,tevhid akidesini dünyaya tanıtanlarla uyanacak


  4. 13.Mayıs.2010, 16:02
    2



    Tiyatro Oyun Teksleri Skeçler - Mumsema islam Arsivi

    ŞAHISLAR: ORHAN,FEHİMAN,GÜZİN,FİKRET.
    Fikret:Tam üç katlı bir ev. Alt katı tamamen spor salonu yapacağım. Etrafındaki arsaları da alacağım ki kimse gelip apartman falan dikip de karanlık yapmasın. O arsaları ağaçlandırıp etrafı orman gibi yaparım. Tertemiz hava soluruz.

    Güzin: Offf,Fikret sen hayal kuruyorsun. (GAZETE HIŞIRTISI) Benimse ne ideallerim var bir bilsen
    Fikret-Hıh.. Sanki seninki hayal değil. Hep aynı şeyleri kuruyorsun. Baş örtüsü sorununa çözüm bulacaksın, üniversitede okuyacaksın…
    (GAZETE HIŞIRTISI DEVAM EDER)
    Güzin- Hem de en güzel üniversitelerde!Ben ve arkadaşlarım okuyacağız ve bu ülkeyi özgür, güzel-liklerin yaşandığı bir yer haline getireceğiz.
    Fikret- Hıh,bunca insanın gücü yetmedi,siz yapacaksınız. Benim hayallerim güç yeter cinsten hiç olmazsa.
    (GAZETE HIŞIRTISI)
    Güzin: Benim de yetecek inşallah .Öyle evmiş,arabaymış basit şeylerle uğraşamam. Daha yaşana-bilir bir Türkiye!.
    Fehiman- Daha yaşanabilir bir Türkiye nasıl olur ki Güzin?
    Güzin- Özgür,müreffeh,herkesin istediği gibi yaşadığı,bir takım insanların ikinci sınıf muamele görmediği
    Fehiman-Sen bu sloganlarından pek kurtulacağa benzemiyorsun.
    Güzin- Hiç de bile,bunlar slogan değil. İdeallerim benim.
    Fikre -Güzin ablama göre benimkiler hayal,kendininkiler ideal.
    Fehiman- Çocuklar,sonuçta ikisi de olması gereken değil.
    Güzin- O ne demek abla? Hadi hayallerimizi eleştirmeni anladım da,idealsiz yaşanır mı?
    Fehiman- Haklısın,insanın idealsiz olması kötü de, benim eleştirdiğim ideallerini put etmesi
    Güzin- Niye idealimiz put oluyormuş?
    Fehiman- İdeal edindiğimiz şeyin mahiyeti çok önemli Güzin
    Güzin- Abla herhalde ideallerim dinim doğrultusunda oluşuyor. Ben ideallerimin hem güçlü hem doğru olduğunu düşünüyorum
    Fehiman- İçine hevanın hevesinin karışmadığından emin misin?
    Güzin: Güzel bir şeyin içine heva ve hevesim karışsa ne olur?
    Fehiman-Ne mi olur? İşte o zaman,heva ve hevesinin arkasında koşmuş olursun
    Güzin_ O kadar da değil,ama at gibi olmaktansa yanlış da olsa bir ideali sahiplenmek iyidir
    Fehiman- Olmaz Güzin,şuurlu insanlar bir yanlışı ideal edinemez
    Güzin- Yani işte öylesine dedim
    Fehiman- Hayır deme. Şuurlu Müslümanlar zaten Sırat-ı Mustagim üzere tefekkür ve vahiyle yaşam tarzlarını belirlerler.
    Güzin- Benim başörtüsü mücadelem de öyle işte abla. Örtü Allah’ın istediği bir şey olduğu için bunun mücadelesini veriyorum.
    Fikret-Yapma abla,sana karışmasalardı,istediğin gibi okuyabilseydin yine başörtüsünü mesele edecek miydin?
    Güzin- Niye edeyim ki? İstediğim gibi başımı örtüp,istediğim gibi tahsilimi yaparsam niye mücade-le edeyim?
