Konusunu Oylayın.: Mehir ile ilgili bir soru

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mehir ile ilgili bir soru
  1. 22.Şubat.2010, 15:42
    1
    Misafir

    Mehir ile ilgili bir soru






    Mehir ile ilgili bir soru Mumsema 2 yıl 3 ay süren evliliğimi eşimdeki psikiyatrik sorunlar oluşması ve tedaviyede yanaşmaması sebebiyle bitirmek zorunda kaldım...sürekli elini yıkayan,banyoda uzun süre kalan,benim içtiğim bardaktan bile su içmeyecek kadar benden iğrenen biriydi..temizlik alışkanlıklarım normal olsada ondaki sorunlar nedeniyle sıkıntı oluştu...cinsel anlamdaki beraberliğimiz ya olmuyo ya da olsada zoraki isteksiz oluyodu...çok uzun süre direndim...inanılmaz soğuktu bana karşı..ki içki,şiddet,kumar gibi büyük sorunları olan biri değildim..tam tersi her istediğine cvp vermeye çalıştım...hocalara gittim su perisi dediler,doktora gittim obsesif bozukluk dediler...ablamın yaptığı şeyleri bile büyü var diye yemememi istedi..yedim diyede bir keresinde evden kaçtı...çok da uzatmak istemiyorum kabus dolu günler yaşadım..nihayetinde ayrılmak isteyincede karşılığında tazminat istedi..bu yüzden anlaşamadık...ona verdiğim mehirin bir kısmı bende duruyor..onun üstüne biraz daha para ekleyip olayı kapatmak istedim..yanaşmadı...çok daha yüksek bir mebla istedi....vermek istemeyincede olay mahkemeye intikal etti.....hakim ayrılmak isteme gerekçelerimi bile okumadan nafakaya hükmetti...ki çocuk yok ve o da çalışıyo..gelir durumlarımızda eşit..son ayrılmaya sebeb olan kavgadada yine kendisi terk etti evi...ama öncekiler gibi almaya gitmedim...panik atak geçirmeme sebeb oldu bu sıkıntılar..sağlığımda zarar görmeye başlayınca ahirette hesabını vereceğim bir ayrılık diyerek boşanmaya karar verdim...ve haklı gerekçelerime karşı para istemesi beni daha da çok üzdü...genç dilenci kızlar dilencilik yapmasınlar..bir erkeği kandırsınlar ne yaparsa yapsınlar nasıl olsa nafaka alıyolar en azından die düşündüm içimden....bu ülkede adaletin olduğunuda düşünmüyorum yaşadıklarımdan sonra....sorum şu...bu yaşadıklarım sonrası mahkeme masrafları,nafaka(ki çalışıyo ve ailesininde maddi durumu yerinde) gibi giderleri elimde bulunan mehirden düşebilirmiyim...ilgilerinize...saygılarımla...


  2. 22.Şubat.2010, 15:42
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    2 yıl 3 ay süren evliliğimi eşimdeki psikiyatrik sorunlar oluşması ve tedaviyede yanaşmaması sebebiyle bitirmek zorunda kaldım...sürekli elini yıkayan,banyoda uzun süre kalan,benim içtiğim bardaktan bile su içmeyecek kadar benden iğrenen biriydi..temizlik alışkanlıklarım normal olsada ondaki sorunlar nedeniyle sıkıntı oluştu...cinsel anlamdaki beraberliğimiz ya olmuyo ya da olsada zoraki isteksiz oluyodu...çok uzun süre direndim...inanılmaz soğuktu bana karşı..ki içki,şiddet,kumar gibi büyük sorunları olan biri değildim..tam tersi her istediğine cvp vermeye çalıştım...hocalara gittim su perisi dediler,doktora gittim obsesif bozukluk dediler...ablamın yaptığı şeyleri bile büyü var diye yemememi istedi..yedim diyede bir keresinde evden kaçtı...çok da uzatmak istemiyorum kabus dolu günler yaşadım..nihayetinde ayrılmak isteyincede karşılığında tazminat istedi..bu yüzden anlaşamadık...ona verdiğim mehirin bir kısmı bende duruyor..onun üstüne biraz daha para ekleyip olayı kapatmak istedim..yanaşmadı...çok daha yüksek bir mebla istedi....vermek istemeyincede olay mahkemeye intikal etti.....hakim ayrılmak isteme gerekçelerimi bile okumadan nafakaya hükmetti...ki çocuk yok ve o da çalışıyo..gelir durumlarımızda eşit..son ayrılmaya sebeb olan kavgadada yine kendisi terk etti evi...ama öncekiler gibi almaya gitmedim...panik atak geçirmeme sebeb oldu bu sıkıntılar..sağlığımda zarar görmeye başlayınca ahirette hesabını vereceğim bir ayrılık diyerek boşanmaya karar verdim...ve haklı gerekçelerime karşı para istemesi beni daha da çok üzdü...genç dilenci kızlar dilencilik yapmasınlar..bir erkeği kandırsınlar ne yaparsa yapsınlar nasıl olsa nafaka alıyolar en azından die düşündüm içimden....bu ülkede adaletin olduğunuda düşünmüyorum yaşadıklarımdan sonra....sorum şu...bu yaşadıklarım sonrası mahkeme masrafları,nafaka(ki çalışıyo ve ailesininde maddi durumu yerinde) gibi giderleri elimde bulunan mehirden düşebilirmiyim...ilgilerinize...saygılarımla...


