Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz insanlardan niçin hediye kabul ediyordu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamberimiz insanlardan niçin hediye kabul ediyordu?
  1. 04.Mayıs.2010, 11:39
    1
    Misafir

    Peygamberimiz insanlardan niçin hediye kabul ediyordu?






    Peygamberimiz insanlardan niçin hediye kabul ediyordu? Mumsema Peygamberimiz insanlardan niçin hediye kabul ediyordu?
    Onlara karşı yaptığı imamlık vazifesinde minnet altına girme durumu söz konusu olmamış mıdır?


    Allah razı olsun


  2. 04.Mayıs.2010, 11:39
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 04.Mayıs.2010, 12:22
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Peygamberimiz insanlardan niçin hediye kabul ediyordu?




    İnsanlar yapısı gereği karşılıklı iltifat ve yardımlaşmalardan hoşlanır. Hz.Peygamber(a.s.m)’ın kendinden bir şey isteyen hiç kimseyi mahrum bırakmadığı, hatta bazen kendine mahsus ve sahibi olduğu yegâne elbisesini de isteyen kimselere verdiği sahih hadis kaynaklarından öğreniyoruz. Keza, ganimet, sadaka ve zekât olarak kazanılan bütün malları insanlara dağıttığı da bilinmektedir.

    Halbuki, durumu iyi olan insanlar aynı zamanda Resulullah’a bir şeyler vermekle hem duasını almak, hem iltifatını kazanmak, hem de gönlünü hoşnut yapmak istiyorlardı. Oysa Resulullah(a.s.m) sadaka ve zekâtı almazdı. Hatta bunları kendi aile fertlerine ve diğer yakınlarına da yasaklamıştı. Çünkü, zekât ve sadaka Allah katında çok değerli birer ibadet olmakla beraber, alan için karşı tarafın sahip olduğu malın bir fazlalığını, onu temizleyen bir unsurunu teşkil ediyordu.

    Ayrıca sadak her zaman olabildiği gibi, zekât da her yıl tekrar edilen bir işlemdi. Şayet bunları alsaydı, sık sık bazı kimselerden bir mal almış olurdu. Bu ise nübüvvet makamına yakışmazdı, bütün peygamberlerin ortak tavrını seslendiren “Peygamberler peygamberlikleri karşısında hiçbir ücret almazlar. Ücretlerini Allah’tan beklerler.” (Yunus 10/72; Hûd, 11/29; Sebe, 34/47)

    "Doğru yolda olan ve sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere tâbi olun." (Yâsin, 36/21) manasına gelen risalet prensibine de uymazdı.

    İşte insanların gönlünü almak, ona karşı besledikleri sevgilerine bir karşılık vermek ve fıtrî olan karşılıklı hediyeleşmekten doğan sosyal münasebetleri iyi tutmak gibi bir çok pozitif maksatlar ve hikmetler için Peygamberimiz hediyeyi kabul ederdi. Ve “Hediyeleşin ki, karşılıklı sevgi potansiyeliniz artsın” (bk. Muvatta, Husnu'l-hulk, 16) anlamına gelen tavsiyelerde bulunmuştur.

    Hediye almak bir ihtiyaçtan doğmadığı için verene karşı bir minnettarlık da söz konusu değildir. Hatta hediyesi kabul edildiği için hediye veren kimse karşı tarafa müteşekkir olur.

    Özellikle vatandaşların devlet başkanına verdiği bir hediyesinin kabul edilmesinden dolayı ayrıca ona minnettar olur. Hz. Peygamber ise, hem maddî hem manevî bir devlet reisi idi, insanlar ona hediyelerini kabul ettirmek için can atıyordu. Çünkü, hediyesini kabul ettiği kimse Hz. Peygamberin yanında Allah katında bir makbuliyet kazandığını düşünüyordu. Bu sebeple, Hz. Peygamberin onlara karşı olumsuz etkilenmesi veya bu sebeple tebliğde sıkıntı çekmesi asla söz konusu değildir.
    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet


  4. 04.Mayıs.2010, 12:22
    2
    Moderatör



    İnsanlar yapısı gereği karşılıklı iltifat ve yardımlaşmalardan hoşlanır. Hz.Peygamber(a.s.m)’ın kendinden bir şey isteyen hiç kimseyi mahrum bırakmadığı, hatta bazen kendine mahsus ve sahibi olduğu yegâne elbisesini de isteyen kimselere verdiği sahih hadis kaynaklarından öğreniyoruz. Keza, ganimet, sadaka ve zekât olarak kazanılan bütün malları insanlara dağıttığı da bilinmektedir.

