Konusunu Oylayın.: İslamdaki TERS anlamlarda bir ikisi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
İslamdaki TERS anlamlarda bir ikisi
  1. 29.Mart.2010, 11:19
    1
    Misafir

    İslamdaki TERS anlamlarda bir ikisi






    İslamdaki TERS anlamlarda bir ikisi Mumsema Iste böyleee,


    Islamla cok derin bir gecmisim var.
    1939 daki Erzincan büyük depreminde yikilan sehir kütüphanesinden babam alabildigi kadar bol kitap almisti.Kendisise,dedemde nerdeyse bütün akrabalarda din adamiydi.Daha ilk okul caginda kendimi kitap denizinde bulmustum.

    Bu kitaplardan okumadigimi birakmadim desem yeri var.Arap alfabesiyle yazilanlardan tutunda Latin harfleriyle yazilanlara kadar.
    Daha ilk okuldayken Islamda ilk yanlis olarak mezhepleri buldum.
    Cünkü bu mezhepler dinde bölücülügü,ayrimciligi,mezhepler arasi siddeti iceriyor ve müslümanlar arasinda agir catismalara neden oluyordu.

    Mezhepler din kitabindaki ayatlarin bir kisminada ters düsüyordular.
    Örneyin :Bakara süresi 256 La ikraha fiddin :Dinde zorlama yoktur.

    Bu ayatin TAM tersi bir baska ayat verelim:Tevbe suresi 5 ayat.Haram aylar cihinca müsrikleri buldugunuz yerde öldürün.

    Bu haram aylara,hac kurallarina müsriklerde aynen uyuyorlardi :-)) Burda bir terslik yokmu dersiniz.

    Neyse ayata davam edelim.

    Onlari hapsedin
    Onlari yakalayin ve onlari gözetleme yerinde oturup bekleyin.

    Bekliyelim gözetleme yerinde.

    Tevbe ederseler
    Namazi dosdogru kilarsalar,(aksihalde kabul edilmiyor)
    Zekatta verirseler,onlari serbest birakin.

    Önce Arapcanin yamukluguna bakalim.
    Birinci basamaktan baslamiyorda,son basamaktan basliyor.
    Ilk söyleyeceyini en sonunda söylüyor.
    Yani dediginiz gibi Arapca öyle ahim sahim bir dil deyil.

    Simdi kur,an ne diyor ,ona bakalim.Nisa suresi 82: Eger kur,anin sahabi Tanridan baskasi tarafindan yazilsaydi,ONDA BIR BIRINI TUTMAZ bir cok ayatlar bulunurdu?

    Kur,anda bir birinin tersi anlam tasiyan sayisiz ayat var.

    Mezheplerde bircok ayata uymuyorlar.
    Nasilda hala müslüman kaliyorlar,hayrat.

    Safii namaz kilmayani öldürün diyor.
    Halbuki Safiinin Allahi namaz kilmayanin cazasini ötede ben vereceyim diyor.Buna benzer yüzlerce ters anlamli ve müslümanlarca uyulmayan ayat var.

    Birsey daha var.
    Mekkede gelen ayatlar YUMUSAKLIK gösterirmen,Medinede gelen ayatlar GESTAPO vari,ASIYOR,KESIYOR,VURUP,KIRIYOR.

    Demek insan kendini zayif görünce yumusuyor.
    Kuvvetlenincede heyyyyyyyyyttttt varmi bana yan bakan.
    Ben anasini dogruyan,babasini kusbasi yapan,tüm cevresini susturanim,Heyyyyyyyyyttttt varmi bana yan bakan diyen eski galata külhanbeylerine dönüyor.

    Ne dersiniz?

    Görüsmek üzere

    Tolonbeg


  2. 29.Mart.2010, 11:19
    1
    Tolonbeg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tolonbeg
    Misafir



    Iste böyleee,


    Islamla cok derin bir gecmisim var.
    1939 daki Erzincan büyük depreminde yikilan sehir kütüphanesinden babam alabildigi kadar bol kitap almisti.Kendisise,dedemde nerdeyse bütün akrabalarda din adamiydi.Daha ilk okul caginda kendimi kitap denizinde bulmustum.

    Bu kitaplardan okumadigimi birakmadim desem yeri var.Arap alfabesiyle yazilanlardan tutunda Latin harfleriyle yazilanlara kadar.
    Daha ilk okuldayken Islamda ilk yanlis olarak mezhepleri buldum.
    Cünkü bu mezhepler dinde bölücülügü,ayrimciligi,mezhepler arasi siddeti iceriyor ve müslümanlar arasinda agir catismalara neden oluyordu.

    Mezhepler din kitabindaki ayatlarin bir kisminada ters düsüyordular.
    Örneyin :Bakara süresi 256 La ikraha fiddin :Dinde zorlama yoktur.

    Bu ayatin TAM tersi bir baska ayat verelim:Tevbe suresi 5 ayat.Haram aylar cihinca müsrikleri buldugunuz yerde öldürün.

    Bu haram aylara,hac kurallarina müsriklerde aynen uyuyorlardi :-)) Burda bir terslik yokmu dersiniz.

    Neyse ayata davam edelim.

    Onlari hapsedin
    Onlari yakalayin ve onlari gözetleme yerinde oturup bekleyin.

    Bekliyelim gözetleme yerinde.

    Tevbe ederseler
    Namazi dosdogru kilarsalar,(aksihalde kabul edilmiyor)
    Zekatta verirseler,onlari serbest birakin.

