Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz Hz.Muhammedin(SAV) okuma yazmasi hk.

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamberimiz Hz.Muhammedin(SAV) okuma yazmasi hk.
  1. 30.Ocak.2010, 13:41
    1
    Misafir

    Peygamberimiz Hz.Muhammedin(SAV) okuma yazmasi hk.






    Peygamberimiz Hz.Muhammedin(SAV) okuma yazmasi hk. Mumsema Bir kac gun once Turk degil ama derin derecede musluman olan, kendi deyimiyle kendisini islamiyete adamis birisinden, Peygamberimiz (sav) in okuma yazama bilmedigini duydum ve sok oldum. Internetten arastiriyorum simdi bazilari bilirdi bazilarida bilmezdi diyorlar. Aklim karisti tum okuklarimdan sonra.Sizin sayfanizi buldum ve yazinizi okudum herseyi cok anlasilir bi dilde aciklaminissiniz. Peygamberimize (sav) gelen ilk emirin oku oldugunu bildigim ve inandigim icin okuma bilmezdi diyenlere inanmak cok zor geliyor ve inanamiyorum. Bu konu hakkinda bi aciklama yaparsaniz cok sevinirim. Benim icin bu konuya son noktayi siz koyarsiniz belki.Yani okumasi yazmasi varmiydi yokmuydu.Tesekkurler....


  2. 30.Ocak.2010, 13:41
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Bir kac gun once Turk degil ama derin derecede musluman olan, kendi deyimiyle kendisini islamiyete adamis birisinden, Peygamberimiz (sav) in okuma yazama bilmedigini duydum ve sok oldum. Internetten arastiriyorum simdi bazilari bilirdi bazilarida bilmezdi diyorlar. Aklim karisti tum okuklarimdan sonra.Sizin sayfanizi buldum ve yazinizi okudum herseyi cok anlasilir bi dilde aciklaminissiniz. Peygamberimize (sav) gelen ilk emirin oku oldugunu bildigim ve inandigim icin okuma bilmezdi diyenlere inanmak cok zor geliyor ve inanamiyorum. Bu konu hakkinda bi aciklama yaparsaniz cok sevinirim. Benim icin bu konuya son noktayi siz koyarsiniz belki.Yani okumasi yazmasi varmiydi yokmuydu.Tesekkurler....


    Benzer Konular

    - Peygamberimiz Hz Muhammedin kısa öz geçmişi

    - Peygamberimiz neden okuma yazma bilmiyordu?

    - Peygamberimiz' Hz. Muhammedin Sağliğa Verdiği Önem

    - Kısaca Peygamberimiz Hz.Muhammedin hayatı

    - Peygamberimiz Hz. Muhammedin vakarı ve sukutu?

  3. 30.Aralık.2012, 00:16
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Peygamberimiz Hz.Muhammedin(SAV) okuma yazmasi hk.




    Peygamberimiz ümmi miydi?
    Ümmi Peygamber ne demektir?
    Okuma yazma bilmiyorsa nasıl okuyordu?


    Peygamberimizin “ümmi” oluşunun pek çok hikmeti vardır. Bunlardan birisi şudur: Şayet Peygamberimiz yazı yazıp okuyabilseydi, Kureyşliler, “O, bu kadar bilgiyi eski kitapları okudu da, oradan öğrendi, Kur’an’ı da eski bilgilerine dayanarak yazdı” diyeceklerdi. Bu konuyu yukarıda meali verilen şu ayet şöyle dile getirir: “Sen Kur’an’dan önce hiçbir kitabı okur değildin, elinle de onu yazmadın. Böyle olsaydı müşrikler elbette şüphelenirdi.” (Ankebut Suresi, 48.)

