Konusunu Oylayın.: Sütçü imamın hayat hikayesi

5 üzerinden 4.78 | Toplam : 23 kişi
Sütçü imamın hayat hikayesi
  1. 24.Şubat.2010, 16:16
    1
    Misafir

    Sütçü imamın hayat hikayesi






    Sütçü imamın hayat hikayesi Mumsema yyaaaaa lütfen sütçü imamın hayat hikayesini bulun


  2. 24.Şubat.2010, 16:16
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 14.Kasım.2013, 15:49
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: sütçü imamın hayat hikayesi




    sütçü imamın hayat hikayesi
    Sütçü İmam Kimdir,Hayatı,Hikayesi


    Adı : Ömer Oğlu Ali,
    Doğumu: 1871,
    Ölümü: 25 Kasım 1923
    Babasının adı: Kireççi Oğlu Ömer,
    Anasının adı: Emine’dir.

    Mesleği: Süt satarak geçimini sağladığı için Sütçü lakabı verilmiştir. Uzun Oluk mescidinin müezzinliğini ve imam hatipliğini yapmıştır.
    İmamlık yaptığı mescidin yakınlarındaki dükkanında süt ve simit satmakta iken şöhretini doğuran olay sonrasında Sütçü İmam ünvanını almıştır.

    *

    Sakin ve yumuşak tabiatlı olmakla beraber, Şehrinin ve ülkesinin işgal edilmesine tahammül edemiyordu.
    Sütçü İmam'ın; Şehrini, önceleri İngilizlerin işgali, sonraları bu işgali, İngilizlerin Fransız kuvvetlerine devri ve azınlıktaki Ermenilerin Türkler aleyhine giriştikleri hayasızlık ve iftiralar sinirlerini iyice germişti.

    30 Ekim 1919’da,İngilizler tarafından Şehir Fransız kuvvetlerine devredildi. Devirden bir gün sonra bilinen olay meydana geldi. Öyle ki, işgal kuvvetlerine başka şehirlerden de katılmış olan Ermenilerle şehirde dolaşan Fransız askerlerinin Uzun Oluk Hamamından çıkan bir Türk Kadınının örtüsünü açmak istemeleri Ali’nin (Sütçü İmam) dikkatini çekti. Dükkanında işiyle meşgul olan Ali caddeye çıktı ve Fransız askerlerinin üzerine yürüdü. Bu sırada kadının çığlığı üzerine çevreden olay yerine koşan Maraş halkına işgalci askerler ateş etmiş ve Çakmakçı Sait vurulmuştu. Sütçü İmam çektiği tabancasını kılıfına sokmadı. Tek başına ortalığa dalarak tabancasını saldırgan askerler üzerine boşalttı. Biri vuruldu. Bazısı yaralandı. Oradakiler onu aralarına aldılar, sakladılar. Oradan uzaklaşmasını ve dağa çıkmasını sağladılar. İşgal kuvvetleri takip ettilerse de, İmamı ele geçiremediler.

    Böylece Türk namusuna uzanmanın ne demek olduğun mesajını veren, yalnızca Maraş’ın değil, Türkiye Kurtuluş savaşını başlatmış oldu.

    Dağdaki Sütçü İmam, önceleri Bertiz Çetelerine, daha sonra da Cancık Mağarasında ki mücahitlere katılarak düşmanla savaştı.

    K. Maraş Belediyesi onun hizmetini değerlendi.

    Artık 1923 yılında düşman Ülkeden kovulmuştu.

    Cumhuriyetin ilanı kutlamak ve Maraş halkına duyurmak düşüncesi ile Şehrin Kalesinden 101 pare top atışı yaparken namlunun ısınması neticesi top geri tepmiş, Sütçü İmam kale burcuna fırlatmıştır.

    Sütçü İmam yaralı yaşadığı 7 günün ardından vefat etmiştir.


  4. 14.Kasım.2013, 15:49
    2
    Devamlı Üye



    sütçü imamın hayat hikayesi
    Sütçü İmam Kimdir,Hayatı,Hikayesi


    Adı : Ömer Oğlu Ali,
    Doğumu: 1871,
    Ölümü: 25 Kasım 1923
    Babasının adı: Kireççi Oğlu Ömer,
    Anasının adı: Emine’dir.