    Önce Arapcanin yamukluguna bakalim.
    Birinci basamaktan baslamiyorda,son basamaktan basliyor.
    Ilk söyleyeceyini en sonunda söylüyor.
    Yani dediginiz gibi Arapca öyle ahim sahim bir dil deyil.

    Simdi kur,an ne diyor ,ona bakalim.Nisa suresi 82: Eger kur,anin sahabi Tanridan baskasi tarafindan yazilsaydi,ONDA BIR BIRINI TUTMAZ bir cok ayatlar bulunurdu?

    Kur,anda bir birinin tersi anlam tasiyan sayisiz ayat var.

    Mezheplerde bircok ayata uymuyorlar.
    Nasilda hala müslüman kaliyorlar,hayrat.

    Safii namaz kilmayani öldürün diyor.
    Halbuki Safiinin Allahi namaz kilmayanin cazasini ötede ben vereceyim diyor.Buna benzer yüzlerce ters anlamli ve müslümanlarca uyulmayan ayat var.

    Birsey daha var.
    Mekkede gelen ayatlar YUMUSAKLIK gösterirmen,Medinede gelen ayatlar GESTAPO vari,ASIYOR,KESIYOR,VURUP,KIRIYOR.

    Demek insan kendini zayif görünce yumusuyor.
    Kuvvetlenincede heyyyyyyyyyttttt varmi bana yan bakan.
    Ben anasini dogruyan,babasini kusbasi yapan,tüm cevresini susturanim,Heyyyyyyyyyttttt varmi bana yan bakan diyen eski galata külhanbeylerine dönüyor.

    Ne dersiniz?

    Görüsmek üzere

    Tolonbeg


    Benzer Konular

    - Satranç ve İslamdaki hükmü

    - Ayakkabıyı ters giyene Allah lanet etmiştir. Ayakkabıyı ters giymek ne demek lütfen açıklar mısınız

    - Tarikat Uygulamalarının İslamdaki Yeri

    - Kuran-ı Kerim'de "Kitap" kavramı hangi anlamlarda kullanılmıştır? Mushaf anlamında kullanı

    - İslamdaki mezheplerde ibadet biçimleri

  3. 30.Mart.2010, 00:53
    2
    maximilian
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Eylül.2007
    Üye No: 3199
    Mesaj Sayısı: 213
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    --->: Islamdaki TERS anlamlarda bir ikisi




    Alıntı
    Simdi kur,an ne diyor ,ona bakalimNisa suresi 82: Eger kur,anin sahabi Tanridan baskasi tarafindan yazilsaydi,ONDA BIR BIRINI TUTMAZ bir cok ayatlar bulunurdu?

    Kur,anda bir birinin tersi anlam tasiyan sayisiz ayat var
    Çelişki sende kuranda değil. siz cahilliğinizle anlamazsınız ve bunu kurana mal edersiniz.
    it huylu kafir


  4. 30.Mart.2010, 00:53
    2
    Devamlı Üye



    Alıntı
    Simdi kur,an ne diyor ,ona bakalimNisa suresi 82: Eger kur,anin sahabi Tanridan baskasi tarafindan yazilsaydi,ONDA BIR BIRINI TUTMAZ bir cok ayatlar bulunurdu?

    Kur,anda bir birinin tersi anlam tasiyan sayisiz ayat var
    Çelişki sende kuranda değil. siz cahilliğinizle anlamazsınız ve bunu kurana mal edersiniz.
    it huylu kafir


  5. 30.Mart.2010, 00:54
    3
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    --->: Islamdaki TERS anlamlarda bir ikisi

    Alıntı
    Daha ilk okuldayken Islamda ilk yanlis olarak mezhepleri buldum.
    Cünkü bu mezhepler dinde bölücülügü,ayrimciligi,mezhepler arasi siddeti iceriyor ve müslümanlar arasinda agir catismalara neden oluyordu.
    kütüphanemde kimsenin okumasını arzu etmediğim kitaplarım var.
    bazı kitapçı arkadaşlara da bazı kitapları satmamalarını ya da içlerindeki saptırmaların farkına varabilecek ehil kişilere satmalarını tavsiye ediyorum.
    bunun konumuzla ilgisine gelince anlaşılan siz Erzincan halk kütüphanesinden hep yanlış kitapları almış ve okumuşsunuz.
    o sıralarda (1939) latin harfleri ile yazılmış kitapların çoğunda dinimizin kötülenmiş olma ihtimali yüksektir.

    Mezheplere gelince
    içlerinde birçok yanlış olması muhtemeldir.
    O yüzden mezheb imamları kendi sözlerinin sürekli Kur'an ve sünnete vurulmasını
    Kur'an ve sünnetin sarih beyanına aykırı görüşlerinin atılmasını tavsiye etmişlerdir.
    Bunlardan Ebu Hanife öğrencilerine kendisinden duyduklarını yazmamalarını sıkıca tenbih etmiş
    zira "bugün birşey söyler, yarın yeni öğrendiğim bir nass ile o görüşümden cayabilirim" demiştir.
    kendisi de mecburen yazdığı birkaç mektub haricinde hiçbir yazılı eser bırakmamıştır.
    İmam Malik ya da Ahmed de, zamanın halifesinin kendisine yaptığı
    kendi kitabının resmi kanunname haline getirilmesi teklifini
    "benim bu kitabımda yazan herşey her yer ve zmanda doğru olamıyabileceği gibi
    bu kitabımda olmayan bazı doğrular da olabilir. ümmete sıkıntı olmasın"
    diyerek reddetmiştir.

