Konusunu Oylayın.: Cennet ve Cehennem Hakkında Bir umut

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cennet ve Cehennem Hakkında Bir umut
  1. 10.Şubat.2010, 01:08
    1
    Misafir

    Cennet ve Cehennem Hakkında Bir umut






    Cennet ve Cehennem Hakkında Bir umut Mumsema Hakkın Rahmetine kavuştuk,Hesap zamanı,yaşanmış ömrün süresi belli değil.Yaşanan süre içinde işlenen sevap ve günahların miktarları değişken.Sevaplar ve günahlar apaçık ortada.Günahların toplamı sevapların toplamından bir fazla ise;günahı karşılıyacak sevap kalmadı ise ,yanmak için sonsuza kadar cehennemmi?Aksi durumda bir fazla sevapla sonsuza kadar Cennetmi?
    Hiç kurtuluşu olmayan günahkarla,bir günah sahibi aynı cehennemde sonsuza kadar mı?.Aman Allah'ım.!!

    Cehennemden belirli ceza görüp Cennete nail olmak varmı ?Rabbim Affeyle.Kul'unuz senin, hatasız olmaya çalışmak bile utandırıyor beni.Affetmen için yüzleşmek nasip olsun diye.Musibetin can verir ,şeref verir.Firavuna vermediğin musibetlerini bizi sev ve bize ver Allah'ım.

    Müslüman kardeşlerim sormak istediklerimi anladıysanız bana yardım edin.

    Allah(c.c)Hepinizden razı olsun.


  2. 10.Şubat.2010, 01:08
    1
    ASLANBAY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ASLANBAY
    Misafir



    Hakkın Rahmetine kavuştuk,Hesap zamanı,yaşanmış ömrün süresi belli değil.Yaşanan süre içinde işlenen sevap ve günahların miktarları değişken.Sevaplar ve günahlar apaçık ortada.Günahların toplamı sevapların toplamından bir fazla ise;günahı karşılıyacak sevap kalmadı ise ,yanmak için sonsuza kadar cehennemmi?Aksi durumda bir fazla sevapla sonsuza kadar Cennetmi?
    Hiç kurtuluşu olmayan günahkarla,bir günah sahibi aynı cehennemde sonsuza kadar mı?.Aman Allah'ım.!!

    Cehennemden belirli ceza görüp Cennete nail olmak varmı ?Rabbim Affeyle.Kul'unuz senin, hatasız olmaya çalışmak bile utandırıyor beni.Affetmen için yüzleşmek nasip olsun diye.Musibetin can verir ,şeref verir.Firavuna vermediğin musibetlerini bizi sev ve bize ver Allah'ım.

    Müslüman kardeşlerim sormak istediklerimi anladıysanız bana yardım edin.

    Allah(c.c)Hepinizden razı olsun.


    Benzer Konular

    - Cennet ve Cehennemin ebediliği - Cennet ve cehennem sonsuzdur

    - Cennet, cehennem ve içindekiler enerjiye çevrilip yok edileceği söyleniyor. Bu konu hakkında bilgi v

    - Bediüzzaman Hazretleri Ebu Talip ile ilgili “Cehennem’e gitse de; yine Cehennem içinde b

    - Cennet ve cehennem gösterildi yani cennet ve cehennem şuan var mı yoksa kıyamet günümü varolacak?

    - Cennet Ve Cehennem hakkında kısa bir sohbet

  3. 10.Şubat.2010, 08:40
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Cennet ve Cehennem Hakkında Bir umut




    Alıntı
    Günahların toplamı sevapların toplamından bir fazla ise;günahı karşılıyacak sevap kalmadı ise ,yanmak için sonsuza kadar cehennemmi?
    Ebedi cehennem sadece iman etmeden öelnler içindir.
    Alıntı
    Aksi durumda bir fazla sevapla sonsuza kadar Cennetmi?
    Allah (cc) adildir hiç endişen olmasın
    Alıntı
    Cehennemden belirli ceza görüp Cennete nail olmak varmı ?
    elbette. günahkar müslümanı, Allah dilerse affeder dilerse cezasını çektirir ve sonra cennete koyar.
    Alıntı
    Firavuna vermediğin musibetlerini bizi sev ve bize ver Allah'ım.
    bu dua değil kendine en büyük bedduadır. Allahtan Afiyet istenir Musibet değil.


