Konusunu Oylayın.: Komşu hakkı ile ilgili vaaz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Komşu hakkı ile ilgili vaaz
  1. 24.Nisan.2010, 00:14
    1
    Misafir

    Komşu hakkı ile ilgili vaaz






    Komşu hakkı ile ilgili vaaz Mumsema komşu hakkı ile ilgili vaaz dinlemek istiyorum


  2. 24.Nisan.2010, 00:14
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 24.Nisan.2010, 09:20
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: komşu hakkı ile ilgili vaaz arıyorum




    KOMŞU HAKKI [1]

    I.KONUNUN PLÂNI

    A- Genel anlamda Hak Kavramı
    B- Kur’anı kerime göre üzerimizde hakkı olan kimseler (Nisa 36) ve komşular
    C- Hadis-i şeriflerde komşu hakkının ele alınış şekli
    1- Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik eder.
    2- Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna eziyet etmez.
    3- Kötülüklerinden komşusu güven içinde olmayan kimse gerçek anlamda iman etmiş sayılmaz
    4- Yapacağı fenalıklardan komşusu güven içinde olmayan kimse cennete giremez.
    5- Müslüman kişi komşusu açken kendisi tok yatmaz
    6- Pişirdiği yemekten komşusuna ikram eder
    7- Komşu üçe ayrılır
    D- Komşu hakları:
    1-Yardım istediğinde yardımına koşmak
    2- Muhtaçsa ihtiyacını gidermek
    3- Hasta olunca ziyaret etmek
    4- Ölüsü olunca cenazesine gitmek
    5- Sevinçlerini paylaşmak
    6- Musibete uğrarsa teselli etmek
    7- İzni olmadan evinin önüne havasını kesecek şekilde daha yüksek bina yapmamak
    8-Satın aldıklarından komşularına da ikram etmek, veremeyecekse açıkta eve götürmemek
    9- Pişirdiği yemeğin kokusuyla komşularını rahatsız etmemek
    10-Kendi canını, malını, çocuklarını, namusunu koruduğu gibi, komşusununkilerini de korumak
    11- Ve diğer haklar…
    E- Gerek asri saadetten, gerekse uzak ve yakın tarihten yaşanmış örnek komşuluk anlayış ve uygulamaları anlatılarak konu zenginleştirilebilir.

    II. KONUNUN AÇILIMI VE İŞLENİŞİ

    Konuya genel anlamda hak kavramının açıklanmasıyla başlanır; üzerimizde -başta Allah hakkı olmak üzere- hakkı olanlar Nisâ sûresinin 36. ayeti okunarak anlatılır ve bunlar içerisinde vaazın konusu olan komşu hakkı ele alınır.
    Komşunun tanımı, komşuluk ilişkilerinin sosyal dayanışma ve yardımlaşma açısından önemi; iyi komşunun faydaları, kötü komşunun ve komşuluğun maddi ve manevi açıdan zararları anlatılır.
    Daha sonra ilgili ayet ve hadisler okunarak İslâm dininin komşu hakkına verdiği önem ortaya konulur. Bu arada başta peygamberimiz olmak üzere örnek şahsiyetlerin, iyi komşuluğun nasıl olması gerektiğini gösteren komşuluk ilişkilerinden söz edilerek konunun hem teorik hem de pratik (uygulama) yönü ifade edilir.Vaazın sonunda genel bir değerlendirme yapılıp, elde edilen tesbitler derli toplu bir şekilde cemaate sunulur.