    Halbuki, durumu iyi olan insanlar aynı zamanda Resulullah’a bir şeyler vermekle hem duasını almak, hem iltifatını kazanmak, hem de gönlünü hoşnut yapmak istiyorlardı. Oysa Resulullah(a.s.m) sadaka ve zekâtı almazdı. Hatta bunları kendi aile fertlerine ve diğer yakınlarına da yasaklamıştı. Çünkü, zekât ve sadaka Allah katında çok değerli birer ibadet olmakla beraber, alan için karşı tarafın sahip olduğu malın bir fazlalığını, onu temizleyen bir unsurunu teşkil ediyordu.

    Ayrıca sadak her zaman olabildiği gibi, zekât da her yıl tekrar edilen bir işlemdi. Şayet bunları alsaydı, sık sık bazı kimselerden bir mal almış olurdu. Bu ise nübüvvet makamına yakışmazdı, bütün peygamberlerin ortak tavrını seslendiren “Peygamberler peygamberlikleri karşısında hiçbir ücret almazlar. Ücretlerini Allah’tan beklerler.” (Yunus 10/72; Hûd, 11/29; Sebe, 34/47)

    "Doğru yolda olan ve sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere tâbi olun." (Yâsin, 36/21) manasına gelen risalet prensibine de uymazdı.

    İşte insanların gönlünü almak, ona karşı besledikleri sevgilerine bir karşılık vermek ve fıtrî olan karşılıklı hediyeleşmekten doğan sosyal münasebetleri iyi tutmak gibi bir çok pozitif maksatlar ve hikmetler için Peygamberimiz hediyeyi kabul ederdi. Ve “Hediyeleşin ki, karşılıklı sevgi potansiyeliniz artsın” (bk. Muvatta, Husnu'l-hulk, 16) anlamına gelen tavsiyelerde bulunmuştur.

    Hediye almak bir ihtiyaçtan doğmadığı için verene karşı bir minnettarlık da söz konusu değildir. Hatta hediyesi kabul edildiği için hediye veren kimse karşı tarafa müteşekkir olur.

    Özellikle vatandaşların devlet başkanına verdiği bir hediyesinin kabul edilmesinden dolayı ayrıca ona minnettar olur. Hz. Peygamber ise, hem maddî hem manevî bir devlet reisi idi, insanlar ona hediyelerini kabul ettirmek için can atıyordu. Çünkü, hediyesini kabul ettiği kimse Hz. Peygamberin yanında Allah katında bir makbuliyet kazandığını düşünüyordu. Bu sebeple, Hz. Peygamberin onlara karşı olumsuz etkilenmesi veya bu sebeple tebliğde sıkıntı çekmesi asla söz konusu değildir.
    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet


  5. 04.Mayıs.2010, 12:44
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Peygamberimiz insanlardan niçin hediye kabul ediyordu?

    Alıntı
    Ayrıca sadak her zaman olabildiği gibi, zekât da her yıl tekrar edilen bir işlemdi. Şayet bunları alsaydı, sık sık bazı kimselerden bir mal almış olurdu. Bu ise nübüvvet makamına yakışmazdı, bütün peygamberlerin ortak tavrını seslendiren “Peygamberler peygamberlikleri karşısında hiçbir ücret almazlar. Ücretlerini Allah’tan beklerler.” (Yunus 10/72; Hûd, 11/29; Sebe, 34/47)

    "Doğru yolda olan ve sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere tâbi olun." (Yâsin, 36/21) manasına gelen risalet prensibine de uymazdı.
    Allah c.c razı olsun mum hocam bu konudaki cevabınız çok ayrıntılı vede aydınlatıcıydı...Ellerine,emeklerine sağlık...


  6. 04.Mayıs.2010, 12:44
    3
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    Ayrıca sadak her zaman olabildiği gibi, zekât da her yıl tekrar edilen bir işlemdi. Şayet bunları alsaydı, sık sık bazı kimselerden bir mal almış olurdu. Bu ise nübüvvet makamına yakışmazdı, bütün peygamberlerin ortak tavrını seslendiren “Peygamberler peygamberlikleri karşısında hiçbir ücret almazlar. Ücretlerini Allah’tan beklerler.” (Yunus 10/72; Hûd, 11/29; Sebe, 34/47)

    "Doğru yolda olan ve sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere tâbi olun." (Yâsin, 36/21) manasına gelen risalet prensibine de uymazdı.
    Allah c.c razı olsun mum hocam bu konudaki cevabınız çok ayrıntılı vede aydınlatıcıydı...Ellerine,emeklerine sağlık...





+ Yorum Gönder