    Fehiman- Tesettürsüzlükten başka günah ve sakıncalı haller yok mu Güzin? Onlarla mücadele edilmez mi? Senin isteğine muhalif olanların dışındakiler mücadeleye layık değil mi?
    Güzin- Onlar benim meselem değil ki
    Fikret:Hıh,gördün mü? Yılan sana dokununca tepki veriyorsun
    Güzin- Hiç de bile,kim demiş?
    Fehiman- Fikret bence biraz haklı Güzin. Bizim meselemiz İlay-ı Kelimetullah olmalı,bunun için mücadele edilmeli
    Güzin- (İtirazcı)Ne alakası var ki abla?
    Fikret- (Atılır)Var abla,bal gibi de alakası var
    Güzin- (Sinirli)Sana sormadım Fikret,ablama sordum
    Fehiman-Evet Güzin,yılan,davamıza,dinimize,yani La İlahe İllallah’a dokunduğunda şahsi mesele-lerimizi ön plana çıkaramayız
    Güzin- Abla anlamıyorum. Başörtüsü Allah’ın emri işte
    Fehiman- Öyle de Güzin,sen başörtüsü takmadığın için değil,başörtünle istediğin tahsili yapamadı-ğın için mücadele ediyorsun
    Güzin- Tabii ki… Neden herkes tahsil yapıyor da ben yapamıyorum?
    Fikret- Nedeni açık abla,Müslüman olduğun için
    Güzin- Diğerleri Müslüman değil mi?
    Fikret- Olabilir,ama onlar bunu görüntüleriyle belli etmemişler
    Güzin- Ama ben bu ülkede Müslüman görüntümle tahsil yapmak istiyorum
    Fehiman- Doğru,haklısın da,gördüğün gibi bütün yollar tıkalı,elimizden bir şey gelmiyor Hem Güzin, hani davamız La İlahe İllallah idi. İsteklerimiz ona göre şekillenirdi
    Fikret- (Sözü alır)Kendi isteklerimizin arkasında koşmayacaktık. Bu bir imtihan. İşler istediğin gibi gitmiyor diye davana halel getiremezsin
    Güzin- Niye halel gelsin? Ben davamı bırakmıyorum ki
    Fehiman- Şeyy yani Güzin,ideal sahibi olmaktan bahsettik de onun için dedim. İdealist insanlar taviz vermez
    Fikret- Babama sorarsanız Müslüman idealist olmazmış
    Güzin- Öyle mi? Neden acaba?
    Fikret- Ne bileyim,açıklamıştı da unuttum
    Fehiman- Gelin yanına gidelim. Böyle çok okumasını protesto ederiz hem
    (KISA FON YA DA AYAK SESLERİ)
    Fehiman-Babacığım bu nasıl iş?Kaç saattir odadasınız
    Orhan- Topu topu iki saat ya oldu ya olmadı
    Fikret- Zaten bütün akşamımız kaç saat ki?
    Orhan- Henüz geceler uzun,vaktimiz çok oluyor
    Güzin-Bizim evde gecelerin veya gündüzlerin uzun veya kısa olması durumu değiştirmiyor
    Orhan- Değiştirmiyor mu? Bir şikayetin var herhalde Güzin
    Güzin- Bir değil çok şikayetim var baba. Bu evde herkes eline geçen fırsatta kitaba kapanıyor
    Orhan- Bak sen,bildiğim kadarıyla bu akşam bu işi yapan bir tek benim. Anlaşıldı,siz birlik olup beni sıkıştırmaya gelmişsiniz
    Fehiman- Evet iyi bildiniz,size bir şey sormaya geldik
    Orhan- Hıh,sadede gelin şöyle. Şimdi söyleyin bakalım,ne istiyorsunuz?
    Güzin:Babacığım Fikret diyor ki Müslüman idealist olmazmış. Siz söylemişsiniz
    Orhan- Doğru söylemişim,bu zararlı bir tavır
    Fikret- Zararı ne babacığım?Ben biraz önce ideallerimi söyledim,Güzin ablam buna hayal dedi
    Orhan- Eh,isabet etmiştir Hayallerimizde biraz heves vardır,ideallerimizde de mükemmel olma beklentisi
    Güzin-Ablam da benim idealimi tenkit etti,güya sloganmış
    Orhan- Hıı,seninki slogan Fikret’inki hayal. Peki Fehiman’ınki ne acaba?
