Konusunu Oylayın.: Hadisleri tasnif eden eserlerin yöntemleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Hadisleri tasnif eden eserlerin yöntemleri
  1. 27.Mart.2010, 10:05
    1
    Misafir

    Hadisleri tasnif eden eserlerin yöntemleri






    Hadisleri tasnif eden eserlerin yöntemleri Mumsema konularına göre tasnif(Ale'l-Ebvab);1.Cami 2.Musannef 3.Sünen ve eserleri
    Ravilerine göre tasnif(Ale'r-Rical);1.Müsned 2.Muc'em ve eserleri


  2. 27.Mart.2010, 10:05
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 28.Mart.2010, 08:51
    2
    Sedanur
    Sedanur

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mart.2008
    Üye No: 12019
    Mesaj Sayısı: 1,540
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20

    --->: Hadisleri tasnif eden eserlerin yöntemleri




    buyrun tıklayın

    http://www.mumsema.com/hadisler-bolu...ahlilleri.html


  4. 28.Mart.2010, 08:51
    2
    Sedanur



  5. 28.Mart.2010, 09:26
    3
    Abdullatif
    seyyah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2009
    Üye No: 56182
    Mesaj Sayısı: 954
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 27
    Bulunduğu yer: sınırdan..

    --->: Hadisleri tasnif eden eserlerin yöntemleri

    Çok fazla bilgi var, hepsini kopyalamam mümkün değil ama belki şular işinize yarayabilir:
    Bu konunun devamındaki konu başlıkları şunlar;Bu başlıklar işinize yararsa belirtin yapıştırayım inşAllah.
    Üçüncü Asirda Tasnif Faaliyetleri ve Hadîs Eserleri
    a) Siyer ve Mağâzîler
    b)Musnedler
    c) Sunenler
    d) Musannaflar
    e) Camı ler



    4. İlk Hadîs Eserleri


    Er-Râmahurmuzî'nin ilk musannıflardan verdiği bazı isimleri yukarıda zikretmiştik. İkinci asırda kitap tasnîf edenlerin hepsi, şüphesiz, bu isim-lerden ibaret değildir. Bununla beraber bu isimler, çoğunun eserleri za-manımıza kadar intikal etmemiş olsa bile, tasnîf faaliyetinin, İslâm'ın çok erken bir devrinde başladığını göstermesi bakımından büyük ehemmiyeti hâizdir.
    îkinci asırda telîf ve tasnîf edilmeye başlanan hadîs eserlerini başlıca beş gurupta toplamak mümkündür:
    a) Siyer ve nıağazî kitapları;
    b) Sünen kitapları;
    c) Câmi'ler;
    d) Musannaflar;
    e) Belirli bir konuya tahsis edilmiş ki-taplar. [855]

    a) Siyer ve Mağazî Kitapları


    İslâm'ın başlangıcından itibaren müslümanlann, Hazreti Peygamberin hadîslerine büyük ilgi duydukları, onları sahîfeler veya büyük hacimde ki-taplar halinde yazıp topladıkları malûmdur. Bu hadîsler arasında onun ibâdât, muamelât ve ukûbâta âit sözleri bulunduğu gibi, ahlâkına, şemailine, Mekke ve Medine hayatına ve gazvelerine âit haberler de yer alı-yordu. Tedvin devri başladığı zaman, bazı müellifler, Hazreti Peygamberin dînle ilgili hadîslerini toplarken, bazıları da, Mekke ve Medine'deki yaşayışı, Peygamberlikten önce ve sonraki şahsî hayatı, fiil ve davranışları, ahlâkı, kısacası sîreti ve gazveleri ile ilgili haberleri toplamayı ihmal etmediler. Bu haberler, müslümanlann alışık oldukları hadîs görünümünde nakledildiği için, dâima onları nakledenlerin isimlerini ihtiva eden birer isnad zincirine bağlanmış ve mevsûkıyetleri de, umumiyetle, bu isnadlarda yer alan râvilerin güvenilir olup olmamaları ile tesbît edilmiştir.
    Hazreti Peygamberin sîret ve mağazîsine tahsis ve hadîs usûlü ilminin kaidelerine uygun bir şekilde tasnîf edilen bu kitaplar, daha sonraki de-virlerde ortaya çıkacak olan büyük hacimdeki târihî eserlerin ilk denemeleri sayılabilir. Nitekim bu eserlerde de rivayet usûlü terkedilmemiş ve her târihî haber, hadîslerde görüldüğü gibi bir isnad zincirine bağlı olarak nak-ledilmiştir. Bu bakımdan İslâm'da târih bilimi, hadîs ilminin içinden çıkan ve onun tenkîd ve tevsîk metodlarından yararlanarak gelişen bir branş ola-rak görülür.
    Siyer ve mağazî ile ilgili ilk kitaplar, birinci asrın sonlarına doğru tasnîf edilmeye başlamıştır. Kaynaklardan öğrendiğimize göre, ilk mağazî tasnîf edenler arasında, Medine'nin tanınmış âlim ve fakîhlerinden Urve Îbnu'z-Zubeyr (Ö. 94), Ebû Amr eş-Şa'bî (Ö. 103), İbn Şihâb ez-Zuhrî (Ö. 124), Mûsâ îbn Ukbe (Ö. 141), İbn îshâk (Ö. 150), Ma'mer îbn Râşid (Ö. 153), El-Velîd İbn Müslim (Ö. 195) gibi isimler vardır.
    İkinci asırda Hazreti Peygamberin sîretine tahsîs edilmiş ilk kitabın ise, yukarıda Mağazî'sine işaret ettiğimiz İbn Şihâb ez-Zuhrî tarafından telîf edildiği söylenir. [856]Keza İbnu'n-Nedîm'in işaret ettiğine göre, Mağazî sahibi İbn İshâk'ın da bir Kitâbu's-Sîre'&i vardır [857]

    b) Sünen Kitapları


    Fıkıh bâblarma göre tasnîf edilmiş ahkâm hadîslerini ihtiva eden ki-taplara Sünen adı varilmiştir. Bu kitaplarda yer alan hadîsler, Hazreti Pey-gamberin söz, fîil ve takrirlerinden ibaret olan ve merfû sayılan haberlerdir
    Bu bakımdan sunenlerde, mevkuf ve maktu olan, yâni sahabe ve tâbi'ûnun kendilerine âit bulunan söz veya fiillerine yer verilmez''.[858] Ahkâm hadîsleri, umumiyetle, insanların Allah'a karşı olan kulluk görevleriyle, kendi ara-larında biribirlerine karşı olan insanlık görevlerini ve biribirleriyle münâsebetlerini düzenleyen hükümleri muhtevî nasslardır. Bu bakımdan, bir Sünen kitabında yer alan hadîsleri, ibâdât, muamelât ve ukûbâta âit ol-maları itibariyle üç gurupta toplamak mümkündür. Buna göre, bir Sunen'in muhtevası incelenecek olursa, umumiyetle şu konulardaki hadîslerin tasnîfe tâbi tutuldukları görü]ür: Taharet, salât, zekât, hacc, savm, nikâh, talâk, cihâd, vasıyyet, ferâiz, harâc, cenaze, yemîn ve nezîr, buyu', akzıye, eşribe, at'ıme, tıb, libâs, fiten, melâhım, hudûd, diyât, sunne, edeb. Bu konuların her biri "kitâb" başlığı altında zikredilir: Kitâbu't-tahâre, Kitâbu's-salât, Kitâbu'z-zekât gibi...Her kitâb da, konusunun genişliğine göre muhtelif sa-yıda "bâb" lara ayrılır
    İkinci asrm başlarında tedvin ve tasnîf faaliyetinin başlaması ile or-taya çıkan ilk hadîs eserleri Sünen denilen bu çeşit koleksiyonlar olmuştur. Bu asırda Sünen tasnîf eden bazı hadîsçiler şunlardır:
    Mekhûl eş-Şâmî (Ö 112), Abdu'l-Melik İbn Abdi'1-Azîz İbn Cureyc (Ö 150), Sa'îd îbn Ebî Arûbe (Ö 156), İbn Ebî Zi'b el-Kuraşî (Ö. 159), îbrahîm İbn Tahmân (Ö 163), Hammâd îbn Seleme (Ö 167), Abdullah İbnu'I-Mubârek (Ö 181), Yahya İbn Zekeriyyâ îbn Ebî Zâ'ide (Ö 183), Huşeym îbn Beşîr (Ö. 183), el-Velîd îbn Muslini (Ö 195), Muhammed îbn Fuzayl (Ö 195) [859]

    c) Cami'ler


    İkinci asırda tasnîf edilen bazı hadîs kitaplarına da Cami' adı ve-rilmiştir. Câmi'ler de Sunen'ler gibi ibâdât, muamelât ve ukûbâta âit bâblara göre tasnîf edilmiş hadîsleri ihtiva ederler; ancak Câmi'lerin ihtiva ettikleri hadîsler, sadece bu konularla ilgili hadîslerden ibaret değildir. Bun-lara ilâveten, Câmi'lerde, çok daha değişik konulardaki hadîslere de yer ve-rilmiştir. Meselâ Câmi'lerde bulunan Kur'ân'm faziletleri, tefsiri, yaratılışın başlangıcı, geçmiş peygamberler, menâkıb, Hazreti Peygamberin sîreti ve mağâzîsi, halîfeleri ve ashabının faziletleri, îman, tevhîd ve bunun gibi diğer bazı konulara âit hadîslere Sunenlerde rastlanmaz. Bu bakımdan Câmi'ler, ismin de delâlet ettiği gibi, akla gelebilecek her konudaki müşkilin halli için başvurulabilecek mufassal hadîs koleksiyonları sayılır.
    İkinci asırda Cami' adı verilen bu tip eserlerin ilk musannifi Ma'nıer İbn Râşid el-Ezdî (Ö.153)'dir. İki yazma nüshası zamanımıza kadar intikal eden ve Abdurrazzâk İbn Hemmâm'm Musannaf adlı eserinin sonunda neşredilen bu kitap, hadîs târihi yönünden büyük önemi hâizdir.
    El-Câmi'u'l-Kebîr ve el~Câ?ni'u's-Sağîr adlı iki eseriyle Sufyân es-Sevrî (Ö. 161), Rabî1 İbn Habîb el-Bısrî (Ö. 170), Abdullah İbn Vehb (Ö. 197) ve Sufyân İbn Uyeyne (Ö. 198), bu asırda Cami' tasnif eden hadîsçilerdir. [860]

