Konusunu Oylayın.: İslam'da Kadın Alimler

5 üzerinden 3.00 | Toplam : 2 kişi
İslam'da Kadın Alimler
  1. 02.Mart.2010, 00:19
    1
    Misafir

    İslam'da Kadın Alimler






    İslam'da Kadın Alimler Mumsema Dr. Mohammad Akram NADWI


  2. 02.Mart.2010, 00:19
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 02.Mart.2010, 07:10
    2
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: İslam'da Kadın Alimler




    Müslüman kadınlar arasında sosyal hayatta da itibar sahibi olup kabul gören ilk kişiyi Hz. Muhammed’in ilk eşi Hz. Hatice olarak gömek yanlış olmaz. Soyu, karakteri, ticaret alanındaki itibarının yanında Hz. Muhammed’in ilk danışmanı da sayılabilir Hz. Hatice. Hz. Ayşe ise dini bilgileri nakil işinin yanı sıra insanları eğitmesi ve döneminin siyasi meseleelerine dahli ile de sosyal alanda ağırlığı lan kadının ilk örneği sayılabilir. Sahabe’den ise ilk İslâm şehidi Hz. Sümeyye, Ümmü Eymen Bereke, Ümmü Seleme, Hz. Fatıma, çarşı müfettişliği yapan Semra binti Nuhayk, sağlık ve idarecilik konusunda kendini kabul ettirmiş, Hz. Ömer tarafından çarşı idaresi valisi yapılan Şifa binti Abdullah ilk akla gelenler.



    Bunun yanında bilfiil savaşlara katılan, su taşıyıp, hemşirelik yapan hata savaşan ilk müslüman kadınlar yine sahabeden çıkıyor. Safiye binti Abdülmuttalip, Ümeyye binti Kays, Ben-i Gıfar kabilesi kadınları, Azde bint el Haris, Kara Şüvari de denilen Havle bint el Ezver bunlardan. Hz. Nuseybe binti Kaab el Ensariye ise Hz. Peygamberin “Uhud savaşında sağa ya da sola nereye dönsem onu savaşırken gördüm” diyerek cesaretini övdüğü bir sahabe kadınıdır. Erkeklere has bir alandaki mücadeleleri bunlarla sınırlı değildir. Ayşe el Makzumiye ise surlarına tırmanıp, şehrin kapısını açarak Tarık Bin Ziyad’ın Kordoba’yı fethetmesini sağlar.



    Abbsî, Türk, Fars, Moğol ya a Hintli müslüman kadınlar içerisinde de tarihte siyasi alanda söz sahibi olmuş pek çok isme rastlanır. Sultana Şecer ed Dürr Mısır civarını kontrol eder ve yedinci Haçlı seferine direnir. Abbasî devletini bir süre yöneten Şegeb idareci ve hakimlerin kendisine getirdiği halk avalarına da bakmıştır. Yönetimi kontrol altına alarak Delhi’yi yöneten, orduya kumandanlık eden ve diplomasisisyle tanınan Radiye Begüm. Yakın dönemlerde ise Orta Hindistan’da Bopal Prensliği’ni yöneten Sakandar Begum ve ardından kızı ülkeyi 1901’e kadar yönetir. İktidar sahibi müslüman kadınlar içinde en etkinlerinden biri: on dördüncü yüzyıl Yemen Kraliçesi El Udar devlet idaresinden, okulların açolıp yönetilmesine, Yemen’de güvenliğin sağlanmasından hayır işlerine hatta Mısır’ın korunması için cihat etmeye kadar zengin ve hareketli bir hayat yaşamıştır.


    Hayırsever hanımlar içinde ise Melik Şah’ın eşi Tüekan Hatun, Cihangir Şah’ın eşi Nur Cihan, Fatıma Fehriyye, Bağdat’ı ihya eden Benefşe er Rumiye, Bezm-i Âlem Valide Sultan ve vakıflar kuran Osmanlı hanım sultanları, kendi zamanında (8. yy) dünyanın en güçlü kadını olan Halkife Harun Reşid’in eşi Zübeyde binti Cafer-i Mansur yaptıkları büyük hayırlar hatta reformlar ile tanına etkin Müslüman kadınların en başında gelen bazıları.

    İlim ve fazilet sahasında ise sahabe ve tabiin kadınlarından sonra Rabia binti Müevved, Ümmü Atiye, Seyyidet Nefise, Ayşe binti a’d, Fatıma binti Kays, Hafsa binti Şirin ilk akla gelenlerden bazıları. Velede binti Müstakfî, Meryem binti Osman şiir alanında söz sahibi olmuş kadınlardan. Rabia t-ül Adeviyye ise büyük âlimlerin bile kendisinden faydalandığı kadın evliya olarak tarihte yer alır.

    Son yüzyılsa Mısırlı Zeyneb el Gazali, yazar Meryem Cemile, Uluslar arası Müslüman Kadınlar Birliği Genel sekreteri Hatice Haface, İslamî Sosyal Servisler alanında dünya çapındaki isim Şahine Sıddıkî, Akademisyen ve aktivist İngri Mattson, Sosyal Bilimler ve ekonomi uzmanı akademisyen Maha Genaidi son dönemlerin en etkin ve poler Müslüman kadınları arasında ön plana çıkan isimler. Alıntıdır



  4. 02.Mart.2010, 07:10
    2
    Hüvel Baki..



