Konusunu Oylayın.: Esmai Husna (Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisinden)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Esmai Husna (Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisinden)
  1. 23.Ocak.2010, 00:41
    1
    Misafir

    Esmai Husna (Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisinden)






    Esmai Husna (Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisinden) Mumsema esmai Husna (Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisinden)


  2. 23.Ocak.2010, 01:09
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Esmai Husna (Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisinden)




    ESMA-İ HÜSNÂ


    Allah'ın isimleri için kullanılan bir tabir.
    İsmin çoğulu olan esma ile "güzel, en güzel" anlamındaki hüsnâ kelimelerinden oluşan esmâ-i hüsnâ (el-esmâü'l-hüsnâ) terkibi naslarda Allah'a nisbet edilen isimleri ifade eder. Sadece Kur'an'da ge­çen ilâhî isimler 100'den fazladır: muh­telif hadislerde Allah'a nisbet edilen baş­ka isimler de mevcuttur. Esmâ-i hüsnâ terkibinin, geniş anlamıyla bunların hep­sini kapsamakla birlikte terim olarak daha çok doksan dokuz ismi içerdiği ka­bul edilir.
    Esmâ-İ hüsnâ terkibinde yer alan hüs­nâ kelimesi "güzel" mânasında sıfat veya "en güzel" anlamında ism-i tafdîl sayıl­mıştır[88]. Her iki halde de buradaki güzellik bir gerçeği vurgulamakta olup Allah'ın güzel olma­yan bir isminden söz edilemeyeceği için mefhûm-i muhalifini hatıra getirmez. İlâhî isimlerin güzellikle nitelendirilme­sinin sebeplerini Ebû Bekir İbnü'1-Ara-bî şöyle sıralamaktadır:
    1- Esmâ-i hüs­nâ Allah hakkında yücelik ve aşkınlık ifa­de eder ve kullarda saygı hissi uyandırır.
    2- Zikir ve duada kullanılmaları halinde kabule vesile olur ve sevap kazandırır.
    3- Kalplere huzur ve sükûn verir, lütuf ve rahmet ümidi telkin eder.
    4- Bilginin değeri bilinenin değerine bağlı bulundu­ğu ve bilinenlerin en şereflisi de Allah olduğu için esmâ-i hüsnâ bilgisine sa­hip olanlara bu bilgi meziyet ve şeref kazandırır.
    5- Esmâ-i hüsnâ Allah için vacip, caiz ve mümteni' olan sıfatları içermesi sebebiyle 0'nun hakkında ye­terli ve doğru bilgi edinmemize imkân verir[89].


    ________________________________

    Doksan dokuz isim ihtiva eden liste üzerinde yapılan bir tesbitte on dört isim grubunun eş anlamlılık sınırına girdiği, bunların toplam sayısının otuz dörde ulaştığı ve on tanesinin de ortak kökten türediği (rahmân-rahîm, gaffâr-gafûr, alî-müteâlî, mâcid-mecîd, kâdir-muktedir) gö­rülmüştür.
    Esmâ-i hüsnânın Kur'ân-ı Kerîm'de kullanıldığı her yerde gereksiz tekrar niteliği taşımadığı muhakkaktır. Ancak Gazzâlfnin önem verdiği doksan dokuz-luk listede göze çarpan eş anlamlı veya çok yakın anlamlı isimlerin varlığını in­kâr etmek de mümkün değildir. Esa­sen muhaddislerin ve konuyla ilgilenen âlimlerin çoğunluğuna göre doksan do-kuzluk liste Ebû Hüreyre hadisine râvi-ler tarafından sonradan eklenmiştir. Bu sebeple de onu nas olarak kabul etmek mecburiyeti yoktur. 5unu da ilâve etmek gerekir ki söz konusu listede mevcut isimlerin sıralanışı, tekrarları ve diğer hususlarına yönelik itirazlar Gazzâlî'den önce başlamıştır. Sonuç olarak Kur'ân-ı Kerîm'de ve sahih hadislerde yer alan esmâ-i hüsnâ kullanımında gereksiz tek­rarın bulunmadığını söylemek gerekir.
    Esmâ-i hüsnânın muhtevası hakkın­da bir fikir edinebilmek için doksan do-kuzluk listeyi model olarak göz önünde bulundurmak veya isimleri muhtevaya yönelik bir yöntemle tasnife tâbi tutup İncelemek gerekir. İlâhî isimlerle ilgili görüşleri kendisinden sonraki birçok âli­mi etkileyen Halîmî'nin Allah'ın varlığını, birliğini, yaratıcılığını, benzersiz oluşunu ve kâinatı yönettiğini ifade eden isimler olmak üzere yaptığı beşli tasnifi[189] ikiye indirgemek müm­kündür: Allah'ın zâtını niteleyenler ve kâinatla ilgisini belirtenler. Ancak insa­nın kâinat içindeki önemi göz önünde tu­tularak birinci derecede ona hitap eden isimleri ayrı bir grup halinde mütalaa etmek yerinde olacaktır. Doksan dokuz ismin doksan dördünün çeşitli kelime şekilleriyle Kur'ân-ı Kerîm'de yer aldığı­nı, bunların bütün esmanın ana ilkeleri­ni içerdiğini ve asırlardan beri kabul gö­rüp şöhret bulan bir tertip niteliği taşıdı­ğını dikkate alarak muhtevayı bu listeden takip etmek uygun görünmektedir[190]. Aynı muhteva arka sayfada şema halinde gösterilmiştir:
    413
    ESMÂ-İ HÜSNÂ
    TİRMİZİ RİVAYETİNDE YER ALIP YAYGINLIK KAZANAN ESMÂ-İ HÜSNÂNIN ALFABETİK SIRALANIŞI
    1
    ADL
    Mutlak adalet sahibi, aşırılığa meyletmeyen
    insanla ilgili

