Konusunu Oylayın.: Kardeşlik ile ilgili hutbe

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kardeşlik ile ilgili hutbe
  1. 15.Ocak.2010, 15:40
    1
    Misafir

    Kardeşlik ile ilgili hutbe

  2. 15.Ocak.2010, 22:51
    2
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    --->: Kardeşlik ile ilgili hutbe




    Hutbe - Kardeşlik Neyi Gerektirir?

    Muhterem mü’minler!
    İki çeşit kardeşlik vardır. Bunlardan bir tanesi sıhriyyet kardeşliği dediğimiz aynı ana ve babadan dünyaya gelen evlatların kardeşliğidir ki, üzerinde hukuki neticeleri itibariyle birçok İslami hüküm tahakkuk eder. Diğeri ise din, inanç ve mefkûre kardeşliğidir. Bu kardeşlik müessesesi, dinimizin üzerinde bir başka vurgu ile öne çıkardığı, çok önemli bir konudur. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’inde bunu şu son derece çarpıcı ifadeler ile haber veriyor: “Mü'minler ancak kardeştirler. ” (Hucurat Suresi: 10)

    Görüldüğü gibi bu ayet-i kerime yeryüzündeki bütün Müslümanları, evrensel bir ailenin bireyleri olarak ilan ediyor. Müslümanlar arasında bulunan bu kardeşlik çeşidi öyle bir nimettir ki, hiçbir dinde bir örneği daha bulunmamaktadır. Din kardeşliğinin önemine dikkatlerimizi çeken birçok hadis-i şerif vardır ki bazılarını dikkatlerinize sunuyoruz:

    Sahabeden Cerir b. Abdullah, Hz. Peygamber'in (sav) "Birincisi namaz kılmak, ikincisi zekât vermek, üçüncüsü tüm Müslümanlar hakkında hayır dilemek, olmak üzere üç hususta kendisinden biat aldığını" söylemiştir. (Buhari, Kitabu'l-İman); "Bir müslümana, başka bir Müslümanın canı, malı ve ırzı haramdır." (Müslim, Tirmizi) ; "Müslüman Müslümanın kardeşidir ve Müslüman kardeşine zulmetmez, onunla dost olmaktan vazgeçmez, onu zelil etmez. Bir kimse için, bir Müslüman kardeşini hakir görmek kadar büyük bir kötülük yoktur." (Müsned-i Ahmed) ; "Mü'minler, aralarındaki sevgi, bağlılık ve birbirlerine merhamet ve şefkat duymak bakımından tıpkı bir bedene benzer. Şayet bedenin bir uzvu zarar görecek olursa tüm beden bundan rahatsız olur ve uykusuz kalır." (Buhari, Müslim)

    Muhterem Müslümanlar!Ayet ve bu hadislerle sabit olan dinde kardeşler olunması prensibinin sadece lafta kalmasının bir manası yoktur. Kardeşliğin bütün gerekleriniashab-ı kiramın yerine getirdiği gibi yapabilirsek o kardeşliğin bir değer ve kıymeti olur. Peygamber arkadaşlarının kendi aralarındaki kardeşlik uygulamaları o kadar güzel ve fedakarane idi ki, ilahi vahiy o güzel uygulamaları Kur’an sayfalarında ebedileştirmiş ve şöyle ifade buyurmuştu: "Kendilerinden önce o yurdu (Medine'yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin 'cimri ve bencil tutkularından' korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır." (Haşr Suresi: 9)

    Ayette kardeşlerini kendi nefislerine tercih edenler olarak anlatılan insanlar sahabenin ensar Müslümanları idi ki, evlerini, arazi ve diğer mallarını ve de lokmalarını ikiye bölerek Mekke’ye gelen kardeşleriyle paylaşmışlar, onlara gariplik ve çaresizliklerini hissettirmemişlerdi. Bundan dolayı da örneğine insanlığın şahid olamadığı ve olamayacağı altın bir nesil olma şerefine nail olmuşlardı. Onları böyle yıldızlaştıran değerler manzumesi, halen yaşamaktadır ve aynıyla bu gün elimizde mevcuttur. Önemli olan o değerlere sahip çıkmaktır.

