Konusunu Oylayın.: Hz. Nesibe hatunun hayatı

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 7 kişi
Hz. Nesibe hatunun hayatı
  1. 20.Mart.2010, 22:38
    1
    Misafir

    Hz. Nesibe hatunun hayatı

  2. 18.Kasım.2013, 16:18
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Hz. Nesibe hatunun hayatı




    Hz. Nesibe hatun'un hayatı

    Yüceler yücesi, kâinatın yaratılış gayesi, Allah’ın sevgilisi Fahri Kâinat sevdalısı Hz. Nesibe ve O’nu seven muhterem mana ehilleri… Hepinize selamunaleyküm. Sevgili kardeşlerim! Siz de geldiğiniz için hepinize selamunaleyküm…Bugün, nur çağının Fahri Kâinat etrafında billurlaşan sevdaların bir tanesini anmak cüretini göstererek bir araya gelmiş bulunuyoruz.Hz. Nesibe (hissedilirken) inşallah hepinizin gönlüne kendi vereceği sevgi mesajları dolayısıyla “hissedilirken” bir şeyin farkına varmanızı istiyorum; Tarihte yaşamış, İslamiyet’e hizmet etmiş bir insanı anmaktan çok ötede bir vazifeyi yerine getiriyoruz, bu: Fahri Kâinat sevgisinin tarzını öğrenme vazifesidir! Çünkü Fahri Kâinat sevgisini, seviyoruz sanıp da gaflete düştüğümüz zaman; Hz. Nesibe ondört asır öteden ama gönlümüzün en yakın noktasından öyle sevilmez, böyle sevilir (!) mesajı veriyor… Bunun için örnek bir kare alarak başlatmak istiyorum;Uhud savaşında, Fahri Kâinat etrafında korkunç bir cesaretin temsilcisi olarak savaşırken oğlunun aniden kolunun yaralandığını gören ve o kolunun kanları içerisinde yere yıkılan oğlunu koşup kolunu sararak, öteki eline kılıcını vererek: “derhal vazife başına! Fahri Kâinat’ın bu dar anında ne yara olur ne ölüm düşünülür” diyerek harp sahnesine saldığı zaman, Fahri Kâinat Efendimiz bir an baktı ve bir şey söyledi (?). Şimdi bu söylediği sözü anlayabilmemiz için iç dünyanıza bir dönün… Oğlu çok ciddi bir kanamayla ölmek üzere olan bir annenin, evladının kanını usulen şöyle bir sarıp öteki eline kılıcı vererek ölüm sahnesinde ısrarla savaşmasını isteyen bir annenin hissiyatını bir an düşünün… Büyük çoğunluğunuz hanımefendiler, hangi dertlerle dertleştiğini görün! Annesiniz veya anne namzedisiniz… bu nasıl bir sırdır ki; çok üstün olan evlat şefkatine rağmen [onu birazdan göreceğiz, evlat şefkatinin ne demek olduğunu (bu şefkate rağmen)] Fahri Kainat sevdası uğruna onu bir ölümden diğer ölüme sevk etmekten büyük bir haz duyuyordu. Böyle bir hazzı tasavvur edebiliyor musunuz? İçinizden bunu diyebilir misiniz? Ben size söyleyeyim: mümkün değil! Çünkü Fahri Kainat Efendimiz bunun mümkün olmadığını söylüyor: “Ya Nesibe! (diyor) Senin yaptığını kimse yapamaz” diyor. Bu Fahri Kâinat emridir!İşte öyle bir annemizi anacağız şimdi… Bu noktadan girişimin sebebi Fahri Kâinat sevdasının fedakârlıkta sınır tanımadığı gerçeğidir. İşte Hz. Nesibe’nin en büyük özelliği Fahri Kâinat sevdasını bizlere öğretmesidir. İnanınız İslam tarihinin kaderinde sevginin ve sevdanın çok büyük önemi vardır. Çünkü Cenab-ı Hakk bütün mahlûkatı, varlıkları bir sevda üzerine yaratmıştır, bir aşk üzerine yaratmıştır. O halde bu yaratılışın bir tarz senfonisi olan kader de bu aşkın, bu sevginin bulunduğu yerlerde ayrı bir takım hilkat nüansları yapar. Ki, işte bu hilkat nüansları içerisinde Hz. Nesibe’nin sevgisine bütün insanlık, İslam, İslamiyet ve bizler çok şey borçluyuz.Hz. Nesibe’nin sevgisiyle İslamiyet’in coşan sırrı, takdirin, İslamiyet’ in zaferine verdiği coşku Hz. Nesibe’nin gönlündeki bir sevdanın marşa basmasıyla çok ilginç değişimler göstermiştir. Bunda sahneleri anlatırken beş saniyelik hadiseyi… Hz. Nesibe’yi Hâşâ! Bir tarihi kadın olarak anlatmıyorum. Çünkü Hz. Nesibe’nin gönüllerden ve İslam davasından çekilmesi mümkün değildir. Öylesine bir sevdayı Muhammedi’ye sahiptir ki; nerde Muhammed’e (s.a.v.) karşı bir sevda, bir aşk vardır orada mutlaka Hz. Nesibe’nin bir ışığı sizin yüreğinizi sızlatacak, sizi gerçek sevgiye çekecek bir mesaj verecektir.
    Haluk Nurbaki