    2
    AFÜV
    Hiçbir sorumluluk kalmayacak şekilde günahları affeden
    insanla ilgili

    3
    Ahir
    Varlığının sonu olmayan
    zâti

    4
    ALÎ
    İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, askın
    zatî

    5
    ALÎM
    Hakkıyla bilen
    zatî

    6
    ALLAH
    Varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere lâyık bulunan zâtın özel ve en kapsamlı adı
    zatî

    7
    AZÎM
    Zâtının ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılmayacak kadar ulu
    zatî

    8
    AZfZ
    Yenilmeyen yegâne galip
    zâti

    9
    BÂİS
    Ölümden sonra dirilten
    kevnî

    10
    BÂKİ
    Varlığının sonu olmayan
    zatî

    11
    BARİ'
    Bir model olmaksızın canlıları yaratan
    kevnî

    12
    BASİT
    Rızkı genişleten, ruhları bedenlerine yayan
    kevni

    13
    BASÎR
    Gören
    zatî

    14
    BÂTIN
    Zâtının görülmesi ve mahiyetinin bilinmesi açısından gizli
    zatî

    15
    BEDÎ'
    Eşi ve örneği olmayan, sanatkârane yaratan
    kevnî

    16
    BER
    İyilik eden, vaadini yerine getiren
    zatî

    17
    CAMİ1
    Toplayıp düzenleyen, kıyamet günü hesaba çekmek için mahlûkatı toplayan
    kevnî

    18
    CEBBAR
    İradesini her durumda yürüten, yaratılmışların halini iyileştiren
    zatî

    19
    CELÎL
    Azamet sahibi
    zatî

    20
    DÂR (Zâr)
    Zarar veren
    kevnî

    21
    EVVEL
    Varlığının başlangıcı olmayan
    zâtı

    22
    FETTÂH
    İyilik kapılarını açan, hakemlik yapan
    insanla ilgili

    23
    GAFFAR
    Daima affeden, tekrarlanan günahları bağışlayan
    insanla ilgili

    24
    CAFÛR
    Bütün günahları bağışlayan
    insanla ilgili

    25
    GANÎ
    Her şeyden müstağni, kendi dışındaki her şey O'na muhtaç
    zatî

    26
    HABIR
    Her şeyin iç yüzünden haberdar olan
    zatî

    27
    HADİ
    Yol gösteren, murada erdiren
    insanla ilgili

    28
    HAFİ D
    Alçaltan, zillete düşüren
    insanla ilgili

    29
    HAFÎ2
    Koruyup gözeten ve dengede tutan
    kevnî

    " 30
    HAK
    Fiilen var olan, mevcudiyeti ve ulûhiyyeti gerçek olan
    zatî

    31
    HAKEM
    Son hükmü veren
    insanla ilgili

    32
    HAKİM
    Bütün emirleri ve isleri yerli yerinde olan
    zatî

    33
    HALİK
    Takdirine uygun bir şekilde yaratan
    kevni

    34
    HALİM
    Acele ile ve kızgınlıkla muamele etmeyen
    insanla ilgili

    35
    HAMÎD
    Övülmeye lâyık
    zatî

    36
    HASÎB
    Kullarına yeten, onları hesaba çeken
    insanla ilgili

    37
    HAY
    Ebedî hayatla diri
    zatî

    38
    KÂBIZ
    Rızkı tutan, canlıların ruhunu alan
    kevnî

    39
    KADİR
    Her şeye gücü yeten, kudretli
    zâti

    40
    KAHHÂR
    Yenilmeyen, yegâne galip
    zatî

    41
    KAVÎ
    Her şeye gücü yeten, kudretli
    zatî

    42
    KAYYÛM
    Her şeyin varlığı kendisine bağlı olup kâinatı idare eden
    kevnî

    43
    KEBİR
    Zâtının ve sıfatlarının mahiyeti aniaşılamayacak kadar ulu
    zâti

    44
    KERÎM
    Fazilet türlerinin hepsine sahip
    zâti

    45
    KUDDÛS
    Her eksiklikten münezzeh
    zatî

    46
    LATÎF
    Yaratılmışların ihtiyacını en ince noktasına kadar bilip sezilmez yollarla karşılayan
    insanla ilgili

    47
    MÂCİD
    Sanlı, şerefli
    zatî

    48
    MÂLİKÜ'l-MÜLK
    Mülkün sahibi
    kevnî

    49
    MÂNİ'
    Dilemediği şeyin gerçekleşmesine müsaade etmeyen, kötü şeylere engel olan
    kevnî



    50
    MECÎD
    Sanlı, şerefli
    zatî

    51
    MELİK
    Görünen ve görünmeyen âlemlerin sahibi
    kevnî

    52
    METÎN
    Her şeye gücü yeten, kudretli
    zatî

    55 54
    MUAHHİR
    Geriye bırakan
    kevnî



    MUĞNÎ
    Zenginlik verip tatmin eden
    kevnî

    55
    MUHSÎ
    Her şeyi tek tek ve bütün ayrıntılarıyla bilen
    zatî

    56
    MUHYÎ
    Can veren
    kevnî

    57
    MUÎD
    Tekrar yaratan
    kevnî

    58
    MUİZ
    Yücelten, izzet ve şeref veren
    insanla ilgili

    59
    MUKADDİM
    Öne alan
    kevnî

    60
    MU KİT
    Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren, bilip gücü yeten ve koruyan
    kevnî

    61
    MUKSİT
    Adaletle hükmeden
    insanla ilgili

    62 i MUKTEDİR
    Herşeye gücü yeten, kudretli
    zatî

    65
    MUSAVVİR
    Şekil ve özellik veren
    kevnî

    64
    MÜBDİ'
    ilkin yaratan
    kevnî

    65
    MÜCİB
    Dileklere karşılık veren
    insanla ilgili

    66
    MÜHEYMİN
    Kâinatın bütün islerini gözetip yöneten
    kevnî

    67
    MÜ'MİN
    Güven veren, vaadine güvenilen
    insanla ilgili

    68
    MÜMİT
    Öldüren
    kevnî

    69
    MÜNTAKIM
    Suçluları cezalandıran
    insanla ilgili

    70
    müteAlî
    izzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, aşkın
    zatî