    Mesleği: Süt satarak geçimini sağladığı için Sütçü lakabı verilmiştir. Uzun Oluk mescidinin müezzinliğini ve imam hatipliğini yapmıştır.
    İmamlık yaptığı mescidin yakınlarındaki dükkanında süt ve simit satmakta iken şöhretini doğuran olay sonrasında Sütçü İmam ünvanını almıştır.

    *

    Sakin ve yumuşak tabiatlı olmakla beraber, Şehrinin ve ülkesinin işgal edilmesine tahammül edemiyordu.
    Sütçü İmam'ın; Şehrini, önceleri İngilizlerin işgali, sonraları bu işgali, İngilizlerin Fransız kuvvetlerine devri ve azınlıktaki Ermenilerin Türkler aleyhine giriştikleri hayasızlık ve iftiralar sinirlerini iyice germişti.

    30 Ekim 1919’da,İngilizler tarafından Şehir Fransız kuvvetlerine devredildi. Devirden bir gün sonra bilinen olay meydana geldi. Öyle ki, işgal kuvvetlerine başka şehirlerden de katılmış olan Ermenilerle şehirde dolaşan Fransız askerlerinin Uzun Oluk Hamamından çıkan bir Türk Kadınının örtüsünü açmak istemeleri Ali’nin (Sütçü İmam) dikkatini çekti. Dükkanında işiyle meşgul olan Ali caddeye çıktı ve Fransız askerlerinin üzerine yürüdü. Bu sırada kadının çığlığı üzerine çevreden olay yerine koşan Maraş halkına işgalci askerler ateş etmiş ve Çakmakçı Sait vurulmuştu. Sütçü İmam çektiği tabancasını kılıfına sokmadı. Tek başına ortalığa dalarak tabancasını saldırgan askerler üzerine boşalttı. Biri vuruldu. Bazısı yaralandı. Oradakiler onu aralarına aldılar, sakladılar. Oradan uzaklaşmasını ve dağa çıkmasını sağladılar. İşgal kuvvetleri takip ettilerse de, İmamı ele geçiremediler.

    Böylece Türk namusuna uzanmanın ne demek olduğun mesajını veren, yalnızca Maraş’ın değil, Türkiye Kurtuluş savaşını başlatmış oldu.

    Dağdaki Sütçü İmam, önceleri Bertiz Çetelerine, daha sonra da Cancık Mağarasında ki mücahitlere katılarak düşmanla savaştı.

    K. Maraş Belediyesi onun hizmetini değerlendi.

    Artık 1923 yılında düşman Ülkeden kovulmuştu.

    Cumhuriyetin ilanı kutlamak ve Maraş halkına duyurmak düşüncesi ile Şehrin Kalesinden 101 pare top atışı yaparken namlunun ısınması neticesi top geri tepmiş, Sütçü İmam kale burcuna fırlatmıştır.

    Sütçü İmam yaralı yaşadığı 7 günün ardından vefat etmiştir.


  5. 14.Kasım.2013, 15:49
    3
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Sütçü İmam Öyküsü

    Sütçü İmam Olayı (Hikayesi)



    Fransızlar'ın Maraş'ı işgalinden kısa bir süre sonra olaylar başladı. Olaylar ilk anlarda küçük grubların karşılıklı sataşma ve atışmalarla yer yer meydana geliyordu.
    Bu arada asıl adı Ali olan Sütçü Imam Uzunoluk caddesinin kenarında hem süt satarak geçimini sağlıyor, hemde ücretsiz olarak imamlık yapıyordu.
    31 Ekim 1919 Cuma günü sabah olur olmaz, şehirdeki Ermeniler'in taşkınlık ve şımarıklıkları görülmeye başladı. Fransızlar'dan güç alan Ermeniler, şehre dağılarak önlerine gelen Türklere hakaret ediyorlar, Türk Milletinin örf, adet, gelenek ve görenekleri ile dinine dil uzatıyorlardı. Çeşitli mahallelerde yer yer olaylar patlak vermeye başladı. Fransız askerleri de bu duruma seyirci kalıyorlardı.
    Fransız ve Ermeni askerler üçer-dörder kişilik grublar halinde çarşı-pazar ve mahalleleri dolaşıyorlardı. Türklerin bazılarını dövmelerinin yanında, Türk Milletini ve Türk Hükümeti'ni aşağılayıcı sözler sarfediyorlardı. Sataşma, dövme, yaralama gibi taşkınlıklarda yetmiyormuş gibi, sarkıntılık etmeye de başladılar.
    Dinine, vatanına, milletine, ailesine, namusuna bayrağına, kitabına, şeref ve haysiyetine bağlı; başkalarının boyunduruğu altında yaşamaktansa, ölümü bile tercih eden Kahramanmaraşlılar adeta kükrediler. Fransız askerleri, Türklerin cesaret, azim ve kararlılığını henüz tanımıyorlardı. Fransızlar ve Ermenilerin bu taşkın hareketleri, Türklerin azim ve iradelerini artırıyordu. Türkler için artık tahammülü mümkün olmayan bir yere gelinmişti.