    Fehiman-Benimki mefkure
    Orhan- Hımm(Biraz düşünür) Yalnız Fehimancığım,idealistlik yanlış ama,mefkureci olmak da iyi bir şey değil ha.
    Güzin-Neden baba?
    Orhan- Kızım idealistler meselelere felsefi bakarlar. Fikirleri,varlık bilgileri dışındaki gerçekliği kabullenmezler. Felsefi ve bilimsel konularda çok titizlenip,olaylardan,gerçek hayattan insanı uzaklaştıra-rak çoğu kez hayallerle yaşamaya iterler Bu da hiç münevverce olmaz. Mü’min her halükarda yaşadığı gerçekleri göz önünde bulundurarak doğrulara ters düşmemeye çalışır Bu tavır,ideoloji karşıtlarının realizmi olarak değil,hakikatten uzak kalma çabası olarak değerlendirilmeli
    Fehiman- Hıı. Böylece güzel meselelerden uzak kalmayınca anarşi de doğmaz
    Orhan- Doğru,Müslümanın her halükarda meşgul olması gereken işleriyle günlük hayatta aktif olarak yer alması lüzumlu bir faaliyettir,bir ihtiyaçtır.
    Güzin- Evet,bence de. Öyle bir odaya çekilerek saatlerce kitap okuyacak zamanı olmaz.
    Orhan- Mecbur kalır kızım,meselelerini çözmek için araştıracak. Yoksa bu kez de günlük hayattaki olaylara takılıp,akıntıyla sürüklenir
    Güzin -Allah’tan ki biz akıntıyla değil,kitaplarla sürükleniriz
    Orhan- Güziin,fazla sataşma. Bak bundan sonra odadan hiç çıkmadan kitap okurum ha
    Fehiman-Okuyun babacığım,sizinki felsefi değil,İbrahimi bir okuyuş
    Orhan- Aferin kızım. Gördün mü Güzin,hadi yiğitsen bir daha sataş
    Fehiman- Güzin bu yanlışlar dünyada neden bu kadar yayılmış biliyor musun? İnsanlar vahyi öğretiden uzak kalınca oluşan boşluklar batılla doldurulmuş. Şu hadis-i şerifi hatırlasana: “İnsanlar arasına karışıp onların ezalarına sabrederek,onları hayır ve fazilete irşad eden mü’min,onlara karışıp görüşmeyen ve onların sevilmeyen hallerine katlanmayandan daha hayırlıdır.”
    Orhan- Tabii,batıl sürekli bir sistem arayışıyla birçok izm’ler,ideolojiler oluşturmuş. Hele bir döneme, 18. 19. asra ‘ideolojiler çağı’ demişler. Etraflarına topladıkları insanlarla kendi sistemlerini oluşturmaya çalışmışlar
    Güzin- Başarılı olabilmişler mi baba?
    Orhan- Bir noktada evet. Fakat biliyoruz ki batıl yok olmaya mahkumdur. Hem de kısa sürede. Yalnız bizim İbrahimi okuyuşu hızlandırıp batılın yok oluşunu hızlandırarak hakkı ikameye gayret etmemiz gerek
    Fehiman- Aksi halde bir yanlışı kaldırıp,yerine bir başka yanlışı yerleştiriyorlar
    Orhan- Doğru. Tıpkı ideolojilerde olduğu gibi. Bir dönem bu akımdan zarar gören kesim,telafi için işi akılcılığa,yani az önce bahsettiğimiz realizme,rasyonalizme dökmüşler. Al birini vur ötekine. Tanımı tam yapılmamış,çeşit çeşit anlamlar yüklenen,içeriğiyse ahireti inkar eden bu sistemler hala da var olma savaşı veriyorlar Kendileri yükselmek için,gerçeklerin doğru yanlış demeden üzerine çıkıp, “hayır hayır” diye tepiniyorlar. “Hayır” diye reddetmek bunların şiarı
    Fehiman- Biz Allah’tan gelene evet deriz,tavrımız hep doğrudan yana olursa hayatımızda boşluk oluşmaz
    Güzin- Nasıl yani?