    d) Musannaflar


    İkinci asırda ortaya çıkan ve Musannaf denilen bazı hadîs kitapları vardır ki, bunlar, Sünen denilen hadîs kitaplarından ayrı bir özellik ta-şımazlar. Muhtemelen bu eserlerde de fıkıh ahkâmına müteallik hadîsler tasnife tâbi tutuldukları için, yapılan işe delâlet etmek üzere, musannaf ta-biri kullanılmıştır. Bununla beraber, şuna da işaret edebiliriz ki, Mu-sannafl&r, Cami' denilen eserler gibi her konudaki hadîsleri ihtiva et-meseler bile, Sunen'lerden farklı olarak, Camilerde yer alan konulardan bazılarıyle ilgili hadîslere de yer vermişerdir. Bu bakımdan Musannaflan, ihtiva ettikleri konular yönünden, Sunen'ler ile Camiler arasında mütalâ etmek mümkündür.
    İkinci asırda Musannaf denilen eserleriyle şöhret kazanmış imamlar, Hammâd îbn Seleme (Ö. 167), Vekî İbnu'l-Cerrâh (Ö. 197)'dır. Ancak Îbnu'n-Nedîm, Fihristinde (s. 133), her iki Musannaf'ı da Kitâbu's-Sunen adı altında zikretmiştir ki, bu, bizim Sünen 'ler ile Musannaflecr arasında büyük bir fark bulunmadığına dâir biraz önce işaret ettiğimiz görüşü doğ-rular. [861]

    e) Belirli Bir Konuya Tahsis Edilmiş Kitaplar


    İkinci asırda te'lîf edilen hadîs kitaplarından bir kısmının da, Camilere vücût veren çeşitli konulardan birine tahsis edildikleri görülür. Sünen olsun Cami' olsun, musannaf eserlerde bu konular, umumiyetle "kitab" adı altında zikredüdikleri için, belirli bir konuya tahsis edilmiş müs-tekıl eserlere de umumiyetle "Kitâb" adı verilmiştir.
    Sufyân es-Sevrî (Ö. 161)'nin Kitâbu'l-Ferâ'iz ve Kitâbu't-Tefsîr'i; Zaide îbn Kudârne (Ö. Ö. 161)'nin Kitâbu'l-Menâkıb, Kitâbu'z-Zuhd ve Kitâbu't-Tefsîr'i; İbrahim İbn Tahmân (Ö. 163)'ın Kitâbu'l-Menâkıb, Kitâbu'l-Iydeyn ve Kitâbu't-Tefsîr'i; Abdullah İbnu'l-Mubârek (Ö. 181)'in Kitâbu'z-Zuhd ve'r-Rakâ'ik, Kitâbu'l-Birr ve's-Sıla, Kitâbu't-Tefsîr ve Kitâbu'l-Cihâd'ı; Huşeym îbn Beşîr (Ö. 183)'in Kitâbu't-Tefsîr'i; îsmâ'îl îbn Uleyye (Ö. 193)'nin Kitâbu't-Tahâre, Kitâbu's-Salât, Kitâbu'l-Menâsik ve Kitâbu't-Tefsîr'i; îshâk İbn Yûsuf el-Ezrak (Ö. 195)'ın Kitâbu's-Salât, Kitâbu'l-Menâsik ve Kitâbu'l-Kırâ'ât'ı; Muhammed îbn Fuzayl ez-Zabbî (Ö. 195)'nin Kitâbu'd-Du'â,Kitâbu'z-Zuhd, Kitâbu's-Sıyâm ve Kitâbu't-Tefsîr'i; Vekî1 İbnu'l-Cerrâh (Ö. 197)'ın Kitâbu'z-Zuhd ve Kitâbu't-Tefsîr'i, bunlardan bazılarıdır.
    Burada, musannaf hadîs eserlerinden olmakla beraber, Sünen ve Câmi'lerden farklı olarak değişik bir isimle zikredilen ve ikinci asrın or-talarında hadîs târihine girmiş bulunan bir kitaba da işaret etmek gerekir. Bu kitap, el-Muvattâ' adiyle şöhret kazanmıştır ve musannifi da, kitabı kadar şöhrete ulaşmış olan büyük İmam Mâlik İbn Enes (Ö. 179)'tir. [862]