    Bardağı taşıran son damla, Fransız askerlerinin Uzunoluk hamamından çıkan Türk kadınlarına sarkıntılık etmeleri oldu.
    Bir grup Fransız Ermeni askeri ikindi üzerinde Uzunoluk Caddesi'nden kışlaya dönüyorlardı. 0 anda Uzunoluk Hamamından yüzleri peçeli iki Türk kadını çıktı. Üç kişi olan ve sarhoş durumda olan Fransız Ermeni askerlerinden birisi, hamamdan çıkan Türk kadınlarına saldırdı ve peçesini yırttı. "Artık burası Türklerin değildir, Fransız memleketinde peçe ile gezilmez" diyerek kadıncağıza sarılıp ilişmek istedi. Peçesi yırtılan ve zor durumda kalan kadıncağız bayılıp yere düştü. Diğer kadında imdat istercesine bağırdı. Olayı Kel Hacı'nın kahvesinden gören Türkler dışarı çıkarak, askerlerin üzerine yürüdüler. Türkler, Ermeniler'e ihtarda bulunarak yollarına gitmelerini söylediler. Ermeniler kötü sözler sarfederek silah kullandılar. Bu arada Çakmakçı Sait orada kurşunla yaralandı ve şehit oldu. Gaffar Osman'da yaralandı. Bu sırada Ali Sütçü Imam, Karadağ tabancasını alarak dükkanından hızla olayın olduğu yere geldi. Silahını Ermeni askerlerinin üzerine boşalttı. İlk kurşunu atan Kahraman Sütçü Imam'ın silahı ile yaralanan Ermeni askeri arkadaşlarının yardımı ile kışlaya götürüldü. Yaralı asker bir gün sonra öldü. 1 Kasım 1919 tarihinde ölen Ermeni için büyük bir

    cenaze töreni düzenlendi. Sütçü İmam ise Nalbant Bekir'den aldığı bir atla Bertiz'in Ağabeyli köyünde bulunan Beyazıt oğlu Muharrem Bey'in yanına gitti, Sütçü İmam Ermeni ve Fransızlar tarafından sürekli arandı. Bulunması için de Kahramanmaraş Hükümeti çok sıkıştırıldı.Bütün çabalarına rağmen Sütçü İmam bulunamadı.
    Sütçü İmam'ın bu unutulmaz kahramanlığından dolayı halk adeta birbirine kenetlenerek kardeş oldu. Birlik ve beraberliğin engüzel örneği bundan sonra da yaşandı. Sütçü İmam olayı, Kahramanmaraş harbinde de yeni bir ışık, yeni bir zafer yolunu açmış oldu.
    Fransız askerlerinin ölmesi, Fransızlarla Ermeniler arasındaki sıkı ilişkiyi daha da artırdı. Fransız asayişinin bozulmasına Türk düşmanı Ellik Ermenileri sebeb oldu. Çünkü Fransızlar; Türkler'in bukadar vatan ve namusuna sadakatla bağlı olduklarını bilmiyorlardı.
    Olayların Gelişmesi:
    Sütçü İmam hadisesinden sonra gözleri dönmüş Ermeniler, çılgınlıklarını artırmaya başladılar. Ermeniler sağa sola ateş ederek Zülfikar Çavuş oğlu Hüseyin'i şehit ettiler. Bu arada Türkleri öldürüp kadınlarını alacaklarını, camilerine çan takacaklarını söylemeye başladılar.
    Gaziantep yolu üzerindeki Zeytinlikte Tiyeklioğlu Kadir isimli genci boğazlayarak burnunu ve kulaklarını kestiler. Tiyeklioğlu Kadir, Sütçü İmam'ın dayısının oğlu olduğundan, özellikle işkence sonucu öldürdüler.
    1 Kasım 1919
    Ermenilerin yaptıkları cinayetler artarak devam etti. Şekerli mahallesinden Nasıroğlu Mehmet, arkadan kamalanarak Ermeniler tarafından haince şehit edildi. 14 Kasım 1919 günü yine, Çiçekli Mahallesindeki evinden komşusuna gitmekte olan Aşık Mustafa oğlu Ökkeş'i şehit ettiler.
    Bu arada Kuyucak Kümbet, Çiçekli ve Haydarlı mahallelerinde toplanan Ermeniler, silahlanarak Türk askeri kıyafetlerinde olmak üzere Türkleri tek tek yakalayıp işkence etmeye başladılar. Maraşlıların gitgide sabrı taşıyordu.
    8 Kasım 1919'da Adana'dan Kahramanmaraş'a bir tabur Tunuslu asker daha getirildi. Tunuslu askerler de şehre dağılmadan doğruca Fransız birliklerinin kışlalarına geldiler.
    Bu sırada haberleşme telgrafla yapılıyordu. Telgraf makinalarından Türkler de gizlice yararlanıyorlardı. Türkler tarafından Cancık Mağarası'na yerleştirilen Telgraf makinası sayesinde Sarıgüzel, Maksutlu, Bertiz, Sarıçukur ve Kavlaklı köyleri ve Pazarcıktaki Kılıç Ali Beyle haberleşme sağlanıyordu.