    Fakat Peygamberimiz öyle bir yazı yazmıştır ki, “Mevlana Câmî’nin dediği gibi, hiç yazı yazmayan o ümmi Zat parmak kalemiyle sema sayfasında bir elif yazmış, bir kırkı, iki elli yapmış.” Bilindiği gibi, Ay’ın dolunay şeklindeki duruşu Kur’an harflerinden “mim”in yuvarlak kısmına, ikiye ayrılınca da her parçası noktasız “nun”a benzemiştir. Ebced hesabında “mim” kırk, “nun” ise elli olarak hesap edilir. Mevlana Câmî güzel bir şekilde bu gerçeği böylece dile getirmiştir.

    “Ümmî peygamber” tabirini nasıl anlamalıyız?

    Ümmi kelimesi özetle: “Dünyevî bir tahsil görmemiş olan” demektir.

    Ümmeti, bu ümmiyetteki inceliği çok iyi kavramış olmalı ki, bilhassa teravihlerde salâvat getirirlerken, o Resul-i kibriyayı (a.s.m.) bu vasıfla yad ederler: Nebiyy-i ümmî

    O nebiyy-i ümmî (a.s.m.) kötülük namına bir şey bilmezdi. Dünyanın bütün ihtiraslarından, hilelerinden, tuzaklarından beriydi. Allah, onu lekesiz, tozsuz, parlak bir ayna olarak hazırlamış, terbiye etmişti. İşte “ümmiyet” denilen bu sâfiyet aynasında vahiy tezahür etti. “Sanki o zat, vahy-i ilâhînin makesi olan masum ruhuyla zaman ve mekânı tayyederek, o zamanın en derin derelerine girmiş ve gördüğü gibi söylemiştir.” (İşârat-ül icaz)

    Âlemlerin rabbi, o şanlı peygamberini kimseye talebe etmedi. İlâhî takdiriyle buna engel oldu. Bu okuma tehir edildi; t⠓oku” emri gelinceye kadar. Bu emri alan o nebiyy-i ümmî (asm.), insanlık âlemine Kuranı tâlim etti; kâinat kitabını rabbinin ismiyle okudu. Ondaki hikmetleri, ince mânâları, gayeleri anlattı. İnsanın mahiyetini, hakikatini, vazifesini öğretti.

    O, rabbinin lütfuyla âhireti, arşı, levh-i mahfuzu okurken, müşrikler kendi yaptıkları putlara tapmakla meşgûldüler. Ne kâinatı okuyabiliyorlardı, ne kendilerini, ne de yaptıkları putları. Okuyabilselerdi, kendilerini o taşlara isnat etmezlerdi. Onların okur yazarları en inatçıları, en cahilleriydi.

    İslâmın “oku” emrini iyi anlamaz ve doğru değerlendirmezsek, okula gitmeyen bütün müminleri İslâmın bu kati emrine âsi ilân etmemiz gerekir. Bu ise mümkün değil... Kâinatı ve Kuranı, Allahın ismiyle, en mükemmel şekilde okuyan o nebiyy-i ümmînin, kendi heva ve hevesiyle konuşmadığını, Kuran bize haber veriyor, yâni Allah taahhüt ediyor. Her sözü, ilâhî iradeye bağlı olan o şanlı nebi, artık kimden ne okuyacaktı?

    Peygamber efendimiz ümmi idi yani okuma yazmayi bilmiyordu. Nur dağında Cebrail (as) "oku" demesini nasıl anlayacağız?

    Nerede ve ne zaman kitap okuma, ilim vs. üzerine konuşuluyorsa, muhakkak şu da söylenir: “Yüce dinimiz de okumaya büyük önem vermiştir. Nitekim, Kuranın ilk emri oku! olmuştur.”

    Doğrudur. Kuranın ilk emri okumaktır. Ne var ki, bu ilk Kuranî kelimenin devamını okumayı, hemen her zaman ihmal ediyoruz.

