Konusunu Oylayın.: Ali dursun erzincanlı siirleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 7 kişi
Ali dursun erzincanlı siirleri
  1. 20.Mart.2010, 16:32
    1
    Misafir

    Ali dursun erzincanlı siirleri






    Ali dursun erzincanlı siirleri Mumsema siirler cok guzel


  2. 21.Mart.2010, 10:36
    2
    Sedanur
    Sedanur

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mart.2008
    Üye No: 12019
    Mesaj Sayısı: 1,540
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20

    --->: ali dursun erzincanlı siirleri






    :: Miraç::

    MİRAÇ

    Kapatın gözlerinizi

    Ve karanlığı seyredin.

    İşte böyle bir gece.

    Mekke’de bir gece

    Yorgunluk havada

    Gariplik suda

    Simsiyah bir sessizlik

    Uyku bile uykuda.

    Kâbe’nin hatîm kısmında

    Yanı üzre yatan biri var

    Yıl hüzün yılı

    Ebu Talib yok

    Yıl hüzün yılı

    Vefakâr eş

    Haticetül kübrâ yok.

    Kâbe’nin hatîm kısmında

    Yanı üzre yatan biri var

    Teselli arayan kalp

    Hüzünle çarpan kalp

    O’nun kalbi.

    Ve ayak sesleri

    Yıldızlar ışıldıyor.

    Bu ayak sesleri göklerden

    Yol veriyor yıldızlar.

    Semâdan inenler var.

    İzin verseydi Allah

    Kâinat inerdi yere

    Çünkü kâbe’nin hatîm kısmında yatan

    Sultân-ı levlâk’tır.

    Habîb-i zîşândır o

    Nur-u hüda’dır.

    Merhamet ufkunun nazlı güneşi

    Kainatın biricik çiçeğidir o.

    İzin verseydi allah

    Âlemler inerdi yere

    Oysa emir yalnız cebrail’e

    Ve yalnız cebrail iner yere

    Kalk ya rasulallah

    Semada melekler seni bekler

    Taif’te taşlanan yüzüne hasret

    Alaya alınan sözüne hasret

    Seni bekler melekler.

    Yer yüzünde vefa yok mu?

    Seni teselli edecek birini mi arıyor kalbin.

    Sevdiklerin bir bir uçuyor mu elinden?

    Davetini hafife mı aldılar?

    Üzülme ve aç gözlerini

    Öteler bekliyor seni

    Bu gece kainat adını anacak,

    Aç gözlerini ki alemler nazarına kanacak.

    Burak, senin için uçacak.

    Aç gözlerini ya habiballah

    Bu gecenin adına isra diyecek allah.

    Ey yedi kat sema aç kapılarını,

    Ve haber ver hasretle bekleyen peygamberlere

    Deki hazreti Adem’e;

    Cennetin kapısına adı yazılan

    İsminin hatrına af istediğin

    Salih oğul geliyor.

    Söyle İsa’ya:

    Kuytu köşelerde

    Havarilerinle Allah’a sığınırken,

    Bir adım ötedeymiş gibi kokusunu aldığın

    Ve insanlığa gelişini müjdelediğin

    Ahmet geliyor.

    Yusuf’a, İdris’e, Harun’a söyle

    Musa’ya deki:

    Vasıflarına hayran olup da

    Ümmetinden olmak istediğin

    Salih kardeş geliyor.

    Müjde ver İbrahim Peygamber’e:

    Dua dua yalvarıp

    Gelmesini istediğin oğul geliyor

    Aç kapılarını ey yedi kat sema

    Bu gelen Muhammed Mustafa

    Cebrail yol gösterir

    Ve yürür sultanlar sultanı

    Bu nasıl bir yürüyüştür.

    Bu nasıl bir eda?

    İnci inci ter mübarek alınlarında

    Baştan ayağa edep var

    Attığı her adımda.

    Sultanım,

    Cennetler gösterilirken o gece

    Ümmetini hayal ettin mi cennette?

    Cehennemin alevleri selamlarken seni,

    Gözyaşlarını gördü mü Cebrail?

    Ümmetim dedin mi?

    Sen unutmazsın bizi bunda kuşku yok

    Tahiyyat duası haber verdi bize

    Sen bizi hiçbir yerde

    Hiçbir zaman unutmadın

    İnşallah biz de seni unutanlardan olmayız.

