Konusunu Oylayın.: Hadisi şerif ümmetim bin dört yüzü aşkın yaşayacak ama bin beş yüzü bulmayacak

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hadisi şerif ümmetim bin dört yüzü aşkın yaşayacak ama bin beş yüzü bulmayacak
  1. 17.Ocak.2010, 14:20
    1
    Misafir

    Hadisi şerif ümmetim bin dört yüzü aşkın yaşayacak ama bin beş yüzü bulmayacak






    Hadisi şerif ümmetim bin dört yüzü aşkın yaşayacak ama bin beş yüzü bulmayacak Mumsema s.a. bir yerde bir hadisi şerif okudum fakat gerçekten hadisi şerifmi bilmiyorum orda hadisi şerif yazıyordu bu hadisi şerife göre sevgili PEYGAMBERİMİZ S.A.V. şöyle buyuruyor ümmetim bin dört yüzü aşkın yaşayacak ama bin beş yüzü bulmayacak buyuruyor aklıma takılansa ALLAH U TEALA KURAN DA buyuruyorki gaybı benden başkası bilmez ve bir ayetinde onu nerdeyse kendimden bile gizlicem diyor buna göre sizce PEYGAMBERİMİZİN BÖYLE BİR HADİSİ VARMIDIR CEVABINIZI BEKLİYORUM A.R.O.


  2. 17.Ocak.2010, 14:20
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    s.a. bir yerde bir hadisi şerif okudum fakat gerçekten hadisi şerifmi bilmiyorum orda hadisi şerif yazıyordu bu hadisi şerife göre sevgili PEYGAMBERİMİZ S.A.V. şöyle buyuruyor ümmetim bin dört yüzü aşkın yaşayacak ama bin beş yüzü bulmayacak buyuruyor aklıma takılansa ALLAH U TEALA KURAN DA buyuruyorki gaybı benden başkası bilmez ve bir ayetinde onu nerdeyse kendimden bile gizlicem diyor buna göre sizce PEYGAMBERİMİZİN BÖYLE BİR HADİSİ VARMIDIR CEVABINIZI BEKLİYORUM A.R.O.


    Benzer Konular

    - Cennet yüzü ile dünya yüzü arasındaki fark

    - Yüzü güzelleştiren dua

    - Sofiliğin İç Yüzü

    - İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü atasözünün anlamı

    - Dünyanın üç yüzü

  3. 29.Aralık.2012, 22:53
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: hadisi şerif ümmetim bin dört yüzü aşkın yaşayacak ama bin beş yüzü bulmayacak





    Gayba iman ne demektir?


    Gizli kalmak, gizlenmek, görünmemek, uzaklaşmak, gözden kaybolmak anlamında masdar, gizlenen, hazırda olmayan anlamında ise isim veya sıfat olarak kullanılan gayb, dinî bir kavram olarak, nakle dayalı bilgi olmaksızın hakkında bilgi edinilemeyen varlık alanı demektir. Gayb kelimesi Kur'ân'da altmış yerde geçmektedir. Gayb kelimesi Allah'a nispet olunduğu yerlerde sadece Allah tarafından bilinebilen mutlak gaybı ifade eder. İlgili âyet ve
    hadislerin bazılarında gaybı sadece Allah'ın bildiği ifade edilmekte (bk. En'âm, 6/59; Yûnus, 10/20; Hûd, 11/123; Buhârî, İstiskâ, 29, Tevhid, 4; Müslim, İmân, 77), bir kısmında ise Allah'ın dilediği kullarını gayb konusunda bilgilendirdiği (Âl-i İmrân, 3/179; Cin, 72/26-27) haber verilmektedir. Bu bağlamda Hz. İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunun gösterildiği (En'âm, 6/75), Hz. Yusuf'a rüyaları yorumlama ilminin ve kavminin yiyeceği yemekleri önceden bilme yeteneğinin verildiği (Yûsuf, 12/21, 37), Hz. İsa'nın, İsrailoğulları'nın evlerinde ne yiyip neleri biriktirdiklerine vâkıf olup bunları kendilerine haber verdiği (Âl-i İmrân, 3/49) belirtilmektedir. Buna göre gaybı, sadece Allah'ın bildiği mutlak gayb; O'nun bildirdikleri tarafından bilinebilen izâfi gayb şeklinde ikiye ayırmak mümkündür. Hz. Peygamber de Allah'ın kendisine öğrettiklerinin dışında gayb hakkında bilgiye sahip değildi (Müslim, İmân, 287; Tirmizî, Tefsîr, 7). Kur'ân mutlak gaybın bilinmesini sadece Allah'a tahsis etmiş, bu niteliğin diğer yaratıklardan birine tahsis edilmesini tevhide aykırı bulmuş, gayb kapılarını zorlama denemeleri olan fal, kehanet vb. yollara başvurmayı şiddetle yasaklamıştır. (M.C.)



  4. 29.Aralık.2012, 22:53
    2
    Moderatör




    Gayba iman ne demektir?


    Gizli kalmak, gizlenmek, görünmemek, uzaklaşmak, gözden kaybolmak anlamında masdar, gizlenen, hazırda olmayan anlamında ise isim veya sıfat olarak kullanılan gayb, dinî bir kavram olarak, nakle dayalı bilgi olmaksızın hakkında bilgi edinilemeyen varlık alanı demektir. Gayb kelimesi Kur'ân'da altmış yerde geçmektedir. Gayb kelimesi Allah'a nispet olunduğu yerlerde sadece Allah tarafından bilinebilen mutlak gaybı ifade eder. İlgili âyet ve
    hadislerin bazılarında gaybı sadece Allah'ın bildiği ifade edilmekte (bk. En'âm, 6/59; Yûnus, 10/20; Hûd, 11/123; Buhârî, İstiskâ, 29, Tevhid, 4; Müslim, İmân, 77), bir kısmında ise Allah'ın dilediği kullarını gayb konusunda bilgilendirdiği (Âl-i İmrân, 3/179; Cin, 72/26-27) haber verilmektedir. Bu bağlamda Hz. İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunun gösterildiği (En'âm, 6/75), Hz. Yusuf'a rüyaları yorumlama ilminin ve kavminin yiyeceği yemekleri önceden bilme yeteneğinin verildiği (Yûsuf, 12/21, 37), Hz. İsa'nın, İsrailoğulları'nın evlerinde ne yiyip neleri biriktirdiklerine vâkıf olup bunları kendilerine haber verdiği (Âl-i İmrân, 3/49) belirtilmektedir. Buna göre gaybı, sadece Allah'ın bildiği mutlak gayb; O'nun bildirdikleri tarafından bilinebilen izâfi gayb şeklinde ikiye ayırmak mümkündür. Hz. Peygamber de Allah'ın kendisine öğrettiklerinin dışında gayb hakkında bilgiye sahip değildi (Müslim, İmân, 287; Tirmizî, Tefsîr, 7). Kur'ân mutlak gaybın bilinmesini sadece Allah'a tahsis etmiş, bu niteliğin diğer yaratıklardan birine tahsis edilmesini tevhide aykırı bulmuş, gayb kapılarını zorlama denemeleri olan fal, kehanet vb. yollara başvurmayı şiddetle yasaklamıştır. (M.C.)






+ Yorum Gönder