    Mezheblerin bölücü olmasına gelince
    hiçbir ehli sünnet mezheb bölücü parçalayıcı kin ve düşmanlığa sevk edici değildir.
    hiçbir mezhebin imamı ve onun yakın öğrencilerinin eserlerinden
    o mezhebin mensublarının diğer bir ehli sünnet mezhebine karşı kışkırtılması hakkında bir pasaj gösteremezsiniz.
    hatta ben bu imamların öğrencilerinin birbirlerinin arkasında namaz kılmak ve ictihadları ile amel etmek gibi bazı amellerini dahi okudum.

    Mezhebler değil ama mezhebciler taassubdan kaynaklanan bazı sözler ve ameller sarf etmiş olabilirler.
    ama bu mezheblerin ya da onları kuran alimlerin hatası değil
    o mezhebe sonradan müntesib olanların hatasıdır.

    Alıntı
    Mezhepler din kitabindaki ayatlarin bir kisminada ters düsüyordular.
    Örneyin :Bakara süresi 256 La ikraha fiddin :Dinde zorlama yoktur.
    Kafirlerin bu dine zorla sokulmasının caiz değildir
    ama bir kere bu dine giren bir insan bu dinden çıkarsa mürted olur ve dine zorla döndürülmesi caizdir.
    aşağıda sizin bir kısmını verdiğiniz ayetlerin tamamını verdim

    Tevbe Suresi
    1. Allah ve Resulünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar!


    2. (Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. İyi bilin ki siz Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz; Allah ise kafirleri rezil (ve perişan) edecektir.


    3. Hacc-ı ekber (en büyük hac) gününde Allah ve Resulünden insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü müşriklerden uzaktır. Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Ve eğer yüz çevirirseniz bilin ki, siz Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. (Ey Muhammed)! o kafirlere elem verici bir azabı müjdele!


    4. Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden (antlaşma şartlarına uyan) hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar (bu hükmün) dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayınız. Allah (haksızlıktan) sakınanları sever.


    5. Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekatı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah Ğafur'dur, Rahim'dir.

    6. Ve eğer müşriklerden biri senden aman dilerse, Allah'ın kelamını işitip dinleyinceye kadar ona aman ver, sonra (müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte bu (müsamaha), onların, bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.

    7. Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında müşriklerin Allah ve Resulü yanında nasıl (muteber) bir ahdi olabilir? Onlar size karşı dürüst davrandıkları müddetçe siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah (ahdi bozmaktan)sakınanları sever.


    8. Nasıl olabilir ki! Onlar size galip gelselerdi, sizin hakkınızda ne ahit, ne de antlaşma gözetirlerdi. Onlar ağızlarıyla sizi razı ediyorlar, halbuki kalpleri (buna) karşı çıkıyor. Çünkü onların çoğu yoldan çıkmışlardır.


    9. Allah'ın ayetlerine karşılık az bir değeri (dünya malını ve nefsani istekleri) satın aldılar da (insanları) O'nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yapmakta oldukları şeyler ne kötüdür!


    10. Bir mümin hakkında ne ahit tanırlar ne de antlaşma. Çünkü onlar saldırganların kendileridir.


    11. Fakat tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse, artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Biz, bilen bir kavme ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.


    12. Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar, ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın. Çünkü onlar yeminleri olmayan adamlardır. (Onlara karşı savaşırsanız) umulur ki küfre son verirler.


    13. (Ey müminler!) verdikleri sözü bozan, Peygamber'i (yurdundan) çıkarmaya kalkışan ve ilk önce size karşı savaşa başlamış olan bir kavme karşı savaşmayacak mısınız; yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer (gerçek) müminler iseniz, bilin ki, Allah, kendisinden korkmanıza daha layıktır.


    14. Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.


    15. Ve onların (müminlerin) kalplerinden öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.

    Şimdi koyu renk ile belirttiğim yerlerden de anlaşılacağı üzere;
    Arabistan'daki tüm kafirlere değil sadece Müslümanlara eziyet edenlere 4 ay süre verilmiş (bk.4.ayet)
    bu 4 ay içinde ya Arabistan'ı terk edecekler ya da İslam'a girecekler (bk.2.ve 3. ayet)
    Hatta 6. ayetten anladığım kadarı ile geçmişte düşmanlık etmemiş olanların eman dilemeleri bile kafi olup bu durumda güvenlikleri Müslümanlar tarafından sağlanacaktır.
    Yakalandıkları yerlerde iman etmezlerse öldürülecek olanların öldürülme sebebleri ise 8 10 12 ve 13. ayetlerde geçmişte Müslümanlara eziyet etmeleri olarak açıklanmıştır.

    Bu söylediklerimi İslam tarihi de doğrulamaktadır.
    Nitekim Hülefai Raşidin döneminde ele geçirilen İran Irak ve Suriye gibi yerlerdeki müşrikler (sabiiler ve mecusi ya da mazdekiler), Müslümanlara eziyet etmedikleri için ehli kitap muamelesi görmüşlerdir.


