Konusunu Oylayın.: İslamda söz kesme

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslamda söz kesme
  1. 18.Nisan.2010, 08:28
    1
    Misafir

    İslamda söz kesme






    İslamda söz kesme Mumsema islamda söz kesmenin adabı nasıldır


  2. 18.Nisan.2010, 08:28
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 22.Kasım.2013, 23:01
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: islamda söz kesme




    Değerli kardeşimiz: İslamda Söz kesme Nişan merasimi yapmak nikah sayılmaz. Evlenecek kadınla erkeğin birbirini daha iyi tanımaları, eksiklerin tamamlanması, öğrenim ve askerlik gibi bir kısım engellerin aşılması, resmî bazı formalitelerin tamamlanması, belli bir zaman tahsisini gerekli kılar. Yani söz kesilir kesilmez, hemen nikâh akdi yapmak çoğu zaman mümkün olmaz. İşte, sözle nikâh arasında geçen bu döneme "sözlülük veya nişanlılık" denir. Arapçada "hutbe" kelimesiyle ifade edilen bu müessese, sözlükte; kız istemek, söz vermek, söz kesmek ve nişanlanmak anlamlarına gelir.

    İslâm'da, ömür boyu beraber yaşayacak olan eşlerin, evliliğe karar vermeden önce gereken tedbirleri alması, iyi düşünmesi gerekmiş ve bunun için de evleneceklerin görüşmesi âdet hâline gelmiştir. Ancak nişanlıların nikâhtan önce birbirlerine haram olduklarından dolayı görüşüp konuşmaları, beraber gezmeleri veya sohbet etmeleri caiz değildir. Evlenecek eşlerin daha önceden birbirlerini görmeleri mümkün ve caizdir. Bakılacak yerler ellerle, yüz ve ayaklardır Bir evlilik vaadi olan nişanlanma İslâm hukukunda ta*raflara evlilik mecburiyeti getirmez. Beraberliklerini sürdüremeyeceklerini anlayan nişanlılar her zaman için nişanı bozma hak ve yetkisine sahiptirler. *Nişanlılık taraflara evliliğin verdiği beraber yaşama hak ve yetkisini vermez. Nikâh akdi yapılmadan nişanlıların, aralarındaki sıcak ilgiye ve ile*riye mâruf iyi niyetli beklentilerine rağmen mahremiyet bakımından âdeta iki yabancı gibi oldukları ve bu mahremiyet sınırlarına dikkat etmeleri gerektiği gözden uzak tutulmamalıdır. Toplumumuzda bir süre nişanlı kal*dıktan sonra nişanın bozulması özellikle kız tarafını büyük ölçüde mağdur et*mekte, asılsız dedikodu ve ithamları mucip olmakta, suizanna sebebiyet ver*mektedir. Bunda nişanlılık süresinin gereğinden uzun tutulmasının ve bu süre içinde mahremiyet sınırlarına dikkat edilmemesinin de payı vardır. Düğün merasimlerini de İslami yaşantıya (peygamberimizin sünnetine) uygun bir şekilde icra etmektir. Bu merasimlerde helal-harama dikkat edilmediği taktirde telafisi mümkün olmayan neticeler ortaya çıkmaktadır. Bu merasimleri bir binanın inşaatine benzetecek olursak temeli çürük atılan bir binayi ne kadar tadilat yapmaya çalışırsan çalış en ufak bir sarsıntıdan yıkılır. Rabbimiz *rızasına uygun düğün merasimleri icra etmeyi bizlere nasip etsin.



  4. 22.Kasım.2013, 23:01
    2
    Moderatör



    Değerli kardeşimiz: İslamda Söz kesme Nişan merasimi yapmak nikah sayılmaz. Evlenecek kadınla erkeğin birbirini daha iyi tanımaları, eksiklerin tamamlanması, öğrenim ve askerlik gibi bir kısım engellerin aşılması, resmî bazı formalitelerin tamamlanması, belli bir zaman tahsisini gerekli kılar. Yani söz kesilir kesilmez, hemen nikâh akdi yapmak çoğu zaman mümkün olmaz. İşte, sözle nikâh arasında geçen bu döneme "sözlülük veya nişanlılık" denir. Arapçada "hutbe" kelimesiyle ifade edilen bu müessese, sözlükte; kız istemek, söz vermek, söz kesmek ve nişanlanmak anlamlarına gelir.

    İslâm'da, ömür boyu beraber yaşayacak olan eşlerin, evliliğe karar vermeden önce gereken tedbirleri alması, iyi düşünmesi gerekmiş ve bunun için de evleneceklerin görüşmesi âdet hâline gelmiştir. Ancak nişanlıların nikâhtan önce birbirlerine haram olduklarından dolayı görüşüp konuşmaları, beraber gezmeleri veya sohbet etmeleri caiz değildir. Evlenecek eşlerin daha önceden birbirlerini görmeleri mümkün ve caizdir. Bakılacak yerler ellerle, yüz ve ayaklardır Bir evlilik vaadi olan nişanlanma İslâm hukukunda ta*raflara evlilik mecburiyeti getirmez. Beraberliklerini sürdüremeyeceklerini anlayan nişanlılar her zaman için nişanı bozma hak ve yetkisine sahiptirler. *Nişanlılık taraflara evliliğin verdiği beraber yaşama hak ve yetkisini vermez. Nikâh akdi yapılmadan nişanlıların, aralarındaki sıcak ilgiye ve ile*riye mâruf iyi niyetli beklentilerine rağmen mahremiyet bakımından âdeta iki yabancı gibi oldukları ve bu mahremiyet sınırlarına dikkat etmeleri gerektiği gözden uzak tutulmamalıdır. Toplumumuzda bir süre nişanlı kal*dıktan sonra nişanın bozulması özellikle kız tarafını büyük ölçüde mağdur et*mekte, asılsız dedikodu ve ithamları mucip olmakta, suizanna sebebiyet ver*mektedir. Bunda nişanlılık süresinin gereğinden uzun tutulmasının ve bu süre içinde mahremiyet sınırlarına dikkat edilmemesinin de payı vardır. Düğün merasimlerini de İslami yaşantıya (peygamberimizin sünnetine) uygun bir şekilde icra etmektir. Bu merasimlerde helal-harama dikkat edilmediği taktirde telafisi mümkün olmayan neticeler ortaya çıkmaktadır. Bu merasimleri bir binanın inşaatine benzetecek olursak temeli çürük atılan bir binayi ne kadar tadilat yapmaya çalışırsan çalış en ufak bir sarsıntıdan yıkılır. Rabbimiz *rızasına uygun düğün merasimleri icra etmeyi bizlere nasip etsin.






+ Yorum Gönder