    Ümmi (okuma yazma bilmeyen) peygambere (asm.) ve Onun elçiliğiyle hepimize gelen “oku!” emrinden kasıt nedir? Okuma - yazma bilmek midir? Mesela Hz. Peygamber bu emre muhatap olur olmaz okuma - yazma öğrenmeye mi başlamıştır? Değilse, “oku!” emrinden aldığı ders nedir? Hem bu emir, “Ne okuduğun, nasıl okuduğun önemli değil, yeter ki oku.” anlamına mı gelir?

    Bütün bu soruların cevabını bulmak için “ikra” ile başlayan bu ayetin devamını okumak gerekiyor.

    “İkra’ bismi rabbikellezi hâlak.” Yani, “Yaratan rabbinin adıyla oku.”

    Kuranın kastı rasgele bir “okuma” değildir. Muhakkak yazılı bir kitabı okumak da değildir. İster bir kitabı okusun, ister her cümlesi ve her bir harfi sonsuz hikmetler ve manalar yüklü olan şu kâinat kitabını okusun “yaratan rabbinin adıyla” okumaktır.

    Bu emrin ilk kez kendisine verildiği Hz. Peygamber (asm.) ayeti tam da bu manada okumuş; o andan sonra her anı ve her şeyi “rabbinin adıyla” okuma gayretiyle yoğrulmuştu. Öyle ki, Alman şair Rilkenin deyimiyle, “meleklerin bile hayran kaldığı” bir okumaydı bu. O, ümmi bir peygamberdi, okuma yazma bilmiyordu. Ama kâinat kitabını, fıtrat kitabını ve Kuranı en güzel o okumuştu.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 30.Aralık.2012, 00:16
    2
    Moderatör



    Peygamberimiz ümmi miydi?
    Ümmi Peygamber ne demektir?
    Okuma yazma bilmiyorsa nasıl okuyordu?


    Peygamberimizin “ümmi” oluşunun pek çok hikmeti vardır. Bunlardan birisi şudur: Şayet Peygamberimiz yazı yazıp okuyabilseydi, Kureyşliler, “O, bu kadar bilgiyi eski kitapları okudu da, oradan öğrendi, Kur’an’ı da eski bilgilerine dayanarak yazdı” diyeceklerdi. Bu konuyu yukarıda meali verilen şu ayet şöyle dile getirir: “Sen Kur’an’dan önce hiçbir kitabı okur değildin, elinle de onu yazmadın. Böyle olsaydı müşrikler elbette şüphelenirdi.” (Ankebut Suresi, 48.)

    Fakat Peygamberimiz öyle bir yazı yazmıştır ki, “Mevlana Câmî’nin dediği gibi, hiç yazı yazmayan o ümmi Zat parmak kalemiyle sema sayfasında bir elif yazmış, bir kırkı, iki elli yapmış.” Bilindiği gibi, Ay’ın dolunay şeklindeki duruşu Kur’an harflerinden “mim”in yuvarlak kısmına, ikiye ayrılınca da her parçası noktasız “nun”a benzemiştir. Ebced hesabında “mim” kırk, “nun” ise elli olarak hesap edilir. Mevlana Câmî güzel bir şekilde bu gerçeği böylece dile getirmiştir.

    “Ümmî peygamber” tabirini nasıl anlamalıyız?

    Ümmi kelimesi özetle: “Dünyevî bir tahsil görmemiş olan” demektir.

    Ümmeti, bu ümmiyetteki inceliği çok iyi kavramış olmalı ki, bilhassa teravihlerde salâvat getirirlerken, o Resul-i kibriyayı (a.s.m.) bu vasıfla yad ederler: Nebiyy-i ümmî

    O nebiyy-i ümmî (a.s.m.) kötülük namına bir şey bilmezdi. Dünyanın bütün ihtiraslarından, hilelerinden, tuzaklarından beriydi. Allah, onu lekesiz, tozsuz, parlak bir ayna olarak hazırlamış, terbiye etmişti. İşte “ümmiyet” denilen bu sâfiyet aynasında vahiy tezahür etti. “Sanki o zat, vahy-i ilâhînin makesi olan masum ruhuyla zaman ve mekânı tayyederek, o zamanın en derin derelerine girmiş ve gördüğü gibi söylemiştir.” (İşârat-ül icaz)