    f) Mâlik İbn Enes ve Muvattâ' Adlı Eseri


    Kendi adı altında kurulmuş olan fıkıh mezhebi Mâlikiyye'nin meşhur İmamı, aynı zamanda, Hazreti Peygamberle birlikte birçok gazvelere iştirak etmiş olan sahabî Ebû Âmir'in torunu Mâlik îbn Enes, 93 senesinde Medine'de dünyaya gelmiş ve uzun müddet yanından ayrılmadığı Ab-durrahman îbn Hurmuz başta olmak üzere, Medine'nin diğer âlimlerinden ilim almıştır. Hadîs işittiği meşhur imamlar arasında îbn Ömer'in kölesi Nâfi', Muhammed İbnu'l-Munkedir, Ebu'z-Zubeyr, İbn Şihâb ez-Zuhrî, Âmir İbn Abdillah, Abdullah İbn Dînâr bulunur. Kendisinden rivayet eden imam-lardan bazıları ise, kendi şeyhlerinden olan Yahya İbn Sa'îd el-Ensâ1 -'.. ez-Zuhrî, İbn Cureyc, Yezîd İbn Abdillah, el-Evzâ'î, Sufyân es-Sevrî, Sufyân îbn Uyeyne, Şu'be, Abdullah İbnu'l-Mubârek, eş-Şâfi'î, îbn Uleyye, Ebû Hanîfe'nin talebelerinden Muhammed eş-Şeybânî ve daha birçok kimsedir.
    İbn' Hacer, el-Muvattâ'm tasnîfine tekaddüm eden devri de tavsif ede-rek şöyle demiştir:
    "Hazreti Peygamberin âsârı, ashabı ve kibâr-ı tâbi'în devrinde iki se-bepten dolayı camilerde mudevven ve muretteb değildi. Birincisi, Müslim'in Sahîh'inde de sabit olduğu gibi, Kur'ân-ı Kerîmle karışma korkusundan do-layı sahabenin tedvinden menedilmeleri; ikincisi ise, hafızalarının genişliği ve zihinlerinin akıcılığı idi. Çoğu yazı bilmiyordu. Fakat tâbi'ûn devrinin sonlarına doğru, ulemânın muhtelif şehirlere dağılması, Havâric, Râfıza ve kader mükirleri gibi gibi bid'at ehlinin ortaya çıkması üzerine, âsâruı tedvini ve bâblara göre tasnifi başladı. Bu işe ilk defa girişenlerin başında er-Rabî1 îbn Subeyh, Sa'îd İbn Ebî Arûbe ve diğerleri vardı. Bunlar, üçüncü tabaka gelinceye kadar her babı ayrı ayrı tasnîf ediyorlardı. İmam Mâlik el-Muvattâ' adını verdiği kitabını tasnîf etti. Bu kitapta, Hicaz ehlinin hadîsini toplamış, sahabenin sözlerini, tâbi'ûn ve daha sonrakilerin fetvalarını da mezcederek onu te'lîf etmişti" [863]
    Hazreti Peygamberin Hadîsleri yanında sahabenin söz ve fetvalarına da yer verilerek telîf edilen bu kitabı, İmam Mâlik, şeyhlerine arzetmiş, onların muvafakatlarmı bildirmelerinden sonra da ona el-Muvattâ' adını ver-miştir''. [864]İmam el-Evzâ'î'nin, kitabı Mâlik'e kırk günde okuyup arzetmesi üzerine onun, benim, kırk yılda telîf ettiğimi siz benden kırk günde aldınız" demesi. [865]kitabın telifinde gösterilen gayret ve titizliğe delâlet eder.
    İmam Mâlik'in, hadîslerin kabulünde gösterdiği büyük ihtiyat ve hadîs râvileri hakkında giriştiği şiddetli cerh dolayısıyle, Muvattâ'ı, en sahîh hadîs kitapları arasında yer almıştır. Nitekim eş-Şâfi'î, "yeryüzünde ilim yönünden Mâlik'in kitabından daha sahîh bir kitabın bulunduğunu bil-miyorum" derken bu gerçeği ifade etmiştir. [866]Her ne kadar gerek İbnu's-Salâh ve gerekse îbn Kesîr, eş-Şâfi'î'nin, el-Buhârî ve Müslim'in, Sahihlerini telîf etmeden önce bu sözü söylediğim, zira el-Muvattâ'm tasnif edildiği devirde İbn Cureyc, İbn İshâk, Ebû Kurra Mûsâ İbn Târik, Abdurrazzâk İbn Hemmâm ve daha birçok kimsenin Musannafl&m bulunduğunu ve el-Muvattâ'm bunlardan daha sahîh ve faydalı olduğunu söylemişlerse de [867]bazı imamların, el-Muöttttffı Sahîhâfı'm telifinden sonra da en sahîh kitap kabul eden görüşleri yine baki kalmıştır.
    Muvattâ'da yer alan hadîslerin sayısı hakkında çeşitli görüşler ileri sü-rülmüştür. Bu konudaki ihtilâfın, Mâlik'ten rivayet edilen Muvattâ' nüs-halarının çokluğundan ve her bir nüshanın birbirinden farklı oluşundan ileri geldiğine şüphe yoktur; zira bazılarında bulunan fazlalıklar, diğer ba-zılarında mevcut değildir. Es-Suyûtî'nin Ebû Bekr el-Ebhurî'den naklen ver-diği rakamlara göre, Hazreti Peygamber ile sahabe ve tâbi'ûndan gelen asarın hepsi 1720'dir. Bunların musned olanları 600, mursel olanları da 222'dir. 613 mevkuf, 285'de maktu, yâni tâbi'î sözleri vardır. [868]
    Mâlik'in bu hadîsleri naklinde takîp ettiği yol, umumiyetle, konunun başında, Hazreti Peygamberden gelen hadisleri, sonra da sahabe ve tâbi'ûndan vârid olan âsârı vermek olmuştur. Sahabe ve tâbi'ûndan tercîh ettiği kimselerin hemen hepsi Medîneli olanlardır; çünkü Mâlik, Medine dı-şına çıkmamıştır. Bazen hadîsin akabinde, Medine'de üzerinde ittifak olu-nan bir re'yi, veya ameli, bazen de herhangi bir kelime ile ilgili tefsiri, veya bir cümlenin izahını vermiştir. Bu bakımdan Muvattâ', muhtevası itibariyle hem bir hadîs kitabı, hem de bir fıkıh kitabıdır. [869]


    ____________________
    Hadis Tarihi - Prof. Dr Talat Koçyiğit


  6. 28.Mart.2010, 09:26
    3
    seyyah
    Çok fazla bilgi var, hepsini kopyalamam mümkün değil ama belki şular işinize yarayabilir:
    Bu konunun devamındaki konu başlıkları şunlar;Bu başlıklar işinize yararsa belirtin yapıştırayım inşAllah.
    Üçüncü Asirda Tasnif Faaliyetleri ve Hadîs Eserleri
    a) Siyer ve Mağâzîler
    b)Musnedler
    c) Sunenler
    d) Musannaflar
    e) Camı ler



    4. İlk Hadîs Eserleri


    Er-Râmahurmuzî'nin ilk musannıflardan verdiği bazı isimleri yukarıda zikretmiştik. İkinci asırda kitap tasnîf edenlerin hepsi, şüphesiz, bu isim-lerden ibaret değildir. Bununla beraber bu isimler, çoğunun eserleri za-manımıza kadar intikal etmemiş olsa bile, tasnîf faaliyetinin, İslâm'ın çok erken bir devrinde başladığını göstermesi bakımından büyük ehemmiyeti hâizdir.
    îkinci asırda telîf ve tasnîf edilmeye başlanan hadîs eserlerini başlıca beş gurupta toplamak mümkündür:
    a) Siyer ve nıağazî kitapları;
    b) Sünen kitapları;
    c) Câmi'ler;
    d) Musannaflar;
    e) Belirli bir konuya tahsis edilmiş ki-taplar. [855]

    a) Siyer ve Mağazî Kitapları


    İslâm'ın başlangıcından itibaren müslümanlann, Hazreti Peygamberin hadîslerine büyük ilgi duydukları, onları sahîfeler veya büyük hacimde ki-taplar halinde yazıp topladıkları malûmdur. Bu hadîsler arasında onun ibâdât, muamelât ve ukûbâta âit sözleri bulunduğu gibi, ahlâkına, şemailine, Mekke ve Medine hayatına ve gazvelerine âit haberler de yer alı-yordu. Tedvin devri başladığı zaman, bazı müellifler, Hazreti Peygamberin dînle ilgili hadîslerini toplarken, bazıları da, Mekke ve Medine'deki yaşayışı, Peygamberlikten önce ve sonraki şahsî hayatı, fiil ve davranışları, ahlâkı, kısacası sîreti ve gazveleri ile ilgili haberleri toplamayı ihmal etmediler. Bu haberler, müslümanlann alışık oldukları hadîs görünümünde nakledildiği için, dâima onları nakledenlerin isimlerini ihtiva eden birer isnad zincirine bağlanmış ve mevsûkıyetleri de, umumiyetle, bu isnadlarda yer alan râvilerin güvenilir olup olmamaları ile tesbît edilmiştir.
    Hazreti Peygamberin sîret ve mağazîsine tahsis ve hadîs usûlü ilminin kaidelerine uygun bir şekilde tasnîf edilen bu kitaplar, daha sonraki de-virlerde ortaya çıkacak olan büyük hacimdeki târihî eserlerin ilk denemeleri sayılabilir. Nitekim bu eserlerde de rivayet usûlü terkedilmemiş ve her târihî haber, hadîslerde görüldüğü gibi bir isnad zincirine bağlı olarak nak-ledilmiştir. Bu bakımdan İslâm'da târih bilimi, hadîs ilminin içinden çıkan ve onun tenkîd ve tevsîk metodlarından yararlanarak gelişen bir branş ola-rak görülür.
    Siyer ve mağazî ile ilgili ilk kitaplar, birinci asrın sonlarına doğru tasnîf edilmeye başlamıştır. Kaynaklardan öğrendiğimize göre, ilk mağazî tasnîf edenler arasında, Medine'nin tanınmış âlim ve fakîhlerinden Urve Îbnu'z-Zubeyr (Ö. 94), Ebû Amr eş-Şa'bî (Ö. 103), İbn Şihâb ez-Zuhrî (Ö. 124), Mûsâ îbn Ukbe (Ö. 141), İbn îshâk (Ö. 150), Ma'mer îbn Râşid (Ö. 153), El-Velîd İbn Müslim (Ö. 195) gibi isimler vardır.
    İkinci asırda Hazreti Peygamberin sîretine tahsîs edilmiş ilk kitabın ise, yukarıda Mağazî'sine işaret ettiğimiz İbn Şihâb ez-Zuhrî tarafından telîf edildiği söylenir. [856]Keza İbnu'n-Nedîm'in işaret ettiğine göre, Mağazî sahibi İbn İshâk'ın da bir Kitâbu's-Sîre'&i vardır [857]