  4. 10.Şubat.2010, 08:40
    2
    Moderatör



    Alıntı
    Günahların toplamı sevapların toplamından bir fazla ise;günahı karşılıyacak sevap kalmadı ise ,yanmak için sonsuza kadar cehennemmi?
    Ebedi cehennem sadece iman etmeden öelnler içindir.
    Alıntı
    Aksi durumda bir fazla sevapla sonsuza kadar Cennetmi?
    Allah (cc) adildir hiç endişen olmasın
    Alıntı
    Cehennemden belirli ceza görüp Cennete nail olmak varmı ?
    elbette. günahkar müslümanı, Allah dilerse affeder dilerse cezasını çektirir ve sonra cennete koyar.
    Alıntı
    Firavuna vermediğin musibetlerini bizi sev ve bize ver Allah'ım.
    bu dua değil kendine en büyük bedduadır. Allahtan Afiyet istenir Musibet değil.


  5. 10.Şubat.2010, 11:25
    3
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: Cennet ve Cehennem Hakkında Bir umut

    Alıntı
    Firavuna vermediğin musibetlerini bizi sev ve bize ver Allah'ım.

    kardeş sen kendine apaçık beddua ediyorsun,ağzımızdan çıkan sözlere dikkat etmemiz gerekir,Allah muhafaza yanlış dua ve dileklerimiz kabul olabilir


  6. 10.Şubat.2010, 11:25
    3
    Hüvel Baki..
    Alıntı
    Firavuna vermediğin musibetlerini bizi sev ve bize ver Allah'ım.

    kardeş sen kendine apaçık beddua ediyorsun,ağzımızdan çıkan sözlere dikkat etmemiz gerekir,Allah muhafaza yanlış dua ve dileklerimiz kabul olabilir


  7. 12.Şubat.2010, 01:15
    4
    ASLANBAY
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Şubat.2010
    Üye No: 73252
    Mesaj Sayısı: 27
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: İzmir

    --->: Cennet ve Cehennem Hakkında Bir umut

    Selamun Aleykum ve Rahmetullah
    Misafir idim ,şimdi kalmaya geldim gönlünüzde..
    Cevaplarınız beni doyurdu ve umutlandırdı.Uyarınız ve eleştiriniz için sağolun varolun Allah c.c hepinizden razı olsun.

    Bismillâhirrahmânirrahîm
    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    (Firavun 400 yıl yaşamıştı. Bir kere başı ağrımamış, ateşi olmamıştı. Bir kere başı ağrısaydı, herkesin kendine tapınmasını istemesi hatırına gelmezdi.) [K.Saadet]
    Buradan şunu çıkardım;Rabbimin vereceği musibeti, o'ndan geldiğini hatırlayıp dua ile muhattap olabilmek için isterim.Firavun gibi Rabbim musibetini bile esirgiyecekse varsın Rabbimle olayım da musibet benimle olsun.
    Beni yanlış anladınız.Gönül bu işte ..Rabbim muhakkak ki beni kalbimdekiyle anlıyacaktır.
    Aşağıda vereceğim konu benim gibi Rabbinden neler istenebileceği konusunda arayışta olanlara bir ışık tutacaktır inşaallah.
    Allah C.C hepinizden razı olsun,hakkınızı helal edin kardeşlerim..



    Bismillâhirrahmânirrahîm

    BELA VE MUSİBET

    *Ve sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da maldan, candan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele
    *Onlar ki; kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah c.c içiniz (O´na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O´na c.c döneceğiz (ulaşacağız).” Dediler
    *İşte onlar var ya, Rablerinden, mağfiretler ve rahmet onlaradır. İşte hidayete erenler de onlardır. (Bakara 155-156-157)

    “Mumine isabet edip de onun hoslanmadigi hersey musibettir.”(hadis)

    ALLAH c.c şöyle der;
    “Ey Ademoğlu ilk şok sırasında (belanın ilk geldiği anda) sabreder, buna Benim mükafat vereceğimi ümid edersen Ben cennet dışında bir sevaba razı olmayacağım.” (İ. Mace) Yani kulum bela geldiğinde sabredersen seni cennete koyacağım der ALLAH c.c

    “Yüce ALLAH c.c bir kulunu severse o kulun yalvarmasını işitmek için kendisini belaya uğratır.”(R.El Hadis)

    Fakat dinî olmayan musibetler, hakikat noktasında musibet değildirler. Bunların bir kısmı Allah’ın c.c bir ikazı ve uyarısıdır; bir kısmı günahlara kefarettir; hastalık gibi bir kısmı ise, Allah’ın c.c bir iltifatıdır, bir temizliktir.

    Nitekim bir rivayetlerde “Meyveleri olgunlaşmış bir ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşüyor; sıtmanın titremesinden günahlar öyle dökülüyor.” (Buharî) “Ateşin altın ve gümüşün paslarını giderdiği gibi bîr müslümanın hastalığı da onun günahlarını giderir " (İbn Mace) müjdeleri verilmiştir.