    71
    MÜTEKEBBİR
    Azamet ve yüceliğini izhar eden
    zatî

    72
    MÜZİL
    Alçaltan, zillet veren
    insanla ilgili

    75
    NAFİ'
    Fayda veren
    kevnî

    74
    NÛR
    Nurlandıran, nur kaynağı
    zâti

    75
    RAFİ'
    Yücelten, izzet ve şeref veren
    insanla ilgili

    76
    RAHİM
    Bağışlayan, esirgeyen
    zatî

    77
    RAHMAN
    Bağışlayan, esirgeyen
    zatî

    78 79
    RAKİB
    Gözetleyip kontrol eden
    insanla ilgili



    RAUF
    Şefkatli
    zatî

    80
    REŞÎD
    Bütün isleri isabetli ve hedefine ulaşıcı, irşad edici
    zatî

    81
    REZZAK
    Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren
    kevnî

    82
    SABÛR
    çok sabırlı
    insanla ilgili
    85 84
    SAMED
    Arzu ve ihtiyaçları sebebiyle herkesin yöneldiği ulular ulusu bir müstağni
    zatî



    SELÂM
    Esenlik veren
    zâti

    85
    SEMİ'
    İşiten
    zatî

    86
    SEHÎD
    Her şeyi gözlemiş olarak bilen
    zatî

    87
    ŞEKÛR
    Az iyiliğe çok mükâfat veren
    insanla ilgili

    88
    TEVVAB
    Kullarını tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden
    insanla ilgili

    89
    VÂCİD
    Dilediğini dilediği zaman bulan bir müstağni
    zatî

    91 92
    vAhid
    Bölünüp parçalara ayrılmaması ve benzerinin bulunmaması anlamında tek
    zatî



    vAlî
    Kâinata hâkim olup onu yöneten
    kevnî



    VARİS
    Varlığının sonu olmayan
    zâti

    93
    VASİ'
    İlmi ve merhameti her şeyi kuşatan
    zatî

    94
    VEDÛD
    Cok seven, cok sevilen
    insanla ilgili

    95
    VEHHÂB
    Karşılık beklemeden bol bol veren
    insanla ilgili

    96
    VEKİL
    Güvenilip dayanılan
    insanla ilgili

    97
    VELÎ
    Yardımcı ve dost
    insanla ilgili

    98
    ZAHİR
    Varlığını ve birliğini belgeleyen birçok delilin bulunması açısından aşikâr
    zatî

    99
    zü'i-celAli
    ve'l-İKRAM
    Azamet ve kerem sahibi
    zatî


    ________________________________

    Bibliyografya:


    Râgıb el-İsfahânî. el-Müfredât, "dhr" md.; Lisânü't-cArab, "bsn" md.;
    Ebü'l-Bekâ", el-Küi-liyyât, "hüsn" md.; Fîrûzâbâdî, el-Kâmûsü'l-muhît, "ihşâJ" md.; VVensinck, el-Mu'cem, "sıfat" md.; a.mlf.. Miftâhu künûzi's-sünne, "du'â3", "teşbih", "ism" md.leri; M. F. Abdülbâkl, e!-Mu'cem, "ism", "sebbeha", "tebâreke", "zikr", "zû" md.leri; Müsned, 1, 391, 452; II, 258, 267, 314, 427, 499, 503, 516; Buhârî. "Şurût", 18, "Da'avât", 68, "Tevhid", 11, 12, 35, "Edeb", 101, "Kader", 14, "Tefsir", 45/1; Müslim, "Zi­kir", 5-6, "Şalât", 223, "îmân", 147, "Elfâz", 2-4; İbn Mâce, "Du'â1", 10; Tirmizî, "Da'avât", 82; Dârimî, Reddü't-lmâm "Oşmân b. Sa'fd 1'ale'I-Merîsi el-'anîd[224], İskende­riye 1971, s. 363-367; Nesâî, es-Sünenü'l-küb-râ[225], Beyrut 1411/1991, IV, 393 ("Nu'ût", 1); Taberî, Cambul-beyân (Bu­lak), IX, 91; XV, 121; Zeccâc, Tefsîm esmâ'il-lâhi'S-hüsnâ[226], Beyrut 1399/1979, s. 23-24; Eş'arî. MakâlAt (Ritter), s. 172-173, 197-198. 525; Küleynî, e/-Usûl minel-Kâfî, I, 114; Mâtürîdî, Kitâbü 't - Tev­hid, s. 24-25. 38-43, 65. 93-96, 104-107; Zec-câcî. iştikaka esmS'iltâh[227], Beyrut 1406/1986, s. 19-21, 275; Kelâbâzî. et-Ta'arruf[228], Kahire 1380/ 1960, s. 36, 39; Halımı. el-Minhâc, 1, 183-185, 188-210; Bâkıllânî. et-TemMd[229], Beyrut 1957, s. 227-233; Hâkim, el-Müstedrek, I, 16-17, 509; İbn Fûrek, Mücerredü't-makâ-lât, s. 38-59; Kâdî Abdülcebbâr, el-Muğrıî, V, 179-182, 195, 198-199, 204-240. 244-246, 249-257; XX/2, s. 187-236; a.mlf.. Fadlü'i-i'tizâl ve tabakâtü'l-Mutezile[230], Tu­nus 1393/1974, s. 198; Bağdadî. Usûlud-dîn,s. î 14-130; a.mlf., el-Esmâ ue'ş-şıfât, Kayseri Râşid Efendi Ktp., nr. 499. vr. lB-6b, 7a-llb, 48"B, 49b-50a, 52a-240b; İbn Hazm, el-Faşl, II, 120-122, 138-139, 150-152, 162-165, 173; a.e.[231], Beyrut 1410/1990; a.mlf.. el-Esmâ ue'ş-şıfât {İmâdüddin), I, 30-32, 163-187, 196-197, 230; Kuşeyrî. el-Tahbtr fi't-tezkîrlnşT. İbrahim Besyûnî), Kahire 1968, s. 25; Cüveynî. el-lrşâd, s. 141-144: Gazzâlî. ei-Makşadü'l-esnâ (Fazluh), s. 17-38, 64, 162-174, 181-186, 192-196; İbn Atiyye. el-Muharrerü'l-oecîz, Fas 1400/ 1980, VII, 213-214; Ebü Bekir İbnü'l-Arabî. et-Emedui-akşâ, Hacı Selim Ağa Ktp., nr. 499. vr. 2"-5c. 6b, 7a, 9a, 16a-58b; Ebü'l-Berekât el-Bağdâdî. el-Mu'teber, Haydarâbâd 1357-58, III, 128; Fahreddin er-Râzî, Leüâmi'u'l-beyyinât (Sa'd), s. 21-33. 40-43, 77-86, 92-102, 109-113, 357-367; a.mlf, Mefâtîhu'lğayb, I, 119-134; XV, 66. 68-69, 71-72; XXII, 12-13; Afîfüddin et-Tilimsânî. Şerhu'I-esma i'l-hüsnâ, İzmir Do­kuz Eylül üniversitesi İlahiyat Fakültesi Ktp., nr. 11342, vr. 4b-5b; İbnü'l-Arabî. el-Fütûhât, I, 41-42, 205; II, 124-131, 146; III, 297-298, 318; IX, 79; XII, 271; XIII. 193-194; a.mlf.. İnşâu d-deuâ'ir,[232] Leiden 1919, s. 27-32; Kurtubî. el-Câmi', Beyrut 1408-1409/ 1988-89, I, 109-110; Nevevî. el-Ezkâr, Kahire 1375/Î956 — İstanbul, ts.[233] s. 111-113, 117, 348, 350; a.mlf.. Şerhıı Sahihi Müslim, Kahire 1349, XVII, 5-6; İbn Teymiyye, el-Fetâua'l-kübrâ[234], Beyrut, ts[235],I, 216-219; Kâşânî. Iştılâhâtuşşûfiyye[236], London 1991, s. 91-130; îbn Ke-sîr. Tefsîrü't-Kur'ân, II, 269; III. 257; Kureşî, et-Ceaâhirü'l-mudıyye, I, 21-29; a.e., Süley-maniye Ktp., Yenicami, nr. 840, vr. 5b-6b; nr. 841, vr. 3b-5a; Şâtjbî. et-l'tişâm, II, 258-265; İb-nü'l-Vezîr. îşârui-hak 'ale'l-halk, Beyrut 1403/ 1983, s. 101-102, 123-133, 158-165, 174, 186; İbn Hacer, Fethui-bârî (Hatib). XI, 218-230; Süyûtî, ed-DürruI -mensur, Beyrut 1409/1988, İli, 613-616; Keşfü'z-zanûn, I. 91, 158, 171, 258, 482; II, 1161, 1316, 1534, 1569; esmâ-i hüsnâ şerhleri için bk. II, 1031-1035; Meclisî. Bihârul-enuâr, Beyrut 1403/1983, IV, 160-161, 186-208; ÂIÛSÎ. Rühul-me'ânî, IX, 121 -124; XXX, 102; İzâhu'l-meknûn, I, 85-86, 335, 337, 449, 589, 616; 11, 12, 29, 43, 83, 88, 107, 246, 368, 396, 418, 448, 487, 503, 546, 573, 582, 590, 594. 657, 683, 706; Ahmet Topaloğ-lu. Sattr-Arası Kuran Tercümesi, İstanbul 1976-78, II, 119, 556-557; Âga Büzürg-i Tahrânî. ez-Zerfa ilâ teşânîfi'ş-Şfa, Beyrut 1403/1983,II, 66-67; V, 287; XIII, 88-90; Halil İbrahim Şe­ner, Türk Edebiyatında Manzum Esmâü'l-hüs-nâtar (doktora tezi, 1985), İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 45-47, 85-88, 91-115. 168-173, 250-260; a.mlf.. "Âsâr-ı Kemâl'de Yer Alan Manzum Esmâü'l-hüsnâ", DÜİFD, IV (1987). s. 227; Muhammed Sâlİh el-Useymîn. el-Kauâ'idü'l-müslâ fî şifâ-tillâh ue esmaihi'l-hüsnâ, Beyrut 1406/1986, s. 8-9, 16-17; Suat Yıldırım, Kur'an'da ülûhiy-yet İstanbul 1987, s. 43-44. 52-55, 59, 61, 63-82; D. Gimaret, Les fioms diüins en İslam, Pa­ris İ988, s. 431-436; J. W. Redhouse. "The Most Comely Names", JRAS, XII (1880) — (1985), s. 1-69; "Esmâ'ül-hüsnâ", DMT, 11, 164-166; Bekir Topaloğlu. "Allah", DÎA, II, 484.

