Konusunu Oylayın.: Düğünlerden takılan takıların paylaşımı nasıl olmalı ve bunların zekatı bayanın mı erkeğin mi soruml

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Düğünlerden takılan takıların paylaşımı nasıl olmalı ve bunların zekatı bayanın mı erkeğin mi soruml
  1. 07.Nisan.2010, 15:21
    1
    Misafir

    Düğünlerden takılan takıların paylaşımı nasıl olmalı ve bunların zekatı bayanın mı erkeğin mi soruml






    Düğünlerden takılan takıların paylaşımı nasıl olmalı ve bunların zekatı bayanın mı erkeğin mi soruml Mumsema Kur'an-ı Kerimle ilgili siir aramak istiyorum


  2. 07.Nisan.2010, 21:15
    2
    meçhul_100
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mayıs.2007
    Üye No: 626
    Mesaj Sayısı: 2,162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Diyar-ı Sivas

    --->: Düğünlerden takılan takıların paylaşımı nasıl olmalı ve bunların zekatı bayanın mı erkeğin mi




    Altın ve gümüşten yapılmış zinet eşyalarının zekâtı kendi cinslerinden olmayan bir şey ile ödeneceği takdirde ağırlıkları değil, piyasa değerleri esas alınır. Bunda ittifak vardır. Fakat kendi cinsiyle ödeneceği takdirde, İmam-ı A`zam ile Ebû Yûsuf`a göre ağırlıkları, İmam-ı Züfer`e göre ise kıymetleri, İmam-ı Muhammed`e göre de bunlardan hangisi fakirin lehine ise, yani, hangisinin zekâtı daha fazla tutuyorsa ona itibar olunur. Sâf olmayıp karışık olan altın ve gümüşte hangi madde fazla ise ona itibar edilir. Altın fazla ise o madde altın kabul edilir. Bakır fazla ise bakır, gümüş fazla ise gümüş kabûl edilir.



    Zekât verecek zengin için, nisab miktarı tutarında bir mal, bir yıl elde bulunmalıdır. Fitrede ise, bu şart yoktur. Fitrenin verileceği en son gün bile, nisab miktarı mal eline geçse, kendisine derhal fitre vâcib olur. Zekâtta günümüzde ekseriya nisab ölçüsü olarak altın alınmaktadır. Fitrede ise gümüşün esas alınması iyidir. Fitrenin zekâta göre daha geniş bir kitle tarafından verilmesinin sebebi de budur.Yaşlılıktan veya hastalıktan dolayı Ramazan orucunu tutamayan kimseden fitre düşmez. Onların da bu vâcibi yerine getirmeleri icabeder. Fitre, İslâm memleketlerinde yaşayan gayr-ı müslimlere verilebilirse de küfür diyarındaki gayr-i müslimlere verilemez. Fitrenin rüknü temliktir. Fitreyi fakirin mülkiyetine geçirmeden fitre ödenmiş olmaz

    Fitre, Ramazan bayramının birinci günü sabahı, fecrin doğuşundan itibaren vâcib olur. Fitreyi vermenin müstehab olan şekli ise, fecrin doğuşundan itibaren namazdan çıkmadan önce fakirlere verilmesidir. Fakat fitrenin bayramdan birkaç gün, hatta birkaç ay önceden verilmesinde de bir beis yoktur. Böylece fakirlerin bayram ihtiyaçlarını önceden karşılamaları, noksanlarını telâfi etmeleri sağlanmış olur. Zamanında ödenmeyip sonraya kalan fitreler ise, mümkün olan ilk fırsatta ödenmelidir. Bu görüş İmam Ebû Hanife`nindir. Diğer üç İmama göre, fitre, Ramazanın son akşamı güneşin batmasından itibaren vâcib hâle gelir. Ödemenin bayram namazından sonraya te`hiri de câiz değildir. Ramazan bayramının 1. günü fecrin doğuşundan evvel vefat eden veya fakir düşen kimseye fitre vermek vâcib olmaktan çıkar. Fecrin doğuşundan sonra vefat eden zengine ise, fitre vâcibdir. Mirasından ödenir. Nisab miktarını bulan mal, fitrenin vâcib olmasından sonra, ödenmeden telef olsa fitre sâkıt olmaz.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör

    buda şiir..

    http://www.mumsema.com/dini-siirler/...erim-siir.html


  3. 07.Nisan.2010, 21:15
    2
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙



    Altın ve gümüşten yapılmış zinet eşyalarının zekâtı kendi cinslerinden olmayan bir şey ile ödeneceği takdirde ağırlıkları değil, piyasa değerleri esas alınır. Bunda ittifak vardır. Fakat kendi cinsiyle ödeneceği takdirde, İmam-ı A`zam ile Ebû Yûsuf`a göre ağırlıkları, İmam-ı Züfer`e göre ise kıymetleri, İmam-ı Muhammed`e göre de bunlardan hangisi fakirin lehine ise, yani, hangisinin zekâtı daha fazla tutuyorsa ona itibar olunur. Sâf olmayıp karışık olan altın ve gümüşte hangi madde fazla ise ona itibar edilir. Altın fazla ise o madde altın kabul edilir. Bakır fazla ise bakır, gümüş fazla ise gümüş kabûl edilir.



    Zekât verecek zengin için, nisab miktarı tutarında bir mal, bir yıl elde bulunmalıdır. Fitrede ise, bu şart yoktur. Fitrenin verileceği en son gün bile, nisab miktarı mal eline geçse, kendisine derhal fitre vâcib olur. Zekâtta günümüzde ekseriya nisab ölçüsü olarak altın alınmaktadır. Fitrede ise gümüşün esas alınması iyidir. Fitrenin zekâta göre daha geniş bir kitle tarafından verilmesinin sebebi de budur.Yaşlılıktan veya hastalıktan dolayı Ramazan orucunu tutamayan kimseden fitre düşmez. Onların da bu vâcibi yerine getirmeleri icabeder. Fitre, İslâm memleketlerinde yaşayan gayr-ı müslimlere verilebilirse de küfür diyarındaki gayr-i müslimlere verilemez. Fitrenin rüknü temliktir. Fitreyi fakirin mülkiyetine geçirmeden fitre ödenmiş olmaz

    Fitre, Ramazan bayramının birinci günü sabahı, fecrin doğuşundan itibaren vâcib olur. Fitreyi vermenin müstehab olan şekli ise, fecrin doğuşundan itibaren namazdan çıkmadan önce fakirlere verilmesidir. Fakat fitrenin bayramdan birkaç gün, hatta birkaç ay önceden verilmesinde de bir beis yoktur. Böylece fakirlerin bayram ihtiyaçlarını önceden karşılamaları, noksanlarını telâfi etmeleri sağlanmış olur. Zamanında ödenmeyip sonraya kalan fitreler ise, mümkün olan ilk fırsatta ödenmelidir. Bu görüş İmam Ebû Hanife`nindir. Diğer üç İmama göre, fitre, Ramazanın son akşamı güneşin batmasından itibaren vâcib hâle gelir. Ödemenin bayram namazından sonraya te`hiri de câiz değildir. Ramazan bayramının 1. günü fecrin doğuşundan evvel vefat eden veya fakir düşen kimseye fitre vermek vâcib olmaktan çıkar. Fecrin doğuşundan sonra vefat eden zengine ise, fitre vâcibdir. Mirasından ödenir. Nisab miktarını bulan mal, fitrenin vâcib olmasından sonra, ödenmeden telef olsa fitre sâkıt olmaz.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör

    buda şiir..

    http://www.mumsema.com/dini-siirler/...erim-siir.html





+ Yorum Gönder