  6. 30.Mart.2010, 00:54
    3
    âb ü kil
    Alıntı
    Daha ilk okuldayken Islamda ilk yanlis olarak mezhepleri buldum.
    Cünkü bu mezhepler dinde bölücülügü,ayrimciligi,mezhepler arasi siddeti iceriyor ve müslümanlar arasinda agir catismalara neden oluyordu.
    kütüphanemde kimsenin okumasını arzu etmediğim kitaplarım var.
    bazı kitapçı arkadaşlara da bazı kitapları satmamalarını ya da içlerindeki saptırmaların farkına varabilecek ehil kişilere satmalarını tavsiye ediyorum.
    bunun konumuzla ilgisine gelince anlaşılan siz Erzincan halk kütüphanesinden hep yanlış kitapları almış ve okumuşsunuz.
    o sıralarda (1939) latin harfleri ile yazılmış kitapların çoğunda dinimizin kötülenmiş olma ihtimali yüksektir.

    Mezheplere gelince
    içlerinde birçok yanlış olması muhtemeldir.
    O yüzden mezheb imamları kendi sözlerinin sürekli Kur'an ve sünnete vurulmasını
    Kur'an ve sünnetin sarih beyanına aykırı görüşlerinin atılmasını tavsiye etmişlerdir.
    Bunlardan Ebu Hanife öğrencilerine kendisinden duyduklarını yazmamalarını sıkıca tenbih etmiş
    zira "bugün birşey söyler, yarın yeni öğrendiğim bir nass ile o görüşümden cayabilirim" demiştir.
    kendisi de mecburen yazdığı birkaç mektub haricinde hiçbir yazılı eser bırakmamıştır.
    İmam Malik ya da Ahmed de, zamanın halifesinin kendisine yaptığı
    kendi kitabının resmi kanunname haline getirilmesi teklifini
    "benim bu kitabımda yazan herşey her yer ve zmanda doğru olamıyabileceği gibi
    bu kitabımda olmayan bazı doğrular da olabilir. ümmete sıkıntı olmasın"
    diyerek reddetmiştir.

    Mezheblerin bölücü olmasına gelince
    hiçbir ehli sünnet mezheb bölücü parçalayıcı kin ve düşmanlığa sevk edici değildir.
    hiçbir mezhebin imamı ve onun yakın öğrencilerinin eserlerinden
    o mezhebin mensublarının diğer bir ehli sünnet mezhebine karşı kışkırtılması hakkında bir pasaj gösteremezsiniz.
    hatta ben bu imamların öğrencilerinin birbirlerinin arkasında namaz kılmak ve ictihadları ile amel etmek gibi bazı amellerini dahi okudum.

    Mezhebler değil ama mezhebciler taassubdan kaynaklanan bazı sözler ve ameller sarf etmiş olabilirler.
    ama bu mezheblerin ya da onları kuran alimlerin hatası değil
    o mezhebe sonradan müntesib olanların hatasıdır.

    Alıntı
    Mezhepler din kitabindaki ayatlarin bir kisminada ters düsüyordular.
    Örneyin :Bakara süresi 256 La ikraha fiddin :Dinde zorlama yoktur.
    Kafirlerin bu dine zorla sokulmasının caiz değildir
    ama bir kere bu dine giren bir insan bu dinden çıkarsa mürted olur ve dine zorla döndürülmesi caizdir.
    aşağıda sizin bir kısmını verdiğiniz ayetlerin tamamını verdim

    Tevbe Suresi
    1. Allah ve Resulünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar!


    2. (Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. İyi bilin ki siz Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz; Allah ise kafirleri rezil (ve perişan) edecektir.


    3. Hacc-ı ekber (en büyük hac) gününde Allah ve Resulünden insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü müşriklerden uzaktır. Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Ve eğer yüz çevirirseniz bilin ki, siz Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. (Ey Muhammed)! o kafirlere elem verici bir azabı müjdele!


    4. Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden (antlaşma şartlarına uyan) hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar (bu hükmün) dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayınız. Allah (haksızlıktan) sakınanları sever.


    5. Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekatı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah Ğafur'dur, Rahim'dir.

    6. Ve eğer müşriklerden biri senden aman dilerse, Allah'ın kelamını işitip dinleyinceye kadar ona aman ver, sonra (müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte bu (müsamaha), onların, bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.

    7. Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında müşriklerin Allah ve Resulü yanında nasıl (muteber) bir ahdi olabilir? Onlar size karşı dürüst davrandıkları müddetçe siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah (ahdi bozmaktan)sakınanları sever.


    8. Nasıl olabilir ki! Onlar size galip gelselerdi, sizin hakkınızda ne ahit, ne de antlaşma gözetirlerdi. Onlar ağızlarıyla sizi razı ediyorlar, halbuki kalpleri (buna) karşı çıkıyor. Çünkü onların çoğu yoldan çıkmışlardır.


    9. Allah'ın ayetlerine karşılık az bir değeri (dünya malını ve nefsani istekleri) satın aldılar da (insanları) O'nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yapmakta oldukları şeyler ne kötüdür!


    10. Bir mümin hakkında ne ahit tanırlar ne de antlaşma. Çünkü onlar saldırganların kendileridir.


    11. Fakat tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse, artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Biz, bilen bir kavme ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.


    12. Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar, ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın. Çünkü onlar yeminleri olmayan adamlardır. (Onlara karşı savaşırsanız) umulur ki küfre son verirler.


    13. (Ey müminler!) verdikleri sözü bozan, Peygamber'i (yurdundan) çıkarmaya kalkışan ve ilk önce size karşı savaşa başlamış olan bir kavme karşı savaşmayacak mısınız; yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer (gerçek) müminler iseniz, bilin ki, Allah, kendisinden korkmanıza daha layıktır.