    NOT: KONU ÇOK UZUN OLDUĞU İÇİN KISALTILARAK VERİLMİŞTİR.


  3. 23.Ocak.2010, 01:09
    2
    Administrator



    ESMA-İ HÜSNÂ


    Allah'ın isimleri için kullanılan bir tabir.
    İsmin çoğulu olan esma ile "güzel, en güzel" anlamındaki hüsnâ kelimelerinden oluşan esmâ-i hüsnâ (el-esmâü'l-hüsnâ) terkibi naslarda Allah'a nisbet edilen isimleri ifade eder. Sadece Kur'an'da ge­çen ilâhî isimler 100'den fazladır: muh­telif hadislerde Allah'a nisbet edilen baş­ka isimler de mevcuttur. Esmâ-i hüsnâ terkibinin, geniş anlamıyla bunların hep­sini kapsamakla birlikte terim olarak daha çok doksan dokuz ismi içerdiği ka­bul edilir.
    Esmâ-İ hüsnâ terkibinde yer alan hüs­nâ kelimesi "güzel" mânasında sıfat veya "en güzel" anlamında ism-i tafdîl sayıl­mıştır[88]. Her iki halde de buradaki güzellik bir gerçeği vurgulamakta olup Allah'ın güzel olma­yan bir isminden söz edilemeyeceği için mefhûm-i muhalifini hatıra getirmez. İlâhî isimlerin güzellikle nitelendirilme­sinin sebeplerini Ebû Bekir İbnü'1-Ara-bî şöyle sıralamaktadır:
    1- Esmâ-i hüs­nâ Allah hakkında yücelik ve aşkınlık ifa­de eder ve kullarda saygı hissi uyandırır.
    2- Zikir ve duada kullanılmaları halinde kabule vesile olur ve sevap kazandırır.
    3- Kalplere huzur ve sükûn verir, lütuf ve rahmet ümidi telkin eder.
    4- Bilginin değeri bilinenin değerine bağlı bulundu­ğu ve bilinenlerin en şereflisi de Allah olduğu için esmâ-i hüsnâ bilgisine sa­hip olanlara bu bilgi meziyet ve şeref kazandırır.
    5- Esmâ-i hüsnâ Allah için vacip, caiz ve mümteni' olan sıfatları içermesi sebebiyle 0'nun hakkında ye­terli ve doğru bilgi edinmemize imkân verir[89].


    ________________________________

    Doksan dokuz isim ihtiva eden liste üzerinde yapılan bir tesbitte on dört isim grubunun eş anlamlılık sınırına girdiği, bunların toplam sayısının otuz dörde ulaştığı ve on tanesinin de ortak kökten türediği (rahmân-rahîm, gaffâr-gafûr, alî-müteâlî, mâcid-mecîd, kâdir-muktedir) gö­rülmüştür.
    Esmâ-i hüsnânın Kur'ân-ı Kerîm'de kullanıldığı her yerde gereksiz tekrar niteliği taşımadığı muhakkaktır. Ancak Gazzâlfnin önem verdiği doksan dokuz-luk listede göze çarpan eş anlamlı veya çok yakın anlamlı isimlerin varlığını in­kâr etmek de mümkün değildir. Esa­sen muhaddislerin ve konuyla ilgilenen âlimlerin çoğunluğuna göre doksan do-kuzluk liste Ebû Hüreyre hadisine râvi-ler tarafından sonradan eklenmiştir. Bu sebeple de onu nas olarak kabul etmek mecburiyeti yoktur. 5unu da ilâve etmek gerekir ki söz konusu listede mevcut isimlerin sıralanışı, tekrarları ve diğer hususlarına yönelik itirazlar Gazzâlî'den önce başlamıştır. Sonuç olarak Kur'ân-ı Kerîm'de ve sahih hadislerde yer alan esmâ-i hüsnâ kullanımında gereksiz tek­rarın bulunmadığını söylemek gerekir.
    Esmâ-i hüsnânın muhtevası hakkın­da bir fikir edinebilmek için doksan do-kuzluk listeyi model olarak göz önünde bulundurmak veya isimleri muhtevaya yönelik bir yöntemle tasnife tâbi tutup İncelemek gerekir. İlâhî isimlerle ilgili görüşleri kendisinden sonraki birçok âli­mi etkileyen Halîmî'nin Allah'ın varlığını, birliğini, yaratıcılığını, benzersiz oluşunu ve kâinatı yönettiğini ifade eden isimler olmak üzere yaptığı beşli tasnifi[189] ikiye indirgemek müm­kündür: Allah'ın zâtını niteleyenler ve kâinatla ilgisini belirtenler. Ancak insa­nın kâinat içindeki önemi göz önünde tu­tularak birinci derecede ona hitap eden isimleri ayrı bir grup halinde mütalaa etmek yerinde olacaktır. Doksan dokuz ismin doksan dördünün çeşitli kelime şekilleriyle Kur'ân-ı Kerîm'de yer aldığı­nı, bunların bütün esmanın ana ilkeleri­ni içerdiğini ve asırlardan beri kabul gö­rüp şöhret bulan bir tertip niteliği taşıdı­ğını dikkate alarak muhtevayı bu listeden takip etmek uygun görünmektedir[190]. Aynı muhteva arka sayfada şema halinde gösterilmiştir:
    413
    ESMÂ-İ HÜSNÂ
    TİRMİZİ RİVAYETİNDE YER ALIP YAYGINLIK KAZANAN ESMÂ-İ HÜSNÂNIN ALFABETİK SIRALANIŞI
    1
    ADL
    Mutlak adalet sahibi, aşırılığa meyletmeyen
    insanla ilgili

