Konusunu Oylayın.: Nefs ile ilgili hutbe

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Nefs ile ilgili hutbe
  1. 15.Ocak.2010, 07:30
    1
    Misafir

    Nefs ile ilgili hutbe

  2. 26.Aralık.2012, 00:44
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Nefs ile ilgili hutbe




    Nefis Muhasebesi

    قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّاهَا {9} وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّاهَا
    Şems: 9-10
    Muhterem Müslümanlar!
    Varlıkların arasında en üstün, değerli ve Allah’ın yeryüzündeki halifesi olan insan, gayesiz ve başıboş olarak yaratılmamıştır. “Ben, cinleri ve insanları ancak bana, kulluk etsinler diye yarattım.”(1), “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratandır. O, üstündür, bağışlayandır.”(2) ilahi buyrukları çerçevesinde, kulluk bilincinden uzaklaşmamalı, yaratılış gayesine uygun, nefsini kontrol etmenin gayreti içerisinde olmalıdır. Dinimize göre, dünya hayatı anlamsız olmadığı gibi, ölüm de sonu olmayan bir yok oluş değildir. Aksine hayat, imtihan dünyası, ölümden sonraki ahiret hayatı da dünyada yapılanların karşılık bulacağı, sonsuzluk yurdudur.
    Aziz Mü’minler!
    Yüce Allah biz kullarını şu şekilde uyarmaktadır:” Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. Her hangi birinize ölüm gelipte,” Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden, Allah yolunda harcayın. Allah, eceli geldiğinde hiç kimsenin ecelini ertelemez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”(3) Şu halde hayatın uzatılması, ecelin ertelenmesi söz konusu değildir. Dünyaya geri dönmekte mümkün değildir. Herkes yaptıklarının karşılığını eksiksiz alacak, hiç kimseye haksızlık yapılmayacak. Yüce Allah bu gerçeği şu şekilde ifade ediyor:” Her kim zerre ağırlığınca iyilik yaparsa onun mükafatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca kötülük işlerse onun cezasını çekecektir.”(4) Hesap gününde hiçbir şeye itiraz etme hakkımız olmayacak. Zira ortaya konulanlar kendi yaptıklarımızdır. Yüce Rabbimiz bu konuda:” Her insanın amelini boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız. Oku kitabını, bu gün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter.”(5) “Kulakları sağır eden o ses geldiğinde, işte o gün kişi kardeşinden,

    annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar. İşte o gün, herkesin kendini meşgul edecek bir derdi vardır.”(6), “ Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.”(7) buyurmaktadır.
    Muhterem Cemaat!
    Dünya hayatında hiçbir şey çalışmadan verilmezken, ebedi alemde vaad edilen mükafatlar, kulluk vazifeleri yerine getirilmeden elde edilebilinir mi? Elbette edilemez. Bundan dolayı, hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmeliyiz. Nefis muhasebesini her an yapmalıyız. Hz. Ömer(r.a)’ın,” Bugün Rabbin için ne yaptın?” Sorusunu her daim kendimize sormalıyız. İbadetlerimizi zamanında yapmanın, iyilikleri artırmanın, kötülüklerden de vazgeçmenin çabası içerisinde olmalıyız. Günahlarımızdan dolayı tövbe etmeli, halimizi düzeltmeliyiz. Ömür sermayemizi çok dikkatli kullanmalıyız.

    Hutbemi bir hadis-i şerif mealiyle bitiriyorum:” Ahirette insan şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe Allah’ın huzurundan ayrılamaz: Ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini ne şekilde yıprattığından, servetini nereden kazanıp nerelere harcadığından, bildikleri ile amel edip etmediğinden.”(8)
    Ek metin:
    26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşayan Azeri sivillerin Ermeniler tarafından toplu şekilde katledilmesinin 20. yıldönümünde dost ve kardeş Azerbaycan halkının acılarını yürekten paylaşıyor, bu menfur olayda şehit olan kardeşlerimize Yüce Mevla’dan rahmet diliyoruz. Bu vesileyle Ermeni işgali altındaki Azerbaycan topraklarının bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını temenni ediyoruz.