    14. Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.


    15. Ve onların (müminlerin) kalplerinden öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.

    Şimdi koyu renk ile belirttiğim yerlerden de anlaşılacağı üzere;
    Arabistan'daki tüm kafirlere değil sadece Müslümanlara eziyet edenlere 4 ay süre verilmiş (bk.4.ayet)
    bu 4 ay içinde ya Arabistan'ı terk edecekler ya da İslam'a girecekler (bk.2.ve 3. ayet)
    Hatta 6. ayetten anladığım kadarı ile geçmişte düşmanlık etmemiş olanların eman dilemeleri bile kafi olup bu durumda güvenlikleri Müslümanlar tarafından sağlanacaktır.
    Yakalandıkları yerlerde iman etmezlerse öldürülecek olanların öldürülme sebebleri ise 8 10 12 ve 13. ayetlerde geçmişte Müslümanlara eziyet etmeleri olarak açıklanmıştır.

    Bu söylediklerimi İslam tarihi de doğrulamaktadır.
    Nitekim Hülefai Raşidin döneminde ele geçirilen İran Irak ve Suriye gibi yerlerdeki müşrikler (sabiiler ve mecusi ya da mazdekiler), Müslümanlara eziyet etmedikleri için ehli kitap muamelesi görmüşlerdir.


  7. 30.Mart.2010, 01:17
    4
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    --->: Islamdaki TERS anlamlarda bir ikisi

    Alıntı
    Bu haram aylara,hac kurallarina müsriklerde aynen uyuyorlardi :-)) Burda bir terslik yokmu dersiniz.

    Neyse ayata davam edelim.

    Onlari hapsedin
    Onlari yakalayin ve onlari gözetleme yerinde oturup bekleyin.

    Bekliyelim gözetleme yerinde.

    Tevbe ederseler
    Namazi dosdogru kilarsalar,(aksihalde kabul edilmiyor)
    Zekatta verirseler,onlari serbest birakin.
    İçinde hacc olmayan din yoktur herhalde
    Müslümanların haccediyor olmasını
    siz bizim haccı müşriklerden almış öğrenmiş olmamıza yoruyorsunuz ama
    aslında müşrikler haccı bizden yani Müslümanlardan aldılar.
    Şöyle ki
    Hacc aslında şekil olarak İbrahim ve İsmail atalarımız ile Hacer validemizin kıssalarının yadedilmesinden ibarettir.
    Belki de Arabistan'da yazının olmadığı o zamanlar da bu kıssalar kuşaktan kuşağa sözlü ve ameli olarak böyle aktarılıyordu.
    Sonra zamanla insanlar bu ibadetin içine bazı şirk unsurları soktular.
    Allah da resulü Muhammed Mustafa (SAV)'i göndererek
    insanların kattığı şirk unsurlarını temizleyip
    haccı yeniden asli hüviyetine kavuşturdu.

    Alıntı
    Önce Arapcanin yamukluguna bakalim.
    Birinci basamaktan baslamiyorda,son basamaktan basliyor.
    Ilk söyleyeceyini en sonunda söylüyor.
    Yani dediginiz gibi Arapca öyle ahim sahim bir dil deyil.
    öncelikle ayetin mealini ve mealindeki söz dizimini yanlış vermişsiniz.
    Aslı şöyle olacak:
    Tevbe-5-Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekatı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah Ğafur'dur, Rahim'dir.

    İkinci olarak kişinin Allah hakkındaki zannı bozuk olunca her türlü yorumu yapabilir.
    Mesela ben bu ayetleri okuyunca şunları düşünüyorum:
    1) "onları öldürün"den kasıt "onlarla savaşın" olabilir.
    Zira bir savaş sırasında karşı koyan öldürülür teslim olan esir alınır ki bu ayettteki söz dizimine uygundur.
    2) "onları hapsedin"den kasıt yakalanan ve esir alınan müşrikler değil
    yakalanamayan ve muhkem kalelerde oldukları için teslim de alınamayan (Taif vb) müşriklerin şehirlerinin muhasara altına alınması
    ve "onları gözetleyin"den maksat da muhasara altındaki bu müşriklerin
    bu kuşatmayı yararak hayatlarına devam etmelerinin engellenmesi anlamında olabilir.
    3) Bu muhasara sonucunda da tevbe ederler namaz kılar ve zekat da verirlerse tabii ki kendilerine esir muamelesi değil Mü'min muamelesi yapılacak ve kuşatma kaldırılacaktır.

    Alıntı
    Mezheplerde bircok ayata uymuyorlar.
    Nasilda hala müslüman kaliyorlar,hayrat.
    mezheblerle ilgili yukarda birşeyler yazdım. Yterlidir İnşaallah.
    Mezheblerdeki Kur'an ve sünnete aykırı fetvalara gelince
    bu fetvaları verenler
    Allah rızası için doğruya ulaşmak istemelerine rağmen hata eden alimler iseler bir
    doğruya ulaşan alimlerden iseler iki sevap alırlar.
    Ama ben şahsen onların hatalı ictihadlarına tutunan kişilerin günah kazanacığından
    hatta kendisine "şöyle şöyle ayet ve hadis var" dememize rağmen
    "falan hoca böyle dedi" diyenlerin de müşrik olma ihtimallerinden korkuyorum. İnşaallah yanılıyorumdur.