    2
    AFÜV
    Hiçbir sorumluluk kalmayacak şekilde günahları affeden
    insanla ilgili

    3
    Ahir
    Varlığının sonu olmayan
    zâti

    4
    ALÎ
    İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, askın
    zatî

    5
    ALÎM
    Hakkıyla bilen
    zatî

    6
    ALLAH
    Varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere lâyık bulunan zâtın özel ve en kapsamlı adı
    zatî

    7
    AZÎM
    Zâtının ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılmayacak kadar ulu
    zatî

    8
    AZfZ
    Yenilmeyen yegâne galip
    zâti

    9
    BÂİS
    Ölümden sonra dirilten
    kevnî

    10
    BÂKİ
    Varlığının sonu olmayan
    zatî

    11
    BARİ'
    Bir model olmaksızın canlıları yaratan
    kevnî

    12
    BASİT
    Rızkı genişleten, ruhları bedenlerine yayan
    kevni

    13
    BASÎR
    Gören
    zatî

    14
    BÂTIN
    Zâtının görülmesi ve mahiyetinin bilinmesi açısından gizli
    zatî

    15
    BEDÎ'
    Eşi ve örneği olmayan, sanatkârane yaratan
    kevnî

    16
    BER
    İyilik eden, vaadini yerine getiren
    zatî

    17
    CAMİ1
    Toplayıp düzenleyen, kıyamet günü hesaba çekmek için mahlûkatı toplayan
    kevnî

    18
    CEBBAR
    İradesini her durumda yürüten, yaratılmışların halini iyileştiren
    zatî

    19
    CELÎL
    Azamet sahibi
    zatî

    20
    DÂR (Zâr)
    Zarar veren
    kevnî

    21
    EVVEL
    Varlığının başlangıcı olmayan
    zâtı

    22
    FETTÂH
    İyilik kapılarını açan, hakemlik yapan
    insanla ilgili

    23
    GAFFAR
    Daima affeden, tekrarlanan günahları bağışlayan
    insanla ilgili

    24
    CAFÛR
    Bütün günahları bağışlayan
    insanla ilgili

    25
    GANÎ
    Her şeyden müstağni, kendi dışındaki her şey O'na muhtaç
    zatî

    26
    HABIR
    Her şeyin iç yüzünden haberdar olan
    zatî

    27
    HADİ
    Yol gösteren, murada erdiren
    insanla ilgili

    28
    HAFİ D
    Alçaltan, zillete düşüren
    insanla ilgili

    29
    HAFÎ2
    Koruyup gözeten ve dengede tutan
    kevnî

    " 30
    HAK
    Fiilen var olan, mevcudiyeti ve ulûhiyyeti gerçek olan
    zatî

    31
    HAKEM
    Son hükmü veren
    insanla ilgili

    32
    HAKİM
    Bütün emirleri ve isleri yerli yerinde olan
    zatî

    33
    HALİK
    Takdirine uygun bir şekilde yaratan
    kevni

    34
    HALİM
    Acele ile ve kızgınlıkla muamele etmeyen
    insanla ilgili

    35
    HAMÎD
    Övülmeye lâyık
    zatî

    36
    HASÎB
    Kullarına yeten, onları hesaba çeken
    insanla ilgili

    37
    HAY
    Ebedî hayatla diri
    zatî

    38
    KÂBIZ
    Rızkı tutan, canlıların ruhunu alan
    kevnî

    39
    KADİR
    Her şeye gücü yeten, kudretli
    zâti

    40
    KAHHÂR
    Yenilmeyen, yegâne galip
    zatî

    41
    KAVÎ
    Her şeye gücü yeten, kudretli
    zatî

    42
    KAYYÛM
    Her şeyin varlığı kendisine bağlı olup kâinatı idare eden
    kevnî

    43
    KEBİR
    Zâtının ve sıfatlarının mahiyeti aniaşılamayacak kadar ulu
    zâti

    44
    KERÎM
    Fazilet türlerinin hepsine sahip
    zâti

    45
    KUDDÛS
    Her eksiklikten münezzeh
    zatî

    46
    LATÎF
    Yaratılmışların ihtiyacını en ince noktasına kadar bilip sezilmez yollarla karşılayan
    insanla ilgili

    47
    MÂCİD
    Sanlı, şerefli
    zatî

    48
    MÂLİKÜ'l-MÜLK
    Mülkün sahibi
    kevnî

    49
    MÂNİ'
    Dilemediği şeyin gerçekleşmesine müsaade etmeyen, kötü şeylere engel olan
    kevnî



    50
    MECÎD
    Sanlı, şerefli
    zatî

    51
    MELİK
    Görünen ve görünmeyen âlemlerin sahibi
    kevnî

    52
    METÎN
    Her şeye gücü yeten, kudretli
    zatî

    55 54
    MUAHHİR
    Geriye bırakan
    kevnî



    MUĞNÎ
    Zenginlik verip tatmin eden
    kevnî

    55
    MUHSÎ
    Her şeyi tek tek ve bütün ayrıntılarıyla bilen
    zatî

    56
    MUHYÎ
    Can veren
    kevnî

    57
    MUÎD
    Tekrar yaratan
    kevnî

    58
    MUİZ
    Yücelten, izzet ve şeref veren
    insanla ilgili

    59
    MUKADDİM
    Öne alan
    kevnî

    60
    MU KİT
    Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren, bilip gücü yeten ve koruyan
    kevnî

    61
    MUKSİT
    Adaletle hükmeden
    insanla ilgili

    62 i MUKTEDİR
    Herşeye gücü yeten, kudretli
    zatî

    65
    MUSAVVİR
    Şekil ve özellik veren
    kevnî

    64
    MÜBDİ'
    ilkin yaratan
    kevnî

    65
    MÜCİB
    Dileklere karşılık veren
    insanla ilgili

    66
    MÜHEYMİN
    Kâinatın bütün islerini gözetip yöneten
    kevnî

    67
    MÜ'MİN
    Güven veren, vaadine güvenilen
    insanla ilgili

    68
    MÜMİT
    Öldüren
    kevnî

    69
    MÜNTAKIM
    Suçluları cezalandıran
    insanla ilgili

    70
    müteAlî
    izzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, aşkın
    zatî