    b) Sünen Kitapları


    Fıkıh bâblarma göre tasnîf edilmiş ahkâm hadîslerini ihtiva eden ki-taplara Sünen adı varilmiştir. Bu kitaplarda yer alan hadîsler, Hazreti Pey-gamberin söz, fîil ve takrirlerinden ibaret olan ve merfû sayılan haberlerdir
    Bu bakımdan sunenlerde, mevkuf ve maktu olan, yâni sahabe ve tâbi'ûnun kendilerine âit bulunan söz veya fiillerine yer verilmez''.[858] Ahkâm hadîsleri, umumiyetle, insanların Allah'a karşı olan kulluk görevleriyle, kendi ara-larında biribirlerine karşı olan insanlık görevlerini ve biribirleriyle münâsebetlerini düzenleyen hükümleri muhtevî nasslardır. Bu bakımdan, bir Sünen kitabında yer alan hadîsleri, ibâdât, muamelât ve ukûbâta âit ol-maları itibariyle üç gurupta toplamak mümkündür. Buna göre, bir Sunen'in muhtevası incelenecek olursa, umumiyetle şu konulardaki hadîslerin tasnîfe tâbi tutuldukları görü]ür: Taharet, salât, zekât, hacc, savm, nikâh, talâk, cihâd, vasıyyet, ferâiz, harâc, cenaze, yemîn ve nezîr, buyu', akzıye, eşribe, at'ıme, tıb, libâs, fiten, melâhım, hudûd, diyât, sunne, edeb. Bu konuların her biri "kitâb" başlığı altında zikredilir: Kitâbu't-tahâre, Kitâbu's-salât, Kitâbu'z-zekât gibi...Her kitâb da, konusunun genişliğine göre muhtelif sa-yıda "bâb" lara ayrılır
    İkinci asrm başlarında tedvin ve tasnîf faaliyetinin başlaması ile or-taya çıkan ilk hadîs eserleri Sünen denilen bu çeşit koleksiyonlar olmuştur. Bu asırda Sünen tasnîf eden bazı hadîsçiler şunlardır:
    Mekhûl eş-Şâmî (Ö 112), Abdu'l-Melik İbn Abdi'1-Azîz İbn Cureyc (Ö 150), Sa'îd îbn Ebî Arûbe (Ö 156), İbn Ebî Zi'b el-Kuraşî (Ö. 159), îbrahîm İbn Tahmân (Ö 163), Hammâd îbn Seleme (Ö 167), Abdullah İbnu'I-Mubârek (Ö 181), Yahya İbn Zekeriyyâ îbn Ebî Zâ'ide (Ö 183), Huşeym îbn Beşîr (Ö. 183), el-Velîd îbn Muslini (Ö 195), Muhammed îbn Fuzayl (Ö 195) [859]

    c) Cami'ler


    İkinci asırda tasnîf edilen bazı hadîs kitaplarına da Cami' adı ve-rilmiştir. Câmi'ler de Sunen'ler gibi ibâdât, muamelât ve ukûbâta âit bâblara göre tasnîf edilmiş hadîsleri ihtiva ederler; ancak Câmi'lerin ihtiva ettikleri hadîsler, sadece bu konularla ilgili hadîslerden ibaret değildir. Bun-lara ilâveten, Câmi'lerde, çok daha değişik konulardaki hadîslere de yer ve-rilmiştir. Meselâ Câmi'lerde bulunan Kur'ân'm faziletleri, tefsiri, yaratılışın başlangıcı, geçmiş peygamberler, menâkıb, Hazreti Peygamberin sîreti ve mağâzîsi, halîfeleri ve ashabının faziletleri, îman, tevhîd ve bunun gibi diğer bazı konulara âit hadîslere Sunenlerde rastlanmaz. Bu bakımdan Câmi'ler, ismin de delâlet ettiği gibi, akla gelebilecek her konudaki müşkilin halli için başvurulabilecek mufassal hadîs koleksiyonları sayılır.
    İkinci asırda Cami' adı verilen bu tip eserlerin ilk musannifi Ma'nıer İbn Râşid el-Ezdî (Ö.153)'dir. İki yazma nüshası zamanımıza kadar intikal eden ve Abdurrazzâk İbn Hemmâm'm Musannaf adlı eserinin sonunda neşredilen bu kitap, hadîs târihi yönünden büyük önemi hâizdir.
    El-Câmi'u'l-Kebîr ve el~Câ?ni'u's-Sağîr adlı iki eseriyle Sufyân es-Sevrî (Ö. 161), Rabî1 İbn Habîb el-Bısrî (Ö. 170), Abdullah İbn Vehb (Ö. 197) ve Sufyân İbn Uyeyne (Ö. 198), bu asırda Cami' tasnif eden hadîsçilerdir. [860]

