Konusunu Oylayın.: Seyyid Ahmed Bedevi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Seyyid Ahmed Bedevi
  1. 30.Mart.2010, 06:40
    1
    Misafir

    Seyyid Ahmed Bedevi






    Seyyid Ahmed Bedevi Mumsema seyyid ahmed bedevi

    tüm bedevi tarikat canlarına manisa bedevi dergahından huuuuuuuuuu


  2. 30.Mart.2010, 06:40
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    seyyid ahmed bedevi

    tüm bedevi tarikat canlarına manisa bedevi dergahından huuuuuuuuuu


    Benzer Konular

    - Ahmed bedevi resimleri

    - Ahmed Bedevi Hz (evliya filmi)

    - Seyyid Ahmed Bedevî

    - Şeyh Ahmed bedevi hz. türbesi

    - Ahmed-i Bedevi'den Talebesine Vasiyet

  3. 02.Nisan.2010, 23:31
    2
    Hasret Rüzgarı
    mumine.com

    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2009
    Üye No: 46604
    Mesaj Sayısı: 235
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    --->: seyyid ahmed bedevi




    BEDEVİ TARİKATI

    Ahmed Bedevi Hazretleri tarafından kurulmuştur. 596/ 1200 senesinde Fas’ta dünyaya gelmiştir ve nesli Hz. Hüseyin ve Hz. Hasan kanalıyla Hz. Ali’ye dayanır. Yedi taşında iken ailesi manevi bir işaretle Mekke’ye hicret etti.

    Daha küçük yaşta iken yalnızlığı tercih etti. Bu halinde iken hiç kimse ile konuşmak istemiyordu. İsteklerini işaretle karşılıyordu.
    Sonrasında manevi bir işaretle Mısır’a yerleşmesi istendi. Hazırlıklarını tamamladıktan sonra yola çıktı. Bağdat’a uğradı. Ahmed er- Rufai ve Abdülkadir Geylani Hazretlerinin kabrini ziyaret etti. Bir sene kadar burada ikamet ettikten sonra Tanta’ya geçti. Mısır’a yaklaştığında, oranın büyüğü Hasan Saiğ Ehnai, “ Artık bu beldenin asıl sahibi geliyor. Artık bize burada kalmak yaraşmaz” diyerek Mısır’ı terk etti.
    Bedeviler gibi ağzını ve burnunu kapattığı için “Bedevi” diye isimlendirildi. Bir başka rivayete göre, kendisini şehir hayatına alıştıramadığı için bu lakap kendisine ailesi tarafından verildi.
    Nazarı keskin olan Ahmed Bedevi Hazretlerinin Şeyh Ali bin Naim el- Bağdadi vasıtasıyla Seyyid Ahmed er- Rufai’ye ve vasıtasız olarak Ebü’l- Hasan eş-Şazeli’ye intisapları vardır. Hüseyin Vassaf bu zatın kutup ve gavs olduğunu yazar.
    Seyyid, şerif, bedevi, kutup, Ebu’l-fena gibi bir çok lakabı olan, Haçlı seferlerine karşı direniş sergileyen Ahmed Bedevi’nin Evrad, Salatlar, Vesaya isimli eserleri vardır.
    Yakın müridlerinden Abdü’l-al’a bazı öğütlerde bulunmuştur. Bunlardan bazıları şöyledir:
    Ey Abdül’l-al, yetimlere şefkat göster, çıplağı giydir, aça yemek ver, gariplere ve misafire ikram et. Umulur ki, böylece Allah katında makbul kullardan olursun.
    Dünya sevgisinden sakın. Çünkü o, tuzun balı bozduğu gibi Salih ameli bozar.
    Allah’ı anmayı çoğalt, gafillerden olmaktan sakın. Bil ki, geceleyin kılınan iki rekat namaz gündüz kılınan bin rekat nafile namazdan daha faziletlidir.
    Daha önceki tasavvuf ehli gibi, Ahmed Bedevi ile devrin fıkıh alimleri arasında da çeşitli çatışmalar yaşanmıştır.
    Ahmed Bedevi Hazretleri 675/1276 yılında vefat etti. Kendisinden sonra yerine halife olarak Abdül’al geçti.
    Önemli bir halifesi, şeyhin emritle İskenderiye’ye gidip orada tarikatı yayan Şeyh Ebu’l-Feth el- Vasiti’dir.
    Bir diğer halifesi Şeyh Abdülaziz Hazretleridir.
    Bedeviyye tarikatı Şam, Yemen, Hicaz, Irak ve daha başka yerler yayıldı. İstanbul’da da Bedevi tekkeleri açıkmıştır. Kocamustafa Paşa civarında Şeyh Nail Efendi dergahı, Galata’da Mustafa Efendi dergahı, Beyoğlu’nda Eburrıza Mehmed Şemseddin Efendi, Beykoz’da Şeyh Seyyid Efendi ve Şeyh Ahmed Efendi dergahları, Üsküdar’da Mustafa İzzet Efendi dergahı, Toptaşı tabaklar Mahallesinda Şeyh Hasib Efendi dergahları bunlardandır.