  3. 18.Kasım.2013, 16:18
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Hz. Nesibe hatun'un hayatı

    Yüceler yücesi, kâinatın yaratılış gayesi, Allah’ın sevgilisi Fahri Kâinat sevdalısı Hz. Nesibe ve O’nu seven muhterem mana ehilleri… Hepinize selamunaleyküm. Sevgili kardeşlerim! Siz de geldiğiniz için hepinize selamunaleyküm…Bugün, nur çağının Fahri Kâinat etrafında billurlaşan sevdaların bir tanesini anmak cüretini göstererek bir araya gelmiş bulunuyoruz.Hz. Nesibe (hissedilirken) inşallah hepinizin gönlüne kendi vereceği sevgi mesajları dolayısıyla “hissedilirken” bir şeyin farkına varmanızı istiyorum; Tarihte yaşamış, İslamiyet’e hizmet etmiş bir insanı anmaktan çok ötede bir vazifeyi yerine getiriyoruz, bu: Fahri Kâinat sevgisinin tarzını öğrenme vazifesidir! Çünkü Fahri Kâinat sevgisini, seviyoruz sanıp da gaflete düştüğümüz zaman; Hz. Nesibe ondört asır öteden ama gönlümüzün en yakın noktasından öyle sevilmez, böyle sevilir (!) mesajı veriyor… Bunun için örnek bir kare alarak başlatmak istiyorum;Uhud savaşında, Fahri Kâinat etrafında korkunç bir cesaretin temsilcisi olarak savaşırken oğlunun aniden kolunun yaralandığını gören ve o kolunun kanları içerisinde yere yıkılan oğlunu koşup kolunu sararak, öteki eline kılıcını vererek: “derhal vazife başına! Fahri Kâinat’ın bu dar anında ne yara olur ne ölüm düşünülür” diyerek harp sahnesine saldığı zaman, Fahri Kâinat Efendimiz bir an baktı ve bir şey söyledi (?). Şimdi bu söylediği sözü anlayabilmemiz için iç dünyanıza bir dönün… Oğlu çok ciddi bir kanamayla ölmek üzere olan bir annenin, evladının kanını usulen şöyle bir sarıp öteki eline kılıcı vererek ölüm sahnesinde ısrarla savaşmasını isteyen bir annenin hissiyatını bir an düşünün… Büyük çoğunluğunuz hanımefendiler, hangi dertlerle dertleştiğini görün! Annesiniz veya anne namzedisiniz… bu nasıl bir sırdır ki; çok üstün olan evlat şefkatine rağmen [onu birazdan göreceğiz, evlat şefkatinin ne demek olduğunu (bu şefkate rağmen)] Fahri Kainat sevdası uğruna onu bir ölümden diğer ölüme sevk etmekten büyük bir haz duyuyordu. Böyle bir hazzı tasavvur edebiliyor musunuz? İçinizden bunu diyebilir misiniz? Ben size söyleyeyim: mümkün değil! Çünkü Fahri Kainat Efendimiz bunun mümkün olmadığını söylüyor: “Ya Nesibe! (diyor) Senin yaptığını kimse yapamaz” diyor. Bu Fahri Kâinat emridir!İşte öyle bir annemizi anacağız şimdi… Bu noktadan girişimin sebebi Fahri Kâinat sevdasının fedakârlıkta sınır tanımadığı gerçeğidir. İşte Hz. Nesibe’nin en büyük özelliği Fahri Kâinat sevdasını bizlere öğretmesidir. İnanınız İslam tarihinin kaderinde sevginin ve sevdanın çok büyük önemi vardır. Çünkü Cenab-ı Hakk bütün mahlûkatı, varlıkları bir sevda üzerine yaratmıştır, bir aşk üzerine yaratmıştır. O halde bu yaratılışın bir tarz senfonisi olan kader de bu aşkın, bu sevginin bulunduğu yerlerde ayrı bir takım hilkat nüansları yapar. Ki, işte bu hilkat nüansları içerisinde Hz. Nesibe’nin sevgisine bütün insanlık, İslam, İslamiyet ve bizler çok şey borçluyuz.Hz. Nesibe’nin sevgisiyle İslamiyet’in coşan sırrı, takdirin, İslamiyet’ in zaferine verdiği coşku Hz. Nesibe’nin gönlündeki bir sevdanın marşa basmasıyla çok ilginç değişimler göstermiştir. Bunda sahneleri anlatırken beş saniyelik hadiseyi… Hz. Nesibe’yi Hâşâ! Bir tarihi kadın olarak anlatmıyorum. Çünkü Hz. Nesibe’nin gönüllerden ve İslam davasından çekilmesi mümkün değildir. Öylesine bir sevdayı Muhammedi’ye sahiptir ki; nerde Muhammed’e (s.a.v.) karşı bir sevda, bir aşk vardır orada mutlaka Hz. Nesibe’nin bir ışığı sizin yüreğinizi sızlatacak, sizi gerçek sevgiye çekecek bir mesaj verecektir.
    Haluk Nurbaki






+ Yorum Gönder