Konusunu Oylayın.: İslam alimleri biografisi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İslam alimleri biografisi
  1. 02.Şubat.2010, 11:46
    1
    Misafir

    İslam alimleri biografisi






    İslam alimleri biografisi Mumsema islam alimlerini daha iyi taniyip anlayabilmek üzere bu zatlarin biografisinden yararlanmak arzu etmekteyim.yardimlariniz icin tesekkür ederim.


  2. 02.Şubat.2010, 11:46
    1
    ünsal dilek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ünsal dilek
    Misafir



    islam alimlerini daha iyi taniyip anlayabilmek üzere bu zatlarin biografisinden yararlanmak arzu etmekteyim.yardimlariniz icin tesekkür ederim.


    Benzer Konular

    - Ahlak hakkında İslam âlimleri nin sözleri

    - İslam alimleri ve buluşlarından hangilerini biliyorsunuz?

    - İslam Alimleri biyografisi

    - İslam Büyükleri İslam Alimleri Hakkında Genel Kültür Soruları ve Cevapları

    - Alevi İslam Alimleri

  3. 02.Ocak.2013, 01:46
    2
    ravza seyda
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Aralık.2012
    Üye No: 99271
    Mesaj Sayısı: 183
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: islam alimleri biografisi




    KÂDI IYÂD
    Mâlikî mezhebi fıkıh, tefsîr, hadîs âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Iyâd bin Mûsâ es-Sebtî olup, künyesi Ebü’l-Fadl’dır. Kâdı Iyâd diye meşhûr olmuştur. Evliyânın büyüklerindendir. 476 (m. 1083) senesi Şa’bân ayının 15. günü Endülüs’te Sebte şehrinde doğdu. 544 (m. 1150)’de Cemâzil-âhır ayının 7. günü Cum’a gecesi Merrâkûş’te vefât etti. Ramazân-ı şerîfte vefât ettiği de rivâyet edilmiştir. Şehrin içinde bulunan ve Bâb-ı ilân denilen yerde defn olundu. İlim öğrenmek için Endülüs’e gitti.

    Kurtuba’da ve diğer ilim merkezlerinde birçok âlimlerle görüşüp sohbet etti. Kendilerinden ilim öğrendi. Ebû Ali el-Gassânî’den icâzet (diploma) aldı. Fıkıh ilmini; Ebû Abdullah Muhammed bin Îsâ et-Temîmî’den öğrendi. İlim öğrenip hadîs-i şerîf rivâyet ettiği âlimlerin sayısı yüzden fazladır. Kendisinden de; Abdullah bin Muhammed el-Eşîrî, Ebû Ca’fer el-Gımatî, Ebû Muhammed el-Hucrî ve başka birçok zâtlar ilim öğrendiler.

    Kâdı Iyâd hazretleri, tefsîr, hadîs ve filandan başka; târih, neseb, nahiv, lügat ve diğer ilimlerde de derin âlim olup, aynı zamanda şâir idi. Çok kıymetli şiirleri vardır. Zamanında bulunan âlimlerin İmâmı, önderi idi. Aklı, zekâsı, fehmi (anlayışı), dikkati fevkalâde idi. Hadîs-i şerîfleri toplamakta ve onları kaydetmekte gayret ve ihtimâmı çok fazla idi. Her haliyle, âlimlerin makbûlü olan Kâdı Iyâd ( radıyallahü anh ), güvenilir bir zât idi. Haram ve şüphelilerden çok sakınır, hattâ şüpheli olmak korkusuyla mübahların çoğunu terkederdi. Dünyâya hiç ehemmiyet ve kıymet vermez, devamlı ibâdete meşgûl olurdu. Doğduğu şehir olan Septe’de ve Gırnata’da uzun zaman kadılık yaptı. Bunun için Kâdı denmekle meşhûr olmuştur. Dînî ve dünyevî bütün işlerinde çok sağlam, i’tikâdı kuvvetli, her türlü bid’atten uzak, ilmiyle amel eden, ilim öğreten, sevilen, sayılan bir âlimdi.

    Kâdı Iyâd hazretleri birçok eserler yazmıştır. En meşhûr eseri, “Şifâ-i şerîfdir






    KALKAŞENDÎ (Ahmed bin Ali)



    Fıkıh, târih ve edebiyat âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Ahmed bin Ali bin Ahmed bin Abdullah el-Fezâri olup, nisbeti Kalkaşendî’dir. Kalkaşend, İskenderiyye yolu üzerinde, Kâhire yakınındaki Kalyûbiyye nahiyesinin köylerinden biridir. Karkaşend de denilmektedir. Kalkaşendî’nin lakabı Şihâbüddîn, künyesi Ebü’l-Abbâs’tır. Şafiî mezhebi âlim ve kadılarındandır. 756 (m. 1355) senesinde Kalkaşend’de doğdu. 821 (m. 1418) senesi Cemâzil-âhır ayının onunda, Cumartesi günü Kâhire’de vefât etti.