    Muhterem kardeşlerim,Kardeşliğin bir ölçüsü de birbirimize karşı ölçülü davranmamız ve acele karar vermeyip; ilerde kardeşler olarak bir araya geldiğimizde yüzümüzün kızarmayacağı bir davranış içinde olmamızdır. Tabiri caiz ise, en büyük insan psikoloğu ve modern tabirle yine en büyük sosyal bilimcisi olan Peygamberimiz Efendimiz (as), Ebû Hüreyre (r.a.)’den Tirmizi’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifinde şöyle buyurarak bu konuda da ölçüyü şöylece belirlemiştir: “Sevdiğin kimseyi ölçülü sev ki, bir gün sevmeyeceğin bir kişi olabilir. Düşman olduğun ve buğzettiğin kişiye de ölçülü muamelede bulun ki, günün birinde çok sevdiğin bir kimse olabilir.” (Tirmizî, H.N.: 1997)

    Öyleyse değerli kardeşlerim,nefislerimize uyarak ve acele ederek, bazen düşmanlarımıza bile sergilemediğimiz tavırları inanan kardeşlerimize reva görmeyelim. Kardeşler arasında çıkan kavgaların İslam coğrafyasını ne hale getirdiğini acı örnekleriyle yaşayarak görüyoruz. Bu durum geçmişte de günümüzde de Müslümanların bünyesinde ne derin yaralar açmıştır ki, bu gün bile halen bu acıları en şiddetli bir şekilde hissediyoruz. İşte bakınız Avrupa’da Müslümanların problemlerine çare bulmak için bir araya gelen Müslüman teşkilatların yan yana gelmesini bile çekemiyorlar ve her türlü baskı unsuru ile bu birliktelikleri dağıtmaya çalışıyorlar. Bu tip şeylere alet olmayalım ve kardeşliğimize sahip çıkarak bozguncu ve fesatçılara fırsat vermeyelim.

    IGMG İrşad Başkanlığı



    ayrıca bknz:

    http://www.mumsema.com/cuma-hutbeler...gin-onemi.html


  3. 15.Ocak.2010, 22:51
    2
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥



    Hutbe - Kardeşlik Neyi Gerektirir?

    Muhterem mü’minler!
    İki çeşit kardeşlik vardır. Bunlardan bir tanesi sıhriyyet kardeşliği dediğimiz aynı ana ve babadan dünyaya gelen evlatların kardeşliğidir ki, üzerinde hukuki neticeleri itibariyle birçok İslami hüküm tahakkuk eder. Diğeri ise din, inanç ve mefkûre kardeşliğidir. Bu kardeşlik müessesesi, dinimizin üzerinde bir başka vurgu ile öne çıkardığı, çok önemli bir konudur. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’inde bunu şu son derece çarpıcı ifadeler ile haber veriyor: “Mü'minler ancak kardeştirler. ” (Hucurat Suresi: 10)

    Görüldüğü gibi bu ayet-i kerime yeryüzündeki bütün Müslümanları, evrensel bir ailenin bireyleri olarak ilan ediyor. Müslümanlar arasında bulunan bu kardeşlik çeşidi öyle bir nimettir ki, hiçbir dinde bir örneği daha bulunmamaktadır. Din kardeşliğinin önemine dikkatlerimizi çeken birçok hadis-i şerif vardır ki bazılarını dikkatlerinize sunuyoruz:

    Sahabeden Cerir b. Abdullah, Hz. Peygamber'in (sav) "Birincisi namaz kılmak, ikincisi zekât vermek, üçüncüsü tüm Müslümanlar hakkında hayır dilemek, olmak üzere üç hususta kendisinden biat aldığını" söylemiştir. (Buhari, Kitabu'l-İman); "Bir müslümana, başka bir Müslümanın canı, malı ve ırzı haramdır." (Müslim, Tirmizi) ; "Müslüman Müslümanın kardeşidir ve Müslüman kardeşine zulmetmez, onunla dost olmaktan vazgeçmez, onu zelil etmez. Bir kimse için, bir Müslüman kardeşini hakir görmek kadar büyük bir kötülük yoktur." (Müsned-i Ahmed) ; "Mü'minler, aralarındaki sevgi, bağlılık ve birbirlerine merhamet ve şefkat duymak bakımından tıpkı bir bedene benzer. Şayet bedenin bir uzvu zarar görecek olursa tüm beden bundan rahatsız olur ve uykusuz kalır." (Buhari, Müslim)

    Muhterem Müslümanlar!Ayet ve bu hadislerle sabit olan dinde kardeşler olunması prensibinin sadece lafta kalmasının bir manası yoktur. Kardeşliğin bütün gerekleriniashab-ı kiramın yerine getirdiği gibi yapabilirsek o kardeşliğin bir değer ve kıymeti olur. Peygamber arkadaşlarının kendi aralarındaki kardeşlik uygulamaları o kadar güzel ve fedakarane idi ki, ilahi vahiy o güzel uygulamaları Kur’an sayfalarında ebedileştirmiş ve şöyle ifade buyurmuştu: "Kendilerinden önce o yurdu (Medine'yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin 'cimri ve bencil tutkularından' korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır." (Haşr Suresi: 9)

    Ayette kardeşlerini kendi nefislerine tercih edenler olarak anlatılan insanlar sahabenin ensar Müslümanları idi ki, evlerini, arazi ve diğer mallarını ve de lokmalarını ikiye bölerek Mekke’ye gelen kardeşleriyle paylaşmışlar, onlara gariplik ve çaresizliklerini hissettirmemişlerdi. Bundan dolayı da örneğine insanlığın şahid olamadığı ve olamayacağı altın bir nesil olma şerefine nail olmuşlardı. Onları böyle yıldızlaştıran değerler manzumesi, halen yaşamaktadır ve aynıyla bu gün elimizde mevcuttur. Önemli olan o değerlere sahip çıkmaktır.

    Muhterem kardeşlerim,Kardeşliğin bir ölçüsü de birbirimize karşı ölçülü davranmamız ve acele karar vermeyip; ilerde kardeşler olarak bir araya geldiğimizde yüzümüzün kızarmayacağı bir davranış içinde olmamızdır. Tabiri caiz ise, en büyük insan psikoloğu ve modern tabirle yine en büyük sosyal bilimcisi olan Peygamberimiz Efendimiz (as), Ebû Hüreyre (r.a.)’den Tirmizi’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifinde şöyle buyurarak bu konuda da ölçüyü şöylece belirlemiştir: “Sevdiğin kimseyi ölçülü sev ki, bir gün sevmeyeceğin bir kişi olabilir. Düşman olduğun ve buğzettiğin kişiye de ölçülü muamelede bulun ki, günün birinde çok sevdiğin bir kimse olabilir.” (Tirmizî, H.N.: 1997)

    Öyleyse değerli kardeşlerim,nefislerimize uyarak ve acele ederek, bazen düşmanlarımıza bile sergilemediğimiz tavırları inanan kardeşlerimize reva görmeyelim. Kardeşler arasında çıkan kavgaların İslam coğrafyasını ne hale getirdiğini acı örnekleriyle yaşayarak görüyoruz. Bu durum geçmişte de günümüzde de Müslümanların bünyesinde ne derin yaralar açmıştır ki, bu gün bile halen bu acıları en şiddetli bir şekilde hissediyoruz. İşte bakınız Avrupa’da Müslümanların problemlerine çare bulmak için bir araya gelen Müslüman teşkilatların yan yana gelmesini bile çekemiyorlar ve her türlü baskı unsuru ile bu birliktelikleri dağıtmaya çalışıyorlar. Bu tip şeylere alet olmayalım ve kardeşliğimize sahip çıkarak bozguncu ve fesatçılara fırsat vermeyelim.

    IGMG İrşad Başkanlığı



    ayrıca bknz:

    http://www.mumsema.com/cuma-hutbeler...gin-onemi.html


  4. 24.Ekim.2010, 20:36
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Kardeşlik ile ilgili hutbe

    Kardeşlik hakkında hutbe


  5. 24.Ekim.2010, 20:36
    3
    Moderatör
    Kardeşlik hakkında hutbe


  6. 25.Ocak.2012, 12:02
    4
    melle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2008
    Üye No: 20559
    Mesaj Sayısı: 2,084
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21

    Cevap: Kardeşlik ile ilgili hutbe

    kardeşlik hutbeleri çok okunmalı cami minberlerinde bu konu gündeme sık sık dile getirilmelidir.


  7. 25.Ocak.2012, 12:02
    4
    Devamlı Üye
    kardeşlik hutbeleri çok okunmalı cami minberlerinde bu konu gündeme sık sık dile getirilmelidir.