    “İnsanların en çok musibete uğrayanları evvela peygamberlerdir, sonra derecelerine göre (veliler ve salihler) gelir. Kişi dinine göre bela ve imtihanlara maruz kalır. Eğer dine bağlılığı varsa, belası daha da artar. Fakat dininde gevşek yaşıyorsa ona göre musibetlerle karşılaşır. Kişiye belalar gelir gelir de artık onun üzerinde hiçbir günah kalmaz.” (Tirmizi)

    "Bir kul kendisi için (cennette) hazırlanmış olan makama ameliyle erişemeyecekse, Allah c.c onun bedenine veya malına veya çoluk çocuğuna bir bela verir de bu belaya sabrı sebebiyle o makama eriştirilir." (Ahmed b. Hanbel )

    BELA VE MUSİBET NEDEN GELİR
    1- Bunlardan birisi işlediğimiz günahlar sebebiyledir.
    Size gelen musibet, işlediğiniz (günahlar) yüzündendir. (Şura, 30)
    Sana gelen kötülük, kendindendir, (günahların yüzündendir). (Nisa, 79)
    Bir millet, kendini bozmadıkça, Allah onların hallerini değiştirmez. (Rad, 11)
    2- Bela, hastalık ve musibetler, günahların kefareti (affolması) için gelir.
    Dünyada musibetlere maruz kalıp da güzelce sabreden kimse, ahirete günahsız gider veya günahları azalır.
    Her musibet, affedilecek bir günah için gelir. (Ebu Nuaym)
    Mümine gelen her sıkıntı, günahlarına kefaret olur. (Buhari)
    Müminin günahları affoluncaya kadar bela ve hastalık gelir. (Hakim)
    3- Cennette yüksek derecelere kavuşması için mümine musibet gelir.
    Bunun için Peygamberlere çok bela ve musibetler gelmiştir.
    En şiddetli bela, Peygamberlere, velilere ve benzerlerine gelir. (Tirmizi)
    Nimete kavuşması için insana musibet gelir. (Buhari)
    Musibet, kavuşulacak bir derece için gelir. (Ebu Nuaym)
    Allahü teâlânın hayrını murad ettiği kul, belaya maruz kalır. (Taberani)
    Kişi, hep sıhhat ve selamette olsa idi, bu ikisi onun helakı için kâfi gelirdi.
    Mümin, keler deliğine saklansa, ona, eza edecek biri musallat olur. (Beyheki)
    Dünya, (Cennetteki nimetlerin yanında) mümine zindandır. (Müslim)
    Allah’ı ve Resulünü seven, belaya (hazırlıklı olsun) zırh giysin! (Beyheki)

    Demek ki belanın en şiddetlisi, Allahü teâlânın çok sevdiği kimselere geliyor. Belalara sabır, sıddıkların derecesidir. Peygamber efendimiz (s.a.v) kendisine gelecek musibetlere karşı dayanma gücü vermesi için Allahü teâlâya dua ederdi.
    ”Allah c.c bir kulu hakkinda iyilik diledigi zaman o kula, isledigi gunahinin cezasini hemen verir.”
    “Belalar kula Cenab-ı Hakk’ ın kapısını çalmayı öğretirler.”

    Kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman derler ki:
    innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
    “Biz muhakkak ki Allah c.c içiniz (O´na c.c ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O´na c.c döneceğiz (ulaşacağız).”
    Sizden biriniz her seyde "inna lillahi ve inna ileyhi raciun" (biz Allah iciniz ve biz Ona donecegiz) desin. Hatta nalinin tasmasi kopsa da zira o da bir musibettir.(Hadis)

    “Bir muslumana bir musibet isabet eder de o da mahzun olur ve: inna lillahi ve inna ileyhi raciun derse Allah c.c meleklere soyle buyurur: ben onun yuregini sizlattim, o sabirla karsiladi ve sevap umdu, onun sevabini cennet kilin. Ve o kimse musibeti hatirlayip o sozu her defasinda tekrar ederse Allah da ona sevabini yeniler.”hadis.

    “Bir musibete uğrayan kimse daha sonra o musibeti hatırlayarak “innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn”derse o musibetin vakti çoktan geçmiş olsa bile ALLAH c.c bu sözü sebebiyle ona ilk günün sevbını aynen verir” (i.Mace)

    “ALLAH C.C. kime hayır dilerse ona musibet verir" Hadis´i Şerif / Buhari

    "Kullarımdan herhangi birine bedeninde malında veya evladında bir musibet tevcih ettiğim vakit bu musibeti Sabr-ı Cemil ile karşılarsa kıyamet günü onun için mizan kurmak ve defte açmaktan haya ederim" (Hakim)

    "Kimin iki kızını veya iki gözünü alırsam onun mükafatı ebedi cennetimde kalmak ve Benim Cemalime bakmaktır." Taberani

    “Nefsim elinde olan ALLAH ‘a c.c yemin olsunki düşük çocuk ahrette annesini göbek bağından tutup cennete çekecektir.Yeter ki annesi düşük sebebiyle sevap kazanacağına inanıp sabretsin.” (İMace)

    ALLAH´u Teâlâ Musa AS´a şöyle vahyetti "Bir kulumu sevdiğim vakit ona sadakatini görmek için dağların bile dayanamayacağı belalar veririm. Şayet sabrederse onu Kendime veli ve dost edinirim. Şayet acziyet gösterir feryad ederse onu perişan ederim" buyurmuştur.


