Konusunu Oylayın.: Şahsımıza yapılan kötülüklerle nasıl mücadele edilmelidir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Şahsımıza yapılan kötülüklerle nasıl mücadele edilmelidir?
  1. 27.Nisan.2010, 18:53
    1
    Misafir

    Şahsımıza yapılan kötülüklerle nasıl mücadele edilmelidir?

  2. 27.Nisan.2010, 18:54
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    --->: Şahsımıza yapılan kötülüklerle nasıl mücadele edilmelidir?




    İnsan başkasına haksızlık yapmaktan sakınacağı gibi, başkalarını haksızlık yapmaktan da alıkoymağa çalışmalıdır. Bu bir görevdir. Şu var ki, kendimize yahut bir başkasına yapılan haksızlığı giderme konusunda bazı İslamî ölçüler vardır. Bunlara uyulması gerekir.

    Mesela, bir kötülük, bir haksızlık görüldüğünde onun el ile, olmazsa dil ile önlenmesi, o da olmazsa kalben o işe karşı olmakla mukabele edilmesi Peygamberimizin bir emridir. Bu hadis-i şerifi yetkili alimlerimiz şöyle açıklamışlardır: Münkeri yani kötülüğü el ile men etmek devletin ve diğer yetkililerin vazifesidir. Dil ile met etmek ise alimlerin, bu konuda bilgi sahibi olan kişilerin vazifesidir. Elinde bir yetki olmayan, o kötülüğü dil ile önleyecek ilim gücünden de mahrum bulunan kimseler ise kalpleriyle buğz edecekler, yani o kötülüğe iç alemlerinde karşı çıkacaklardır.

    Buna göre, bir haksızlığa maruz kalındığında onun izalesi için yetkili makamlara müracaat etmek, o kötülüğü önleme gücüne sahip kişiler varsa onların devreye girmesini sağlamak gerekir. Bütün bunların bir sonuç vermediği hallerde ise kişinin o hakkını alması mahşer meydanındaki büyük hesap gününe kalmış demektir.

    Hakkını helal etme meselesine gelince, bu bir fazilettir; kişi kendi hukukuna karşı yapılan tecavüzleri dilerse affedebilir. Mümin kardeşinden gördüğü bir kötülüğe karşı, misliyle yahut daha fazlasıyla mukabele etmeyip af yolunu tutanlar, bunun büyük ücretini ahirette mutlaka görürler. Ancak haklarını isteme hakları da saklıdır. Tercih, kişinin kendisine kalmıştır.

    Birgün Efendimiz (a.s.m.) Ashabına Cenneti anlatırken bir köşkten bahsetti. Buyurdu ki: "Cennette öyle bir köşk vardır ki, o köşk havada boşlukta durmaktadır. Ne altında direği vardır, ne de üstünde semaya bağlı bir çekeceği vardır." Sahabe-i kiram merakla sordular: "Ya Resulallah, altında direği, üstünde de tutacağı yok, peki o köşkün sakinleri oraya nasıl girecekler?"

    Efendimiz tebessüm etti ve buyurdu ki: "Kuşların ağaçlara konduğu gibi, o köşkün sahipleri de uçarak gelecekler ve kapıdan içeriye dalacaklar, merdivene ihtiyaç duymayacaklar."

    Bu güzel köşk, Sahabenin dikkatini çekti. O zaman dediler ki: "Ya Resulallah, bu köşkler kimler içindir?"

    Efendimiz şöyle buyurdu: "O köşkler, dünyada maruz kaldığı musibetlere karşı sabreden, tahammül eden insanlar içindir."
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör


  3. 27.Nisan.2010, 18:54
    2
    Moderatör



    İnsan başkasına haksızlık yapmaktan sakınacağı gibi, başkalarını haksızlık yapmaktan da alıkoymağa çalışmalıdır. Bu bir görevdir. Şu var ki, kendimize yahut bir başkasına yapılan haksızlığı giderme konusunda bazı İslamî ölçüler vardır. Bunlara uyulması gerekir.

    Mesela, bir kötülük, bir haksızlık görüldüğünde onun el ile, olmazsa dil ile önlenmesi, o da olmazsa kalben o işe karşı olmakla mukabele edilmesi Peygamberimizin bir emridir. Bu hadis-i şerifi yetkili alimlerimiz şöyle açıklamışlardır: Münkeri yani kötülüğü el ile men etmek devletin ve diğer yetkililerin vazifesidir. Dil ile met etmek ise alimlerin, bu konuda bilgi sahibi olan kişilerin vazifesidir. Elinde bir yetki olmayan, o kötülüğü dil ile önleyecek ilim gücünden de mahrum bulunan kimseler ise kalpleriyle buğz edecekler, yani o kötülüğe iç alemlerinde karşı çıkacaklardır.

    Buna göre, bir haksızlığa maruz kalındığında onun izalesi için yetkili makamlara müracaat etmek, o kötülüğü önleme gücüne sahip kişiler varsa onların devreye girmesini sağlamak gerekir. Bütün bunların bir sonuç vermediği hallerde ise kişinin o hakkını alması mahşer meydanındaki büyük hesap gününe kalmış demektir.

    Hakkını helal etme meselesine gelince, bu bir fazilettir; kişi kendi hukukuna karşı yapılan tecavüzleri dilerse affedebilir. Mümin kardeşinden gördüğü bir kötülüğe karşı, misliyle yahut daha fazlasıyla mukabele etmeyip af yolunu tutanlar, bunun büyük ücretini ahirette mutlaka görürler. Ancak haklarını isteme hakları da saklıdır. Tercih, kişinin kendisine kalmıştır.

    Birgün Efendimiz (a.s.m.) Ashabına Cenneti anlatırken bir köşkten bahsetti. Buyurdu ki: "Cennette öyle bir köşk vardır ki, o köşk havada boşlukta durmaktadır. Ne altında direği vardır, ne de üstünde semaya bağlı bir çekeceği vardır." Sahabe-i kiram merakla sordular: "Ya Resulallah, altında direği, üstünde de tutacağı yok, peki o köşkün sakinleri oraya nasıl girecekler?"

    Efendimiz tebessüm etti ve buyurdu ki: "Kuşların ağaçlara konduğu gibi, o köşkün sahipleri de uçarak gelecekler ve kapıdan içeriye dalacaklar, merdivene ihtiyaç duymayacaklar."

    Bu güzel köşk, Sahabenin dikkatini çekti. O zaman dediler ki: "Ya Resulallah, bu köşkler kimler içindir?"

    Efendimiz şöyle buyurdu: "O köşkler, dünyada maruz kaldığı musibetlere karşı sabreden, tahammül eden insanlar içindir."
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör


  4. 27.Nisan.2010, 20:07
    3
    ıklımya
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Nisan.2010
    Üye No: 75565
    Mesaj Sayısı: 10
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: ISTANBULL

    --->: Şahsımıza yapılan kötülüklerle nasıl mücadele edilmelidir?

    suber gercekten elıne saglıkkkk


  5. 27.Nisan.2010, 20:07
    3
    suber gercekten elıne saglıkkkk





+ Yorum Gönder