  8. 21.Mart.2012, 15:08
    5
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Kardeşlik ile ilgili hutbe

    HZ. PEYGAMBER VE KARDEŞLİK HUKUKU
    اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌفَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟
    Muhterem Müslümanlar!
    Yüce dinimizde bütün müslümanları kardeş olarak kabul etmiştir. Nitekim Cenab-ı Hak, şöyle buyurmaktadır: “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki, size merhamet edilsin.”[1] Buna göre yeryüzünün neresinde yaşıyor olursa olsun, hangi dili onuşuyor olurlarsa olsun, hangi kavme mensup olurlarsa olsun veya hangi renge sahip olursa olsun, bütün mü'minler kelimenin tam anlamıyla birbirlerinin kardeşleridir; yani birbirlerinin sadık dostlarıdırlar. Peygamber Efendimiz (sav) de kardeşlik sorumluluklarımızı hatırlatarak "Birbirinize haset etmeyin. Alışverişte birbirinizi aldatmayın. Birbirinize dargın durmayın ve birbirinizden yüz çevirmeyin. ... Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun. Müslüman müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz ve ona hor bakmaz.”[2]buyurmuştur.
    Değerli Kardeşlerim!
    Allah rızası için Mekke’de her şeyini bırakıp Medine’ye hicret etmiş bulunan, Muhacir Müslümanlara, Medineli Müslümanlar muhabbet ve samimiyetle kucaklarını açmışlar, ellerinden gelen her türlü yardımı onlardan esirgememişler ve bütün insanlığa ibret olacak bir kardeşlik tablosu sergilemişlerdir. Sevgili Peygamberimiz bizlerin de aynı duyarlılığı göstermemiz konusunda şöyle buyurmaktadır: “… Bir kimse Müslüman kardeşinin ihtiyacını karşılarsa, Allah da ona yardım eder. Bir kimse bir Müslüman’ın sıkıntısını giderirse, Allah da kıyamet günü onun sıkıntılarından birini giderir. Bir kimse din kardeşinin ayıbını örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter[3]
    Aziz Cemaat!
    Sevgi ve kardeşlik, Hz. Peygamber’in hayatında önemli bir ilke olmuştur. Hz. Peygamber (sav), İslam Dini’ni tebliğ ederken renk, ırk, dil, cinsiyet farkı gözetmemiş; tüm inananlara eşit yaklaşmıştır.Efendimiz saadet toplumuna ulaşabilmemiz için bizlere şu uyarıda bulunmaktadır "Sizden biriniz kendi nefsi için isteyip arzu ettiğini, mü’min kardeşi için de arzu etmedikçe gerçek manada iman etmiş olamaz.’’[4] İşte bu yüzden birbirimizi sırf Allah rızası için, karşılık beklemeksizin sevmeliyiz. Birbirimizle hayırda yardımlaşmalıyız. Birbirimize vefalı olmalı, kardeşimizi hor ve küçük görmemeliyiz. Affedici, paylaşmayı bilen, kendimiz için istediğimizi, mü’min kardeşimiz için de isteyen hatta onları kendimize tercih eden kişiler olmalıyız.Farklı kökenlerden gelen insanların bir arada yaşadığı günümüz toplumunda, arzu edilen birlik ve beraberliğin sağlanması, Hz Muhammed’in bize gösterdiği kardeşlik hukuku ve sevgiyle mümkündür. Yaratıcımız “bir” olduğuna göre, yaratılan her insan da yaratandan ötürü sevgi ve merhamete layıktır.
    Değerli Mü’minler!
    İnsanlığa rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz (sav)in doğumunu şerefle yad ettiğimiz bu güzel günler, aynı zamanda milli bayramlarımızdan birisi olan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın da kutlandığı önemli bir zaman dilimidir. 23 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurulduğu, Milletimizin, esir edilemeyeceğini bütün dünyaya haykırdığı, milli hâkimiyetimizi elde etme günüdür. Bu hâkimiyeti bugünün küçükleri, yarının büyükleri olan çocuklar koruyacak ve devam ettireceklerdir. O halde, yarınımızı ellerine teslim edeceğimiz çocuklarımızı, dini ve milli kültürümüze bağlı, vatan-millet ve kardeşlik sevgisiyle dolu olarak yetiştirmek her anne-babanın başta gelen kutsal görevidir.Hutbemi Hz. Peygamberin şu mübarek sözleriyle bitiriyorum: “Birbirinizin eksikliğini görmeye ve işitmeye çalışmayın; birbirinizin özel ve mahrem hayatını araştırmayın; menfaatte benlik yarışına girmeyin; birbirinizi çekememezlik etmeyin; birbirinize buğz etmeyin; birbirinize sırt çevirmeyin; ey Allah’ın kulları kardeş olun!”[5] Metin AVCI
    Eflani Müftüsü


    [1] 49/Hucurat, Ayet 10.