    Allah seni unutturmasın bize.

    Bir söz sultanının dediği gibi

    Eğer günahlarımızdan dolayı girersek cehenneme

    Ve Allah biran olsun açarsa ufkumuzu

    Talaal bedru aleyna diyeceğiz.

    Miraç gecesi

    Yürüdü rasulullah

    Cebrail önde

    Bir gece yürüyüşüyle

    Yürüdüler… Yükseldiler.

    Yükseldikçe yükseldiler.

    Cebrail durdu birden,

    Ya rasulallah, benimle buraya kadar.

    Efendimiz niçin diye sordu

    Burası sidre-i münteha’dır

    Bir adım daha atarsam, yanarım, kavrulurum.

    Allah rasulu, sordular:

    Nasıl gidilir sidre-i münteha’da?

    Cibril-i emin cevap verdi:

    Aşkla!

    Aşkla gidilir ya rasulallah

    Aşkla gidilir ya habiballah

    Aşkla gidilir ya nebiyyallah

    Yürü sultanım yol senindir!

    Aşk vadisinde mühür senin.

    Söz senindir hal senindir.

    Muhabbetin adı sensin.

    Varlıkların tadı sensin

    Yürü ve selamını ilet

    Gözü yaşlı ümmetinin

    Sensiz bunca yetimin

    İlet selamını

    Ahir zamanın ahını

    Yüceler yücesine ilet

    Sultanım

    Sen dönerken miraçtan

    İlahi hediyelerle

    Bizim için miraç olan

    Beş vakit namazla,

    Bakara suresinin son iki ayetiyle

    Ve şirke düşmeyenin affedilebileceği müjdesiyle

    Dönerken sen miraçtan

    Biz ahir zamandan

    Ebu Bekir edasıyla bakıyoruz sana

    “O söylediyse doğrudur”

    Rasulullah söylediyse doğrudur.

    Ve bir ayetin sıcaklğı sarıyor

    Kainatin kalbini:

    Her türlü noksanlıktan münezzeh olan allah

    Kulunu geceleyin mescid-i haram’dan alıp,

    Kendisine bir takım ayetler gösterelim diye

    Etrafını mübarek kıldığımız

    Mescid-i aksa’ya götürdü.

    Çünkü, işiten ve bilen odur.

    Şimdi açın gözlerinizi

    Ve mîrâc’a hazırlanın
    Dursun Ali Erzincanlı



  3. 21.Mart.2010, 10:36
    2
    Sedanur





    :: Miraç::

    MİRAÇ

    Kapatın gözlerinizi

    Ve karanlığı seyredin.

    İşte böyle bir gece.

    Mekke’de bir gece

    Yorgunluk havada

    Gariplik suda

    Simsiyah bir sessizlik

    Uyku bile uykuda.

    Kâbe’nin hatîm kısmında

    Yanı üzre yatan biri var

    Yıl hüzün yılı

    Ebu Talib yok

    Yıl hüzün yılı

    Vefakâr eş

    Haticetül kübrâ yok.

    Kâbe’nin hatîm kısmında

    Yanı üzre yatan biri var

    Teselli arayan kalp

    Hüzünle çarpan kalp

    O’nun kalbi.

    Ve ayak sesleri

    Yıldızlar ışıldıyor.

    Bu ayak sesleri göklerden

    Yol veriyor yıldızlar.

    Semâdan inenler var.

    İzin verseydi Allah

    Kâinat inerdi yere

    Çünkü kâbe’nin hatîm kısmında yatan

    Sultân-ı levlâk’tır.

    Habîb-i zîşândır o

    Nur-u hüda’dır.

    Merhamet ufkunun nazlı güneşi

    Kainatın biricik çiçeğidir o.

    İzin verseydi allah

    Âlemler inerdi yere

    Oysa emir yalnız cebrail’e

    Ve yalnız cebrail iner yere

    Kalk ya rasulallah

    Semada melekler seni bekler

    Taif’te taşlanan yüzüne hasret

    Alaya alınan sözüne hasret

    Seni bekler melekler.

    Yer yüzünde vefa yok mu?

    Seni teselli edecek birini mi arıyor kalbin.

    Sevdiklerin bir bir uçuyor mu elinden?

    Davetini hafife mı aldılar?