  6. 14.Kasım.2013, 15:49
    3
    Üye
    Sütçü İmam Olayı (Hikayesi)



    Fransızlar'ın Maraş'ı işgalinden kısa bir süre sonra olaylar başladı. Olaylar ilk anlarda küçük grubların karşılıklı sataşma ve atışmalarla yer yer meydana geliyordu.
    Bu arada asıl adı Ali olan Sütçü Imam Uzunoluk caddesinin kenarında hem süt satarak geçimini sağlıyor, hemde ücretsiz olarak imamlık yapıyordu.
    31 Ekim 1919 Cuma günü sabah olur olmaz, şehirdeki Ermeniler'in taşkınlık ve şımarıklıkları görülmeye başladı. Fransızlar'dan güç alan Ermeniler, şehre dağılarak önlerine gelen Türklere hakaret ediyorlar, Türk Milletinin örf, adet, gelenek ve görenekleri ile dinine dil uzatıyorlardı. Çeşitli mahallelerde yer yer olaylar patlak vermeye başladı. Fransız askerleri de bu duruma seyirci kalıyorlardı.
    Fransız ve Ermeni askerler üçer-dörder kişilik grublar halinde çarşı-pazar ve mahalleleri dolaşıyorlardı. Türklerin bazılarını dövmelerinin yanında, Türk Milletini ve Türk Hükümeti'ni aşağılayıcı sözler sarfediyorlardı. Sataşma, dövme, yaralama gibi taşkınlıklarda yetmiyormuş gibi, sarkıntılık etmeye de başladılar.
    Dinine, vatanına, milletine, ailesine, namusuna bayrağına, kitabına, şeref ve haysiyetine bağlı; başkalarının boyunduruğu altında yaşamaktansa, ölümü bile tercih eden Kahramanmaraşlılar adeta kükrediler. Fransız askerleri, Türklerin cesaret, azim ve kararlılığını henüz tanımıyorlardı. Fransızlar ve Ermenilerin bu taşkın hareketleri, Türklerin azim ve iradelerini artırıyordu. Türkler için artık tahammülü mümkün olmayan bir yere gelinmişti.

    Bardağı taşıran son damla, Fransız askerlerinin Uzunoluk hamamından çıkan Türk kadınlarına sarkıntılık etmeleri oldu.
    Bir grup Fransız Ermeni askeri ikindi üzerinde Uzunoluk Caddesi'nden kışlaya dönüyorlardı. 0 anda Uzunoluk Hamamından yüzleri peçeli iki Türk kadını çıktı. Üç kişi olan ve sarhoş durumda olan Fransız Ermeni askerlerinden birisi, hamamdan çıkan Türk kadınlarına saldırdı ve peçesini yırttı. "Artık burası Türklerin değildir, Fransız memleketinde peçe ile gezilmez" diyerek kadıncağıza sarılıp ilişmek istedi. Peçesi yırtılan ve zor durumda kalan kadıncağız bayılıp yere düştü. Diğer kadında imdat istercesine bağırdı. Olayı Kel Hacı'nın kahvesinden gören Türkler dışarı çıkarak, askerlerin üzerine yürüdüler. Türkler, Ermeniler'e ihtarda bulunarak yollarına gitmelerini söylediler. Ermeniler kötü sözler sarfederek silah kullandılar. Bu arada Çakmakçı Sait orada kurşunla yaralandı ve şehit oldu. Gaffar Osman'da yaralandı. Bu sırada Ali Sütçü Imam, Karadağ tabancasını alarak dükkanından hızla olayın olduğu yere geldi. Silahını Ermeni askerlerinin üzerine boşalttı. İlk kurşunu atan Kahraman Sütçü Imam'ın silahı ile yaralanan Ermeni askeri arkadaşlarının yardımı ile kışlaya götürüldü. Yaralı asker bir gün sonra öldü. 1 Kasım 1919 tarihinde ölen Ermeni için büyük bir