    [2] R. Salihîn Trc. c.1, s. 277.

    [3]R. Salihîn Trc. c.1, s.284.

    [4] Buhari; İman, 7.

    [5]Müslim; Birr, 9, IV, 1975.


  9. 21.Mart.2012, 15:08
    5
    Moderatör
    HZ. PEYGAMBER VE KARDEŞLİK HUKUKU
    اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌفَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟
    Muhterem Müslümanlar!
    Yüce dinimizde bütün müslümanları kardeş olarak kabul etmiştir. Nitekim Cenab-ı Hak, şöyle buyurmaktadır: “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki, size merhamet edilsin.”[1] Buna göre yeryüzünün neresinde yaşıyor olursa olsun, hangi dili onuşuyor olurlarsa olsun, hangi kavme mensup olurlarsa olsun veya hangi renge sahip olursa olsun, bütün mü'minler kelimenin tam anlamıyla birbirlerinin kardeşleridir; yani birbirlerinin sadık dostlarıdırlar. Peygamber Efendimiz (sav) de kardeşlik sorumluluklarımızı hatırlatarak "Birbirinize haset etmeyin. Alışverişte birbirinizi aldatmayın. Birbirinize dargın durmayın ve birbirinizden yüz çevirmeyin. ... Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun. Müslüman müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz ve ona hor bakmaz.”[2]buyurmuştur.
    Değerli Kardeşlerim!
    Allah rızası için Mekke’de her şeyini bırakıp Medine’ye hicret etmiş bulunan, Muhacir Müslümanlara, Medineli Müslümanlar muhabbet ve samimiyetle kucaklarını açmışlar, ellerinden gelen her türlü yardımı onlardan esirgememişler ve bütün insanlığa ibret olacak bir kardeşlik tablosu sergilemişlerdir. Sevgili Peygamberimiz bizlerin de aynı duyarlılığı göstermemiz konusunda şöyle buyurmaktadır: “… Bir kimse Müslüman kardeşinin ihtiyacını karşılarsa, Allah da ona yardım eder. Bir kimse bir Müslüman’ın sıkıntısını giderirse, Allah da kıyamet günü onun sıkıntılarından birini giderir. Bir kimse din kardeşinin ayıbını örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter[3]
    Aziz Cemaat!
    Sevgi ve kardeşlik, Hz. Peygamber’in hayatında önemli bir ilke olmuştur. Hz. Peygamber (sav), İslam Dini’ni tebliğ ederken renk, ırk, dil, cinsiyet farkı gözetmemiş; tüm inananlara eşit yaklaşmıştır.Efendimiz saadet toplumuna ulaşabilmemiz için bizlere şu uyarıda bulunmaktadır "Sizden biriniz kendi nefsi için isteyip arzu ettiğini, mü’min kardeşi için de arzu etmedikçe gerçek manada iman etmiş olamaz.’’[4] İşte bu yüzden birbirimizi sırf Allah rızası için, karşılık beklemeksizin sevmeliyiz. Birbirimizle hayırda yardımlaşmalıyız. Birbirimize vefalı olmalı, kardeşimizi hor ve küçük görmemeliyiz. Affedici, paylaşmayı bilen, kendimiz için istediğimizi, mü’min kardeşimiz için de isteyen hatta onları kendimize tercih eden kişiler olmalıyız.Farklı kökenlerden gelen insanların bir arada yaşadığı günümüz toplumunda, arzu edilen birlik ve beraberliğin sağlanması, Hz Muhammed’in bize gösterdiği kardeşlik hukuku ve sevgiyle mümkündür. Yaratıcımız “bir” olduğuna göre, yaratılan her insan da yaratandan ötürü sevgi ve merhamete layıktır.
    Değerli Mü’minler!
    İnsanlığa rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz (sav)in doğumunu şerefle yad ettiğimiz bu güzel günler, aynı zamanda milli bayramlarımızdan birisi olan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın da kutlandığı önemli bir zaman dilimidir. 23 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurulduğu, Milletimizin, esir edilemeyeceğini bütün dünyaya haykırdığı, milli hâkimiyetimizi elde etme günüdür. Bu hâkimiyeti bugünün küçükleri, yarının büyükleri olan çocuklar koruyacak ve devam ettireceklerdir. O halde, yarınımızı ellerine teslim edeceğimiz çocuklarımızı, dini ve milli kültürümüze bağlı, vatan-millet ve kardeşlik sevgisiyle dolu olarak yetiştirmek her anne-babanın başta gelen kutsal görevidir.Hutbemi Hz. Peygamberin şu mübarek sözleriyle bitiriyorum: “Birbirinizin eksikliğini görmeye ve işitmeye çalışmayın; birbirinizin özel ve mahrem hayatını araştırmayın; menfaatte benlik yarışına girmeyin; birbirinizi çekememezlik etmeyin; birbirinize buğz etmeyin; birbirinize sırt çevirmeyin; ey Allah’ın kulları kardeş olun!”[5] Metin AVCI
    Eflani Müftüsü


