Konusunu Oylayın.: Telhıs (Belagat İlmi)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Telhıs (Belagat İlmi)
  1. 02.Şubat.2010, 00:06
    1
    Misafir

    Telhıs (Belagat İlmi)






    Telhıs (Belagat İlmi) Mumsema Telhıs(Belagat İlmi)


  2. 02.Şubat.2010, 00:06
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 02.Şubat.2010, 05:02
    2
    abd-rahman
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Eylül.2009
    Üye No: 55077
    Mesaj Sayısı: 98
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 31

    --->: Telhıs (Belagat İlmi)




    Telhis Osmanlı Devletinde sadrazamların bir konu hakkında padişaha bilgi vermek ve nasıl davranacağı hususunda ondan emir almak için yazdığı kısa yazı. Arapça bir kelime olan telhis uzun yazıyı kısaltmak, özetlemek manasına gelir. Sadrazamlar başkalarına ait yazıları veya padişaha arz edilecek hususları hülasa olarak bildirdikleri için bu tabir kullanılmıştır. Sadrazam telhis olarak yazdığı takririnde hadiseyi bildirir, kendi düşüncelerini arz eder ve padişahın bu hususa dair fikrini sorardı. Eğer arz edilen husus mühim olup, Sadrazam divanında görüşülmüşse müzakere neticesi telhiste bildirilirdi.

    Telhisleri Paşakapısı'ndaki Telhisi adı verilen memur saraya götürüp, Kapı ağasına teslim ederdi. Onlar da padişaha takdim ederlerdi. Padişah, kağıdın üst tarafına “mucibince amel eyleyesin, olur, olmaz vs.” gibi cevap verir ve bazan da “manzurum olmuştur” diyerek okuduğunu beyan ederdi. Padişahla saray arasında bu muharrerat (yazılı kağıtlar)ın gidip gelmesi Telhisçi vesaire gibi memurlar uzantısıyla olurdu. Sadrazamların takdim ettikleri muharreratı Telhisi denilen sadrazam telhisçisi saraya götürüp kapı ağası vasıtasıyla takdim ederdi.

    On dokuzuncu yüzyılda telhis mabeyn başkatibine hitaben yazılmaya başladı. Bu defa padişahın verdiği cevabı, mabeyn başkatibi kağıdın alt tarafına yazardı. Serdar-ı ekremler tarafından cepheden gönderilen telhisler mühürlü olarak padişaha arz edilmek üzere Rikab-ı hümayun kaymakamına gönderilirdi. Alınan cevap mühürlü olarak serdar-ı ekreme yollanırdı.


  4. 02.Şubat.2010, 05:02
    2
    Devamlı Üye



    Telhis Osmanlı Devletinde sadrazamların bir konu hakkında padişaha bilgi vermek ve nasıl davranacağı hususunda ondan emir almak için yazdığı kısa yazı. Arapça bir kelime olan telhis uzun yazıyı kısaltmak, özetlemek manasına gelir. Sadrazamlar başkalarına ait yazıları veya padişaha arz edilecek hususları hülasa olarak bildirdikleri için bu tabir kullanılmıştır. Sadrazam telhis olarak yazdığı takririnde hadiseyi bildirir, kendi düşüncelerini arz eder ve padişahın bu hususa dair fikrini sorardı. Eğer arz edilen husus mühim olup, Sadrazam divanında görüşülmüşse müzakere neticesi telhiste bildirilirdi.

    Telhisleri Paşakapısı'ndaki Telhisi adı verilen memur saraya götürüp, Kapı ağasına teslim ederdi. Onlar da padişaha takdim ederlerdi. Padişah, kağıdın üst tarafına “mucibince amel eyleyesin, olur, olmaz vs.” gibi cevap verir ve bazan da “manzurum olmuştur” diyerek okuduğunu beyan ederdi. Padişahla saray arasında bu muharrerat (yazılı kağıtlar)ın gidip gelmesi Telhisçi vesaire gibi memurlar uzantısıyla olurdu. Sadrazamların takdim ettikleri muharreratı Telhisi denilen sadrazam telhisçisi saraya götürüp kapı ağası vasıtasıyla takdim ederdi.

    On dokuzuncu yüzyılda telhis mabeyn başkatibine hitaben yazılmaya başladı. Bu defa padişahın verdiği cevabı, mabeyn başkatibi kağıdın alt tarafına yazardı. Serdar-ı ekremler tarafından cepheden gönderilen telhisler mühürlü olarak padişaha arz edilmek üzere Rikab-ı hümayun kaymakamına gönderilirdi. Alınan cevap mühürlü olarak serdar-ı ekreme yollanırdı.





+ Yorum Gönder