    Üzülme ve aç gözlerini

    Öteler bekliyor seni

    Bu gece kainat adını anacak,

    Aç gözlerini ki alemler nazarına kanacak.

    Burak, senin için uçacak.

    Aç gözlerini ya habiballah

    Bu gecenin adına isra diyecek allah.

    Ey yedi kat sema aç kapılarını,

    Ve haber ver hasretle bekleyen peygamberlere

    Deki hazreti Adem’e;

    Cennetin kapısına adı yazılan

    İsminin hatrına af istediğin

    Salih oğul geliyor.

    Söyle İsa’ya:

    Kuytu köşelerde

    Havarilerinle Allah’a sığınırken,

    Bir adım ötedeymiş gibi kokusunu aldığın

    Ve insanlığa gelişini müjdelediğin

    Ahmet geliyor.

    Yusuf’a, İdris’e, Harun’a söyle

    Musa’ya deki:

    Vasıflarına hayran olup da

    Ümmetinden olmak istediğin

    Salih kardeş geliyor.

    Müjde ver İbrahim Peygamber’e:

    Dua dua yalvarıp

    Gelmesini istediğin oğul geliyor

    Aç kapılarını ey yedi kat sema

    Bu gelen Muhammed Mustafa

    Cebrail yol gösterir

    Ve yürür sultanlar sultanı

    Bu nasıl bir yürüyüştür.

    Bu nasıl bir eda?

    İnci inci ter mübarek alınlarında

    Baştan ayağa edep var

    Attığı her adımda.

    Sultanım,

    Cennetler gösterilirken o gece

    Ümmetini hayal ettin mi cennette?

    Cehennemin alevleri selamlarken seni,

    Gözyaşlarını gördü mü Cebrail?

    Ümmetim dedin mi?

    Sen unutmazsın bizi bunda kuşku yok

    Tahiyyat duası haber verdi bize

    Sen bizi hiçbir yerde

    Hiçbir zaman unutmadın

    İnşallah biz de seni unutanlardan olmayız.

    Allah seni unutturmasın bize.

    Bir söz sultanının dediği gibi

    Eğer günahlarımızdan dolayı girersek cehenneme

    Ve Allah biran olsun açarsa ufkumuzu

    Talaal bedru aleyna diyeceğiz.

    Miraç gecesi

    Yürüdü rasulullah

    Cebrail önde

    Bir gece yürüyüşüyle

    Yürüdüler… Yükseldiler.

    Yükseldikçe yükseldiler.

    Cebrail durdu birden,

    Ya rasulallah, benimle buraya kadar.

    Efendimiz niçin diye sordu

    Burası sidre-i münteha’dır

    Bir adım daha atarsam, yanarım, kavrulurum.

    Allah rasulu, sordular:

    Nasıl gidilir sidre-i münteha’da?

    Cibril-i emin cevap verdi:

    Aşkla!

    Aşkla gidilir ya rasulallah

    Aşkla gidilir ya habiballah

    Aşkla gidilir ya nebiyyallah

    Yürü sultanım yol senindir!

    Aşk vadisinde mühür senin.

    Söz senindir hal senindir.

    Muhabbetin adı sensin.

    Varlıkların tadı sensin

    Yürü ve selamını ilet

    Gözü yaşlı ümmetinin

    Sensiz bunca yetimin

    İlet selamını

    Ahir zamanın ahını

    Yüceler yücesine ilet

    Sultanım

    Sen dönerken miraçtan

    İlahi hediyelerle

    Bizim için miraç olan

    Beş vakit namazla,

    Bakara suresinin son iki ayetiyle

    Ve şirke düşmeyenin affedilebileceği müjdesiyle

    Dönerken sen miraçtan

    Biz ahir zamandan

    Ebu Bekir edasıyla bakıyoruz sana

    “O söylediyse doğrudur”

    Rasulullah söylediyse doğrudur.

    Ve bir ayetin sıcaklğı sarıyor

    Kainatin kalbini:

    Her türlü noksanlıktan münezzeh olan allah

    Kulunu geceleyin mescid-i haram’dan alıp,

    Kendisine bir takım ayetler gösterelim diye

    Etrafını mübarek kıldığımız

    Mescid-i aksa’ya götürdü.

    Çünkü, işiten ve bilen odur.

    Şimdi açın gözlerinizi

    Ve mîrâc’a hazırlanın
    Dursun Ali Erzincanlı






+ Yorum Gönder