    III. KONUNUN ÖZET SUNUMU

    Komşu tabiri birbirine bitişik veya yakın yerlerde yaşayanlar için kullanılır. Komşu olmanın doğurduğu birtakım hak ve görevlerin yanı sıra, aynı zamanda bunların sağladığı bir ilişkiler düzeni de bulunmaktadır. Bunlara genel olarak komşuluk veya komşuluk ilişkileri denilir.
    Komşuluk ilişkileri sosyal dayanışma açısından önemli olduğu gibi, ailelerin huzur ve güven içinde yaşamaları açısından da çok önemlidir. İyi komşuluk ilişkileri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında, sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde ayrı bir öneme sahip olduğundan fert ve ailelere toplum içerisinde destek olup sosyal yapıyı güçlendirir. Kötü komşuluk ilişkileri ise sürekli rahatsızlık, güvensizlik ve yalnızlık hissi uyandırır. Kültürümüzdeki süzülmüş bir anlayışın ifadesi olan,”Ev alma komşu al” özdeyişi, komşuluk ilişkilerinin her iki yönü açısından da son derece isabetli bir tesbiti dile getirmektedir. Yine dilimizdeki “komşu komşunun külüne muhtaçtır”, “komşuda pişer bize de düşer” gibi özdeyişler ve benzeri deyimler, komşuluk ilişkilerinin anlamını ve boyutlarını göstermek bakımından önemlidir.
    Sosyal yardımlaşma ve dayanışma açısından insana aileden sonra en yakın sosyal çevreyi komşular oluşturduğu içindir ki, gerek Kur’an’da ve gerekse hadislerde komşuluk ilişkileri üzerinde hassasiyetle durulmuştur.[2]
    Özetle; komşuların birbirleri üzerinde çok yönlü hakları vardır; bu haklar ödenmeli, asla ihlal edilmemelidir.
    Komşularla iyi geçinmeli, onlara zarar vermemeli, sevinç ve kederlerine ortak olunmalıdır.
    Yoksul komşusunu gözetmek, maddi ve manevi ihtiyaçlarının karşılanması için çaba göstermek, varlıklı komşuların görevidir.
    Müslüman bir kişinin komşusuyla iyi geçinmesi, onun iyi bir iman ve güzel bir ahlaka sahip olduğunun göstergesidir.


    IV. KONU İŞLENİRKEN BAŞVURULABİLECEK BAZI ÂYETLER


    Nisâ sûresinin 36. âyetinde iyilik yapılması gerekenler arasında komşular da sayılmaktadır:

    وَاعْبُدُواْ اللّهَ وَلاَ تُشْرِكُواْ بِهِ شَيْئًا وَبِالْوَالِدَيْنِإِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَالْجَارِذِي الْقُرْبَى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالجَنبِوَابْنِ السَّبِيلِ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يُحِبُّ مَنكَانَ مُخْتَالاً فَخُورً

    “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez[3]

    V. KONU İŞLENİRKEN BAŞVURULABİLECEK BAZI HADİSLER


    Sevgili peygamberimiz de değişik boyutlarıyla komşuluk hukukunun önemine şöyle işaret etmişlerdir:
    - وعن ابنِ عمرَ وعائشةَ رضي اللَّه عنهما قَالا : قال رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم: « مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالجارِ حتَّى ظَنَنتُ أَنَّهُ سيُوَرِّثُهُ » متفقٌ عليه .
    İbni Ömer ve Âişe radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Cebrâil bana komşuya iyilik etmeyi tavsiye edip durdu. Neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım. ”[4]

    “- وعن أبي هريرة رضي اللَّه عنه أَن النبي صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « واللَّهِ لا يُؤْمِنُ ، واللَّهِ لا يُؤْمِنُ ، » قِيلَ : منْ يا رسولَ اللَّهِ ؟ قال : « الَّذي : لا يأْمنُ جارُهُ بَوَائِقَهُ، متفق عليه.

    Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber (sav):
    “Vallâhi imân etmiş olmaz. Vallâhi imân etmiş olmaz. Vallâhi imân etmiş olmaz” buyurdu. Sahâbîler: Kim imân etmiş olmaz, yâ Resûlallah? diye sordular.
    “Yapacağı fenalıklardan komşusu güven içinde olmayan kimse!” [5] buyurdu.

    Yine Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    وعنه أَن رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ باللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ، فَلا يُؤْذِ جَارَهُ ، وَمَنْ كَان يُؤْمِنُ بِاللَّهِ والْيَوْمِ الآخرِ ، فَلْيكرِمْ ضَيْفهُ ، وَمَنْ كَانَ يُؤْمنُ بِاللَّهِ وَالْيومِ الآخِرِ ، فَلْيَقُلْ خَيْراً أَوْ لِيَسْكُتْ » متفقٌ عليه .
    “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse komşusunu rahatsız etmesin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!”[6]


    واحسن جوار من جاورك تكن مسلما

    "Komşularına iyi komşuluk et ki gerçek Müslüman olasın."[7]

    Peygamberimizin, “Komşusu elinden ve dilinden emin olmayan kimse mü’min sayılmaz” [8] buyurması da komşuluk ilişkisinin önemini ve ne kadar hassas bir konu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. “

    Bir gün sevgili Peygamberimiz;

    ;والله لايؤمن والله لايؤمن والله لايؤمن

    "Vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman emiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz" buyurmuşlar, sahabilerden biri de;

    من يا رسو ال لله؟ "Kim iman etmiş olmaz ey Allah'ın Resülü?" diye sorunca, Resülullah Efendimiz,

    الذى لا يأمن جاره بواءقه قال "Kötülüğünden komşusunun emin olmadığı kimse" cevabını vermişlerdir. [9]

    Diğer bir hadislerinde de komşuların birbirleri üzerindeki haklarını şöyle sıralamaktadırlar:[10]
    -Hastalandığında geçmiş olsun ziyaretine gitmek
    -Öldüğünde cenazesinde bulunmak
    -Borç istediğinde borç vermek
    -Darda kaldığında yardımına koşmak
    -Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek
    -Başına bir musibet geldiğinde teselli etmek
    -Evini, komşusunun rüzgarını (güneşini, manzarasını) engelleyecek şekilde yapmamak
    -Ne pişirdiğini ona belli etmemek, belli ederse pişirdiğinden ona da vermek

    Şüphesiz Hz. Peygamber’in bu tavsiyesi komşuluk ilişkilerine oldukça kuşatıcı bir çerçeve çizmekle birlikte, komşunun komşu üzerindeki bütün haklarını saymayı değil, belki önemli olanlarından bazılarını vurgulamayı amaçlamaktadır.
    Bu bakımdan bir Müslümanın komşularıyla iyi ilişkiler içerisinde olması, İslâm’ın yardımlaşma, dayanışma, zarar vermeme, küs durmama ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi; yine komşuları rahatsız edecek davranışlardan, evin içinde bile olsa yüksek sesle konuşmaktan, televizyon, teyp, müzik seti gibi cihazların sesini yükseltmekten ve her türlü patırtı ve gürültü yapmaktan kaçınması gerekir.

    VI. YARARLANILABİLECEK DİĞER BAZI KAYNAKLAR

    1. M. Yaşar KANDEMİR, İ. L. ÇAKAN, R. KÜÇÜK, Riyazü’s-salihin, Terceme ve şerhi, Erkam Yay, İst, II/398-408;(Not, Yukarıdaki hadis mealleri adı geçen kitaptan aktarılmıştır.

    2. Hüseyin T. GÖKMENOĞLU, “İslâm’da Hak Kavramının Mahiyeti Ve Boyutları”Diyanet Aylık Dergi Temmuz 2004

    3. Yunus APAYDIN, Komşuluk İlişkileri, İlmihal II, Diyanet Vakfı Yay, 470-472.

    4. Gazâlî, İhyaü Ulûmiddîn,, II, 271-272. Kahire, 1386 .


    [1]Not : Bu vaaz projesi Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Dr. Muhlis AKAR tarafından hazırlanmıştır.

    [2] Yunus APAYDIN “Komşuluk İlişkileri” İLMİHAL II / 470-471 (Diyanet Vakfı Yay.)

    [3] en-Nisâ 4/36

    [4] Buhârî, Edeb 28; Müslim, Birr 140–141. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 28; İbni Mâce, Edeb

    [5]Buhârî, Edeb 29; Müslim, Îmân 73. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyâmet 60

    [6] Buhârî, Nikâh 80, Edeb 31, 85, Rikak 23; Müslim, Îmân 74, 75. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 123; Tirmizî, Kıyâmet 50; İbni Mâce, Edeb 4

    [7] İbn Mâce, Zühd, 24; II,1410.