    [1] 49/Hucurat, Ayet 10.

    [2] R. Salihîn Trc. c.1, s. 277.

    [3]R. Salihîn Trc. c.1, s.284.

    [4] Buhari; İman, 7.

    [5]Müslim; Birr, 9, IV, 1975.


  10. 23.Mart.2012, 09:20
    6
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Kardeşlik ile ilgili hutbe

    İSLAMDA KARDEŞLİK

    إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ
    لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
    (Hucurat 10)
    Muhterem Müminler,
    Sosyal bir varlık olan insanoğlu, tek başına hayatını devam ettirebilecek bir özellikte değildir. Toplum halinde yaşamak mecburiyetinde olan insanların, birbirlerine karşı temel hak ve vazifeleri vardır. Bu vazifelerin başında da, insanların mutlu, huzurlu ve barış içinde bir hayat sürdürmeleri için, kardeşlik duygusuyla hareket etmeleri gerekmektedir.
    Müslümanlardaki kardeşlik Akide (iman) temeline dayanmaktadır. İslam kardeşliği, rengi, dili, örf ve adetleri faklı olan insanları, muhabbetle, sevgiyle, gönül bağıyla birbirlerine bağlamaktadır.
    Huzur ve mutluluk yollarını gösteren Kur’an ve Sünnet, İslam kardeşliğine bir çok yerde vurgu yapmaktadır. Yüce Allah Kur’anı Kerimde şöyle buyurmaktadır: “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekte sakının ki, size merhamet edilsin” (1).
    Kardeşliği pekiştirecek olan duygu ve davranışları da Sevgili Peygamberimiz (sav) de şöyle açıklamaktadır: “Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mümin) kardeşi için de istemedikçe (gerçek) iman etmiş olmaz” (2)
    Aziz Cemaat,
    Bütün müminleri kardeş ilan eden dinimiz, kardeşliğin neleri gerektirdiğini de açıklamıştır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Kardeşine sevgiyle yaklaşmak, güler yüz göstermek, imkanları dahilinde ona yardımda bulunmak, onun sevinciyle sevinmek, üzüntüsüyle üzülmek, canını, malını, ırzını, kendi canı, kendi malı, kendi ırzı gibi… korumaktır.
    Sevgili Peygamberimiz (sav) in insanların birbirlerine karşı davranışlarının nasıl olması gerektiğini de yine şöyle açıklamıştır: “İnsanların, vücutlarındaki mafsalların her biri için güneş doğan her günde (sağlık şükranesi olarak) sadaka borçları vardır. İki kimse arasında adalet etmek sadakadır. Bir kimse hayvanına binerken, ona yardım edip bindirmek veyahut yükünü hayvana yükleyivermek de sadakadır. Güzel söz de bir sadakadır. Namaza gitmek için attığın her adıma bedel bir sadaka vardır. Gelip geçenlere eza verecek şeyi yoldan uzaklaştırmak da sadakadır” (3)
    Değerli Cemaat,
    Güzel dinimiz İslam, toplum hayatıyla o kadar uyumlu düsturlar getirmiştir ki, bir araya gelmesi mümkün gibi görülmeyen kabileleri, toplumları bir araya getirmiş ve sevgiyle, huzurla, kardeşçe bir arada geçindirmiştir.
    Ensar-Muhacir kardeşliği, bütün Müslümanların örnek almaları gereken bir kardeşlik anlaşmasıdır. Yine İslam öncesinde Medine’de birbirine düşman olan Evs ve Hazreç kabileleri Müslüman olunca kardeş olmuşlar ve güzellikle bir arada yaşamışlardır.
    Unutmayalım ki, İslam kardeşliği, paylaşmaya, fedakarlığa, sevgiye, saygıya ve muhabbete dayanmaktadır.