    Benzer Konular

    - Mehir hakkında bilgi - Mehir hakkında soru ve cevapları

    - Mehir - en güzel mehir sizce nedir

    - Mehir ile ilgili ayetler

    - Mehir hakkında soru?

    - Mehir ile ilgili hadisler

  3. 23.Şubat.2010, 00:47
    2
    maximilian
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Eylül.2007
    Üye No: 3199
    Mesaj Sayısı: 213
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    --->: mehir ile ilgili bir soru...




    Elinde olan mehri ödemek zorundası ama dilediğin şekilde öde.
    nafaka şeklinde olması dini açıdan sorun değildir.
    Maalesef mahkemelerde kadının elinden tutuluyr ve bu durumda çok kadının rahat bir şekilde boşanmaya yönelmesine sebep oluyor.
    senden aldığı nafaka sadece 4 aylığı helal diğerleri haramdır buna hakkı yoktur.
    mehrini verme nafakadan düş. Allah yardımcın olsun.


  4. 23.Şubat.2010, 00:47
    2
    Devamlı Üye



    Elinde olan mehri ödemek zorundası ama dilediğin şekilde öde.
    nafaka şeklinde olması dini açıdan sorun değildir.
    Maalesef mahkemelerde kadının elinden tutuluyr ve bu durumda çok kadının rahat bir şekilde boşanmaya yönelmesine sebep oluyor.
    senden aldığı nafaka sadece 4 aylığı helal diğerleri haramdır buna hakkı yoktur.
    mehrini verme nafakadan düş. Allah yardımcın olsun.


  5. 04.Ekim.2011, 07:52
    3
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: mehir ile ilgili bir soru...

    MEHİR
    Mehir, nikahta evlenme teklifine rıza gösteren kadına verilmesi gereken mal veya paraya denir. Mehir, bir hediye türüdür. Az veya çok verilmesi farzdır. Miktarından çok, belirlenmesi ve verilmesi önemlidir.
    Mehir, nikâhın şart veya rükünlerinden değil, nafaka gibi nikâhın gereklerindendir.[1] Bu yüzden mehir belirlenmeden kıyılan nikâh geçerli olur ve kadın, kendi aile çevresindeki kadınların aldığı mehri almaya hak kazanır.
    Mehrin ne kadar olacağını nikâh esnasında belirlemek sünnettir.
    Maliki mezhebine göre ise mehir nikahın temel farzlarından birisidir; onsuz nikah akdi geçerli değildir. Böyle olunca, mehri çok ciddiye almalı, nikah esnasında belirlemeli ve söz verilen miktar zamanında ödenmelidir.
    Mehir görevi bilinmiyor veya unutulmuşa, kocanın üzerinde kadının bir hakkı olarak durmaktadır. Koca daha sonra bu hakkı ödemeli, mehir olmaya uygun bir şeyi hanımına vermelidir.
    Günümüzde pek çok aile veya yeni yetişen gençler mehrin ne olduğunu bilmediklerinden nikah esnasında hiç mehir konuşulmadan nikah akdi yapılmaktadır. Özellikle resmi nikahla yetinen aileler bu vazifeyi ihmal etmektedir.
    Belediye memuru mevcut kanunlara göre nikah merasimini icra etmektedir. Bazı noksanları ile birlikte bu nikah geçerlidir. Karı koca olmak için yeterlidir; ancak mehir gibi noksanları sonradan giderilmelidir.
    Mehrin hükmü nedir?
    Mehir farzdır, farziyyeti Kur’anla sabittir. Ayette, “Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile verin”[2] buyrulmuştur.