    Müslüman kadınlar arasında sosyal hayatta da itibar sahibi olup kabul gören ilk kişiyi Hz. Muhammed’in ilk eşi Hz. Hatice olarak gömek yanlış olmaz. Soyu, karakteri, ticaret alanındaki itibarının yanında Hz. Muhammed’in ilk danışmanı da sayılabilir Hz. Hatice. Hz. Ayşe ise dini bilgileri nakil işinin yanı sıra insanları eğitmesi ve döneminin siyasi meseleelerine dahli ile de sosyal alanda ağırlığı lan kadının ilk örneği sayılabilir. Sahabe’den ise ilk İslâm şehidi Hz. Sümeyye, Ümmü Eymen Bereke, Ümmü Seleme, Hz. Fatıma, çarşı müfettişliği yapan Semra binti Nuhayk, sağlık ve idarecilik konusunda kendini kabul ettirmiş, Hz. Ömer tarafından çarşı idaresi valisi yapılan Şifa binti Abdullah ilk akla gelenler.



    Bunun yanında bilfiil savaşlara katılan, su taşıyıp, hemşirelik yapan hata savaşan ilk müslüman kadınlar yine sahabeden çıkıyor. Safiye binti Abdülmuttalip, Ümeyye binti Kays, Ben-i Gıfar kabilesi kadınları, Azde bint el Haris, Kara Şüvari de denilen Havle bint el Ezver bunlardan. Hz. Nuseybe binti Kaab el Ensariye ise Hz. Peygamberin “Uhud savaşında sağa ya da sola nereye dönsem onu savaşırken gördüm” diyerek cesaretini övdüğü bir sahabe kadınıdır. Erkeklere has bir alandaki mücadeleleri bunlarla sınırlı değildir. Ayşe el Makzumiye ise surlarına tırmanıp, şehrin kapısını açarak Tarık Bin Ziyad’ın Kordoba’yı fethetmesini sağlar.



    Abbsî, Türk, Fars, Moğol ya a Hintli müslüman kadınlar içerisinde de tarihte siyasi alanda söz sahibi olmuş pek çok isme rastlanır. Sultana Şecer ed Dürr Mısır civarını kontrol eder ve yedinci Haçlı seferine direnir. Abbasî devletini bir süre yöneten Şegeb idareci ve hakimlerin kendisine getirdiği halk avalarına da bakmıştır. Yönetimi kontrol altına alarak Delhi’yi yöneten, orduya kumandanlık eden ve diplomasisisyle tanınan Radiye Begüm. Yakın dönemlerde ise Orta Hindistan’da Bopal Prensliği’ni yöneten Sakandar Begum ve ardından kızı ülkeyi 1901’e kadar yönetir. İktidar sahibi müslüman kadınlar içinde en etkinlerinden biri: on dördüncü yüzyıl Yemen Kraliçesi El Udar devlet idaresinden, okulların açolıp yönetilmesine, Yemen’de güvenliğin sağlanmasından hayır işlerine hatta Mısır’ın korunması için cihat etmeye kadar zengin ve hareketli bir hayat yaşamıştır.


    Hayırsever hanımlar içinde ise Melik Şah’ın eşi Tüekan Hatun, Cihangir Şah’ın eşi Nur Cihan, Fatıma Fehriyye, Bağdat’ı ihya eden Benefşe er Rumiye, Bezm-i Âlem Valide Sultan ve vakıflar kuran Osmanlı hanım sultanları, kendi zamanında (8. yy) dünyanın en güçlü kadını olan Halkife Harun Reşid’in eşi Zübeyde binti Cafer-i Mansur yaptıkları büyük hayırlar hatta reformlar ile tanına etkin Müslüman kadınların en başında gelen bazıları.

    İlim ve fazilet sahasında ise sahabe ve tabiin kadınlarından sonra Rabia binti Müevved, Ümmü Atiye, Seyyidet Nefise, Ayşe binti a’d, Fatıma binti Kays, Hafsa binti Şirin ilk akla gelenlerden bazıları. Velede binti Müstakfî, Meryem binti Osman şiir alanında söz sahibi olmuş kadınlardan. Rabia t-ül Adeviyye ise büyük âlimlerin bile kendisinden faydalandığı kadın evliya olarak tarihte yer alır.

    Son yüzyılsa Mısırlı Zeyneb el Gazali, yazar Meryem Cemile, Uluslar arası Müslüman Kadınlar Birliği Genel sekreteri Hatice Haface, İslamî Sosyal Servisler alanında dünya çapındaki isim Şahine Sıddıkî, Akademisyen ve aktivist İngri Mattson, Sosyal Bilimler ve ekonomi uzmanı akademisyen Maha Genaidi son dönemlerin en etkin ve poler Müslüman kadınları arasında ön plana çıkan isimler. Alıntıdır



  5. 06.Ağustos.2013, 19:25
    3
    Misafir

    Cevap: İslam'da Kadın Alimler

    ilme bu kadar önem vera osmanlı devletinde neden birtane kadın alim yetişmemiş neden medrese sadece erkeklerin gittigi bir yer haline gelmiş neden ilim erkeklerin tekeline bırakılmıştır dahası mezheplerin öncülüğünü yapan imamlar kadına karşı yasaklar getirirken neden peygamber efendimiz dönemine rağmen kadınları eğitimine önem vermemişlerdir


  6. 06.Ağustos.2013, 19:25
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    ilme bu kadar önem vera osmanlı devletinde neden birtane kadın alim yetişmemiş neden medrese sadece erkeklerin gittigi bir yer haline gelmiş neden ilim erkeklerin tekeline bırakılmıştır dahası mezheplerin öncülüğünü yapan imamlar kadına karşı yasaklar getirirken neden peygamber efendimiz dönemine rağmen kadınları eğitimine önem vermemişlerdir





+ Yorum Gönder