Konusunu Oylayın.: Çanakkale ile ilgili hutbe alalbılirmiyım

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Çanakkale ile ilgili hutbe alalbılirmiyım
  1. 12.Mart.2010, 08:58
    1
    Misafir

    Çanakkale ile ilgili hutbe alalbılirmiyım






    Çanakkale ile ilgili hutbe alalbılirmiyım Mumsema çanakkale ile ilgili hutbe lalbılirmiyım


  2. 12.Mart.2010, 08:58
    1
    zeynel çelik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    zeynel çelik
    Misafir



  3. 17.Kasım.2013, 09:53
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Çanakkale ile ilgili hutbe alalbılirmiyım




    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيم
    وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ أَمْوَاتٌ بَلْ أَحْيَاءٌ وَلَكِن لاَّ تَشْعُرُونَ .



    ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞEHİTLİK HUTBESİ

    Muhterem Müslümanlar!

    Şanlı tarihimize altın harflerle yazılan 18 Mart 1915 tarihli Çanakkale Zaferinin 96. Yıldönümünü “Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü” olarak büyük bir heyecan ve minnet duyguları içinde idrak etmiş bulunuyoruz.

    Çanakkale’yi deniz yoluyla geçip İstanbul’u işgal etmek ve müttefikleri olan Rusya’ya yardım etmek isteyen düşman kuvvetlerinin oluşturdukları 231 parça deniz filosu Müslüman Türk Milletinin imanından aldığı mücadele azmine ve destanlaşmış vatan sevgisine çarparak büyük bir hüsrana uğramıştır.

    Değerli Müslümanlar!
    Çanakkale Zaferi, bu aziz milletin tarihlere sığmayan o emsalsiz kahramanlıklarıyla kazanılmıştır. Zira öteden beri esareti kabul etmeyen bu necip millet şehit olmayı rütbelerin en yücesi kabul etmiş ve “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.”[1] ayetiyle verilen müjdeye nail olmak için gül bahçesine girercesine şahadete koşmuşlardır.






    Değerli Müminler!
    Aziz vatanımız dünyamızın çok önemli bir noktasında yer almaktadır. Bu güzel topraklara sahip olmak asırlardır, pek çok devletin ve kumandanın hayallerini süslemiştir. Zamanın her bakımdan en güçlü devletlerinin askerleri bir hayalin peşine düşerek Çanakkale Boğazına kadar geldiler. Akıllarınca boğazları geçecekler, Müslüman Türk Milletini tarih sayfasından sileceklerdi. Hasta adam dedikleri Osmanlı Devletini yok ederek, asırlardır süregelen haçlı zihniyetini dünyaya hâkim kılacaklardı. Ancak, askeri anlamda çok üstün saydıkları planları ve harp taktikleri, Müslüman halkın her şeyini ortaya koyarak yaptığı yurt savunması karşısında, Çanakkale Boğazı'nda suya düştü. Böylece dünya durdukça konuşulacak olan "Çanakkale Geçilmez Destanı" yazıldı. Her Çanakkale Zaferinin yıl dönümünde hatırlamamız ve bu zaferden çıkarmamız gereken dersler vardır.
    Çanakkale geçilmez destanı yazılırken doğusundan batısına eli silah tutan vatan evlatları görev almıştır. Bunlardan 250 bine yakını şehit olmuş, geride on binlerce gazi kalmıştır.
    Bu gün bu aziz vatanda canlarından ve namuslarından emin olarak bağımsız bir hayat yaşayan bizler, tüm şehitlerimize ve gazilerimize minnet ve şükran borçlu olduğumuzu unutmamalıyız. Bu borcumuzu ödemek için mukaddes vatan topraklarının üzerine titremeli ve yeni nesilleri bu bilince ve hassasiyete sahip olacak şekilde yetiştirmeliyiz. Bu duygularla bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor, hayatta olan gazilerimize sıhhat ve afiyetler diliyoruz.

    HAZIRLAYANIN ADI: Ahmet YILMAZ ve Üzeyir CANBAZ


    Tekirdağ Müftülüğünün 18//03/2011 tarihli hutbesidir.

    [1] Bakara, 154


  4. 17.Kasım.2013, 09:53
    2
    Üye



    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيم
    وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ أَمْوَاتٌ بَلْ أَحْيَاءٌ وَلَكِن لاَّ تَشْعُرُونَ .



    ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞEHİTLİK HUTBESİ

    Muhterem Müslümanlar!

    Şanlı tarihimize altın harflerle yazılan 18 Mart 1915 tarihli Çanakkale Zaferinin 96. Yıldönümünü “Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü” olarak büyük bir heyecan ve minnet duyguları içinde idrak etmiş bulunuyoruz.

    Çanakkale’yi deniz yoluyla geçip İstanbul’u işgal etmek ve müttefikleri olan Rusya’ya yardım etmek isteyen düşman kuvvetlerinin oluşturdukları 231 parça deniz filosu Müslüman Türk Milletinin imanından aldığı mücadele azmine ve destanlaşmış vatan sevgisine çarparak büyük bir hüsrana uğramıştır.

    Değerli Müslümanlar!
    Çanakkale Zaferi, bu aziz milletin tarihlere sığmayan o emsalsiz kahramanlıklarıyla kazanılmıştır. Zira öteden beri esareti kabul etmeyen bu necip millet şehit olmayı rütbelerin en yücesi kabul etmiş ve “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.”[1] ayetiyle verilen müjdeye nail olmak için gül bahçesine girercesine şahadete koşmuşlardır.






    Değerli Müminler!
    Aziz vatanımız dünyamızın çok önemli bir noktasında yer almaktadır. Bu güzel topraklara sahip olmak asırlardır, pek çok devletin ve kumandanın hayallerini süslemiştir. Zamanın her bakımdan en güçlü devletlerinin askerleri bir hayalin peşine düşerek Çanakkale Boğazına kadar geldiler. Akıllarınca boğazları geçecekler, Müslüman Türk Milletini tarih sayfasından sileceklerdi. Hasta adam dedikleri Osmanlı Devletini yok ederek, asırlardır süregelen haçlı zihniyetini dünyaya hâkim kılacaklardı. Ancak, askeri anlamda çok üstün saydıkları planları ve harp taktikleri, Müslüman halkın her şeyini ortaya koyarak yaptığı yurt savunması karşısında, Çanakkale Boğazı'nda suya düştü. Böylece dünya durdukça konuşulacak olan "Çanakkale Geçilmez Destanı" yazıldı. Her Çanakkale Zaferinin yıl dönümünde hatırlamamız ve bu zaferden çıkarmamız gereken dersler vardır.
    Çanakkale geçilmez destanı yazılırken doğusundan batısına eli silah tutan vatan evlatları görev almıştır. Bunlardan 250 bine yakını şehit olmuş, geride on binlerce gazi kalmıştır.
    Bu gün bu aziz vatanda canlarından ve namuslarından emin olarak bağımsız bir hayat yaşayan bizler, tüm şehitlerimize ve gazilerimize minnet ve şükran borçlu olduğumuzu unutmamalıyız. Bu borcumuzu ödemek için mukaddes vatan topraklarının üzerine titremeli ve yeni nesilleri bu bilince ve hassasiyete sahip olacak şekilde yetiştirmeliyiz. Bu duygularla bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor, hayatta olan gazilerimize sıhhat ve afiyetler diliyoruz.

    HAZIRLAYANIN ADI: Ahmet YILMAZ ve Üzeyir CANBAZ


    Tekirdağ Müftülüğünün 18//03/2011 tarihli hutbesidir.

    [1] Bakara, 154





+ Yorum Gönder