Konusunu Oylayın.: İslamda bireysel emeklilik - dini açıdan doğru mu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslamda bireysel emeklilik - dini açıdan doğru mu
  1. 18.Şubat.2010, 11:12
    1
    Misafir

    İslamda bireysel emeklilik - dini açıdan doğru mu






    İslamda bireysel emeklilik - dini açıdan doğru mu Mumsema bireysel emeklilik olmak dini açıdan doğru mu


  2. 18.Şubat.2010, 11:12
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 14.Kasım.2013, 15:43
    2
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: İslamda bireysel emeklilik - dini açıdan doğru mu




    İslamda Bireysel Emeklilik Caiz mi?

    VEYSEL ENGİ

    Devletin sağladığı teşvikle son dönemde oldukça revaçta olan bir sistem bireysel emeklilik. Bu sistemin caiz olup olmadığı hususunda ise kafalarda soru işaretleri bulunuyor.

    Türkiye’de 2001 yılında yürürlüğe giren yasa ile 2003’te bankaların başlattığı bireysel emeklilik sistemine (BES) son yıllarda ilgi oldukça yüksek. Öyle ki sisteme katılanların sayısı 10 yılda 3 milyonu geçti. Ocak ayından itibaren devletin katkı payı sunmasıyla birlikte bu rakam giderek artıyor. Ancak bireysel emekliliğin caiz olup olmadığıyla ilgili kafalarda soru işaretleri de yok değil. Biz de günümüzde gittikçe yaygınlaşan bu sistemi masaya yatırmak istedik.

    Dünyada temelleri 1981 yılında atılan bireysel emeklilik sistemi, emekli olmadan önce aktif çalışma hayatında yapılan tasarrufların, belirli fonlarda uzun vadeli değerlendirilmesi olarak tanımlanıyor. Sistem için bankaların kontrolündeki emeklilik şirketlerinde oluşturulan hesaplara, çalışan, çalışmayan ve öğrenci ayırımı yapılmaksızın 18 yaşından büyük herkes dâhil olabiliyor. Aylık prim tutarını katılımcı belirliyor. Ancak aylık yatırılan miktarının 100 TL’den az olmaması gerekiyor. 1 Ocak 2014’ten itibaren devlet, sisteme başvuranları desteklemeye başladı. Ekonomik fon oluşturmak ve uzun vadeli tasarrufu özendirmek adına yapılan bu teşvike göre, yatırılan miktarın yüzde 25’i kadar bir meblağ katılımcıların hesabına aktarılıyor. Yani fona aktarılan 100 TL devletin katkısı ile birlikte 125 TL olarak hesapta birikiyor. Fakat devletin verdiği bu teşvikin kesilmemesi için sistemden emekli olmak gerekiyor. Zira sistemden üç yıldan önce çıkıldığında devlet teşvikinin tamamı, 3 ile 6 yıl arasında çıkıldığında yüzde 85’i, 6 ile 10 yıl arasında çıkıldığında ise yüzde 65’i, 10. yıldan emekli olana kadar yüzde 40’ı kesiliyor. BES, düzenli bir ödeme planı gerektiriyor. Bununla birlikte aylık ödemeler belirli bir süre dondurulabiliyor. Devam etmek istemeyenler arzu ettikleri zaman sistemden ayrılabiliyor. Ancak bunu yaptığı takdirde devletin katkısından tam olarak faydalanamıyor.

    Emeklilik İçin 56 Yaşı Beklemek Gerekiyor

    Sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri bireysel emeklilik sisteminde yer almıyor. Fakat sisteme katılmadan önce yararlanılan sosyal sağlık hizmetlerinden faydalanılmaya devam edilebiliyor. BES’ten emekli olmak içinse 56 yaşını beklemek lazım. Yaş sınırını doldurup sistemden emekli olanlar, ister taksitle ister peşin olarak bankada biriken paralarını alabiliyor. Sisteme katılan kişinin sözleşme süresi içerisinde vefat etmesi halinde ise birikimleri, vârisine kalıyor.