    d) Musannaflar


    İkinci asırda ortaya çıkan ve Musannaf denilen bazı hadîs kitapları vardır ki, bunlar, Sünen denilen hadîs kitaplarından ayrı bir özellik ta-şımazlar. Muhtemelen bu eserlerde de fıkıh ahkâmına müteallik hadîsler tasnife tâbi tutuldukları için, yapılan işe delâlet etmek üzere, musannaf ta-biri kullanılmıştır. Bununla beraber, şuna da işaret edebiliriz ki, Mu-sannafl&r, Cami' denilen eserler gibi her konudaki hadîsleri ihtiva et-meseler bile, Sunen'lerden farklı olarak, Camilerde yer alan konulardan bazılarıyle ilgili hadîslere de yer vermişerdir. Bu bakımdan Musannaflan, ihtiva ettikleri konular yönünden, Sunen'ler ile Camiler arasında mütalâ etmek mümkündür.
    İkinci asırda Musannaf denilen eserleriyle şöhret kazanmış imamlar, Hammâd îbn Seleme (Ö. 167), Vekî İbnu'l-Cerrâh (Ö. 197)'dır. Ancak Îbnu'n-Nedîm, Fihristinde (s. 133), her iki Musannaf'ı da Kitâbu's-Sunen adı altında zikretmiştir ki, bu, bizim Sünen 'ler ile Musannaflecr arasında büyük bir fark bulunmadığına dâir biraz önce işaret ettiğimiz görüşü doğ-rular. [861]

    e) Belirli Bir Konuya Tahsis Edilmiş Kitaplar


    İkinci asırda te'lîf edilen hadîs kitaplarından bir kısmının da, Camilere vücût veren çeşitli konulardan birine tahsis edildikleri görülür. Sünen olsun Cami' olsun, musannaf eserlerde bu konular, umumiyetle "kitab" adı altında zikredüdikleri için, belirli bir konuya tahsis edilmiş müs-tekıl eserlere de umumiyetle "Kitâb" adı verilmiştir.
    Sufyân es-Sevrî (Ö. 161)'nin Kitâbu'l-Ferâ'iz ve Kitâbu't-Tefsîr'i; Zaide îbn Kudârne (Ö. Ö. 161)'nin Kitâbu'l-Menâkıb, Kitâbu'z-Zuhd ve Kitâbu't-Tefsîr'i; İbrahim İbn Tahmân (Ö. 163)'ın Kitâbu'l-Menâkıb, Kitâbu'l-Iydeyn ve Kitâbu't-Tefsîr'i; Abdullah İbnu'l-Mubârek (Ö. 181)'in Kitâbu'z-Zuhd ve'r-Rakâ'ik, Kitâbu'l-Birr ve's-Sıla, Kitâbu't-Tefsîr ve Kitâbu'l-Cihâd'ı; Huşeym îbn Beşîr (Ö. 183)'in Kitâbu't-Tefsîr'i; îsmâ'îl îbn Uleyye (Ö. 193)'nin Kitâbu't-Tahâre, Kitâbu's-Salât, Kitâbu'l-Menâsik ve Kitâbu't-Tefsîr'i; îshâk İbn Yûsuf el-Ezrak (Ö. 195)'ın Kitâbu's-Salât, Kitâbu'l-Menâsik ve Kitâbu'l-Kırâ'ât'ı; Muhammed îbn Fuzayl ez-Zabbî (Ö. 195)'nin Kitâbu'd-Du'â,Kitâbu'z-Zuhd, Kitâbu's-Sıyâm ve Kitâbu't-Tefsîr'i; Vekî1 İbnu'l-Cerrâh (Ö. 197)'ın Kitâbu'z-Zuhd ve Kitâbu't-Tefsîr'i, bunlardan bazılarıdır.
    Burada, musannaf hadîs eserlerinden olmakla beraber, Sünen ve Câmi'lerden farklı olarak değişik bir isimle zikredilen ve ikinci asrın or-talarında hadîs târihine girmiş bulunan bir kitaba da işaret etmek gerekir. Bu kitap, el-Muvattâ' adiyle şöhret kazanmıştır ve musannifi da, kitabı kadar şöhrete ulaşmış olan büyük İmam Mâlik İbn Enes (Ö. 179)'tir. [862]