    Mehir Olabilen Şeyler
    İslâm’da satışı veya kullanışı yasak olmayan her çeşit mal mehir olabilir.[3]
    Mehir, günün şartlarına göre değerli olan, kadının ihtiyacını gören bir mal, para veya eşya olmalıdır. Ev, arazi, araba gibi şeyler de mehir olarak verilebilir.
    Mehrin Miktarı
    Mehrin en çok miktarı için bir sınır getirilmemiştir. Mehrin en az miktarı ise on dirhem gümüş veya bunun karşılığıdır.[4]
    Bu miktardan daha az mehir belirlenemez. Belirlenmişse on dirheme tamamlamak gerekir.[5]
    Mehir, göstermelik olmaz. Koca veremeyeceği veya vermeyeceği şeyi mehir olarak söylememelidir. Bazı yörelerde çok yüksek mehir söylenir, halka öyle ilan edilir, fakat söylenen şeyin çok azı verilir. Buna gerek yoktur.
    Mehirle, kadının şerefi ölçülmez. Mehir kadına hürmetin ifadesidir, fakat asla değerinin karşılığı değildir. Cennet kadınları içinde övülen Hz. Fatıma (r.ah) annemiz evlenirken kocası Hz. Ali (r.a) kendisine ancak bir zırhı mehir olarak verebilmişti.[6]


    Mehrin Çeşitleri
    Mehir, iki çeşittir.
    1-Miktar ve Ödeme Şekli Belirlenen Mehir
    Nikah esnasında miktarı ve verilme şekli belirlenen mehir. Bu mehrin miktar ve şekilde kadın ile erkek karşılıklı rıza ile anlaşmış olurlar.[7]
    Bu mehir ödenmesi yönüyle iki kısma ayrılır:
    a) Nikah akdi kıyılırken peşinen ödenen mehir. Buna fıkıh kitaplarımızda mehr-i muaccel denir
    b) Daha sonra verilmek üzere belirlenin mehirdir. Bu tür mehire de mehr-i müeccel denir.
    Böyle bir mehir için tarih belirlenmiş ise, vaktin girmesiyle kadın mehri almaya hak kazanır ve hemen verilmesi gerekir. Tarih belirlenmemiş ise boşama veya vefat halinde ödenmesi gerekir.[8]

    2) Örfe Göre Belirlenen Mehir (Mehr-i Misil)
    Nikah akdi yapılırken mehir hiç konuşulmaz veya usulüne uygun bir şekilde belirlenmezse kadının emsaline bakılarak bir mehir takdir edilir. Buna emsal mehir ve mehr-i misil denir. Bunda evlenen kadının örfü ve çevresi belirleyici olur.
    Bunun için evlenecek olan kadının babası tarafından en yakın hısmı olan kız kardeş, yeğen veya hala gibi kadınlardan, yaş, ahlâk, bilgi, güzellik, dindarlık, bekârlık gibi niteliklerde benzeri olan kadınların daha önce evlenirken aldıkları mehir miktarı ölçü alınarak emsal mehir belirlenir.
    Kadının bu niteliklerde dengi olan bir hısmı bulunmazsa yabancılardan emsal alınır.[9]
    Kadın Ne Zaman Mehrin Tamamına Hak Kazanır?
    Kadın şu hallerde mehrin tamamına hak kazanır:
    1) Cinsî ilişki vuku bulunca
    2) Bundan önce koca vefat edince
    3) Sahih halvet meydana gelince[10]

    Kadının Ne Zaman Mehrin Yarısına
    Hak Kazanır?
    Kadın, cinsî ilişki ve sahih halvetten önce boşanırsa belirlenen mehrin yarısına hak kazanır. Konu ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:
    “Evlendiğiniz kadınları mehir tayin ettiğiniz halde temas etmeden boşarsanız tayin ettiğiniz mehrin yarısı onundur.”[11]

    Mehrin Düşmesi
    Cinsî ilişki ve sahih halvetten önce boşama dışında bir ayrılık vaki olursa mehir düşer. Örneğin, kadın dengi olmayan biriyle evlendiğinde velisinin itirazı üzerine hakimin evlenmeyi feshetmesi durumunda mehir düşer, kadına hiçbir şey ödenmez.[12]

    Başlık parasını almak caiz midir?
    Kadın için mehrin dışında babasının başlık parası olarak herhangi bir şey alması caiz değildir. Bu aynı zamanda Allah’ın en şerefli yaratığı olan insanı para karşılığında satmak anlamında olduğundan çirkin bir davranıştır.
    Ancak damat adayı, kız evine düğün hazırlıkları yapmaları veya normal ihtiyaçlarını görmeleri için hediye, bağış türü yardımlarda bulunabilir.