    cenaze töreni düzenlendi. Sütçü İmam ise Nalbant Bekir'den aldığı bir atla Bertiz'in Ağabeyli köyünde bulunan Beyazıt oğlu Muharrem Bey'in yanına gitti, Sütçü İmam Ermeni ve Fransızlar tarafından sürekli arandı. Bulunması için de Kahramanmaraş Hükümeti çok sıkıştırıldı.Bütün çabalarına rağmen Sütçü İmam bulunamadı.
    Sütçü İmam'ın bu unutulmaz kahramanlığından dolayı halk adeta birbirine kenetlenerek kardeş oldu. Birlik ve beraberliğin engüzel örneği bundan sonra da yaşandı. Sütçü İmam olayı, Kahramanmaraş harbinde de yeni bir ışık, yeni bir zafer yolunu açmış oldu.
    Fransız askerlerinin ölmesi, Fransızlarla Ermeniler arasındaki sıkı ilişkiyi daha da artırdı. Fransız asayişinin bozulmasına Türk düşmanı Ellik Ermenileri sebeb oldu. Çünkü Fransızlar; Türkler'in bukadar vatan ve namusuna sadakatla bağlı olduklarını bilmiyorlardı.
    Olayların Gelişmesi:
    Sütçü İmam hadisesinden sonra gözleri dönmüş Ermeniler, çılgınlıklarını artırmaya başladılar. Ermeniler sağa sola ateş ederek Zülfikar Çavuş oğlu Hüseyin'i şehit ettiler. Bu arada Türkleri öldürüp kadınlarını alacaklarını, camilerine çan takacaklarını söylemeye başladılar.
    Gaziantep yolu üzerindeki Zeytinlikte Tiyeklioğlu Kadir isimli genci boğazlayarak burnunu ve kulaklarını kestiler. Tiyeklioğlu Kadir, Sütçü İmam'ın dayısının oğlu olduğundan, özellikle işkence sonucu öldürdüler.
    1 Kasım 1919
    Ermenilerin yaptıkları cinayetler artarak devam etti. Şekerli mahallesinden Nasıroğlu Mehmet, arkadan kamalanarak Ermeniler tarafından haince şehit edildi. 14 Kasım 1919 günü yine, Çiçekli Mahallesindeki evinden komşusuna gitmekte olan Aşık Mustafa oğlu Ökkeş'i şehit ettiler.
    Bu arada Kuyucak Kümbet, Çiçekli ve Haydarlı mahallelerinde toplanan Ermeniler, silahlanarak Türk askeri kıyafetlerinde olmak üzere Türkleri tek tek yakalayıp işkence etmeye başladılar. Maraşlıların gitgide sabrı taşıyordu.
    8 Kasım 1919'da Adana'dan Kahramanmaraş'a bir tabur Tunuslu asker daha getirildi. Tunuslu askerler de şehre dağılmadan doğruca Fransız birliklerinin kışlalarına geldiler.
    Bu sırada haberleşme telgrafla yapılıyordu. Telgraf makinalarından Türkler de gizlice yararlanıyorlardı. Türkler tarafından Cancık Mağarası'na yerleştirilen Telgraf makinası sayesinde Sarıgüzel, Maksutlu, Bertiz, Sarıçukur ve Kavlaklı köyleri ve Pazarcıktaki Kılıç Ali Beyle haberleşme sağlanıyordu.


  7. 15.Nisan.2017, 18:22
    4
    Misafir

    Yorum: Sütçü imamın hayat hikayesi

    çok işime yaradı gerçekten çok teşekkürler


  8. 15.Nisan.2017, 18:22
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok işime yaradı gerçekten çok teşekkürler





+ Yorum Gönder