    Alıntı
    Safii namaz kilmayani öldürün diyor.
    Halbuki Safiinin Allahi namaz kilmayanin cazasini ötede ben vereceyim diyor.Buna benzer yüzlerce ters anlamli ve müslümanlarca uyulmayan ayat var.
    Dikkatli bakarsan yukarıda verdiğin Tevbe Suresi 5. ayette hayatta kalmayı namaz kılma şartına bağlayanın bizzat Allah olduğunu göreceksin.
    Allah'ın bir suçun cezasını ahirette verecek olması o suçun bu dünyada hiçbir cezası olmaması gerektiği anlamına gelmez.
    Hem suçların tek cezasının ahirette verileceği nerede yazıyor?
    Buyur yine bir kısmını görüp bir kısmını görmediğin Tevbe Suresi'nden bir ayet daha:
    14. Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.

    Alıntı
    Birsey daha var.
    Mekkede gelen ayatlar YUMUSAKLIK gösterirmen,Medinede gelen ayatlar GESTAPO vari,ASIYOR,KESIYOR,VURUP,KIRIYOR.

    Demek insan kendini zayif görünce yumusuyor.
    Aslında birazcık İslam tarihi okusa idin bunları söylemezdin
    Resulullah ve Müslümanlar Mekke'nin fethine kadarki dönemde Medine'de
    Mekke'de olduklarından daha zayıf değilse bile daha tehlikede idiler.
    Zira Medine'de Yahudiler 6000 kişilik bir ordu çıkartabiliyorlardı.
    Bu ise Mekkelilerin yanına dahi yaklaşamıyacakları bir sayı idi.
    o yüzden Resulullah müşrikler ile savaşmaya giderken
    ordusunun bir kısmını Medine'de bırakmak zorunda kalıyordu.
    Hatta Hndek Savaşı'nda bir yandan da arkadan gelebilecek bir Yahudi saldırısına karşı
    insanüstü bir çaba harcanmış ve savaşın ertesinde yapılan
    müşriklere yapılacak bir karşı saldırı çağrısına
    hatırladığım kadarı ile yorgunluk sebebi ile icabet eden dahi çıkmamıştır. Allahu Alem.

    Resulullah Mekke'de sadece Hicret gecesi bir suikastten kurtulmuş iken
    Medine döneminde benim hatırladığım 3 suikast teşebbüsüne maruz kalmıştır.

    Mekke döneminde savaşın emredilmemesnin sebebi ise
    Mekke'de henüz imanını açıklayamayan yüzlerce Müslüman olması
    ve çıkacak bir savaşta bunların helak olması olabilir
    Fetih Suresi-25- Onlar, inkar eden ve sizin Mescid-i Haram'ı ziyaretinizi ve bekletilen kurbanların yerlerine ulaşmasını menedenlerdir. Eğer (Mekke'de) kendilerini henüz tanımadığınız mümin erkeklerle mümin kadınları bilmeyerek çiğnemeniz sebebiyle üzüntüye kapılmanız ihtimali olmasaydı (Allah savaşı önlemezdi). Dilediklerine rahmet etmek için Allah böyle yapmıştır. Eğer onlar birbirinden ayrılmış olsalardı elbette onlardan inkar edenleri elemli bir azaba çarptırırdık.

    Yoksa Müslümanlar Akabe gecesi bile tüm ileri gelen müşrikleri uykuda öldürebilecek imkana sahib idiler. Hatta yanlış hatırlamıyorsam Resulullah Akabe gecesi kendisine yapılan bu yöndeki bir teklifi reddetmiştir.(buna bakmam lazım Allahu Alem.)
    Sadece Ömer ve Hamza (ra) tek başına onlarca müşriği öldürebilirlerdi.
    Hemen her evin kölesi gizli veya açık mümin olup, tüm müşrikleri zehirlemek vs yöntemlerle öldürebilirlerdi.


    Alıntı
    Kuvvetlenincede heyyyyyyyyyttttt varmi bana yan bakan.
    Ben anasini dogruyan,babasini kusbasi yapan,tüm cevresini susturanim,Heyyyyyyyyyttttt varmi bana yan bakan diyen eski galata külhanbeylerine dönüyor.
    Resulullah gücü eline geçirince ne oldum delisi olmamış
    Mekke'nin fethi günü birkaç kişi hariç herkesi affetmiştir.
    Savaşlarda komutanlara muharip olmayan hiçkimseyi öldürmemelerini sıkı sıkıya tenbih etmiş
    buna rağmen öldürülenlerin kan diyetlerini de ödemiştir.


  8. 30.Mart.2010, 01:17
    4
    âb ü kil
    Alıntı
    Bu haram aylara,hac kurallarina müsriklerde aynen uyuyorlardi :-)) Burda bir terslik yokmu dersiniz.

    Neyse ayata davam edelim.

    Onlari hapsedin
    Onlari yakalayin ve onlari gözetleme yerinde oturup bekleyin.

    Bekliyelim gözetleme yerinde.