    Fehiman- Güzin,biz önce doğruyu tanıyıp,sonra onu yaşayıp,bir de yaşamayana muhalefet edip,daha sonra da ondan nefret ederek ideal Müslüman tipi oluşturabiliriz
    Güzin- Oh,ne güzel. Biz ideal tip hayali kurarken gördüğünüz gibi onlar cemiyetler,topluluklar oluş-turup asırlara damgalarını vuruyorlar
    Fehiman- Sandığın kadar değil. Her asırda araştıran,öğrenen Müslümanlar yetişmiş Fakat tabii ki şu batılılar gibi reklamları yapılmadığından az sanılıyor
    Güzin- Hayır,onlar gerçekten de az
    Orhan- Kızım Celaleddin Afgani,Muhammed Esed,Hamidullah,Reşit Rıza,Fazlurrahman,Musa Carullah. Daha ileriye gidersek Numan bin Sabit,İbn-i Teymiyye,İmam Malik,Hambeli,Şafii ve daha niceleri… Daha sayayım mı, ister misin? Bunlar yaşadıkları dönemse etkili birer ekoldürler. Mensupları hakkın, hikmetin gelişmesi için mücadele etmişler.Eserleriyle,talebeleriyle insanları hala istifadelendir-mekteler
    Fehiman- Doğru,onlarınki hiçbir zaman ütopya olmamış. Hikmeti idrak edip,tevhid akidesini sağlamlaştırmaya çalışmışlar. Ne bir turan hayali,ne de ırkçı bir ülkü,sadece tevhid akidesi
    Orhan- Ya,dediğin gibi idealistler,ırkçılar yaşamlarında gerçekleştiremeyecekleri hayallerini tasvir ederek hem kendilerini,hem etraflarındakileri oyalamış durmuşlardır.
    Fehiman- Hala da oyalıyorlar
    Orhan- Oyalanadursunlar,biz kendi hesabımıza bakalım. Onlar insanı yaratanına bakarak tanıma-dıkları için fıtrata aykırılıklarıyla hep falso verirler. İdeolojilerini fıtrat üstü bir konuma yerleştirip insanları ideolojileriyle tahakküm altına alacaklarını sanırlar
    Fehiman- Felsefeleriyle,akılcılıklarıyla,bilimsellikleriyle ,dünyayı ve varoluşu izaha yelteniyorlar. Tabi fizik ötesine akıl erdiremeyince inkara sapıyorlar. Oysa bizim gayba imanımız zihnimizi hiç lüzumsuz sorularla oyalamıyor
    Orhan- Elbette,ve insanın mükemmel olamayacağını,daima eksikliğinin bulunabileceğini bildiği için hiçbir beşeri oluşuma körü körüne intisap etmiyor. Bir ideali benimsemek,bir mefkureyi sahiplenmek insanı sıradanlıktan,adam sendecilikten kurtarır. Nasıl,anladın mı Güzin? Neden hiç sesin çıkmıyor?
    Güzin- Dinliyorum,anlamaya çalışıyorum
    Fehiman- Ne anladın peki?
    Güzin:Şunu anladım; felsefeciler,bilim adamları insanı muammalaştırıp, işleri çok fazla çıkmaza sokmuşlar. İnsanlara kendi doğru sandıkları bilgileri yükleyip,robotlaştırmışlar
    Fehiman: Hıı,iyi anlamışsın. Üstelik onu hayvanlarla aynı kefeye koyup incelemeye almışlar
    Orhan- Biz o araştırmaların dışındayız iyi ki. Hele Fikret,tamamen dışında
    Güzin- Evet,şuanda rüya aleminde yaşıyor
    Orhan: Ne olacak şimdi? Sorularımızın cevabını alamadı
    Fehiman- Onun daha vakti var. Şimdilik triblex evli ve spor salonlu hayallerini kursun,rüyalarında görsün. Elbet onun da ayakları basacak. Küçük çadırlarında,hasırlar üzerinde istirahat edip,tevhid akidesini dünyaya tanıtanlarla uyanacak





+ Yorum Gönder