    BEDEVİ TARİKATI SİLSİLESİ

    Hz. Ali(r.a.)
    Hasan Basri Hazretleri
    Habib-i A’cemi Hazretleri
    Davud’u Tai Hazretleri
    Ma’rufu Kerhi Hazrerleri
    Seriyü’s-Sakati Hazretleri
    Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri
    Şeyh Şihabeddin et-Tebrizi Hazretleri
    Şeyh Ebu Yusuf Muhammed el-Kasım
    Şeyh Abdül Kuddüs
    Şeyh Abu Tahir Abdürrezzak
    Şeyh Ali bin Hasan
    Şeyh Abdülmecid el-Mağribi
    Şeyh Abdülhamid
    Şeyh Zeynüddin Abdülcelil
    Şeyh Seyyid Hasan bin Ali
    Hz. Pir, Seyyid Ahmed el-Bedevi(k.s.)
    Tarikata giriş merasimi şeyh ile mürid arasında cereyan eden soru ve cevaplarla başlar. “Arzu ve isteğin nedir?” sorusuna mürid adayı, “Ariflerin yoluna girmek için bana rehber olmanızı istiyorum” diye cevap verir. Şeyh, “Ben size sadece iyi şeyleri emrediyor ve kötü şeylerden sakınmanızı istiyorum” dedikten sonra adayın şu ifadeleri tekrarlamasını ve manalarım her zaman düşünmesini söyler: “Allah benimle beraberdir, Allah bana bakmaktadır, Allah bana şahittir”. Namaz ve zikirden sonra biat merasimi başlar. Bu sırada şeyh müridin baş parmağını elinin içine alır ve Feth süresinin 10-18. ayetlerini okur.
    Bedevi hırkası ile tarikatın alem ve sancağı kırmızıdır. Bir gün Abdül’al (k.s) bu sancağı taşıyan insanda bulunması gereken şartları mürşidine sorduğunda şu karşılığı almıştı: Yalan söylememek, fuhuştan uzak durmak, haramlardan yüz çevirmek, iffetli olmak, Allah’tan korkmak, Kur’an’ın emirlerine boyun eğmek, zikre yapışmak, tefekküre devam etmek. Bedevi dervişlerinin kullandığı taç da iki terekli olup lenger kısınma kırmızı sarık sarılır.
    Bedevi (k.s)’ye göre zikirde esas olan kalbî zikirdir. Buna rağmen Bedeviyye’nin zikri tarihî seyir içinde cehrî (sesli), kıyamı- kuudî (oturarak) olarak icra edilir hale gelmiştir. Bedevî dervişleri ayin sırasında heyecanları artınca birbirlerine sarılarak zikre devam ederler. Buna “Bedevi topu” adı verilir.
    kaynak: Tarikatlar 2 -İsmail Mutlu


  4. 02.Nisan.2010, 23:31
    2
    mumine.com



    BEDEVİ TARİKATI

    Ahmed Bedevi Hazretleri tarafından kurulmuştur. 596/ 1200 senesinde Fas’ta dünyaya gelmiştir ve nesli Hz. Hüseyin ve Hz. Hasan kanalıyla Hz. Ali’ye dayanır. Yedi taşında iken ailesi manevi bir işaretle Mekke’ye hicret etti.