    Tevbe ederseler
    Namazi dosdogru kilarsalar,(aksihalde kabul edilmiyor)
    Zekatta verirseler,onlari serbest birakin.
    İçinde hacc olmayan din yoktur herhalde
    Müslümanların haccediyor olmasını
    siz bizim haccı müşriklerden almış öğrenmiş olmamıza yoruyorsunuz ama
    aslında müşrikler haccı bizden yani Müslümanlardan aldılar.
    Şöyle ki
    Hacc aslında şekil olarak İbrahim ve İsmail atalarımız ile Hacer validemizin kıssalarının yadedilmesinden ibarettir.
    Belki de Arabistan'da yazının olmadığı o zamanlar da bu kıssalar kuşaktan kuşağa sözlü ve ameli olarak böyle aktarılıyordu.
    Sonra zamanla insanlar bu ibadetin içine bazı şirk unsurları soktular.
    Allah da resulü Muhammed Mustafa (SAV)'i göndererek
    insanların kattığı şirk unsurlarını temizleyip
    haccı yeniden asli hüviyetine kavuşturdu.

    Alıntı
    Önce Arapcanin yamukluguna bakalim.
    Birinci basamaktan baslamiyorda,son basamaktan basliyor.
    Ilk söyleyeceyini en sonunda söylüyor.
    Yani dediginiz gibi Arapca öyle ahim sahim bir dil deyil.
    öncelikle ayetin mealini ve mealindeki söz dizimini yanlış vermişsiniz.
    Aslı şöyle olacak:
    Tevbe-5-Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekatı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah Ğafur'dur, Rahim'dir.

    İkinci olarak kişinin Allah hakkındaki zannı bozuk olunca her türlü yorumu yapabilir.
    Mesela ben bu ayetleri okuyunca şunları düşünüyorum:
    1) "onları öldürün"den kasıt "onlarla savaşın" olabilir.
    Zira bir savaş sırasında karşı koyan öldürülür teslim olan esir alınır ki bu ayettteki söz dizimine uygundur.
    2) "onları hapsedin"den kasıt yakalanan ve esir alınan müşrikler değil
    yakalanamayan ve muhkem kalelerde oldukları için teslim de alınamayan (Taif vb) müşriklerin şehirlerinin muhasara altına alınması
    ve "onları gözetleyin"den maksat da muhasara altındaki bu müşriklerin
    bu kuşatmayı yararak hayatlarına devam etmelerinin engellenmesi anlamında olabilir.
    3) Bu muhasara sonucunda da tevbe ederler namaz kılar ve zekat da verirlerse tabii ki kendilerine esir muamelesi değil Mü'min muamelesi yapılacak ve kuşatma kaldırılacaktır.

    Alıntı
    Mezheplerde bircok ayata uymuyorlar.
    Nasilda hala müslüman kaliyorlar,hayrat.
    mezheblerle ilgili yukarda birşeyler yazdım. Yterlidir İnşaallah.
    Mezheblerdeki Kur'an ve sünnete aykırı fetvalara gelince
    bu fetvaları verenler
    Allah rızası için doğruya ulaşmak istemelerine rağmen hata eden alimler iseler bir
    doğruya ulaşan alimlerden iseler iki sevap alırlar.
    Ama ben şahsen onların hatalı ictihadlarına tutunan kişilerin günah kazanacığından
    hatta kendisine "şöyle şöyle ayet ve hadis var" dememize rağmen
    "falan hoca böyle dedi" diyenlerin de müşrik olma ihtimallerinden korkuyorum. İnşaallah yanılıyorumdur.

    Alıntı
    Safii namaz kilmayani öldürün diyor.
    Halbuki Safiinin Allahi namaz kilmayanin cazasini ötede ben vereceyim diyor.Buna benzer yüzlerce ters anlamli ve müslümanlarca uyulmayan ayat var.
    Dikkatli bakarsan yukarıda verdiğin Tevbe Suresi 5. ayette hayatta kalmayı namaz kılma şartına bağlayanın bizzat Allah olduğunu göreceksin.
    Allah'ın bir suçun cezasını ahirette verecek olması o suçun bu dünyada hiçbir cezası olmaması gerektiği anlamına gelmez.
    Hem suçların tek cezasının ahirette verileceği nerede yazıyor?
    Buyur yine bir kısmını görüp bir kısmını görmediğin Tevbe Suresi'nden bir ayet daha:
    14. Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.

    Alıntı
    Birsey daha var.
    Mekkede gelen ayatlar YUMUSAKLIK gösterirmen,Medinede gelen ayatlar GESTAPO vari,ASIYOR,KESIYOR,VURUP,KIRIYOR.

    Demek insan kendini zayif görünce yumusuyor.
    Aslında birazcık İslam tarihi okusa idin bunları söylemezdin
    Resulullah ve Müslümanlar Mekke'nin fethine kadarki dönemde Medine'de
    Mekke'de olduklarından daha zayıf değilse bile daha tehlikede idiler.
    Zira Medine'de Yahudiler 6000 kişilik bir ordu çıkartabiliyorlardı.
    Bu ise Mekkelilerin yanına dahi yaklaşamıyacakları bir sayı idi.
    o yüzden Resulullah müşrikler ile savaşmaya giderken
    ordusunun bir kısmını Medine'de bırakmak zorunda kalıyordu.
    Hatta Hndek Savaşı'nda bir yandan da arkadan gelebilecek bir Yahudi saldırısına karşı
    insanüstü bir çaba harcanmış ve savaşın ertesinde yapılan
    müşriklere yapılacak bir karşı saldırı çağrısına
    hatırladığım kadarı ile yorgunluk sebebi ile icabet eden dahi çıkmamıştır. Allahu Alem.

    Resulullah Mekke'de sadece Hicret gecesi bir suikastten kurtulmuş iken
    Medine döneminde benim hatırladığım 3 suikast teşebbüsüne maruz kalmıştır.