    [8]Buhari Edep,29

    [9]Buhari, Edeb. 29; VII, 78.


    [10]Mecma’u’z-zevâid, VIII, 168-170


  4. 24.Nisan.2010, 09:20
    2
    Administrator



    KOMŞU HAKKI [1]

    I.KONUNUN PLÂNI

    A- Genel anlamda Hak Kavramı
    B- Kur’anı kerime göre üzerimizde hakkı olan kimseler (Nisa 36) ve komşular
    C- Hadis-i şeriflerde komşu hakkının ele alınış şekli
    1- Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik eder.
    2- Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna eziyet etmez.
    3- Kötülüklerinden komşusu güven içinde olmayan kimse gerçek anlamda iman etmiş sayılmaz
    4- Yapacağı fenalıklardan komşusu güven içinde olmayan kimse cennete giremez.
    5- Müslüman kişi komşusu açken kendisi tok yatmaz
    6- Pişirdiği yemekten komşusuna ikram eder
    7- Komşu üçe ayrılır
    D- Komşu hakları:
    1-Yardım istediğinde yardımına koşmak
    2- Muhtaçsa ihtiyacını gidermek
    3- Hasta olunca ziyaret etmek
    4- Ölüsü olunca cenazesine gitmek
    5- Sevinçlerini paylaşmak
    6- Musibete uğrarsa teselli etmek
    7- İzni olmadan evinin önüne havasını kesecek şekilde daha yüksek bina yapmamak
    8-Satın aldıklarından komşularına da ikram etmek, veremeyecekse açıkta eve götürmemek
    9- Pişirdiği yemeğin kokusuyla komşularını rahatsız etmemek
    10-Kendi canını, malını, çocuklarını, namusunu koruduğu gibi, komşusununkilerini de korumak
    11- Ve diğer haklar…
    E- Gerek asri saadetten, gerekse uzak ve yakın tarihten yaşanmış örnek komşuluk anlayış ve uygulamaları anlatılarak konu zenginleştirilebilir.

    II. KONUNUN AÇILIMI VE İŞLENİŞİ

    Konuya genel anlamda hak kavramının açıklanmasıyla başlanır; üzerimizde -başta Allah hakkı olmak üzere- hakkı olanlar Nisâ sûresinin 36. ayeti okunarak anlatılır ve bunlar içerisinde vaazın konusu olan komşu hakkı ele alınır.
    Komşunun tanımı, komşuluk ilişkilerinin sosyal dayanışma ve yardımlaşma açısından önemi; iyi komşunun faydaları, kötü komşunun ve komşuluğun maddi ve manevi açıdan zararları anlatılır.
    Daha sonra ilgili ayet ve hadisler okunarak İslâm dininin komşu hakkına verdiği önem ortaya konulur. Bu arada başta peygamberimiz olmak üzere örnek şahsiyetlerin, iyi komşuluğun nasıl olması gerektiğini gösteren komşuluk ilişkilerinden söz edilerek konunun hem teorik hem de pratik (uygulama) yönü ifade edilir.Vaazın sonunda genel bir değerlendirme yapılıp, elde edilen tesbitler derli toplu bir şekilde cemaate sunulur.

