Konusunu Oylayın.: Nuh kıssasında, doğurdukları çocukları hüsranlarını arttırır ve onlar ancak fâsık doğururlar (Nuh, 7

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Nuh kıssasında, doğurdukları çocukları hüsranlarını arttırır ve onlar ancak fâsık doğururlar (Nuh, 7
  1. 20.Nisan.2010, 11:58
    1
    Misafir

    Nuh kıssasında, doğurdukları çocukları hüsranlarını arttırır ve onlar ancak fâsık doğururlar (Nuh, 7






    Nuh kıssasında, doğurdukları çocukları hüsranlarını arttırır ve onlar ancak fâsık doğururlar (Nuh, 7 Mumsema Nuh kıssasında, doğurdukları çocukları hüsranlarını arttırır ve onlar ancak fâsık doğururlar (Nuh, 71/21, 27), ifadesi geçmektedir. Buna göre, bir insan onu doğuran anasına göre fasık olabilir mi?


  2. 20.Nisan.2010, 11:58
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 20.Nisan.2010, 22:06
    2
    meçhul_100
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 626
    Mesaj Sayısı: 2,162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Diyar-ı Sivas

    --->: Nuh kıssasında, doğurdukları çocukları hüsranlarını arttırır ve onlar ancak fâsık doğururlar (




    İlgili ayetlerin mealleri şöyledir:

    “Nuh "Yâ Rabbi," dedi. "Bunlar bana isyan ettiler de mal ve evlât çokluğuyla azıp hüsrana düşmüş kimselerin peşine düştüler.” (Nuh, 71/21)
    “Nuh "Yâ Rabbi," dedi. "Yeryüzünde dolaşan tek bir kâfir bırakma. Zira bırakırsan onlar Senin kullarını, Senin yolundan saptırırlar, ancak günahkâr ve nankör evlâtlar yetiştirirler.” (Nuh, 71/26-27)

    Hz. Nuh’un bunu söylemesi 950 senelik bir tecrübeye dayanır. Bu “kâfir kafiri doğurur, fâsık fâsıkı doğurur” manasına gelmez. Ebu Cehil, Velid b. Muğire gibi daha yüzlerce sahabenin babaları kâfir olarak ölmüşlerdi. Ve onlar mümin olmuşlardı. “veliden peli, peliden veli” atasözü bu konuda önemli bir gerçeğe işaret etmektedir. Hz. Nuh’ın kendi oğlu Kenan’ın da mümin olmaması bu gerçeğin ayrı bir delilidir.

    “Her çocuk İslam fıtratı üzere doğar, annesi, babası onu Yahudî, Hıristiyan veya Mecusî yapar” (bk. Buhâri, Cenâiz, 79; Müslîm, İman, 264) manasına gelen hadisin ifadesi bu konuda açıktır. Her çocuk masum olarak doğar. Ailesi, çevresi kendisinin yanlış yola sürüklenmesine sebep olur.

    Hz. Nuh’un ifadesini de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Yani bu kâfirler doğan çocuklarının imana gelmesine fırsat vermezler, onları kâfir, fasık yaparlar. Gelecekte olacak bir hususu olmuş gibi kabul edip, bir kimseyi gelecekteki vasfıyla anmak, bir mecaz ifadedir. Çocukların geleceğini karartan, onları küfre sürükleyen anne-babalar, adeta onları kâfır olarak doğurmuş oluyorlar”(krş. Zemahşerî, Beydavî, Ebu suud, ilgili ayetin tefsiri)..

    Diğer taraftan, Nûh peygamber, artık bundan sonra inkarcılar arasından kendisine iman edenlerin çıkmayacağını vahiy yoluyla da öğrenmiştir. Nitekim, "Senin kavminden ancak, (daha önce) iman etmiş olanlar inanacak..." (bk. Hûd, 11/36) mealindeki ayet bize bunu haber vermektedir. İşte bundan dolayı Hz. Nuh, yeryüzünde inkarcılardan hiç kimseyi bırakmamasını Allah Teâlâ'dan niyaz etmiştir. Âyetin devamındaki “Senin kullarını, Senin yolundan saptırırlar, ancak günahkâr ve nankör evlâtlar yetiştirirler” ifadesi, Nuh'un kişisel sebeplerden değil, gelecek nesillerin kurtuluşu için böyle bir bedduada bulunduğunu göstermektedir. (bk. Kur’an Yolu, Heyet, ilgili ayetlerin tefsiri)



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör


  4. 20.Nisan.2010, 22:06
    2
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙



    İlgili ayetlerin mealleri şöyledir:

    “Nuh "Yâ Rabbi," dedi. "Bunlar bana isyan ettiler de mal ve evlât çokluğuyla azıp hüsrana düşmüş kimselerin peşine düştüler.” (Nuh, 71/21)
    “Nuh "Yâ Rabbi," dedi. "Yeryüzünde dolaşan tek bir kâfir bırakma. Zira bırakırsan onlar Senin kullarını, Senin yolundan saptırırlar, ancak günahkâr ve nankör evlâtlar yetiştirirler.” (Nuh, 71/26-27)

    Hz. Nuh’un bunu söylemesi 950 senelik bir tecrübeye dayanır. Bu “kâfir kafiri doğurur, fâsık fâsıkı doğurur” manasına gelmez. Ebu Cehil, Velid b. Muğire gibi daha yüzlerce sahabenin babaları kâfir olarak ölmüşlerdi. Ve onlar mümin olmuşlardı. “veliden peli, peliden veli” atasözü bu konuda önemli bir gerçeğe işaret etmektedir. Hz. Nuh’ın kendi oğlu Kenan’ın da mümin olmaması bu gerçeğin ayrı bir delilidir.

    “Her çocuk İslam fıtratı üzere doğar, annesi, babası onu Yahudî, Hıristiyan veya Mecusî yapar” (bk. Buhâri, Cenâiz, 79; Müslîm, İman, 264) manasına gelen hadisin ifadesi bu konuda açıktır. Her çocuk masum olarak doğar. Ailesi, çevresi kendisinin yanlış yola sürüklenmesine sebep olur.

    Hz. Nuh’un ifadesini de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Yani bu kâfirler doğan çocuklarının imana gelmesine fırsat vermezler, onları kâfir, fasık yaparlar. Gelecekte olacak bir hususu olmuş gibi kabul edip, bir kimseyi gelecekteki vasfıyla anmak, bir mecaz ifadedir. Çocukların geleceğini karartan, onları küfre sürükleyen anne-babalar, adeta onları kâfır olarak doğurmuş oluyorlar”(krş. Zemahşerî, Beydavî, Ebu suud, ilgili ayetin tefsiri)..

    Diğer taraftan, Nûh peygamber, artık bundan sonra inkarcılar arasından kendisine iman edenlerin çıkmayacağını vahiy yoluyla da öğrenmiştir. Nitekim, "Senin kavminden ancak, (daha önce) iman etmiş olanlar inanacak..." (bk. Hûd, 11/36) mealindeki ayet bize bunu haber vermektedir. İşte bundan dolayı Hz. Nuh, yeryüzünde inkarcılardan hiç kimseyi bırakmamasını Allah Teâlâ'dan niyaz etmiştir. Âyetin devamındaki “Senin kullarını, Senin yolundan saptırırlar, ancak günahkâr ve nankör evlâtlar yetiştirirler” ifadesi, Nuh'un kişisel sebeplerden değil, gelecek nesillerin kurtuluşu için böyle bir bedduada bulunduğunu göstermektedir. (bk. Kur’an Yolu, Heyet, ilgili ayetlerin tefsiri)



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör





+ Yorum Gönder