Konusunu Oylayın.: Ehl-i Beyt'in faziletini bildiren Hadis-i Şerifler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Ehl-i Beyt'in faziletini bildiren Hadis-i Şerifler
  1. 24.Şubat.2010, 10:34
    1
    Misafir

    Ehl-i Beyt'in faziletini bildiren Hadis-i Şerifler

  2. 24.Şubat.2010, 12:39
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Ehl-i Beyt'in faziletini bildiren Hadis-i Şerifler




    Ehl-i Beyt'in faziletini bildiren Hadis-i Şerifler:

    İmam Müslim (4425 numara ) ve İmam Tirmizi'(3818 - 3720 numara )'nin Zeyd b. Erkam ve Cabir b. Abdullah'dan rivayet ettikleri Hadis-i Şerif'de Resulullah Mekke ve Medine arasındaki Humm denilen suyun başında bize hitab ederek şöyle buyurdu: "Size iki ağırlık terk ediyorum, onlara yapıştığınız takdirde dalalete (sapıklığa) düşmezsiniz. Birisi Allah'ın kitabı, diğeri de Ehl-i beytimdir".
    Bu Hadis-i Şerifi rivayet eden Sahabiler şunlardır:
    Zeyd b. Erkam, Cabir b. Abdillah, Huzeyfe't ubnu Useyd, Huzeyme't ubnu Sabit, Zeyd b. Sabit, Sehl b. Sa'd, Dumayra, A'mir b. Leyla, Abdurrahman b. Avf, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Ömer, Adiyy b. Hatim, Ukba b. A'mir, Ali b. Ebi Talib, Ebu Zerr el-Ğifari, Ebu Rafi', Ebu Şureyh el-Huzai , Ebu Kudame el-Ensari, Ebu Hureyre, Ebu Said el-Hudri, Ebü'l-Heysem b. Et-Teyhan , Ebu't-Tufeyl A'mir b. Vasilah , Ümmü Seleme , Ümmü hani.12
    Rivayetlerden anlaşılmaktadır ki, Peygamber bu hakikati defalarca bir çok yerde ashabına tebliğ etmişlerdir. Veda Haccı'nda, Mekke ile Medine arasında Humm denilen suyun başında.
    Ehl-i Beyt'e yapışmanın, onlara tutunmanın manası gayet açıktır. O asrın Müslümanları, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman'ın hilafetinin ilk altı senesinde olduğu gibi Hz. Ali'nin etrafında toplanıp, ona itaat etseylerdi, ümmet ayrılığa düşmez ve dalalete gitmezdi. Ama Rasul-i Ekremi dinlemedikleri için ayrılığa, tefrikaya ve dalalete düştüler. Tabii şu hususu da belirtmek gerekir. Hiç kimsenin takdir-i İlahi'ye itiraz etmeye hakkı yoktur. Allah'ın takdirini teslimiyetle kabul etmek gerekir. Şunu da ifade edelim ki; Ehl-i beyt'in başına gelenler muhakkak ki ahiretleri için hayırlı olmuştur. Cennet'de mükafatlarını alacaklardır.
    Bediüzzaman Said-i Nursi'ye göre İmam Ali'nin hilafetinin gecikmesindeki hikmeti ilahi şudur; O zaman zuhur eden, ihtilaf, tefrika ve fitnenin altından ancak her yönü ile dahi olan Hz Ali'den başkası kalkamazdı. Tabii o fitneyi ve tefrikayı göğüslemek onun ve evladının hayatına mal olmuştur. Başka birisi olsaydı muhtemelen İslam tamamen yok olabilirdi.


  3. 24.Şubat.2010, 12:39
    2
    Administrator



    Ehl-i Beyt'in faziletini bildiren Hadis-i Şerifler:

    İmam Müslim (4425 numara ) ve İmam Tirmizi'(3818 - 3720 numara )'nin Zeyd b. Erkam ve Cabir b. Abdullah'dan rivayet ettikleri Hadis-i Şerif'de Resulullah Mekke ve Medine arasındaki Humm denilen suyun başında bize hitab ederek şöyle buyurdu: "Size iki ağırlık terk ediyorum, onlara yapıştığınız takdirde dalalete (sapıklığa) düşmezsiniz. Birisi Allah'ın kitabı, diğeri de Ehl-i beytimdir".
    Bu Hadis-i Şerifi rivayet eden Sahabiler şunlardır:
    Zeyd b. Erkam, Cabir b. Abdillah, Huzeyfe't ubnu Useyd, Huzeyme't ubnu Sabit, Zeyd b. Sabit, Sehl b. Sa'd, Dumayra, A'mir b. Leyla, Abdurrahman b. Avf, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Ömer, Adiyy b. Hatim, Ukba b. A'mir, Ali b. Ebi Talib, Ebu Zerr el-Ğifari, Ebu Rafi', Ebu Şureyh el-Huzai , Ebu Kudame el-Ensari, Ebu Hureyre, Ebu Said el-Hudri, Ebü'l-Heysem b. Et-Teyhan , Ebu't-Tufeyl A'mir b. Vasilah , Ümmü Seleme , Ümmü hani.12
    Rivayetlerden anlaşılmaktadır ki, Peygamber bu hakikati defalarca bir çok yerde ashabına tebliğ etmişlerdir. Veda Haccı'nda, Mekke ile Medine arasında Humm denilen suyun başında.
    Ehl-i Beyt'e yapışmanın, onlara tutunmanın manası gayet açıktır. O asrın Müslümanları, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman'ın hilafetinin ilk altı senesinde olduğu gibi Hz. Ali'nin etrafında toplanıp, ona itaat etseylerdi, ümmet ayrılığa düşmez ve dalalete gitmezdi. Ama Rasul-i Ekremi dinlemedikleri için ayrılığa, tefrikaya ve dalalete düştüler. Tabii şu hususu da belirtmek gerekir. Hiç kimsenin takdir-i İlahi'ye itiraz etmeye hakkı yoktur. Allah'ın takdirini teslimiyetle kabul etmek gerekir. Şunu da ifade edelim ki; Ehl-i beyt'in başına gelenler muhakkak ki ahiretleri için hayırlı olmuştur. Cennet'de mükafatlarını alacaklardır.
    Bediüzzaman Said-i Nursi'ye göre İmam Ali'nin hilafetinin gecikmesindeki hikmeti ilahi şudur; O zaman zuhur eden, ihtilaf, tefrika ve fitnenin altından ancak her yönü ile dahi olan Hz Ali'den başkası kalkamazdı. Tabii o fitneyi ve tefrikayı göğüslemek onun ve evladının hayatına mal olmuştur. Başka birisi olsaydı muhtemelen İslam tamamen yok olabilirdi.





+ Yorum Gönder