    III. KONUNUN ÖZET SUNUMU

    Komşu tabiri birbirine bitişik veya yakın yerlerde yaşayanlar için kullanılır. Komşu olmanın doğurduğu birtakım hak ve görevlerin yanı sıra, aynı zamanda bunların sağladığı bir ilişkiler düzeni de bulunmaktadır. Bunlara genel olarak komşuluk veya komşuluk ilişkileri denilir.
    Komşuluk ilişkileri sosyal dayanışma açısından önemli olduğu gibi, ailelerin huzur ve güven içinde yaşamaları açısından da çok önemlidir. İyi komşuluk ilişkileri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında, sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde ayrı bir öneme sahip olduğundan fert ve ailelere toplum içerisinde destek olup sosyal yapıyı güçlendirir. Kötü komşuluk ilişkileri ise sürekli rahatsızlık, güvensizlik ve yalnızlık hissi uyandırır. Kültürümüzdeki süzülmüş bir anlayışın ifadesi olan,”Ev alma komşu al” özdeyişi, komşuluk ilişkilerinin her iki yönü açısından da son derece isabetli bir tesbiti dile getirmektedir. Yine dilimizdeki “komşu komşunun külüne muhtaçtır”, “komşuda pişer bize de düşer” gibi özdeyişler ve benzeri deyimler, komşuluk ilişkilerinin anlamını ve boyutlarını göstermek bakımından önemlidir.
    Sosyal yardımlaşma ve dayanışma açısından insana aileden sonra en yakın sosyal çevreyi komşular oluşturduğu içindir ki, gerek Kur’an’da ve gerekse hadislerde komşuluk ilişkileri üzerinde hassasiyetle durulmuştur.[2]
    Özetle; komşuların birbirleri üzerinde çok yönlü hakları vardır; bu haklar ödenmeli, asla ihlal edilmemelidir.
    Komşularla iyi geçinmeli, onlara zarar vermemeli, sevinç ve kederlerine ortak olunmalıdır.
    Yoksul komşusunu gözetmek, maddi ve manevi ihtiyaçlarının karşılanması için çaba göstermek, varlıklı komşuların görevidir.
    Müslüman bir kişinin komşusuyla iyi geçinmesi, onun iyi bir iman ve güzel bir ahlaka sahip olduğunun göstergesidir.


    IV. KONU İŞLENİRKEN BAŞVURULABİLECEK BAZI ÂYETLER


    Nisâ sûresinin 36. âyetinde iyilik yapılması gerekenler arasında komşular da sayılmaktadır:

    وَاعْبُدُواْ اللّهَ وَلاَ تُشْرِكُواْ بِهِ شَيْئًا وَبِالْوَالِدَيْنِإِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَالْجَارِذِي الْقُرْبَى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالجَنبِوَابْنِ السَّبِيلِ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يُحِبُّ مَنكَانَ مُخْتَالاً فَخُورً

    “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez[3]

    V. KONU İŞLENİRKEN BAŞVURULABİLECEK BAZI HADİSLER


    Sevgili peygamberimiz de değişik boyutlarıyla komşuluk hukukunun önemine şöyle işaret etmişlerdir:
    - وعن ابنِ عمرَ وعائشةَ رضي اللَّه عنهما قَالا : قال رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم: « مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالجارِ حتَّى ظَنَنتُ أَنَّهُ سيُوَرِّثُهُ » متفقٌ عليه .
    İbni Ömer ve Âişe radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Cebrâil bana komşuya iyilik etmeyi tavsiye edip durdu. Neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım. ”[4]

    “- وعن أبي هريرة رضي اللَّه عنه أَن النبي صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « واللَّهِ لا يُؤْمِنُ ، واللَّهِ لا يُؤْمِنُ ، » قِيلَ : منْ يا رسولَ اللَّهِ ؟ قال : « الَّذي : لا يأْمنُ جارُهُ بَوَائِقَهُ، متفق عليه.

    Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber (sav):
    “Vallâhi imân etmiş olmaz. Vallâhi imân etmiş olmaz. Vallâhi imân etmiş olmaz” buyurdu. Sahâbîler: Kim imân etmiş olmaz, yâ Resûlallah? diye sordular.
    “Yapacağı fenalıklardan komşusu güven içinde olmayan kimse!” [5] buyurdu.

