Konusunu Oylayın.: Vakfiye Nedir? İslamdaki yeri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Vakfiye Nedir? İslamdaki yeri
  1. 27.Şubat.2010, 12:11
    1
    Misafir

    Vakfiye Nedir? İslamdaki yeri






    Vakfiye Nedir? İslamdaki yeri Mumsema iyi günler dileyerek başladıgım yazıma dedelerimden kalan bir vakfiye var bu vakfiyenin malları vakıf senedinde var ama vakıflar bölge müdürlügüne müracaat ediyoruz vakfiye var ama mal varlıgı yok deniyor.malların nasıl el degiştirdigini nasıl ögrene bilirim.iyi günler


  2. 27.Şubat.2010, 12:11
    1
    yakup eker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    yakup eker
    Misafir



    iyi günler dileyerek başladıgım yazıma dedelerimden kalan bir vakfiye var bu vakfiyenin malları vakıf senedinde var ama vakıflar bölge müdürlügüne müracaat ediyoruz vakfiye var ama mal varlıgı yok deniyor.malların nasıl el degiştirdigini nasıl ögrene bilirim.iyi günler


    Benzer Konular

    - Karabatak yenir mi? İslamdaki yeri nedir?

    - Şiiliğin İslamdaki yeri nedir?

    - Yılbaşı ile ilgili (Yılbaşı size neyi ifade etmektedir, İslamdaki yeri nedir; kültürümüzdeki yeri ne

    - Karınca duasının İslamdaki yeri nedir?

    - Tüp Bebek Ne Demektir? İslamdaki Yeri Nedir?

  3. 17.Kasım.2013, 03:04
    2
    Efdal
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2007
    Üye No: 441
    Mesaj Sayısı: 1,211
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: vakfiye Nedir? İslamdaki yeri




    İslam tarihinde vakfiye
    Vakfiye kavramı


    VAKFİYE



    Herhangi bir malı vakfeden (vâkıf) tarafından, vakfın idaresi ile ilgili hazırlanmış nizamnâme. Vakıf senedi de denilen vakfiyeler, kadılık siciline işlendikten sonra kesinleşirdi.

    Tarih boyunca vakfiyeler, taş, deri ve kağıt gibi yazı için el-verişli bulunan şeyler üzerine yazılarak günümüze kadar gelmişlerdir. Şâyet vakfın mevzuu bir bina ise, bazan vakfiyenin özeti, binanın duvarlarından birine kazılırdı. Nitekim Türkçe ilk vakfiye olan Germiyanoğlu Yakub Bey (öl. 1428) vakfiyesinin taş üzerine yazıldığım görüyoruz (Ziya Kazıcı, İslâmî ve Sosyal açıdan Vakıflar, İstanbul 1985, 39).

    Tarihî açıdan bakıldığı zaman vakfiyeler büyük bir önem arzederler. Çünkü bunlar, bize milletin muayyen bir zamanındaki hayat ve kültürüne ait muhtelif olayları ile şekilleri müşahede etme imkanını verirler. Keza vakfiyeler, milletin ekonomik ve sosyal yaşayışında önemli bir rol oynamış olan vakıf müessesesinin nasıl çalıştığını, kimlerin idare ettiğini, kimlerin kendisinden istifade ettiğini vs. gibi durumları öğrenmemize yardımcı olurlar. Vakfiyelerden hacimli olup defter gibi olanlar bulunduğu gibi muhtasar ve tek sayfa şeklinde olanları da vardır. Bu arada daha da büyük olup rulo şeklinde uzun ve kalın varaklar halinde onları da bulunmaktadır (Mufassal vakfiyeler için bk. Fatih Mehmed Il. Vakfiyeleri, Ankara 1938).

    Vakfiyelerde umumiyetle önce Allah'a hamd ve sena, Rasûlüne salât ve selamdan sonra hayır işlemeye teşvik edici âyetler, hadisler ve bu mealde şiirler yer alır ki, bütün bunlar, mukaddime kabilindedir, vakfiyenin hukuki bünyesinden sayılmazlardı. Bunlardan başka vakfiyelerde genellikle aşağıdaki bölümler yer alırdı:

    1- Vakf edilen malların neler olduğu.

    2- Vakf olunun bu malların kimler tarafından idare edileceği.

    3- Vakf gelirlerinin nelere sarf edileceği.

    4- Vakf olunan bu malların nasıl idare edileceği. Bu arada, müessesede kimlerin çalışacağı, bunlara ne kadar ücret ödeneceği, bu ücretlerin nereden temin edileceği gibi konular teferruatlı olarak verilirdi.

    5- Hâkimin (kadı), vakfın sıhhat ve lüzumuna dair hükmü.

    6- Sonunda da tarih ile üst kısmında hâkim veya hâkimlerin mührü bulunur (Ali Hikmet Berki, Vakfa Dair Yazılan Eserlerle Vakf iye ve Benzeri Vesikalarda Geçen Istılah ve Tabirler, Ankara, tarihsiz, 57).