    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] Aynı eser, 7/253; el-İhtiyar, 3/101.
    [2] Nisa, 4.
    [3] el-Fıkhu ale’l-Mezahibi’l-Erbaa, 4/90.
    [4] Hz. Peygamber devrinde on dirhem yaklaşık iki kurbanlık koyun bedeli idi. Şafiîlere göre mehrin azı için de bir sınır yoktur. Her mal olan şey az olsun çok olsun mehir olabilir.
    [5] el-Fıkhu ale’l-Mezahibi’l-Erbaa, 4/90.
    [6] Ebu Davud, Nikah, 24, 25; Nesai, Nikah, 76.
    [7] el-Fıkhu’l-İslâmhi, 7/365.
    [8] Aynı eser, 7/377.
    [9] Reddu’l-Muhtar, 3/137.
    [10] Dürer, 1/341. Şafiîlere göre sahih halvetin hiç bir etkisi yoktur.
    [11] Bakara, 237.
    [12] Beda’i, 2/295.


  6. 04.Ekim.2011, 07:52
    3
    Üye
    MEHİR
    Mehir, nikahta evlenme teklifine rıza gösteren kadına verilmesi gereken mal veya paraya denir. Mehir, bir hediye türüdür. Az veya çok verilmesi farzdır. Miktarından çok, belirlenmesi ve verilmesi önemlidir.
    Mehir, nikâhın şart veya rükünlerinden değil, nafaka gibi nikâhın gereklerindendir.[1] Bu yüzden mehir belirlenmeden kıyılan nikâh geçerli olur ve kadın, kendi aile çevresindeki kadınların aldığı mehri almaya hak kazanır.
    Mehrin ne kadar olacağını nikâh esnasında belirlemek sünnettir.
    Maliki mezhebine göre ise mehir nikahın temel farzlarından birisidir; onsuz nikah akdi geçerli değildir. Böyle olunca, mehri çok ciddiye almalı, nikah esnasında belirlemeli ve söz verilen miktar zamanında ödenmelidir.
    Mehir görevi bilinmiyor veya unutulmuşa, kocanın üzerinde kadının bir hakkı olarak durmaktadır. Koca daha sonra bu hakkı ödemeli, mehir olmaya uygun bir şeyi hanımına vermelidir.
    Günümüzde pek çok aile veya yeni yetişen gençler mehrin ne olduğunu bilmediklerinden nikah esnasında hiç mehir konuşulmadan nikah akdi yapılmaktadır. Özellikle resmi nikahla yetinen aileler bu vazifeyi ihmal etmektedir.
    Belediye memuru mevcut kanunlara göre nikah merasimini icra etmektedir. Bazı noksanları ile birlikte bu nikah geçerlidir. Karı koca olmak için yeterlidir; ancak mehir gibi noksanları sonradan giderilmelidir.
    Mehrin hükmü nedir?
    Mehir farzdır, farziyyeti Kur’anla sabittir. Ayette, “Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile verin”[2] buyrulmuştur.

    Mehir Olabilen Şeyler
    İslâm’da satışı veya kullanışı yasak olmayan her çeşit mal mehir olabilir.[3]
    Mehir, günün şartlarına göre değerli olan, kadının ihtiyacını gören bir mal, para veya eşya olmalıdır. Ev, arazi, araba gibi şeyler de mehir olarak verilebilir.
    Mehrin Miktarı
    Mehrin en çok miktarı için bir sınır getirilmemiştir. Mehrin en az miktarı ise on dirhem gümüş veya bunun karşılığıdır.[4]
    Bu miktardan daha az mehir belirlenemez. Belirlenmişse on dirheme tamamlamak gerekir.[5]
    Mehir, göstermelik olmaz. Koca veremeyeceği veya vermeyeceği şeyi mehir olarak söylememelidir. Bazı yörelerde çok yüksek mehir söylenir, halka öyle ilan edilir, fakat söylenen şeyin çok azı verilir. Buna gerek yoktur.
    Mehirle, kadının şerefi ölçülmez. Mehir kadına hürmetin ifadesidir, fakat asla değerinin karşılığı değildir. Cennet kadınları içinde övülen Hz. Fatıma (r.ah) annemiz evlenirken kocası Hz. Ali (r.a) kendisine ancak bir zırhı mehir olarak verebilmişti.[6]