    Yine Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    وعنه أَن رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ باللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ، فَلا يُؤْذِ جَارَهُ ، وَمَنْ كَان يُؤْمِنُ بِاللَّهِ والْيَوْمِ الآخرِ ، فَلْيكرِمْ ضَيْفهُ ، وَمَنْ كَانَ يُؤْمنُ بِاللَّهِ وَالْيومِ الآخِرِ ، فَلْيَقُلْ خَيْراً أَوْ لِيَسْكُتْ » متفقٌ عليه .
    “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse komşusunu rahatsız etmesin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!”[6]


    واحسن جوار من جاورك تكن مسلما

    "Komşularına iyi komşuluk et ki gerçek Müslüman olasın."[7]

    Peygamberimizin, “Komşusu elinden ve dilinden emin olmayan kimse mü’min sayılmaz” [8] buyurması da komşuluk ilişkisinin önemini ve ne kadar hassas bir konu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. “

    Bir gün sevgili Peygamberimiz;

    ;والله لايؤمن والله لايؤمن والله لايؤمن

    "Vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman emiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz" buyurmuşlar, sahabilerden biri de;

    من يا رسو ال لله؟ "Kim iman etmiş olmaz ey Allah'ın Resülü?" diye sorunca, Resülullah Efendimiz,

    الذى لا يأمن جاره بواءقه قال "Kötülüğünden komşusunun emin olmadığı kimse" cevabını vermişlerdir. [9]

    Diğer bir hadislerinde de komşuların birbirleri üzerindeki haklarını şöyle sıralamaktadırlar:[10]
    -Hastalandığında geçmiş olsun ziyaretine gitmek
    -Öldüğünde cenazesinde bulunmak
    -Borç istediğinde borç vermek
    -Darda kaldığında yardımına koşmak
    -Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek
    -Başına bir musibet geldiğinde teselli etmek
    -Evini, komşusunun rüzgarını (güneşini, manzarasını) engelleyecek şekilde yapmamak
    -Ne pişirdiğini ona belli etmemek, belli ederse pişirdiğinden ona da vermek

    Şüphesiz Hz. Peygamber’in bu tavsiyesi komşuluk ilişkilerine oldukça kuşatıcı bir çerçeve çizmekle birlikte, komşunun komşu üzerindeki bütün haklarını saymayı değil, belki önemli olanlarından bazılarını vurgulamayı amaçlamaktadır.
    Bu bakımdan bir Müslümanın komşularıyla iyi ilişkiler içerisinde olması, İslâm’ın yardımlaşma, dayanışma, zarar vermeme, küs durmama ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi; yine komşuları rahatsız edecek davranışlardan, evin içinde bile olsa yüksek sesle konuşmaktan, televizyon, teyp, müzik seti gibi cihazların sesini yükseltmekten ve her türlü patırtı ve gürültü yapmaktan kaçınması gerekir.

    VI. YARARLANILABİLECEK DİĞER BAZI KAYNAKLAR

    1. M. Yaşar KANDEMİR, İ. L. ÇAKAN, R. KÜÇÜK, Riyazü’s-salihin, Terceme ve şerhi, Erkam Yay, İst, II/398-408;(Not, Yukarıdaki hadis mealleri adı geçen kitaptan aktarılmıştır.

    2. Hüseyin T. GÖKMENOĞLU, “İslâm’da Hak Kavramının Mahiyeti Ve Boyutları”Diyanet Aylık Dergi Temmuz 2004

    3. Yunus APAYDIN, Komşuluk İlişkileri, İlmihal II, Diyanet Vakfı Yay, 470-472.

    4. Gazâlî, İhyaü Ulûmiddîn,, II, 271-272. Kahire, 1386 .


    [1]Not : Bu vaaz projesi Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Dr. Muhlis AKAR tarafından hazırlanmıştır.

    [2] Yunus APAYDIN “Komşuluk İlişkileri” İLMİHAL II / 470-471 (Diyanet Vakfı Yay.)

    [3] en-Nisâ 4/36

    [4] Buhârî, Edeb 28; Müslim, Birr 140–141. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 28; İbni Mâce, Edeb

    [5]Buhârî, Edeb 29; Müslim, Îmân 73. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyâmet 60

    [6] Buhârî, Nikâh 80, Edeb 31, 85, Rikak 23; Müslim, Îmân 74, 75. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 123; Tirmizî, Kıyâmet 50; İbni Mâce, Edeb 4

    [7] İbn Mâce, Zühd, 24; II,1410.

    [8]Buhari Edep,29

    [9]Buhari, Edeb. 29; VII, 78.


    [10]Mecma’u’z-zevâid, VIII, 168-170





+ Yorum Gönder