    Âlemlerin rabbi, o şanlı peygamberini kimseye talebe etmedi. İlâhî takdiriyle buna engel oldu. Bu okuma tehir edildi; t⠓oku” emri gelinceye kadar. Bu emri alan o nebiyy-i ümmî (asm.), insanlık âlemine Kuranı tâlim etti; kâinat kitabını rabbinin ismiyle okudu. Ondaki hikmetleri, ince mânâları, gayeleri anlattı. İnsanın mahiyetini, hakikatini, vazifesini öğretti.

    O, rabbinin lütfuyla âhireti, arşı, levh-i mahfuzu okurken, müşrikler kendi yaptıkları putlara tapmakla meşgûldüler. Ne kâinatı okuyabiliyorlardı, ne kendilerini, ne de yaptıkları putları. Okuyabilselerdi, kendilerini o taşlara isnat etmezlerdi. Onların okur yazarları en inatçıları, en cahilleriydi.

    İslâmın “oku” emrini iyi anlamaz ve doğru değerlendirmezsek, okula gitmeyen bütün müminleri İslâmın bu kati emrine âsi ilân etmemiz gerekir. Bu ise mümkün değil... Kâinatı ve Kuranı, Allahın ismiyle, en mükemmel şekilde okuyan o nebiyy-i ümmînin, kendi heva ve hevesiyle konuşmadığını, Kuran bize haber veriyor, yâni Allah taahhüt ediyor. Her sözü, ilâhî iradeye bağlı olan o şanlı nebi, artık kimden ne okuyacaktı?

    Peygamber efendimiz ümmi idi yani okuma yazmayi bilmiyordu. Nur dağında Cebrail (as) "oku" demesini nasıl anlayacağız?

    Nerede ve ne zaman kitap okuma, ilim vs. üzerine konuşuluyorsa, muhakkak şu da söylenir: “Yüce dinimiz de okumaya büyük önem vermiştir. Nitekim, Kuranın ilk emri oku! olmuştur.”

    Doğrudur. Kuranın ilk emri okumaktır. Ne var ki, bu ilk Kuranî kelimenin devamını okumayı, hemen her zaman ihmal ediyoruz.

    Ümmi (okuma yazma bilmeyen) peygambere (asm.) ve Onun elçiliğiyle hepimize gelen “oku!” emrinden kasıt nedir? Okuma - yazma bilmek midir? Mesela Hz. Peygamber bu emre muhatap olur olmaz okuma - yazma öğrenmeye mi başlamıştır? Değilse, “oku!” emrinden aldığı ders nedir? Hem bu emir, “Ne okuduğun, nasıl okuduğun önemli değil, yeter ki oku.” anlamına mı gelir?

    Bütün bu soruların cevabını bulmak için “ikra” ile başlayan bu ayetin devamını okumak gerekiyor.

    “İkra’ bismi rabbikellezi hâlak.” Yani, “Yaratan rabbinin adıyla oku.”

    Kuranın kastı rasgele bir “okuma” değildir. Muhakkak yazılı bir kitabı okumak da değildir. İster bir kitabı okusun, ister her cümlesi ve her bir harfi sonsuz hikmetler ve manalar yüklü olan şu kâinat kitabını okusun “yaratan rabbinin adıyla” okumaktır.

    Bu emrin ilk kez kendisine verildiği Hz. Peygamber (asm.) ayeti tam da bu manada okumuş; o andan sonra her anı ve her şeyi “rabbinin adıyla” okuma gayretiyle yoğrulmuştu. Öyle ki, Alman şair Rilkenin deyimiyle, “meleklerin bile hayran kaldığı” bir okumaydı bu. O, ümmi bir peygamberdi, okuma yazma bilmiyordu. Ama kâinat kitabını, fıtrat kitabını ve Kuranı en güzel o okumuştu.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder