Konusunu Oylayın.: Adak kurbanı adanılan yerdemi kesilmelidir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Adak kurbanı adanılan yerdemi kesilmelidir
  1. 01.Mart.2010, 17:20
    1
    Misafir

    Adak kurbanı adanılan yerdemi kesilmelidir

  2. 04.Mart.2010, 12:29
    2
    şaf_ak
    ...MüPteLaNıM...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Aralık.2007
    Üye No: 5730
    Mesaj Sayısı: 1,134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 18
    Yaş: 30

    --->: adak kurbanı adanılan yerdemi kesilmelidir




    Adak kurbanı, şokla kesim, Almanya kurbanı! (2)

    Soru: - Bayramda kesilecek kurban, ancak bayram günü keseceğimiz vacip kurban olur, adak kurbanlar bayram günlerinde kesilemez, diyorlar.
    Halbuki bayram günü durum daha müsait diye biz adak kurbanımızı da bayram günü kesmeyi düşünmüştük. Bu konuda bilgi verebilir misiniz? Adak kurban bayramda kesilmez mi? Adak kurbanın etinden adayanlar yiyemezler mi? Bir de şokla kesilen hayvanın eti yenmez mi? Almanya'dan Türkiye'ye kurban parası gönderilerek burada kesilemez mi?

    Cevap: Efendim, adak kurbanı mutlaka bayram dışında kesilecek şeklinde bir hüküm yoktur. Bayramda da kesebilir, sonraki günlerde de. Ancak bayramdan önce ve sonra kesilmesinde, et ihtiyacını karşılama bakımından daha isabet olabileceği söylenebilir.
    Adak kurbanın etinden adayan ve çocukları, torunları, ana babası yiyemezler. Yerlerse parasını vermeleri uygunluk arz eder. Damada, kayın valideye, kardeşlere.. verilebilir...
    Çünkü, adak yapan insan, durumu müsait olan kimse demektir. Adanan kurban ise durumu müsait olmayanlar için adanmıştır. Bu sebeple, zengin kimsenin, yoksulun hakkı olan adak etinden yemesi uygunluk arz etmez.
    Ancak kendisine adak eti verilen kimse, yaptığı yemekten zengin misafirlerine ikramda bulunabilir.
    Ayrıca, adadığı kurbanı kesmeye gücü yetmeyen kimse, gücünün yeteceği zamanı bekleyebilir. Böyle bir imkana kavuşma ihtimalini yakın görmüyorsa, üç gün oruç tutmakla adağını da ödemiş sayılır.
    Çünkü adağı, gücü yeten zengin yapar. Gücü yetmeyen kimse borç alarak adak yerine getirmek zorunda olmaz. Onun adağı üç gün oruç tutmakla ödenmiş olur.

    **Soru: -Adak kurban mutlaka adanan yerde ve günde mi kesilmesi gerekir? Yoksa başka memleketlerde, başka günlerde de kesilebilir mi?

    Cevap: Adakta zaman ve mekan şartı bağlayıcı değildir. Bu itibarla; falan ayda dersiniz filan ayda kesersiniz. Filan mekanda dersiniz falan memlekette kesersiniz. Mühim olan, adağın yerine getirilmesi, yoksula ihtiyacının ulaştırılmasıdır.

    Soru: - Bayramda ölmüşlerimiz adına kurban kesebilir miyiz? Ayrıca kestiğimiz bu kurbanın etinden yiyebilir miyiz? Bu da adak gibi mi sayılır?

    Cevap: -Ölmüşlerin vasiyeti varsa, vasiyeti gereği kesilen kurbanın etinden tıpkı adak gibi kesen ve ailesi yiyemez. Tamamen yoksula hibe edilmesi gerekir. Şayet vasiyet yoksa bir vefa ve sevap gereği olarak kendiliğinden kesip sevabı ölmüşlere bağışlanmak isteniyorsa, bunun etinden kesen de ailesi de yiyebilir. Adak gibi kabul edilmez.
    Efendimiz (sas) Hazretleri hem ölmüşleri, hem de ümmeti adına kurbanlar kesip sevabını bağışlamıştır.

    Soru: -Kurban keserken şokla kesiyorlar bazı yerlerde. Şokla yapılan kesimden şüphe edenler var. Şok konusunda en çok neye dikkat etmek gerekir?

    Cevap: Kurban keserken en çok dikkat edilecek husus, hayvana işkence yapmadan, en az acıyla kesmektir. Efendimiz (sas) Hazretlerinin bu hususta ikazları vardır. Nitekim bir defasında Hazret-i Ömer (ra), keseceği kurbanı sürükleyerek götüren birini görünce ikazını şöyle yapmıştır:

    -Kurbanı eziyet etmeden götür, işkence yapmadan yatır, kesim işini de acı vermeden bitir!..

    Bu açıdan bakınca, şokla kesim acıyı en aza indiren kesim olarak görülebilir.
    Şokla kesilecek kurbanlarda dikkat edilecek mühim nokta şudur: Ölüm ne ile olmaktadır? Şokla mı, yoksa şokun hemen arkasından yapılan kesimle mi?
    Şayet verilen şokla hayvan ölüyor, kesim öldükten sonra yapılıyorsa elbette bu et yenmez. Çünkü ölüm kesimle değil şokla olmuştur. Eğer şokla sakinleştirilen hayvan hemen kesilmiş, ölüm bu kesimle gerçekleşmişse bundan şüphe etmeye gerek yoktur. Ölüm kesimle gerçekleşmiş, şart tam olarak yerine gelmiştir. Bu konuda Diyanet'in fetvası da vardır.

    Soru: -Almanya'da ikamet edenler, parasını gönderdikleri kurbanlarını Türkiye'de kendi adlarına kestirebilirler mi?

    Cevap: -Elbette. Nerede olursa olsun parasını verdiği kimseye kurbanını kendi adına kestirmesi mümkündür. Bu sebeple, bilhassa ihtiyaç sahibi aile ve öğrencilere vekalet yoluyla ulaştırılan kurbanlar kesildiği an, hedefini bulmuş kurbanlar olarak düşünülebilir. İtimat ettiğiniz kimseye parasını gönderip kendi adınıza kurbanınızı kestirir, dilediğiniz ihtiyaçlı yerlere ulaştırabilirsiniz. Bütün mesele, kurbanların ihtiyaç sahibi yerlere gitmesi, insanımızın ve neslimizin yetişmesine hizmet etmesidir. Bu takdirde ibadet içinde ibadet tecelli etmiş olur.

    Ahmed Şahin


  3. 04.Mart.2010, 12:29
    2
    ...MüPteLaNıM...



    Adak kurbanı, şokla kesim, Almanya kurbanı! (2)

    Soru: - Bayramda kesilecek kurban, ancak bayram günü keseceğimiz vacip kurban olur, adak kurbanlar bayram günlerinde kesilemez, diyorlar.
    Halbuki bayram günü durum daha müsait diye biz adak kurbanımızı da bayram günü kesmeyi düşünmüştük. Bu konuda bilgi verebilir misiniz? Adak kurban bayramda kesilmez mi? Adak kurbanın etinden adayanlar yiyemezler mi? Bir de şokla kesilen hayvanın eti yenmez mi? Almanya'dan Türkiye'ye kurban parası gönderilerek burada kesilemez mi?

    Cevap: Efendim, adak kurbanı mutlaka bayram dışında kesilecek şeklinde bir hüküm yoktur. Bayramda da kesebilir, sonraki günlerde de. Ancak bayramdan önce ve sonra kesilmesinde, et ihtiyacını karşılama bakımından daha isabet olabileceği söylenebilir.
    Adak kurbanın etinden adayan ve çocukları, torunları, ana babası yiyemezler. Yerlerse parasını vermeleri uygunluk arz eder. Damada, kayın valideye, kardeşlere.. verilebilir...
    Çünkü, adak yapan insan, durumu müsait olan kimse demektir. Adanan kurban ise durumu müsait olmayanlar için adanmıştır. Bu sebeple, zengin kimsenin, yoksulun hakkı olan adak etinden yemesi uygunluk arz etmez.
    Ancak kendisine adak eti verilen kimse, yaptığı yemekten zengin misafirlerine ikramda bulunabilir.
    Ayrıca, adadığı kurbanı kesmeye gücü yetmeyen kimse, gücünün yeteceği zamanı bekleyebilir. Böyle bir imkana kavuşma ihtimalini yakın görmüyorsa, üç gün oruç tutmakla adağını da ödemiş sayılır.
    Çünkü adağı, gücü yeten zengin yapar. Gücü yetmeyen kimse borç alarak adak yerine getirmek zorunda olmaz. Onun adağı üç gün oruç tutmakla ödenmiş olur.

    **Soru: -Adak kurban mutlaka adanan yerde ve günde mi kesilmesi gerekir? Yoksa başka memleketlerde, başka günlerde de kesilebilir mi?

    Cevap: Adakta zaman ve mekan şartı bağlayıcı değildir. Bu itibarla; falan ayda dersiniz filan ayda kesersiniz. Filan mekanda dersiniz falan memlekette kesersiniz. Mühim olan, adağın yerine getirilmesi, yoksula ihtiyacının ulaştırılmasıdır.

    Soru: - Bayramda ölmüşlerimiz adına kurban kesebilir miyiz? Ayrıca kestiğimiz bu kurbanın etinden yiyebilir miyiz? Bu da adak gibi mi sayılır?

    Cevap: -Ölmüşlerin vasiyeti varsa, vasiyeti gereği kesilen kurbanın etinden tıpkı adak gibi kesen ve ailesi yiyemez. Tamamen yoksula hibe edilmesi gerekir. Şayet vasiyet yoksa bir vefa ve sevap gereği olarak kendiliğinden kesip sevabı ölmüşlere bağışlanmak isteniyorsa, bunun etinden kesen de ailesi de yiyebilir. Adak gibi kabul edilmez.
    Efendimiz (sas) Hazretleri hem ölmüşleri, hem de ümmeti adına kurbanlar kesip sevabını bağışlamıştır.

    Soru: -Kurban keserken şokla kesiyorlar bazı yerlerde. Şokla yapılan kesimden şüphe edenler var. Şok konusunda en çok neye dikkat etmek gerekir?

    Cevap: Kurban keserken en çok dikkat edilecek husus, hayvana işkence yapmadan, en az acıyla kesmektir. Efendimiz (sas) Hazretlerinin bu hususta ikazları vardır. Nitekim bir defasında Hazret-i Ömer (ra), keseceği kurbanı sürükleyerek götüren birini görünce ikazını şöyle yapmıştır:

    -Kurbanı eziyet etmeden götür, işkence yapmadan yatır, kesim işini de acı vermeden bitir!..

    Bu açıdan bakınca, şokla kesim acıyı en aza indiren kesim olarak görülebilir.
    Şokla kesilecek kurbanlarda dikkat edilecek mühim nokta şudur: Ölüm ne ile olmaktadır? Şokla mı, yoksa şokun hemen arkasından yapılan kesimle mi?
    Şayet verilen şokla hayvan ölüyor, kesim öldükten sonra yapılıyorsa elbette bu et yenmez. Çünkü ölüm kesimle değil şokla olmuştur. Eğer şokla sakinleştirilen hayvan hemen kesilmiş, ölüm bu kesimle gerçekleşmişse bundan şüphe etmeye gerek yoktur. Ölüm kesimle gerçekleşmiş, şart tam olarak yerine gelmiştir. Bu konuda Diyanet'in fetvası da vardır.

    Soru: -Almanya'da ikamet edenler, parasını gönderdikleri kurbanlarını Türkiye'de kendi adlarına kestirebilirler mi?

    Cevap: -Elbette. Nerede olursa olsun parasını verdiği kimseye kurbanını kendi adına kestirmesi mümkündür. Bu sebeple, bilhassa ihtiyaç sahibi aile ve öğrencilere vekalet yoluyla ulaştırılan kurbanlar kesildiği an, hedefini bulmuş kurbanlar olarak düşünülebilir. İtimat ettiğiniz kimseye parasını gönderip kendi adınıza kurbanınızı kestirir, dilediğiniz ihtiyaçlı yerlere ulaştırabilirsiniz. Bütün mesele, kurbanların ihtiyaç sahibi yerlere gitmesi, insanımızın ve neslimizin yetişmesine hizmet etmesidir. Bu takdirde ibadet içinde ibadet tecelli etmiş olur.

    Ahmed Şahin





+ Yorum Gönder