    Meşhûr bir aileye mensûbdur. Kalkaşendî’nin babaları ve dedeleri âlim olduğu gibi, oğulları da büyük âlimlerden idiler. Kalkaşendî, küçüklüğünden i’tibâren ilim ile meşgûl olarak yetişti. İyi bir terbiye aldı. Önce Kur’ân-ı kerîmi öğrendi. Küçük yaşta İskenderiyye’ye gitti. Burada uzun zaman devrinin meşhûr âlimlerinden fıkıh ve diğer yüksek din bilgilerini öğrendi. Bunun yanında âlet ilimlerini de (sarf, nahiv, bedî’, beyân, iştikak v.s.) öğrendi. Yirmi küsur yaşında iken, büyük âlim İbn-i Mülakkın, Şafiî mezhebine göre fetvâ verip ders okutması ve kendisinden rivâyette bulunması için ona icâzet (diploma) verdi. Zamanının büyük âlimlerinden ve İbn-i Şeyha’dan hadîs-i şerîf öğrendi. Fıkıh ve edebiyat ile ilgili ilimlerde çok büyük âlim oldu. Meşhûr altı hadîs kitabını, İmâm-ı Şafiî ve İmâm-ı Ahmed bin Hanbel’in müsnedlerini talebelere okutmak için icâzet (diploma) aldı. Kâhire’de uzun müddet kadılık vazîfesinde bulundu. Bir taraftan da müderrislik yaparak çok talebe yetiştirdi. Hem müderrislik, hem de târihî araştırmalar yapardı. Bilhassa Arab kabileleri ve bunların yaşadıkları coğrafî bölgeler üzerinde araştırmalar yaptı. Geniş kültürlü olup, yazı yazma kabiliyeti çok fazla idi. Arabî dil bilgilerinde ve Arab edebiyatında çok bilgi sahibi idi. Mısır Memlûkleri’nin merkez inşâ dîvânında devâdar (sultânın genel sekreteri) olarak uzun zaman vazîfe yaptı.

    Eserlerinden ba’zıları şunlardır: 1-Subh-ül-E’şâ fî kavânîn-il-inşâ: Ba’zı kaynaklarda Sınâat-il-inşâ veya kitâbet-il-inşâ diye de geçmektedir. Bu kitap yedi (veya ondört) cilddir. Yazı san’atının inceliklerini ve usûllerini bildirmektedir. Eskiden devletler arası münâsebetlerdeki yazışmalar için, kâtiplere örnek olarak yazılmıştır. Kalkaşendî, bu eserinde devlet arşivlerinden de istifâde etmiştir. Bilhassa Ortaçağ’daki İslâm devletlerinin birbiriyle olan yazışmalarında kullanılmış birçok vesîkayı kitabında toplamıştır. Yazı san’atına âit ne varsa bu kitabına almış, pekçok şeyi de ilâve etmiştir.

    İnşâ san’atı ile uğraşanlara lâzım olan hâller, haberler, eserler ve diğer bilgileri ihtivâ etmektedir. Kitap yedi kısım olup, her kısım bir cilddir. Bir babında, yazı (hat) ilmine âit bilgileri anlatmaktadır. Bunların çoğunu Yâkût-i Musta’simî’den alarak bildirmektedir. Kitabın bir bölümünde; harflerin yazılış şekli, kalemin kullanılması, yazarken hangi taraftan başlanacağı, harflerin nasıl daha kolay yazılacağı bildirilmektedir. Yine bu kitabında; kavimlere âit bilgilerden, milletlerin âdetlerinden, dînî ve fennî ilimlerden, hayvanlardan, tabiat hâdiselerinden bahsedilmektedir. Bir bölümünde de; çeşitli İslâm devletlerinden,- gayr-i müslim millet ve devletlerden, buraların coğrafi durumlarından bahsedilmektedir. Sultanlar arasındaki mektûplaşmalardan misâller verilmektedir. 2-Nihâyet-ül-Ereb fî ma’rifeti kabâil-il-Arab (veya ensâb-il-Arab):

    Adından da anlaşılacağı gibi, Arab kabilelerinden ve bunların bulunduğu coğrafi yerlerden bahsetmektedir. 3-Kalâid-ül-Cümân, 4-El-Kevâkib-üd-Dürriyye fî menâkıb-il-bedriyye, 5-Dav-üs-subh-il-müsfîr, 6-Câmi’ul-Muhtasarât: Şafiî fıkhına dâir bir eserdir. 7-Hilyet-ül-Fadl ve zînet-ül-kerem fil-Mefâhereti beyn-es-Seyfi vel-Kalem, 8-Kasîdetün fî medh-in-Nebî: Peygamber efendimizi medh eden manzûm bir eserdir. 9-Künh-ül-Murâd fî şerhi Bânet Suat: Ka’b bin Züheyr’in yazmış olduğu “Bânet Suat” kasidesinin şerhidir. Kendisi, bu eser hakkında şöyle demektedir: “Ben, Bânet Suat kasidesine bir şerh yazdım. Ona “Künh-ül-Murâd fî şerhi Bânet Suat” ismini verdim. Allahü teâlâ bana, o kasidede daha önce vâkıf olmadığım ma’nâları yazmamı nasîb eyledi.”


  4. 02.Ocak.2013, 01:46
    2
    ravza seyda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    KÂDI IYÂD
    Mâlikî mezhebi fıkıh, tefsîr, hadîs âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Iyâd bin Mûsâ es-Sebtî olup, künyesi Ebü’l-Fadl’dır. Kâdı Iyâd diye meşhûr olmuştur. Evliyânın büyüklerindendir. 476 (m. 1083) senesi Şa’bân ayının 15. günü Endülüs’te Sebte şehrinde doğdu. 544 (m. 1150)’de Cemâzil-âhır ayının 7. günü Cum’a gecesi Merrâkûş’te vefât etti. Ramazân-ı şerîfte vefât ettiği de rivâyet edilmiştir. Şehrin içinde bulunan ve Bâb-ı ilân denilen yerde defn olundu. İlim öğrenmek için Endülüs’e gitti.

    Kurtuba’da ve diğer ilim merkezlerinde birçok âlimlerle görüşüp sohbet etti. Kendilerinden ilim öğrendi. Ebû Ali el-Gassânî’den icâzet (diploma) aldı. Fıkıh ilmini; Ebû Abdullah Muhammed bin Îsâ et-Temîmî’den öğrendi. İlim öğrenip hadîs-i şerîf rivâyet ettiği âlimlerin sayısı yüzden fazladır. Kendisinden de; Abdullah bin Muhammed el-Eşîrî, Ebû Ca’fer el-Gımatî, Ebû Muhammed el-Hucrî ve başka birçok zâtlar ilim öğrendiler.

    Kâdı Iyâd hazretleri, tefsîr, hadîs ve filandan başka; târih, neseb, nahiv, lügat ve diğer ilimlerde de derin âlim olup, aynı zamanda şâir idi. Çok kıymetli şiirleri vardır. Zamanında bulunan âlimlerin İmâmı, önderi idi. Aklı, zekâsı, fehmi (anlayışı), dikkati fevkalâde idi. Hadîs-i şerîfleri toplamakta ve onları kaydetmekte gayret ve ihtimâmı çok fazla idi. Her haliyle, âlimlerin makbûlü olan Kâdı Iyâd ( radıyallahü anh ), güvenilir bir zât idi. Haram ve şüphelilerden çok sakınır, hattâ şüpheli olmak korkusuyla mübahların çoğunu terkederdi. Dünyâya hiç ehemmiyet ve kıymet vermez, devamlı ibâdete meşgûl olurdu. Doğduğu şehir olan Septe’de ve Gırnata’da uzun zaman kadılık yaptı. Bunun için Kâdı denmekle meşhûr olmuştur. Dînî ve dünyevî bütün işlerinde çok sağlam, i’tikâdı kuvvetli, her türlü bid’atten uzak, ilmiyle amel eden, ilim öğreten, sevilen, sayılan bir âlimdi.

    Kâdı Iyâd hazretleri birçok eserler yazmıştır. En meşhûr eseri, “Şifâ-i şerîfdir






    KALKAŞENDÎ (Ahmed bin Ali)



    Fıkıh, târih ve edebiyat âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Ahmed bin Ali bin Ahmed bin Abdullah el-Fezâri olup, nisbeti Kalkaşendî’dir. Kalkaşend, İskenderiyye yolu üzerinde, Kâhire yakınındaki Kalyûbiyye nahiyesinin köylerinden biridir. Karkaşend de denilmektedir. Kalkaşendî’nin lakabı Şihâbüddîn, künyesi Ebü’l-Abbâs’tır. Şafiî mezhebi âlim ve kadılarındandır. 756 (m. 1355) senesinde Kalkaşend’de doğdu. 821 (m. 1418) senesi Cemâzil-âhır ayının onunda, Cumartesi günü Kâhire’de vefât etti.