    f) Mâlik İbn Enes ve Muvattâ' Adlı Eseri


    Kendi adı altında kurulmuş olan fıkıh mezhebi Mâlikiyye'nin meşhur İmamı, aynı zamanda, Hazreti Peygamberle birlikte birçok gazvelere iştirak etmiş olan sahabî Ebû Âmir'in torunu Mâlik îbn Enes, 93 senesinde Medine'de dünyaya gelmiş ve uzun müddet yanından ayrılmadığı Ab-durrahman îbn Hurmuz başta olmak üzere, Medine'nin diğer âlimlerinden ilim almıştır. Hadîs işittiği meşhur imamlar arasında îbn Ömer'in kölesi Nâfi', Muhammed İbnu'l-Munkedir, Ebu'z-Zubeyr, İbn Şihâb ez-Zuhrî, Âmir İbn Abdillah, Abdullah İbn Dînâr bulunur. Kendisinden rivayet eden imam-lardan bazıları ise, kendi şeyhlerinden olan Yahya İbn Sa'îd el-Ensâ1 -'.. ez-Zuhrî, İbn Cureyc, Yezîd İbn Abdillah, el-Evzâ'î, Sufyân es-Sevrî, Sufyân îbn Uyeyne, Şu'be, Abdullah İbnu'l-Mubârek, eş-Şâfi'î, îbn Uleyye, Ebû Hanîfe'nin talebelerinden Muhammed eş-Şeybânî ve daha birçok kimsedir.
    İbn' Hacer, el-Muvattâ'm tasnîfine tekaddüm eden devri de tavsif ede-rek şöyle demiştir:
    "Hazreti Peygamberin âsârı, ashabı ve kibâr-ı tâbi'în devrinde iki se-bepten dolayı camilerde mudevven ve muretteb değildi. Birincisi, Müslim'in Sahîh'inde de sabit olduğu gibi, Kur'ân-ı Kerîmle karışma korkusundan do-layı sahabenin tedvinden menedilmeleri; ikincisi ise, hafızalarının genişliği ve zihinlerinin akıcılığı idi. Çoğu yazı bilmiyordu. Fakat tâbi'ûn devrinin sonlarına doğru, ulemânın muhtelif şehirlere dağılması, Havâric, Râfıza ve kader mükirleri gibi gibi bid'at ehlinin ortaya çıkması üzerine, âsâruı tedvini ve bâblara göre tasnifi başladı. Bu işe ilk defa girişenlerin başında er-Rabî1 îbn Subeyh, Sa'îd İbn Ebî Arûbe ve diğerleri vardı. Bunlar, üçüncü tabaka gelinceye kadar her babı ayrı ayrı tasnîf ediyorlardı. İmam Mâlik el-Muvattâ' adını verdiği kitabını tasnîf etti. Bu kitapta, Hicaz ehlinin hadîsini toplamış, sahabenin sözlerini, tâbi'ûn ve daha sonrakilerin fetvalarını da mezcederek onu te'lîf etmişti" [863]
    Hazreti Peygamberin Hadîsleri yanında sahabenin söz ve fetvalarına da yer verilerek telîf edilen bu kitabı, İmam Mâlik, şeyhlerine arzetmiş, onların muvafakatlarmı bildirmelerinden sonra da ona el-Muvattâ' adını ver-miştir''. [864]İmam el-Evzâ'î'nin, kitabı Mâlik'e kırk günde okuyup arzetmesi üzerine onun, benim, kırk yılda telîf ettiğimi siz benden kırk günde aldınız" demesi. [865]kitabın telifinde gösterilen gayret ve titizliğe delâlet eder.
    İmam Mâlik'in, hadîslerin kabulünde gösterdiği büyük ihtiyat ve hadîs râvileri hakkında giriştiği şiddetli cerh dolayısıyle, Muvattâ'ı, en sahîh hadîs kitapları arasında yer almıştır. Nitekim eş-Şâfi'î, "yeryüzünde ilim yönünden Mâlik'in kitabından daha sahîh bir kitabın bulunduğunu bil-miyorum" derken bu gerçeği ifade etmiştir. [866]Her ne kadar gerek İbnu's-Salâh ve gerekse îbn Kesîr, eş-Şâfi'î'nin, el-Buhârî ve Müslim'in, Sahihlerini telîf etmeden önce bu sözü söylediğim, zira el-Muvattâ'm tasnif edildiği devirde İbn Cureyc, İbn İshâk, Ebû Kurra Mûsâ İbn Târik, Abdurrazzâk İbn Hemmâm ve daha birçok kimsenin Musannafl&m bulunduğunu ve el-Muvattâ'm bunlardan daha sahîh ve faydalı olduğunu söylemişlerse de [867]bazı imamların, el-Muöttttffı Sahîhâfı'm telifinden sonra da en sahîh kitap kabul eden görüşleri yine baki kalmıştır.
    Muvattâ'da yer alan hadîslerin sayısı hakkında çeşitli görüşler ileri sü-rülmüştür. Bu konudaki ihtilâfın, Mâlik'ten rivayet edilen Muvattâ' nüs-halarının çokluğundan ve her bir nüshanın birbirinden farklı oluşundan ileri geldiğine şüphe yoktur; zira bazılarında bulunan fazlalıklar, diğer ba-zılarında mevcut değildir. Es-Suyûtî'nin Ebû Bekr el-Ebhurî'den naklen ver-diği rakamlara göre, Hazreti Peygamber ile sahabe ve tâbi'ûndan gelen asarın hepsi 1720'dir. Bunların musned olanları 600, mursel olanları da 222'dir. 613 mevkuf, 285'de maktu, yâni tâbi'î sözleri vardır. [868]
    Mâlik'in bu hadîsleri naklinde takîp ettiği yol, umumiyetle, konunun başında, Hazreti Peygamberden gelen hadisleri, sonra da sahabe ve tâbi'ûndan vârid olan âsârı vermek olmuştur. Sahabe ve tâbi'ûndan tercîh ettiği kimselerin hemen hepsi Medîneli olanlardır; çünkü Mâlik, Medine dı-şına çıkmamıştır. Bazen hadîsin akabinde, Medine'de üzerinde ittifak olu-nan bir re'yi, veya ameli, bazen de herhangi bir kelime ile ilgili tefsiri, veya bir cümlenin izahını vermiştir. Bu bakımdan Muvattâ', muhtevası itibariyle hem bir hadîs kitabı, hem de bir fıkıh kitabıdır. [869]


    ____________________
    Hadis Tarihi - Prof. Dr Talat Koçyiğit





+ Yorum Gönder