    İslâm tarihinde ilk vakfiyenin, Hz. Ömer tarafından yazıldığı söylenmekle beraber, bunun Hz. Peygamber'in hayatında mı, yoksa Hz. Ömer'in halifeliği zamanında mı olduğuna dair henüz kesin bir bilgiye sahip değiliz.

    Vakfiye, eb'ad bakımından ister büyük ister küçük olsun, mahiyet itibari ile içindekiler üç ana bölümden meydana gelir. Bunlar:

    a- Dibâce (Giriş): Vâkıfın, vakfı kurma sebep ve gayesinden bahseden bu bölüm, âyet ve hadislerle kuvvetlendirilir.

    b- Vakfın hizmet şartları: Gelir kaynaklarını ve sarf yerlerini gösteren bu bölüm, vakfiyenin en uzun kısmıdır.


  4. 17.Kasım.2013, 03:04
    2
    Kıdemli Üye



    İslam tarihinde vakfiye
    Vakfiye kavramı


    VAKFİYE



    Herhangi bir malı vakfeden (vâkıf) tarafından, vakfın idaresi ile ilgili hazırlanmış nizamnâme. Vakıf senedi de denilen vakfiyeler, kadılık siciline işlendikten sonra kesinleşirdi.

    Tarih boyunca vakfiyeler, taş, deri ve kağıt gibi yazı için el-verişli bulunan şeyler üzerine yazılarak günümüze kadar gelmişlerdir. Şâyet vakfın mevzuu bir bina ise, bazan vakfiyenin özeti, binanın duvarlarından birine kazılırdı. Nitekim Türkçe ilk vakfiye olan Germiyanoğlu Yakub Bey (öl. 1428) vakfiyesinin taş üzerine yazıldığım görüyoruz (Ziya Kazıcı, İslâmî ve Sosyal açıdan Vakıflar, İstanbul 1985, 39).

    Tarihî açıdan bakıldığı zaman vakfiyeler büyük bir önem arzederler. Çünkü bunlar, bize milletin muayyen bir zamanındaki hayat ve kültürüne ait muhtelif olayları ile şekilleri müşahede etme imkanını verirler. Keza vakfiyeler, milletin ekonomik ve sosyal yaşayışında önemli bir rol oynamış olan vakıf müessesesinin nasıl çalıştığını, kimlerin idare ettiğini, kimlerin kendisinden istifade ettiğini vs. gibi durumları öğrenmemize yardımcı olurlar. Vakfiyelerden hacimli olup defter gibi olanlar bulunduğu gibi muhtasar ve tek sayfa şeklinde olanları da vardır. Bu arada daha da büyük olup rulo şeklinde uzun ve kalın varaklar halinde onları da bulunmaktadır (Mufassal vakfiyeler için bk. Fatih Mehmed Il. Vakfiyeleri, Ankara 1938).

    Vakfiyelerde umumiyetle önce Allah'a hamd ve sena, Rasûlüne salât ve selamdan sonra hayır işlemeye teşvik edici âyetler, hadisler ve bu mealde şiirler yer alır ki, bütün bunlar, mukaddime kabilindedir, vakfiyenin hukuki bünyesinden sayılmazlardı. Bunlardan başka vakfiyelerde genellikle aşağıdaki bölümler yer alırdı:

    1- Vakf edilen malların neler olduğu.

    2- Vakf olunun bu malların kimler tarafından idare edileceği.

    3- Vakf gelirlerinin nelere sarf edileceği.

    4- Vakf olunan bu malların nasıl idare edileceği. Bu arada, müessesede kimlerin çalışacağı, bunlara ne kadar ücret ödeneceği, bu ücretlerin nereden temin edileceği gibi konular teferruatlı olarak verilirdi.

    5- Hâkimin (kadı), vakfın sıhhat ve lüzumuna dair hükmü.

    6- Sonunda da tarih ile üst kısmında hâkim veya hâkimlerin mührü bulunur (Ali Hikmet Berki, Vakfa Dair Yazılan Eserlerle Vakf iye ve Benzeri Vesikalarda Geçen Istılah ve Tabirler, Ankara, tarihsiz, 57).

    İslâm tarihinde ilk vakfiyenin, Hz. Ömer tarafından yazıldığı söylenmekle beraber, bunun Hz. Peygamber'in hayatında mı, yoksa Hz. Ömer'in halifeliği zamanında mı olduğuna dair henüz kesin bir bilgiye sahip değiliz.

    Vakfiye, eb'ad bakımından ister büyük ister küçük olsun, mahiyet itibari ile içindekiler üç ana bölümden meydana gelir. Bunlar:

    a- Dibâce (Giriş): Vâkıfın, vakfı kurma sebep ve gayesinden bahseden bu bölüm, âyet ve hadislerle kuvvetlendirilir.

    b- Vakfın hizmet şartları: Gelir kaynaklarını ve sarf yerlerini gösteren bu bölüm, vakfiyenin en uzun kısmıdır.





+ Yorum Gönder