    Meşhûr bir aileye mensûbdur. Kalkaşendî’nin babaları ve dedeleri âlim olduğu gibi, oğulları da büyük âlimlerden idiler. Kalkaşendî, küçüklüğünden i’tibâren ilim ile meşgûl olarak yetişti. İyi bir terbiye aldı. Önce Kur’ân-ı kerîmi öğrendi. Küçük yaşta İskenderiyye’ye gitti. Burada uzun zaman devrinin meşhûr âlimlerinden fıkıh ve diğer yüksek din bilgilerini öğrendi. Bunun yanında âlet ilimlerini de (sarf, nahiv, bedî’, beyân, iştikak v.s.) öğrendi. Yirmi küsur yaşında iken, büyük âlim İbn-i Mülakkın, Şafiî mezhebine göre fetvâ verip ders okutması ve kendisinden rivâyette bulunması için ona icâzet (diploma) verdi. Zamanının büyük âlimlerinden ve İbn-i Şeyha’dan hadîs-i şerîf öğrendi. Fıkıh ve edebiyat ile ilgili ilimlerde çok büyük âlim oldu. Meşhûr altı hadîs kitabını, İmâm-ı Şafiî ve İmâm-ı Ahmed bin Hanbel’in müsnedlerini talebelere okutmak için icâzet (diploma) aldı. Kâhire’de uzun müddet kadılık vazîfesinde bulundu. Bir taraftan da müderrislik yaparak çok talebe yetiştirdi. Hem müderrislik, hem de târihî araştırmalar yapardı. Bilhassa Arab kabileleri ve bunların yaşadıkları coğrafî bölgeler üzerinde araştırmalar yaptı. Geniş kültürlü olup, yazı yazma kabiliyeti çok fazla idi. Arabî dil bilgilerinde ve Arab edebiyatında çok bilgi sahibi idi. Mısır Memlûkleri’nin merkez inşâ dîvânında devâdar (sultânın genel sekreteri) olarak uzun zaman vazîfe yaptı.

    Eserlerinden ba’zıları şunlardır: 1-Subh-ül-E’şâ fî kavânîn-il-inşâ: Ba’zı kaynaklarda Sınâat-il-inşâ veya kitâbet-il-inşâ diye de geçmektedir. Bu kitap yedi (veya ondört) cilddir. Yazı san’atının inceliklerini ve usûllerini bildirmektedir. Eskiden devletler arası münâsebetlerdeki yazışmalar için, kâtiplere örnek olarak yazılmıştır. Kalkaşendî, bu eserinde devlet arşivlerinden de istifâde etmiştir. Bilhassa Ortaçağ’daki İslâm devletlerinin birbiriyle olan yazışmalarında kullanılmış birçok vesîkayı kitabında toplamıştır. Yazı san’atına âit ne varsa bu kitabına almış, pekçok şeyi de ilâve etmiştir.

    İnşâ san’atı ile uğraşanlara lâzım olan hâller, haberler, eserler ve diğer bilgileri ihtivâ etmektedir. Kitap yedi kısım olup, her kısım bir cilddir. Bir babında, yazı (hat) ilmine âit bilgileri anlatmaktadır. Bunların çoğunu Yâkût-i Musta’simî’den alarak bildirmektedir. Kitabın bir bölümünde; harflerin yazılış şekli, kalemin kullanılması, yazarken hangi taraftan başlanacağı, harflerin nasıl daha kolay yazılacağı bildirilmektedir. Yine bu kitabında; kavimlere âit bilgilerden, milletlerin âdetlerinden, dînî ve fennî ilimlerden, hayvanlardan, tabiat hâdiselerinden bahsedilmektedir. Bir bölümünde de; çeşitli İslâm devletlerinden,- gayr-i müslim millet ve devletlerden, buraların coğrafi durumlarından bahsedilmektedir. Sultanlar arasındaki mektûplaşmalardan misâller verilmektedir. 2-Nihâyet-ül-Ereb fî ma’rifeti kabâil-il-Arab (veya ensâb-il-Arab):

    Adından da anlaşılacağı gibi, Arab kabilelerinden ve bunların bulunduğu coğrafi yerlerden bahsetmektedir. 3-Kalâid-ül-Cümân, 4-El-Kevâkib-üd-Dürriyye fî menâkıb-il-bedriyye, 5-Dav-üs-subh-il-müsfîr, 6-Câmi’ul-Muhtasarât: Şafiî fıkhına dâir bir eserdir. 7-Hilyet-ül-Fadl ve zînet-ül-kerem fil-Mefâhereti beyn-es-Seyfi vel-Kalem, 8-Kasîdetün fî medh-in-Nebî: Peygamber efendimizi medh eden manzûm bir eserdir. 9-Künh-ül-Murâd fî şerhi Bânet Suat: Ka’b bin Züheyr’in yazmış olduğu “Bânet Suat” kasidesinin şerhidir. Kendisi, bu eser hakkında şöyle demektedir: “Ben, Bânet Suat kasidesine bir şerh yazdım. Ona “Künh-ül-Murâd fî şerhi Bânet Suat” ismini verdim. Allahü teâlâ bana, o kasidede daha önce vâkıf olmadığım ma’nâları yazmamı nasîb eyledi.”





+ Yorum Gönder