    Daha küçük yaşta iken yalnızlığı tercih etti. Bu halinde iken hiç kimse ile konuşmak istemiyordu. İsteklerini işaretle karşılıyordu.
    Sonrasında manevi bir işaretle Mısır’a yerleşmesi istendi. Hazırlıklarını tamamladıktan sonra yola çıktı. Bağdat’a uğradı. Ahmed er- Rufai ve Abdülkadir Geylani Hazretlerinin kabrini ziyaret etti. Bir sene kadar burada ikamet ettikten sonra Tanta’ya geçti. Mısır’a yaklaştığında, oranın büyüğü Hasan Saiğ Ehnai, “ Artık bu beldenin asıl sahibi geliyor. Artık bize burada kalmak yaraşmaz” diyerek Mısır’ı terk etti.
    Bedeviler gibi ağzını ve burnunu kapattığı için “Bedevi” diye isimlendirildi. Bir başka rivayete göre, kendisini şehir hayatına alıştıramadığı için bu lakap kendisine ailesi tarafından verildi.
    Nazarı keskin olan Ahmed Bedevi Hazretlerinin Şeyh Ali bin Naim el- Bağdadi vasıtasıyla Seyyid Ahmed er- Rufai’ye ve vasıtasız olarak Ebü’l- Hasan eş-Şazeli’ye intisapları vardır. Hüseyin Vassaf bu zatın kutup ve gavs olduğunu yazar.
    Seyyid, şerif, bedevi, kutup, Ebu’l-fena gibi bir çok lakabı olan, Haçlı seferlerine karşı direniş sergileyen Ahmed Bedevi’nin Evrad, Salatlar, Vesaya isimli eserleri vardır.
    Yakın müridlerinden Abdü’l-al’a bazı öğütlerde bulunmuştur. Bunlardan bazıları şöyledir:
    Ey Abdül’l-al, yetimlere şefkat göster, çıplağı giydir, aça yemek ver, gariplere ve misafire ikram et. Umulur ki, böylece Allah katında makbul kullardan olursun.
    Dünya sevgisinden sakın. Çünkü o, tuzun balı bozduğu gibi Salih ameli bozar.
    Allah’ı anmayı çoğalt, gafillerden olmaktan sakın. Bil ki, geceleyin kılınan iki rekat namaz gündüz kılınan bin rekat nafile namazdan daha faziletlidir.
    Daha önceki tasavvuf ehli gibi, Ahmed Bedevi ile devrin fıkıh alimleri arasında da çeşitli çatışmalar yaşanmıştır.
    Ahmed Bedevi Hazretleri 675/1276 yılında vefat etti. Kendisinden sonra yerine halife olarak Abdül’al geçti.
    Önemli bir halifesi, şeyhin emritle İskenderiye’ye gidip orada tarikatı yayan Şeyh Ebu’l-Feth el- Vasiti’dir.
    Bir diğer halifesi Şeyh Abdülaziz Hazretleridir.
    Bedeviyye tarikatı Şam, Yemen, Hicaz, Irak ve daha başka yerler yayıldı. İstanbul’da da Bedevi tekkeleri açıkmıştır. Kocamustafa Paşa civarında Şeyh Nail Efendi dergahı, Galata’da Mustafa Efendi dergahı, Beyoğlu’nda Eburrıza Mehmed Şemseddin Efendi, Beykoz’da Şeyh Seyyid Efendi ve Şeyh Ahmed Efendi dergahları, Üsküdar’da Mustafa İzzet Efendi dergahı, Toptaşı tabaklar Mahallesinda Şeyh Hasib Efendi dergahları bunlardandır.



    BEDEVİ TARİKATI SİLSİLESİ

    Hz. Ali(r.a.)
    Hasan Basri Hazretleri
    Habib-i A’cemi Hazretleri
    Davud’u Tai Hazretleri
    Ma’rufu Kerhi Hazrerleri
    Seriyü’s-Sakati Hazretleri
    Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri
    Şeyh Şihabeddin et-Tebrizi Hazretleri
    Şeyh Ebu Yusuf Muhammed el-Kasım
    Şeyh Abdül Kuddüs
    Şeyh Abu Tahir Abdürrezzak
    Şeyh Ali bin Hasan
    Şeyh Abdülmecid el-Mağribi
    Şeyh Abdülhamid
    Şeyh Zeynüddin Abdülcelil
    Şeyh Seyyid Hasan bin Ali
    Hz. Pir, Seyyid Ahmed el-Bedevi(k.s.)
    Tarikata giriş merasimi şeyh ile mürid arasında cereyan eden soru ve cevaplarla başlar. “Arzu ve isteğin nedir?” sorusuna mürid adayı, “Ariflerin yoluna girmek için bana rehber olmanızı istiyorum” diye cevap verir. Şeyh, “Ben size sadece iyi şeyleri emrediyor ve kötü şeylerden sakınmanızı istiyorum” dedikten sonra adayın şu ifadeleri tekrarlamasını ve manalarım her zaman düşünmesini söyler: “Allah benimle beraberdir, Allah bana bakmaktadır, Allah bana şahittir”. Namaz ve zikirden sonra biat merasimi başlar. Bu sırada şeyh müridin baş parmağını elinin içine alır ve Feth süresinin 10-18. ayetlerini okur.
    Bedevi hırkası ile tarikatın alem ve sancağı kırmızıdır. Bir gün Abdül’al (k.s) bu sancağı taşıyan insanda bulunması gereken şartları mürşidine sorduğunda şu karşılığı almıştı: Yalan söylememek, fuhuştan uzak durmak, haramlardan yüz çevirmek, iffetli olmak, Allah’tan korkmak, Kur’an’ın emirlerine boyun eğmek, zikre yapışmak, tefekküre devam etmek. Bedevi dervişlerinin kullandığı taç da iki terekli olup lenger kısınma kırmızı sarık sarılır.
    Bedevi (k.s)’ye göre zikirde esas olan kalbî zikirdir. Buna rağmen Bedeviyye’nin zikri tarihî seyir içinde cehrî (sesli), kıyamı- kuudî (oturarak) olarak icra edilir hale gelmiştir. Bedevî dervişleri ayin sırasında heyecanları artınca birbirlerine sarılarak zikre devam ederler. Buna “Bedevi topu” adı verilir.
    kaynak: Tarikatlar 2 -İsmail Mutlu





+ Yorum Gönder