    71
    MÜTEKEBBİR
    Azamet ve yüceliğini izhar eden
    zatî

    72
    MÜZİL
    Alçaltan, zillet veren
    insanla ilgili

    75
    NAFİ'
    Fayda veren
    kevnî

    74
    NÛR
    Nurlandıran, nur kaynağı
    zâti

    75
    RAFİ'
    Yücelten, izzet ve şeref veren
    insanla ilgili

    76
    RAHİM
    Bağışlayan, esirgeyen
    zatî

    77
    RAHMAN
    Bağışlayan, esirgeyen
    zatî

    78 79
    RAKİB
    Gözetleyip kontrol eden
    insanla ilgili



    RAUF
    Şefkatli
    zatî

    80
    REŞÎD
    Bütün isleri isabetli ve hedefine ulaşıcı, irşad edici
    zatî

    81
    REZZAK
    Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren
    kevnî

    82
    SABÛR
    çok sabırlı
    insanla ilgili
    85 84
    SAMED
    Arzu ve ihtiyaçları sebebiyle herkesin yöneldiği ulular ulusu bir müstağni
    zatî



    SELÂM
    Esenlik veren
    zâti

    85
    SEMİ'
    İşiten
    zatî

    86
    SEHÎD
    Her şeyi gözlemiş olarak bilen
    zatî

    87
    ŞEKÛR
    Az iyiliğe çok mükâfat veren
    insanla ilgili

    88
    TEVVAB
    Kullarını tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden
    insanla ilgili

    89
    VÂCİD
    Dilediğini dilediği zaman bulan bir müstağni
    zatî

    91 92
    vAhid
    Bölünüp parçalara ayrılmaması ve benzerinin bulunmaması anlamında tek
    zatî



    vAlî
    Kâinata hâkim olup onu yöneten
    kevnî



    VARİS
    Varlığının sonu olmayan
    zâti

    93
    VASİ'
    İlmi ve merhameti her şeyi kuşatan
    zatî

    94
    VEDÛD
    Cok seven, cok sevilen
    insanla ilgili

    95
    VEHHÂB
    Karşılık beklemeden bol bol veren
    insanla ilgili

    96
    VEKİL
    Güvenilip dayanılan
    insanla ilgili

    97
    VELÎ
    Yardımcı ve dost
    insanla ilgili

    98
    ZAHİR
    Varlığını ve birliğini belgeleyen birçok delilin bulunması açısından aşikâr
    zatî

    99
    zü'i-celAli
    ve'l-İKRAM
    Azamet ve kerem sahibi
    zatî


    ________________________________

    Bibliyografya:


    Râgıb el-İsfahânî. el-Müfredât, "dhr" md.; Lisânü't-cArab, "bsn" md.;
    Ebü'l-Bekâ", el-Küi-liyyât, "hüsn" md.; Fîrûzâbâdî, el-Kâmûsü'l-muhît, "ihşâJ" md.; VVensinck, el-Mu'cem, "sıfat" md.; a.mlf.. Miftâhu künûzi's-sünne, "du'â3", "teşbih", "ism" md.leri; M. F. Abdülbâkl, e!-Mu'cem, "ism", "sebbeha", "tebâreke", "zikr", "zû" md.leri; Müsned, 1, 391, 452; II, 258, 267, 314, 427, 499, 503, 516; Buhârî. "Şurût", 18, "Da'avât", 68, "Tevhid", 11, 12, 35, "Edeb", 101, "Kader", 14, "Tefsir", 45/1; Müslim, "Zi­kir", 5-6, "Şalât", 223, "îmân", 147, "Elfâz", 2-4; İbn Mâce, "Du'â1", 10; Tirmizî, "Da'avât", 82; Dârimî, Reddü't-lmâm "Oşmân b. Sa'fd 1'ale'I-Merîsi el-'anîd[224], İskende­riye 1971, s. 363-367; Nesâî, es-Sünenü'l-küb-râ[225], Beyrut 1411/1991, IV, 393 ("Nu'ût", 1); Taberî, Cambul-beyân (Bu­lak), IX, 91; XV, 121; Zeccâc, Tefsîm esmâ'il-lâhi'S-hüsnâ[226], Beyrut 1399/1979, s. 23-24; Eş'arî. MakâlAt (Ritter), s. 172-173, 197-198. 525; Küleynî, e/-Usûl minel-Kâfî, I, 114; Mâtürîdî, Kitâbü 't - Tev­hid, s. 24-25. 38-43, 65. 93-96, 104-107; Zec-câcî. iştikaka esmS'iltâh[227], Beyrut 1406/1986, s. 19-21, 275; Kelâbâzî. et-Ta'arruf[228], Kahire 1380/ 1960, s. 36, 39; Halımı. el-Minhâc, 1, 183-185, 188-210; Bâkıllânî. et-TemMd[229], Beyrut 1957, s. 227-233; Hâkim, el-Müstedrek, I, 16-17, 509; İbn Fûrek, Mücerredü't-makâ-lât, s. 38-59; Kâdî Abdülcebbâr, el-Muğrıî, V, 179-182, 195, 198-199, 204-240. 244-246, 249-257; XX/2, s. 187-236; a.mlf.. Fadlü'i-i'tizâl ve tabakâtü'l-Mutezile[230], Tu­nus 1393/1974, s. 198; Bağdadî. Usûlud-dîn,s. î 14-130; a.mlf., el-Esmâ ue'ş-şıfât, Kayseri Râşid Efendi Ktp., nr. 499. vr. lB-6b, 7a-llb, 48"B, 49b-50a, 52a-240b; İbn Hazm, el-Faşl, II, 120-122, 138-139, 150-152, 162-165, 173; a.e.[231], Beyrut 1410/1990; a.mlf.. el-Esmâ ue'ş-şıfât {İmâdüddin), I, 30-32, 163-187, 196-197, 230; Kuşeyrî. el-Tahbtr fi't-tezkîrlnşT. İbrahim Besyûnî), Kahire 1968, s. 25; Cüveynî. el-lrşâd, s. 141-144: Gazzâlî. ei-Makşadü'l-esnâ (Fazluh), s. 17-38, 64, 162-174, 181-186, 192-196; İbn Atiyye. el-Muharrerü'l-oecîz, Fas 1400/ 1980, VII, 213-214; Ebü Bekir İbnü'l-Arabî. et-Emedui-akşâ, Hacı Selim Ağa Ktp., nr. 499. vr. 2"-5c. 6b, 7a, 9a, 16a-58b; Ebü'l-Berekât el-Bağdâdî. el-Mu'teber, Haydarâbâd 1357-58, III, 128; Fahreddin er-Râzî, Leüâmi'u'l-beyyinât (Sa'd), s. 21-33. 40-43, 77-86, 92-102, 109-113, 357-367; a.mlf, Mefâtîhu'lğayb, I, 119-134; XV, 66. 68-69, 71-72; XXII, 12-13; Afîfüddin et-Tilimsânî. Şerhu'I-esma i'l-hüsnâ, İzmir Do­kuz Eylül üniversitesi İlahiyat Fakültesi Ktp., nr. 11342, vr. 4b-5b; İbnü'l-Arabî. el-Fütûhât, I, 41-42, 205; II, 124-131, 146; III, 297-298, 318; IX, 79; XII, 271; XIII. 193-194; a.mlf.. İnşâu d-deuâ'ir,[232] Leiden 1919, s. 27-32; Kurtubî. el-Câmi', Beyrut 1408-1409/ 1988-89, I, 109-110; Nevevî. el-Ezkâr, Kahire 1375/Î956 — İstanbul, ts.[233] s. 111-113, 117, 348, 350; a.mlf.. Şerhıı Sahihi Müslim, Kahire 1349, XVII, 5-6; İbn Teymiyye, el-Fetâua'l-kübrâ[234], Beyrut, ts[235],I, 216-219; Kâşânî. Iştılâhâtuşşûfiyye[236], London 1991, s. 91-130; îbn Ke-sîr. Tefsîrü't-Kur'ân, II, 269; III. 257; Kureşî, et-Ceaâhirü'l-mudıyye, I, 21-29; a.e., Süley-maniye Ktp., Yenicami, nr. 840, vr. 5b-6b; nr. 841, vr. 3b-5a; Şâtjbî. et-l'tişâm, II, 258-265; İb-nü'l-Vezîr. îşârui-hak 'ale'l-halk, Beyrut 1403/ 1983, s. 101-102, 123-133, 158-165, 174, 186; İbn Hacer, Fethui-bârî (Hatib). XI, 218-230; Süyûtî, ed-DürruI -mensur, Beyrut 1409/1988, İli, 613-616; Keşfü'z-zanûn, I. 91, 158, 171, 258, 482; II, 1161, 1316, 1534, 1569; esmâ-i hüsnâ şerhleri için bk. II, 1031-1035; Meclisî. Bihârul-enuâr, Beyrut 1403/1983, IV, 160-161, 186-208; ÂIÛSÎ. Rühul-me'ânî, IX, 121 -124; XXX, 102; İzâhu'l-meknûn, I, 85-86, 335, 337, 449, 589, 616; 11, 12, 29, 43, 83, 88, 107, 246, 368, 396, 418, 448, 487, 503, 546, 573, 582, 590, 594. 657, 683, 706; Ahmet Topaloğ-lu. Sattr-Arası Kuran Tercümesi, İstanbul 1976-78, II, 119, 556-557; Âga Büzürg-i Tahrânî. ez-Zerfa ilâ teşânîfi'ş-Şfa, Beyrut 1403/1983,II, 66-67; V, 287; XIII, 88-90; Halil İbrahim Şe­ner, Türk Edebiyatında Manzum Esmâü'l-hüs-nâtar (doktora tezi, 1985), İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 45-47, 85-88, 91-115. 168-173, 250-260; a.mlf.. "Âsâr-ı Kemâl'de Yer Alan Manzum Esmâü'l-hüsnâ", DÜİFD, IV (1987). s. 227; Muhammed Sâlİh el-Useymîn. el-Kauâ'idü'l-müslâ fî şifâ-tillâh ue esmaihi'l-hüsnâ, Beyrut 1406/1986, s. 8-9, 16-17; Suat Yıldırım, Kur'an'da ülûhiy-yet İstanbul 1987, s. 43-44. 52-55, 59, 61, 63-82; D. Gimaret, Les fioms diüins en İslam, Pa­ris İ988, s. 431-436; J. W. Redhouse. "The Most Comely Names", JRAS, XII (1880) — (1985), s. 1-69; "Esmâ'ül-hüsnâ", DMT, 11, 164-166; Bekir Topaloğlu. "Allah", DÎA, II, 484.

    NOT: KONU ÇOK UZUN OLDUĞU İÇİN KISALTILARAK VERİLMİŞTİR.





+ Yorum Gönder