  8. 12.Şubat.2010, 01:15
    4
    Üye
    Selamun Aleykum ve Rahmetullah
    Misafir idim ,şimdi kalmaya geldim gönlünüzde..
    Cevaplarınız beni doyurdu ve umutlandırdı.Uyarınız ve eleştiriniz için sağolun varolun Allah c.c hepinizden razı olsun.

    Bismillâhirrahmânirrahîm
    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    (Firavun 400 yıl yaşamıştı. Bir kere başı ağrımamış, ateşi olmamıştı. Bir kere başı ağrısaydı, herkesin kendine tapınmasını istemesi hatırına gelmezdi.) [K.Saadet]
    Buradan şunu çıkardım;Rabbimin vereceği musibeti, o'ndan geldiğini hatırlayıp dua ile muhattap olabilmek için isterim.Firavun gibi Rabbim musibetini bile esirgiyecekse varsın Rabbimle olayım da musibet benimle olsun.
    Beni yanlış anladınız.Gönül bu işte ..Rabbim muhakkak ki beni kalbimdekiyle anlıyacaktır.
    Aşağıda vereceğim konu benim gibi Rabbinden neler istenebileceği konusunda arayışta olanlara bir ışık tutacaktır inşaallah.
    Allah C.C hepinizden razı olsun,hakkınızı helal edin kardeşlerim..



    Bismillâhirrahmânirrahîm

    BELA VE MUSİBET

    *Ve sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da maldan, candan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele
    *Onlar ki; kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah c.c içiniz (O´na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O´na c.c döneceğiz (ulaşacağız).” Dediler
    *İşte onlar var ya, Rablerinden, mağfiretler ve rahmet onlaradır. İşte hidayete erenler de onlardır. (Bakara 155-156-157)

    “Mumine isabet edip de onun hoslanmadigi hersey musibettir.”(hadis)

    ALLAH c.c şöyle der;
    “Ey Ademoğlu ilk şok sırasında (belanın ilk geldiği anda) sabreder, buna Benim mükafat vereceğimi ümid edersen Ben cennet dışında bir sevaba razı olmayacağım.” (İ. Mace) Yani kulum bela geldiğinde sabredersen seni cennete koyacağım der ALLAH c.c

    “Yüce ALLAH c.c bir kulunu severse o kulun yalvarmasını işitmek için kendisini belaya uğratır.”(R.El Hadis)

    Fakat dinî olmayan musibetler, hakikat noktasında musibet değildirler. Bunların bir kısmı Allah’ın c.c bir ikazı ve uyarısıdır; bir kısmı günahlara kefarettir; hastalık gibi bir kısmı ise, Allah’ın c.c bir iltifatıdır, bir temizliktir.

    Nitekim bir rivayetlerde “Meyveleri olgunlaşmış bir ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşüyor; sıtmanın titremesinden günahlar öyle dökülüyor.” (Buharî) “Ateşin altın ve gümüşün paslarını giderdiği gibi bîr müslümanın hastalığı da onun günahlarını giderir " (İbn Mace) müjdeleri verilmiştir.

    “İnsanların en çok musibete uğrayanları evvela peygamberlerdir, sonra derecelerine göre (veliler ve salihler) gelir. Kişi dinine göre bela ve imtihanlara maruz kalır. Eğer dine bağlılığı varsa, belası daha da artar. Fakat dininde gevşek yaşıyorsa ona göre musibetlerle karşılaşır. Kişiye belalar gelir gelir de artık onun üzerinde hiçbir günah kalmaz.” (Tirmizi)

    "Bir kul kendisi için (cennette) hazırlanmış olan makama ameliyle erişemeyecekse, Allah c.c onun bedenine veya malına veya çoluk çocuğuna bir bela verir de bu belaya sabrı sebebiyle o makama eriştirilir." (Ahmed b. Hanbel )

    BELA VE MUSİBET NEDEN GELİR
    1- Bunlardan birisi işlediğimiz günahlar sebebiyledir.
    Size gelen musibet, işlediğiniz (günahlar) yüzündendir. (Şura, 30)
    Sana gelen kötülük, kendindendir, (günahların yüzündendir). (Nisa, 79)
    Bir millet, kendini bozmadıkça, Allah onların hallerini değiştirmez. (Rad, 11)
    2- Bela, hastalık ve musibetler, günahların kefareti (affolması) için gelir.
    Dünyada musibetlere maruz kalıp da güzelce sabreden kimse, ahirete günahsız gider veya günahları azalır.
    Her musibet, affedilecek bir günah için gelir. (Ebu Nuaym)
    Mümine gelen her sıkıntı, günahlarına kefaret olur. (Buhari)
    Müminin günahları affoluncaya kadar bela ve hastalık gelir. (Hakim)
    3- Cennette yüksek derecelere kavuşması için mümine musibet gelir.
    Bunun için Peygamberlere çok bela ve musibetler gelmiştir.
    En şiddetli bela, Peygamberlere, velilere ve benzerlerine gelir. (Tirmizi)
    Nimete kavuşması için insana musibet gelir. (Buhari)
    Musibet, kavuşulacak bir derece için gelir. (Ebu Nuaym)
    Allahü teâlânın hayrını murad ettiği kul, belaya maruz kalır. (Taberani)
    Kişi, hep sıhhat ve selamette olsa idi, bu ikisi onun helakı için kâfi gelirdi.
    Mümin, keler deliğine saklansa, ona, eza edecek biri musallat olur. (Beyheki)
    Dünya, (Cennetteki nimetlerin yanında) mümine zindandır. (Müslim)
    Allah’ı ve Resulünü seven, belaya (hazırlıklı olsun) zırh giysin! (Beyheki)

    Demek ki belanın en şiddetlisi, Allahü teâlânın çok sevdiği kimselere geliyor. Belalara sabır, sıddıkların derecesidir. Peygamber efendimiz (s.a.v) kendisine gelecek musibetlere karşı dayanma gücü vermesi için Allahü teâlâya dua ederdi.
    ”Allah c.c bir kulu hakkinda iyilik diledigi zaman o kula, isledigi gunahinin cezasini hemen verir.”
    “Belalar kula Cenab-ı Hakk’ ın kapısını çalmayı öğretirler.”

    Kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman derler ki:
    innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
    “Biz muhakkak ki Allah c.c içiniz (O´na c.c ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O´na c.c döneceğiz (ulaşacağız).”
    Sizden biriniz her seyde "inna lillahi ve inna ileyhi raciun" (biz Allah iciniz ve biz Ona donecegiz) desin. Hatta nalinin tasmasi kopsa da zira o da bir musibettir.(Hadis)

    “Bir muslumana bir musibet isabet eder de o da mahzun olur ve: inna lillahi ve inna ileyhi raciun derse Allah c.c meleklere soyle buyurur: ben onun yuregini sizlattim, o sabirla karsiladi ve sevap umdu, onun sevabini cennet kilin. Ve o kimse musibeti hatirlayip o sozu her defasinda tekrar ederse Allah da ona sevabini yeniler.”hadis.

    “Bir musibete uğrayan kimse daha sonra o musibeti hatırlayarak “innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn”derse o musibetin vakti çoktan geçmiş olsa bile ALLAH c.c bu sözü sebebiyle ona ilk günün sevbını aynen verir” (i.Mace)

    “ALLAH C.C. kime hayır dilerse ona musibet verir" Hadis´i Şerif / Buhari

    "Kullarımdan herhangi birine bedeninde malında veya evladında bir musibet tevcih ettiğim vakit bu musibeti Sabr-ı Cemil ile karşılarsa kıyamet günü onun için mizan kurmak ve defte açmaktan haya ederim" (Hakim)

    "Kimin iki kızını veya iki gözünü alırsam onun mükafatı ebedi cennetimde kalmak ve Benim Cemalime bakmaktır." Taberani

    “Nefsim elinde olan ALLAH ‘a c.c yemin olsunki düşük çocuk ahrette annesini göbek bağından tutup cennete çekecektir.Yeter ki annesi düşük sebebiyle sevap kazanacağına inanıp sabretsin.” (İMace)

    ALLAH´u Teâlâ Musa AS´a şöyle vahyetti "Bir kulumu sevdiğim vakit ona sadakatini görmek için dağların bile dayanamayacağı belalar veririm. Şayet sabrederse onu Kendime veli ve dost edinirim. Şayet acziyet gösterir feryad ederse onu perişan ederim" buyurmuştur.


  9. 12.Şubat.2010, 01:16
    5
    ASLANBAY
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Şubat.2010
    Üye No: 73252
    Mesaj Sayısı: 27
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: İzmir

    --->: Cennet ve Cehennem Hakkında Bir umut

    "ALLAH´u Teâlâ bir kuluna iyiliği murad edip onu safileştirmeyi dilediği vakit onun üzerine alabildiğine belayı yağdırır. O kimse ALLAH´a C.C. dua ettiği vakit Melekler "Bu bilinen bir sestir" ikinci defa dua edip "Ya Rab" dediği vakit ALLAH C.C. "Söyle kulum istediğini yapmaya hazırım; Ya istediğini veririm yahut senden şimdi iyiliği kaldırır Kıyamette daha iyisini veririm." Kıyamet günü olduğu vakit namaz kılan oruç tutan sadaka verip hacceden amel sahipleri gelir sevapları tartılıp bol bol mükafatları verilir. Sonra dünyada felaket ve musibetlerle mübtela olanlar gelir onlar için mizan kurulmaz defter açılmaz. Dünyada üzerlerine musibetler yağdırıldığı gibi bu defa üzerlerine bol mükafatlar yağdırılır. Hatta dünyada bir bela ile mübtela olmayanlar keşke bizimde vücutlarımız makaslarla biçilseydi de bugün bunların aldıkları sevabı alsaydık" derler. İşte bu ALLAH´u Teâlâ´nın "Sabredenlere ecirleri hesabsız ödenecektir" buyurduğunun anlamıdır." Hadis´i Şerif / İbn Ebi´d Dünya

    "ALLAH´u Teâlâ bir kuluna hayır murad ettiği vakit onun günahının cezasını acele ile dünyada kendisine çektirir." Hadis´i Şerif / Ahmed İbn´i Hanbel Taberani

    “Kul için ALLAH c.c katında öyle bir makam olur ki, yaptıkları ile ona erişemez.Ancak ALLAH c.c onu bu makama ulaştıracak bir musibetle kendisini belaya uğratarak eriştirir.” (R.El Hadis)

    "Kıyamet günü yeryüzünün en çok şükredeni ALLAH´ın C.C. huzuruna getirilir. ALLAH´u Teâlâ ona şükrünün mükafatını verir. Sonra ençok sabredeni getirilir ve ona "Şu şükredenin mükafatı gibi mükafata razımısın?" denir. Adam "Razıyım" der. ALLAH´u Teâlâ "Asla ona nimet verdim şükretti sana bela verdim sabrettin. Sana kat kat fazla mükafat veririm" " buyurur. Hadis´i Şerif

    “İbadet iki kısımdır birinci bölümü herkesin bildiği namaz, oruç gibi ibadetlerdir.İkincisi ise bela, musibet ve hastalıklara sabretmektir.(Bediüzzaman)

    “Kişinin faydasız şeylerle uğraşması ALLAH ‘ın c.c ondan yüz çevirmiş olmasının alametidir.”

    “Dişimizdeki ağrınin bizi diş doktoruna ve tedaviye zorlayıp sağlığımızın bozulmasını baştan engellemesi gibi bela ve musibetlerde ALLAH ‘a c.c olan ihtiyacımızı hatırlayıp O ‘na c.c yaklaşmanın yollarını aramamızı sağlar.”

    -Musa a.s dediki “Ya Rabbi Adem a.s sana nasıl şükretti” Buyurdu ki; “başına gelenin Ben den olduğunu bildi bu onun şükrü oldu.” (R.El Hadis)

    “Bir kısım bela ve musibetler ALLAH ‘tan c.c gelen bir uyarıdır.Nasılki çoban başkasının tarlasına giren koyunlarına taş atar ve onlar o taştan hissederler ki yaptıkları bir zarardan döndürmek için atılan otaş bir uyarıdır.Öyle de musibet gibi görünen çok olaylar vardır ki, gerçekte ALLAH ‘tan c.c gelen birere uyarıdır.” (Bediüzzaman)

    “Kötülük işlemeye devam ettiğin halde Allah ‘ın c.c bağışlarının kesilmesi seni korkutmalıdır.Çünkü bu senin için yavaş yavaş helake yaklaşmaktır.(Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız) Kalem 44.ayet” (İ.Ataullah iskenderi)

    Bazı insanlar uzun bir süre islamın yasakladığı birçok kötülüğü işlemeye devam ederler.bu arada da işleri hep yolunda gider.Hemen hiçbir zarar ve sıkıntıyla karşılaşmazlar.Ve bu durum öylelerinde çok ciddi sonuçları oacak bir değerlendirme hatasına yol açar.Derler ki;demek yaptıklarımız kötü değilmiş.veya din bütünüyle bir yalandan ibaretmiş.Çünkü bizim yaptıklarımız kaydediliyor olsaydı elbette bu güne kadar hesabı sorulurdu.Cezalandırılırıdk.Böyle bir değerlendirme işlenen bütün o kötülüklerden de çok daha fecidir.Aslında verilen bu uzun süre mühlet vermeden ibarettir
    ”İnkar edenler sanmasınlar ki, kendilerine süre vermemiz kendileri için hayırlıdır.Sadece günahlarını artırmaları için onlara mühlet veriyoruz.Ve onlra için alçaltıcı azap vardır.”(Ali İmran 178) ayetindeki gibi öyleleri akıllarını alıp geri dönmezlerse en tepesinden aşağı atılıp paramparça olacakları bir gökdelenin asansöründe teras katına doğru yükselmektedirler sadece