    Kaynak :
    1-Zariyat,56
    2-Mülk,2
    3-Münâfikun,9.11
    4-Zilzal,7-8
    5-İsra,13,14
    6-Abese,33..36
    7-eş-Şems,7..10
    8-Tirmizi,Kıyame,1 (3531)



  3. 26.Aralık.2012, 00:44
    2
    Editör



    Nefis Muhasebesi

    قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّاهَا {9} وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّاهَا
    Şems: 9-10
    Muhterem Müslümanlar!
    Varlıkların arasında en üstün, değerli ve Allah’ın yeryüzündeki halifesi olan insan, gayesiz ve başıboş olarak yaratılmamıştır. “Ben, cinleri ve insanları ancak bana, kulluk etsinler diye yarattım.”(1), “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratandır. O, üstündür, bağışlayandır.”(2) ilahi buyrukları çerçevesinde, kulluk bilincinden uzaklaşmamalı, yaratılış gayesine uygun, nefsini kontrol etmenin gayreti içerisinde olmalıdır. Dinimize göre, dünya hayatı anlamsız olmadığı gibi, ölüm de sonu olmayan bir yok oluş değildir. Aksine hayat, imtihan dünyası, ölümden sonraki ahiret hayatı da dünyada yapılanların karşılık bulacağı, sonsuzluk yurdudur.
    Aziz Mü’minler!
    Yüce Allah biz kullarını şu şekilde uyarmaktadır:” Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. Her hangi birinize ölüm gelipte,” Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden, Allah yolunda harcayın. Allah, eceli geldiğinde hiç kimsenin ecelini ertelemez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”(3) Şu halde hayatın uzatılması, ecelin ertelenmesi söz konusu değildir. Dünyaya geri dönmekte mümkün değildir. Herkes yaptıklarının karşılığını eksiksiz alacak, hiç kimseye haksızlık yapılmayacak. Yüce Allah bu gerçeği şu şekilde ifade ediyor:” Her kim zerre ağırlığınca iyilik yaparsa onun mükafatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca kötülük işlerse onun cezasını çekecektir.”(4) Hesap gününde hiçbir şeye itiraz etme hakkımız olmayacak. Zira ortaya konulanlar kendi yaptıklarımızdır. Yüce Rabbimiz bu konuda:” Her insanın amelini boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız. Oku kitabını, bu gün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter.”(5) “Kulakları sağır eden o ses geldiğinde, işte o gün kişi kardeşinden,

    annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar. İşte o gün, herkesin kendini meşgul edecek bir derdi vardır.”(6), “ Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.”(7) buyurmaktadır.
    Muhterem Cemaat!
    Dünya hayatında hiçbir şey çalışmadan verilmezken, ebedi alemde vaad edilen mükafatlar, kulluk vazifeleri yerine getirilmeden elde edilebilinir mi? Elbette edilemez. Bundan dolayı, hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmeliyiz. Nefis muhasebesini her an yapmalıyız. Hz. Ömer(r.a)’ın,” Bugün Rabbin için ne yaptın?” Sorusunu her daim kendimize sormalıyız. İbadetlerimizi zamanında yapmanın, iyilikleri artırmanın, kötülüklerden de vazgeçmenin çabası içerisinde olmalıyız. Günahlarımızdan dolayı tövbe etmeli, halimizi düzeltmeliyiz. Ömür sermayemizi çok dikkatli kullanmalıyız.

    Hutbemi bir hadis-i şerif mealiyle bitiriyorum:” Ahirette insan şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe Allah’ın huzurundan ayrılamaz: Ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini ne şekilde yıprattığından, servetini nereden kazanıp nerelere harcadığından, bildikleri ile amel edip etmediğinden.”(8)
    Ek metin:
    26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşayan Azeri sivillerin Ermeniler tarafından toplu şekilde katledilmesinin 20. yıldönümünde dost ve kardeş Azerbaycan halkının acılarını yürekten paylaşıyor, bu menfur olayda şehit olan kardeşlerimize Yüce Mevla’dan rahmet diliyoruz. Bu vesileyle Ermeni işgali altındaki Azerbaycan topraklarının bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını temenni ediyoruz.

    Kaynak :
    1-Zariyat,56
    2-Mülk,2
    3-Münâfikun,9.11
    4-Zilzal,7-8
    5-İsra,13,14
    6-Abese,33..36
    7-eş-Şems,7..10
    8-Tirmizi,Kıyame,1 (3531)






+ Yorum Gönder