    Mekke döneminde savaşın emredilmemesnin sebebi ise
    Mekke'de henüz imanını açıklayamayan yüzlerce Müslüman olması
    ve çıkacak bir savaşta bunların helak olması olabilir
    Fetih Suresi-25- Onlar, inkar eden ve sizin Mescid-i Haram'ı ziyaretinizi ve bekletilen kurbanların yerlerine ulaşmasını menedenlerdir. Eğer (Mekke'de) kendilerini henüz tanımadığınız mümin erkeklerle mümin kadınları bilmeyerek çiğnemeniz sebebiyle üzüntüye kapılmanız ihtimali olmasaydı (Allah savaşı önlemezdi). Dilediklerine rahmet etmek için Allah böyle yapmıştır. Eğer onlar birbirinden ayrılmış olsalardı elbette onlardan inkar edenleri elemli bir azaba çarptırırdık.

    Yoksa Müslümanlar Akabe gecesi bile tüm ileri gelen müşrikleri uykuda öldürebilecek imkana sahib idiler. Hatta yanlış hatırlamıyorsam Resulullah Akabe gecesi kendisine yapılan bu yöndeki bir teklifi reddetmiştir.(buna bakmam lazım Allahu Alem.)
    Sadece Ömer ve Hamza (ra) tek başına onlarca müşriği öldürebilirlerdi.
    Hemen her evin kölesi gizli veya açık mümin olup, tüm müşrikleri zehirlemek vs yöntemlerle öldürebilirlerdi.


    Alıntı
    Kuvvetlenincede heyyyyyyyyyttttt varmi bana yan bakan.
    Ben anasini dogruyan,babasini kusbasi yapan,tüm cevresini susturanim,Heyyyyyyyyyttttt varmi bana yan bakan diyen eski galata külhanbeylerine dönüyor.
    Resulullah gücü eline geçirince ne oldum delisi olmamış
    Mekke'nin fethi günü birkaç kişi hariç herkesi affetmiştir.
    Savaşlarda komutanlara muharip olmayan hiçkimseyi öldürmemelerini sıkı sıkıya tenbih etmiş
    buna rağmen öldürülenlerin kan diyetlerini de ödemiştir.


  9. 30.Mart.2010, 01:47
    5
    DZALBAY
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Temmuz.2008
    Üye No: 24825
    Mesaj Sayısı: 2,274
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 38
    Yaş: 61

    --->: Islamdaki TERS anlamlarda bir ikisi

    Alıntı
    Iste böyleee,
    Islamdaki TERS anlamlarda bir ikisi

    Islamla cok derin bir gecmisim var.
    1939 daki Erzincan büyük depreminde yikilan sehir kütüphanesinden babam alabildigi kadar bol kitap almisti.Kendisise,dedemde nerdeyse bütün akrabalarda din adamiydi.Daha ilk okul caginda kendimi kitap denizinde bulmustum.

    Bu kitaplardan okumadigimi birakmadim desem yeri var.Arap alfabesiyle yazilanlardan tutunda Latin harfleriyle yazilanlara kadar.
    Daha ilk okuldayken Islamda ilk yanlis olarak mezhepleri buldum.
    Cünkü bu mezhepler dinde bölücülügü,ayrimciligi,mezhepler arasi siddeti iceriyor ve müslümanlar arasinda agir catismalara neden oluyordu.

    Mezhepler din kitabindaki ayatlarin bir kisminada ters düsüyordular.
    Örneyin :Bakara süresi 256 La ikraha fiddin :Dinde zorlama yoktur.
    Sen okuduğunu ve İslamla çok derin geçmişe sahip olduğunu söylerken,küfrün en derin çukuruna düşmüşsün.

    Yazıksana...

    Yazdıklarının hangi birisini düzelteceğim ki?Boş ver,öylece kalsınlar...Mizanda sana orijinal haliyle gerekli olacaklardır...


  10. 30.Mart.2010, 01:47
    5
    Seyirci Üye
    Alıntı
    Iste böyleee,
    Islamdaki TERS anlamlarda bir ikisi

    Islamla cok derin bir gecmisim var.
    1939 daki Erzincan büyük depreminde yikilan sehir kütüphanesinden babam alabildigi kadar bol kitap almisti.Kendisise,dedemde nerdeyse bütün akrabalarda din adamiydi.Daha ilk okul caginda kendimi kitap denizinde bulmustum.

    Bu kitaplardan okumadigimi birakmadim desem yeri var.Arap alfabesiyle yazilanlardan tutunda Latin harfleriyle yazilanlara kadar.
    Daha ilk okuldayken Islamda ilk yanlis olarak mezhepleri buldum.
    Cünkü bu mezhepler dinde bölücülügü,ayrimciligi,mezhepler arasi siddeti iceriyor ve müslümanlar arasinda agir catismalara neden oluyordu.

    Mezhepler din kitabindaki ayatlarin bir kisminada ters düsüyordular.
    Örneyin :Bakara süresi 256 La ikraha fiddin :Dinde zorlama yoktur.
    Sen okuduğunu ve İslamla çok derin geçmişe sahip olduğunu söylerken,küfrün en derin çukuruna düşmüşsün.

    Yazıksana...

    Yazdıklarının hangi birisini düzelteceğim ki?Boş ver,öylece kalsınlar...Mizanda sana orijinal haliyle gerekli olacaklardır...





+ Yorum Gönder