    BES’in caiz olup olmadığı sorusuna gelince, burada faiz meselesi devreye giriyor. Bireysel emeklilik sistemi bankaların açtığı fonlarda işliyor. Uygulamaya katılmak isteyenler için üç seçenek mevcut. Geleneksel bankalarda sistemin fonlarında biriken paralar faizli işlemlerde kullanılabiliyor. Bu da dinimizce haram olan faizin rızkımıza bulaşma ihtimalini doğuruyor. Fakat faiz esaslı çalışan özel bankaların bir kısmı, müşterisine birikimlerini faizsiz işlemlerde kullanma seçeneği de sunuyor. Fatih Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özsoy, bu durumu uygun ancak yeterli bulmayanlardan.

    Özsoy, bu kanaatini bir örnekle açıklıyor: “Önümüzde yan yana 2 bakkal var ve su almak istiyoruz. Biri dinimizce haram olan alkol satışı yapıyor, diğer bakkal yapmıyor. Alışveriş tercihimizi alkol satmayan yerlerden yana kullanmamız gerekiyor. Bankaların uyguladıkları sistemler arasında tercih yaparken bu örnekte olduğu gibi hassas davranmak gerekiyor.”

    Bireysel emeklilik sistemi ile ilgili diğer bir seçeneği de faizsiz işlem yapan katılım bankaları sunuyor. Bu tür bankalar BES’e son yıllarda adım attı. Çünkü 2008 yılından itibaren devlet, bireysel emeklilik fonlarının en az yüzde 30 oranında faize yatırılması zorunluluğunu kaldırdı. Faizsiz bankacılık sistemi yürüten katılım bankaları da bireysel emeklilik sistemi için özel fonlar oluşturdu. Bu bankalar birikimleri kâr-zarar ortaklığındaki fonlarda değerlendiriyor. Bu sistemde kâr edebileceğiniz gibi zarar etme seçeneği de mevcut. İsmail Özsoy bu sistemi, “Katılım bankası kendisine emanet edilen sermayeyi dinen meşru alanlarda işleterek elde ettiği kârı başlangıçta tarafların anlaştıkları kâr oranına göre pay ediyor.” şeklinde tanımlıyor. Bu şekilde bankanın yapmış olduğu ticaretten elde edilen kâr payı faize bulaşmadan BES katılımcısının hesabında birikiyor.

    Karaman: Helal Kazanç Fonları Tercih Edilmeli

    BES ile alakalı birçok ilahiyatçı da görüş beyan ederek, meraklılarına yol gösteriyor. İlahiyatçı Yazar Prof. Dr. Hayrettin Karaman, katılım bankalarının uyguladığı faizsiz bireysel emeklilik sistemine olumlu yaklaşıyor. Karaman’a göre, faizden uzak kalarak yatırım yapmak veya ileride emekli maaşı gibi meşru bir aylık gelire kavuşmak isteyenler, katılım bankalarında başlatılan bu ‘helâl kazanç fonlarına’ yatırım yapabilir. Prof. Dr. Özsoy da katılım bankalarının kurduğu bu sisteme sıcak bakanlardan. Özsoy, “Bireysel emeklilik, katılım bankaları gibi dinî hassasiyeti olan kurumlar tarafından yürütülüyorsa insanlar için hiçbir sakıncası olmayan bir sistem. Son derece verimli, etkili, teşvik edici.” diyor.

    Devletin verdiği teşvikin caiz olup olmadığı konusunda da kafalarda soru işareti bulunuyor. Bu soruya, Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Doç. Dr. İshak Emin Aktepe, “Devletin yatırım yapan vatandaşlarına hibe olarak değerlendirilebilecek katkısı dinen mahzur taşımaz. Bu katkıda fertlerin fonları gibi faizli enstrümanlarda değerlendirilirse dinen meşruiyet yitirilirken, faizsiz enstrümanlarda değerlendirilen devlet katkısını almakta dinen hiçbir engel bulunmuyor.” diyerek cevap veriyor. Aktepe, BES sistemi üzerine yorum yapılırken toptan kabul ya da toptan reddeden bir yaklaşımı doğru bulmuyor. Emeklilik fonlarındaki araçların dinî ilkelere aykırı olması halinde sistemin dinen caiz olmayacağına, buna mukabil dinen mubah olduğu ifade edilen enstrümanların tercih edildiği bireysel emeklilik sistemlerine katılmanın sakınca taşımayacağına işaret ediyor.

    Kur’an’da Bakara Sûresi’nin 275-281 ayetlerinde faizin her türlüsü haram kılınıyor. Hadis-i şeriflerde de Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) faizi alana, verene, faiz senedi yazana ve iki tarafın şahidlerine lânet ettiği bildiriliyor. Hasılı kazancımıza haram bulaştırmamak için finansal işlemlerimize azami hassasiyet göstermemiz önem arz ediyor
    zaman


  4. 14.Kasım.2013, 15:43
    2
    Üye



    İslamda Bireysel Emeklilik Caiz mi?

    VEYSEL ENGİ

    Devletin sağladığı teşvikle son dönemde oldukça revaçta olan bir sistem bireysel emeklilik. Bu sistemin caiz olup olmadığı hususunda ise kafalarda soru işaretleri bulunuyor.

    Türkiye’de 2001 yılında yürürlüğe giren yasa ile 2003’te bankaların başlattığı bireysel emeklilik sistemine (BES) son yıllarda ilgi oldukça yüksek. Öyle ki sisteme katılanların sayısı 10 yılda 3 milyonu geçti. Ocak ayından itibaren devletin katkı payı sunmasıyla birlikte bu rakam giderek artıyor. Ancak bireysel emekliliğin caiz olup olmadığıyla ilgili kafalarda soru işaretleri de yok değil. Biz de günümüzde gittikçe yaygınlaşan bu sistemi masaya yatırmak istedik.

    Dünyada temelleri 1981 yılında atılan bireysel emeklilik sistemi, emekli olmadan önce aktif çalışma hayatında yapılan tasarrufların, belirli fonlarda uzun vadeli değerlendirilmesi olarak tanımlanıyor. Sistem için bankaların kontrolündeki emeklilik şirketlerinde oluşturulan hesaplara, çalışan, çalışmayan ve öğrenci ayırımı yapılmaksızın 18 yaşından büyük herkes dâhil olabiliyor. Aylık prim tutarını katılımcı belirliyor. Ancak aylık yatırılan miktarının 100 TL’den az olmaması gerekiyor. 1 Ocak 2014’ten itibaren devlet, sisteme başvuranları desteklemeye başladı. Ekonomik fon oluşturmak ve uzun vadeli tasarrufu özendirmek adına yapılan bu teşvike göre, yatırılan miktarın yüzde 25’i kadar bir meblağ katılımcıların hesabına aktarılıyor. Yani fona aktarılan 100 TL devletin katkısı ile birlikte 125 TL olarak hesapta birikiyor. Fakat devletin verdiği bu teşvikin kesilmemesi için sistemden emekli olmak gerekiyor. Zira sistemden üç yıldan önce çıkıldığında devlet teşvikinin tamamı, 3 ile 6 yıl arasında çıkıldığında yüzde 85’i, 6 ile 10 yıl arasında çıkıldığında ise yüzde 65’i, 10. yıldan emekli olana kadar yüzde 40’ı kesiliyor. BES, düzenli bir ödeme planı gerektiriyor. Bununla birlikte aylık ödemeler belirli bir süre dondurulabiliyor. Devam etmek istemeyenler arzu ettikleri zaman sistemden ayrılabiliyor. Ancak bunu yaptığı takdirde devletin katkısından tam olarak faydalanamıyor.

    Emeklilik İçin 56 Yaşı Beklemek Gerekiyor

    Sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri bireysel emeklilik sisteminde yer almıyor. Fakat sisteme katılmadan önce yararlanılan sosyal sağlık hizmetlerinden faydalanılmaya devam edilebiliyor. BES’ten emekli olmak içinse 56 yaşını beklemek lazım. Yaş sınırını doldurup sistemden emekli olanlar, ister taksitle ister peşin olarak bankada biriken paralarını alabiliyor. Sisteme katılan kişinin sözleşme süresi içerisinde vefat etmesi halinde ise birikimleri, vârisine kalıyor.

    BES’in caiz olup olmadığı sorusuna gelince, burada faiz meselesi devreye giriyor. Bireysel emeklilik sistemi bankaların açtığı fonlarda işliyor. Uygulamaya katılmak isteyenler için üç seçenek mevcut. Geleneksel bankalarda sistemin fonlarında biriken paralar faizli işlemlerde kullanılabiliyor. Bu da dinimizce haram olan faizin rızkımıza bulaşma ihtimalini doğuruyor. Fakat faiz esaslı çalışan özel bankaların bir kısmı, müşterisine birikimlerini faizsiz işlemlerde kullanma seçeneği de sunuyor. Fatih Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özsoy, bu durumu uygun ancak yeterli bulmayanlardan.

    Özsoy, bu kanaatini bir örnekle açıklıyor: “Önümüzde yan yana 2 bakkal var ve su almak istiyoruz. Biri dinimizce haram olan alkol satışı yapıyor, diğer bakkal yapmıyor. Alışveriş tercihimizi alkol satmayan yerlerden yana kullanmamız gerekiyor. Bankaların uyguladıkları sistemler arasında tercih yaparken bu örnekte olduğu gibi hassas davranmak gerekiyor.”

    Bireysel emeklilik sistemi ile ilgili diğer bir seçeneği de faizsiz işlem yapan katılım bankaları sunuyor. Bu tür bankalar BES’e son yıllarda adım attı. Çünkü 2008 yılından itibaren devlet, bireysel emeklilik fonlarının en az yüzde 30 oranında faize yatırılması zorunluluğunu kaldırdı. Faizsiz bankacılık sistemi yürüten katılım bankaları da bireysel emeklilik sistemi için özel fonlar oluşturdu. Bu bankalar birikimleri kâr-zarar ortaklığındaki fonlarda değerlendiriyor. Bu sistemde kâr edebileceğiniz gibi zarar etme seçeneği de mevcut. İsmail Özsoy bu sistemi, “Katılım bankası kendisine emanet edilen sermayeyi dinen meşru alanlarda işleterek elde ettiği kârı başlangıçta tarafların anlaştıkları kâr oranına göre pay ediyor.” şeklinde tanımlıyor. Bu şekilde bankanın yapmış olduğu ticaretten elde edilen kâr payı faize bulaşmadan BES katılımcısının hesabında birikiyor.

    Karaman: Helal Kazanç Fonları Tercih Edilmeli

    BES ile alakalı birçok ilahiyatçı da görüş beyan ederek, meraklılarına yol gösteriyor. İlahiyatçı Yazar Prof. Dr. Hayrettin Karaman, katılım bankalarının uyguladığı faizsiz bireysel emeklilik sistemine olumlu yaklaşıyor. Karaman’a göre, faizden uzak kalarak yatırım yapmak veya ileride emekli maaşı gibi meşru bir aylık gelire kavuşmak isteyenler, katılım bankalarında başlatılan bu ‘helâl kazanç fonlarına’ yatırım yapabilir. Prof. Dr. Özsoy da katılım bankalarının kurduğu bu sisteme sıcak bakanlardan. Özsoy, “Bireysel emeklilik, katılım bankaları gibi dinî hassasiyeti olan kurumlar tarafından yürütülüyorsa insanlar için hiçbir sakıncası olmayan bir sistem. Son derece verimli, etkili, teşvik edici.” diyor.

    Devletin verdiği teşvikin caiz olup olmadığı konusunda da kafalarda soru işareti bulunuyor. Bu soruya, Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Doç. Dr. İshak Emin Aktepe, “Devletin yatırım yapan vatandaşlarına hibe olarak değerlendirilebilecek katkısı dinen mahzur taşımaz. Bu katkıda fertlerin fonları gibi faizli enstrümanlarda değerlendirilirse dinen meşruiyet yitirilirken, faizsiz enstrümanlarda değerlendirilen devlet katkısını almakta dinen hiçbir engel bulunmuyor.” diyerek cevap veriyor. Aktepe, BES sistemi üzerine yorum yapılırken toptan kabul ya da toptan reddeden bir yaklaşımı doğru bulmuyor. Emeklilik fonlarındaki araçların dinî ilkelere aykırı olması halinde sistemin dinen caiz olmayacağına, buna mukabil dinen mubah olduğu ifade edilen enstrümanların tercih edildiği bireysel emeklilik sistemlerine katılmanın sakınca taşımayacağına işaret ediyor.

    Kur’an’da Bakara Sûresi’nin 275-281 ayetlerinde faizin her türlüsü haram kılınıyor. Hadis-i şeriflerde de Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) faizi alana, verene, faiz senedi yazana ve iki tarafın şahidlerine lânet ettiği bildiriliyor. Hasılı kazancımıza haram bulaştırmamak için finansal işlemlerimize azami hassasiyet göstermemiz önem arz ediyor
    zaman





+ Yorum Gönder