    Cüneyt ALAN
    Karagündüz Köyü Camii İ.H. VAN


    Kaynaklar:
    1-Hucurat Suresi Ayet 10
    2-40 Hadis Kartelası
    3-R. Salihin c.1, s.289


  11. 23.Mart.2012, 09:20
    6
    Moderatör
    İSLAMDA KARDEŞLİK

    إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ
    لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
    (Hucurat 10)
    Muhterem Müminler,
    Sosyal bir varlık olan insanoğlu, tek başına hayatını devam ettirebilecek bir özellikte değildir. Toplum halinde yaşamak mecburiyetinde olan insanların, birbirlerine karşı temel hak ve vazifeleri vardır. Bu vazifelerin başında da, insanların mutlu, huzurlu ve barış içinde bir hayat sürdürmeleri için, kardeşlik duygusuyla hareket etmeleri gerekmektedir.
    Müslümanlardaki kardeşlik Akide (iman) temeline dayanmaktadır. İslam kardeşliği, rengi, dili, örf ve adetleri faklı olan insanları, muhabbetle, sevgiyle, gönül bağıyla birbirlerine bağlamaktadır.
    Huzur ve mutluluk yollarını gösteren Kur’an ve Sünnet, İslam kardeşliğine bir çok yerde vurgu yapmaktadır. Yüce Allah Kur’anı Kerimde şöyle buyurmaktadır: “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekte sakının ki, size merhamet edilsin” (1).
    Kardeşliği pekiştirecek olan duygu ve davranışları da Sevgili Peygamberimiz (sav) de şöyle açıklamaktadır: “Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mümin) kardeşi için de istemedikçe (gerçek) iman etmiş olmaz” (2)
    Aziz Cemaat,
    Bütün müminleri kardeş ilan eden dinimiz, kardeşliğin neleri gerektirdiğini de açıklamıştır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Kardeşine sevgiyle yaklaşmak, güler yüz göstermek, imkanları dahilinde ona yardımda bulunmak, onun sevinciyle sevinmek, üzüntüsüyle üzülmek, canını, malını, ırzını, kendi canı, kendi malı, kendi ırzı gibi… korumaktır.
    Sevgili Peygamberimiz (sav) in insanların birbirlerine karşı davranışlarının nasıl olması gerektiğini de yine şöyle açıklamıştır: “İnsanların, vücutlarındaki mafsalların her biri için güneş doğan her günde (sağlık şükranesi olarak) sadaka borçları vardır. İki kimse arasında adalet etmek sadakadır. Bir kimse hayvanına binerken, ona yardım edip bindirmek veyahut yükünü hayvana yükleyivermek de sadakadır. Güzel söz de bir sadakadır. Namaza gitmek için attığın her adıma bedel bir sadaka vardır. Gelip geçenlere eza verecek şeyi yoldan uzaklaştırmak da sadakadır” (3)
    Değerli Cemaat,
    Güzel dinimiz İslam, toplum hayatıyla o kadar uyumlu düsturlar getirmiştir ki, bir araya gelmesi mümkün gibi görülmeyen kabileleri, toplumları bir araya getirmiş ve sevgiyle, huzurla, kardeşçe bir arada geçindirmiştir.
    Ensar-Muhacir kardeşliği, bütün Müslümanların örnek almaları gereken bir kardeşlik anlaşmasıdır. Yine İslam öncesinde Medine’de birbirine düşman olan Evs ve Hazreç kabileleri Müslüman olunca kardeş olmuşlar ve güzellikle bir arada yaşamışlardır.
    Unutmayalım ki, İslam kardeşliği, paylaşmaya, fedakarlığa, sevgiye, saygıya ve muhabbete dayanmaktadır.


    Cüneyt ALAN
    Karagündüz Köyü Camii İ.H. VAN


    Kaynaklar:
    1-Hucurat Suresi Ayet 10
    2-40 Hadis Kartelası
    3-R. Salihin c.1, s.289





+ Yorum Gönder