    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    (Firavun 400 yıl yaşamıştı. Bir kere başı ağrımamış, ateşi olmamıştı. Bir kere başı ağrısaydı, herkesin kendine tapınmasını istemesi hatırına gelmezdi.) [K.Saadet]
    “Sabret, zira sabırla güçlük kalkar. Sabır, ferahlığın anahtarıdır.” (Mesnevî, III: 1848)

    (Allah c.c sabredenleri sever.) [Al-i İmran 146]

    (Sabredenlere, mükafatlar hesapsız verilir.) [Zümer 10]

    (En üstün ibadet sıkıntıya sabretmektir.) [Tirmizi]

    (İbadetin başı sabırdır.) [Hakim]

    (İmanın yarısı sabır, diğer yarısı ise şükürdür.) [Beyheki]

    (Derdini açıklayan sabretmiş olmaz.) [İ.Maverdi]

    (Uğradığı belayı gizleyenin günahları affolur.) [Taberani]

    (Sıkıntılı iken on defa "Hasbiyallahü la ilahe illahü, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-
    azim" okuyanın Allahü teâlâ sıkıntısını giderir.) [Şir’a]

    (Malı gitmeyen, parası bitmeyen ve hasta olmayanda hayır yoktur. Çünkü Allahü teâlânın sevdiği kul, belaya maruz kalır.) [E.Davud]

    Peygamberimiz aleyhisselatü vesselam buyurdu ki;
    “Eğer Beni seviyosanız fakirliğe hazır olun.eğer ALLAH ‘ı c.c seviyosanız BELAYA hazır olun.”

    Demek ki, "zorlukla beraber bir kolaylık vardır".
    "Evet, zorlukla beraber bir kolaylık var".(İnşirah 5-6)

    alıntıdır.


  10. 12.Şubat.2010, 01:16
    5
    Üye
    "ALLAH´u Teâlâ bir kuluna iyiliği murad edip onu safileştirmeyi dilediği vakit onun üzerine alabildiğine belayı yağdırır. O kimse ALLAH´a C.C. dua ettiği vakit Melekler "Bu bilinen bir sestir" ikinci defa dua edip "Ya Rab" dediği vakit ALLAH C.C. "Söyle kulum istediğini yapmaya hazırım; Ya istediğini veririm yahut senden şimdi iyiliği kaldırır Kıyamette daha iyisini veririm." Kıyamet günü olduğu vakit namaz kılan oruç tutan sadaka verip hacceden amel sahipleri gelir sevapları tartılıp bol bol mükafatları verilir. Sonra dünyada felaket ve musibetlerle mübtela olanlar gelir onlar için mizan kurulmaz defter açılmaz. Dünyada üzerlerine musibetler yağdırıldığı gibi bu defa üzerlerine bol mükafatlar yağdırılır. Hatta dünyada bir bela ile mübtela olmayanlar keşke bizimde vücutlarımız makaslarla biçilseydi de bugün bunların aldıkları sevabı alsaydık" derler. İşte bu ALLAH´u Teâlâ´nın "Sabredenlere ecirleri hesabsız ödenecektir" buyurduğunun anlamıdır." Hadis´i Şerif / İbn Ebi´d Dünya

    "ALLAH´u Teâlâ bir kuluna hayır murad ettiği vakit onun günahının cezasını acele ile dünyada kendisine çektirir." Hadis´i Şerif / Ahmed İbn´i Hanbel Taberani

    “Kul için ALLAH c.c katında öyle bir makam olur ki, yaptıkları ile ona erişemez.Ancak ALLAH c.c onu bu makama ulaştıracak bir musibetle kendisini belaya uğratarak eriştirir.” (R.El Hadis)

    "Kıyamet günü yeryüzünün en çok şükredeni ALLAH´ın C.C. huzuruna getirilir. ALLAH´u Teâlâ ona şükrünün mükafatını verir. Sonra ençok sabredeni getirilir ve ona "Şu şükredenin mükafatı gibi mükafata razımısın?" denir. Adam "Razıyım" der. ALLAH´u Teâlâ "Asla ona nimet verdim şükretti sana bela verdim sabrettin. Sana kat kat fazla mükafat veririm" " buyurur. Hadis´i Şerif

    “İbadet iki kısımdır birinci bölümü herkesin bildiği namaz, oruç gibi ibadetlerdir.İkincisi ise bela, musibet ve hastalıklara sabretmektir.(Bediüzzaman)

    “Kişinin faydasız şeylerle uğraşması ALLAH ‘ın c.c ondan yüz çevirmiş olmasının alametidir.”