    Mehrin Çeşitleri
    Mehir, iki çeşittir.
    1-Miktar ve Ödeme Şekli Belirlenen Mehir
    Nikah esnasında miktarı ve verilme şekli belirlenen mehir. Bu mehrin miktar ve şekilde kadın ile erkek karşılıklı rıza ile anlaşmış olurlar.[7]
    Bu mehir ödenmesi yönüyle iki kısma ayrılır:
    a) Nikah akdi kıyılırken peşinen ödenen mehir. Buna fıkıh kitaplarımızda mehr-i muaccel denir
    b) Daha sonra verilmek üzere belirlenin mehirdir. Bu tür mehire de mehr-i müeccel denir.
    Böyle bir mehir için tarih belirlenmiş ise, vaktin girmesiyle kadın mehri almaya hak kazanır ve hemen verilmesi gerekir. Tarih belirlenmemiş ise boşama veya vefat halinde ödenmesi gerekir.[8]

    2) Örfe Göre Belirlenen Mehir (Mehr-i Misil)
    Nikah akdi yapılırken mehir hiç konuşulmaz veya usulüne uygun bir şekilde belirlenmezse kadının emsaline bakılarak bir mehir takdir edilir. Buna emsal mehir ve mehr-i misil denir. Bunda evlenen kadının örfü ve çevresi belirleyici olur.
    Bunun için evlenecek olan kadının babası tarafından en yakın hısmı olan kız kardeş, yeğen veya hala gibi kadınlardan, yaş, ahlâk, bilgi, güzellik, dindarlık, bekârlık gibi niteliklerde benzeri olan kadınların daha önce evlenirken aldıkları mehir miktarı ölçü alınarak emsal mehir belirlenir.
    Kadının bu niteliklerde dengi olan bir hısmı bulunmazsa yabancılardan emsal alınır.[9]
    Kadın Ne Zaman Mehrin Tamamına Hak Kazanır?
    Kadın şu hallerde mehrin tamamına hak kazanır:
    1) Cinsî ilişki vuku bulunca
    2) Bundan önce koca vefat edince
    3) Sahih halvet meydana gelince[10]

    Kadının Ne Zaman Mehrin Yarısına
    Hak Kazanır?
    Kadın, cinsî ilişki ve sahih halvetten önce boşanırsa belirlenen mehrin yarısına hak kazanır. Konu ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:
    “Evlendiğiniz kadınları mehir tayin ettiğiniz halde temas etmeden boşarsanız tayin ettiğiniz mehrin yarısı onundur.”[11]

    Mehrin Düşmesi
    Cinsî ilişki ve sahih halvetten önce boşama dışında bir ayrılık vaki olursa mehir düşer. Örneğin, kadın dengi olmayan biriyle evlendiğinde velisinin itirazı üzerine hakimin evlenmeyi feshetmesi durumunda mehir düşer, kadına hiçbir şey ödenmez.[12]

    Başlık parasını almak caiz midir?
    Kadın için mehrin dışında babasının başlık parası olarak herhangi bir şey alması caiz değildir. Bu aynı zamanda Allah’ın en şerefli yaratığı olan insanı para karşılığında satmak anlamında olduğundan çirkin bir davranıştır.
    Ancak damat adayı, kız evine düğün hazırlıkları yapmaları veya normal ihtiyaçlarını görmeleri için hediye, bağış türü yardımlarda bulunabilir.



    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] Aynı eser, 7/253; el-İhtiyar, 3/101.
    [2] Nisa, 4.
    [3] el-Fıkhu ale’l-Mezahibi’l-Erbaa, 4/90.
    [4] Hz. Peygamber devrinde on dirhem yaklaşık iki kurbanlık koyun bedeli idi. Şafiîlere göre mehrin azı için de bir sınır yoktur. Her mal olan şey az olsun çok olsun mehir olabilir.
    [5] el-Fıkhu ale’l-Mezahibi’l-Erbaa, 4/90.
    [6] Ebu Davud, Nikah, 24, 25; Nesai, Nikah, 76.
    [7] el-Fıkhu’l-İslâmhi, 7/365.
    [8] Aynı eser, 7/377.
    [9] Reddu’l-Muhtar, 3/137.
    [10] Dürer, 1/341. Şafiîlere göre sahih halvetin hiç bir etkisi yoktur.
    [11] Bakara, 237.
    [12] Beda’i, 2/295.





+ Yorum Gönder