    “Dişimizdeki ağrınin bizi diş doktoruna ve tedaviye zorlayıp sağlığımızın bozulmasını baştan engellemesi gibi bela ve musibetlerde ALLAH ‘a c.c olan ihtiyacımızı hatırlayıp O ‘na c.c yaklaşmanın yollarını aramamızı sağlar.”

    -Musa a.s dediki “Ya Rabbi Adem a.s sana nasıl şükretti” Buyurdu ki; “başına gelenin Ben den olduğunu bildi bu onun şükrü oldu.” (R.El Hadis)

    “Bir kısım bela ve musibetler ALLAH ‘tan c.c gelen bir uyarıdır.Nasılki çoban başkasının tarlasına giren koyunlarına taş atar ve onlar o taştan hissederler ki yaptıkları bir zarardan döndürmek için atılan otaş bir uyarıdır.Öyle de musibet gibi görünen çok olaylar vardır ki, gerçekte ALLAH ‘tan c.c gelen birere uyarıdır.” (Bediüzzaman)

    “Kötülük işlemeye devam ettiğin halde Allah ‘ın c.c bağışlarının kesilmesi seni korkutmalıdır.Çünkü bu senin için yavaş yavaş helake yaklaşmaktır.(Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız) Kalem 44.ayet” (İ.Ataullah iskenderi)

    Bazı insanlar uzun bir süre islamın yasakladığı birçok kötülüğü işlemeye devam ederler.bu arada da işleri hep yolunda gider.Hemen hiçbir zarar ve sıkıntıyla karşılaşmazlar.Ve bu durum öylelerinde çok ciddi sonuçları oacak bir değerlendirme hatasına yol açar.Derler ki;demek yaptıklarımız kötü değilmiş.veya din bütünüyle bir yalandan ibaretmiş.Çünkü bizim yaptıklarımız kaydediliyor olsaydı elbette bu güne kadar hesabı sorulurdu.Cezalandırılırıdk.Böyle bir değerlendirme işlenen bütün o kötülüklerden de çok daha fecidir.Aslında verilen bu uzun süre mühlet vermeden ibarettir
    ”İnkar edenler sanmasınlar ki, kendilerine süre vermemiz kendileri için hayırlıdır.Sadece günahlarını artırmaları için onlara mühlet veriyoruz.Ve onlra için alçaltıcı azap vardır.”(Ali İmran 178) ayetindeki gibi öyleleri akıllarını alıp geri dönmezlerse en tepesinden aşağı atılıp paramparça olacakları bir gökdelenin asansöründe teras katına doğru yükselmektedirler sadece

    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    (Firavun 400 yıl yaşamıştı. Bir kere başı ağrımamış, ateşi olmamıştı. Bir kere başı ağrısaydı, herkesin kendine tapınmasını istemesi hatırına gelmezdi.) [K.Saadet]
    “Sabret, zira sabırla güçlük kalkar. Sabır, ferahlığın anahtarıdır.” (Mesnevî, III: 1848)

    (Allah c.c sabredenleri sever.) [Al-i İmran 146]

    (Sabredenlere, mükafatlar hesapsız verilir.) [Zümer 10]

    (En üstün ibadet sıkıntıya sabretmektir.) [Tirmizi]

    (İbadetin başı sabırdır.) [Hakim]

    (İmanın yarısı sabır, diğer yarısı ise şükürdür.) [Beyheki]

    (Derdini açıklayan sabretmiş olmaz.) [İ.Maverdi]

    (Uğradığı belayı gizleyenin günahları affolur.) [Taberani]

    (Sıkıntılı iken on defa "Hasbiyallahü la ilahe illahü, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-
    azim" okuyanın Allahü teâlâ sıkıntısını giderir.) [Şir’a]

    (Malı gitmeyen, parası bitmeyen ve hasta olmayanda hayır yoktur. Çünkü Allahü teâlânın sevdiği kul, belaya maruz kalır.) [E.Davud]

    Peygamberimiz aleyhisselatü vesselam buyurdu ki;
    “Eğer Beni seviyosanız fakirliğe hazır olun.eğer ALLAH ‘ı c.c seviyosanız BELAYA hazır olun.”

    Demek ki, "zorlukla beraber bir kolaylık vardır".
    "Evet, zorlukla beraber bir kolaylık var".(İnşirah 5-6)

    alıntıdır.





+ Yorum Gönder