Konusunu Oylayın.: Yalan ile ilgili yazı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Yalan ile ilgili yazı
  1. 10.Ocak.2010, 13:18
    1
    Misafir

    Yalan ile ilgili yazı

  2. 10.Ocak.2010, 14:08
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Yalan ile ilgili yazı




    Yalan söylemek bir hayatı gizlemek amacıyla gerçeğe uygun olmayan bir girişimde bulunmaktır. Bu girişim sözle olabildiği gibi, jest, yazı ve susmayla da olabilir. Sosyal bir davranış olan yalanın amacı, başkalarını yanıltmaktır.
    Ana babaların birçoğu, çocuğun gerçeğe sadık kalmasını çok erken bir dönemde isterler. Oysa 3 yaş çocuğunun « inanılmayacak öyküler » uydurması ve taklit oyunlarından hoşlanması doğaldır. Çocuk zeki e hayal gücü geniş olduğu ölçüde bunda başarılı olur. Öykü uydurmak ve taklit oyunu yalan söylemek değildir ve bunun engelleyici hiçbir girişimde bulunulmamalıdır.
    Öykü uydurmaktan ayrı olarak, kasıtlı biçimde gerçeğe sadık kalmama küçük bir çocukta doğaldır ve bu tür yalan çocuğun eğlenmeyi sevmesinin, birine takılmaktan hoşlanmasının, doğal övünme arzusunun, arkadaşlarından geri kalmamam isteğinin yada cezalandırılma korkusunun bir sonucudur. Ayrıca, ana babanın üzerinde durdukları bir konuda ilgi çekme yada ana babayı taklit etme amaçlarıyla da çocuk bu tür bir yalana başvurmuş olabilir.
    Yaşamın ilk 5 yılında çocuğun yalan söylemesi konusunda endişe etmeye gerek yoktur. Gerçeğe sadık kalma çocukta giderek gelişen bir olgudur. Çocuğun gerçeğe sadık kalması konusunda ısrar etmek ve çocuğa yalan söylediğini kanıtlama girişiminde bulunmak yanlıştır. Çocuk açıkça anlaşılan bir yalan söylediği zaman endişeyle karşılanmamalıdır. Ancak çocuk 4 yaşına geldiğinde, yalan salt övünmekten öte bir amaçla söylenmişse, düş gücü ürünü yada bir şaka değilse, o zaman annenin çocuğa, eğer doğruyu söylemezse ona ne zaman inanacağını bilemeyeceğini söylemesi yeterlidir. Sert cezalar suçlanmadan kaçmak için çocuğun yalan söylemesine yol açar (18).

    KÜÇÜK ÇOCUKLARIN SÖZDE (PSEUDO) YALANLARI

    Çocuk psikologlarına göre, çocuk, 7 yaş öncesinde yalan söylemez. Bazı uzmanlarsa ilk yalanın 6 yaş dolaylarında görüldüğünü savunurlar.
    Çocukların gerçekdışı konuşmaları çok sık görülür. Burada hemen « yalan » damgasını vurmak doğru değildir. Çocukta gerçekçilik duygusunun zaman içinde kazanıldığını unutmamak gerekir.
    3-4 yaş çocuklarının sık sık söylediği yalanlar, aslında gerçek anlamda yalan değildir, sahte yada görünürde başka bir deyişle, « sözde » (pseudo) yalanlardır.
    Bu tür « sözde » yalan, gerçek yalandan farklıdır; gerçek yalanla yüzeysel benzerliği çoğunlukla karıştırılmasına neden olur. Eğitimsel yanlışlıklar, sosyal ve moral anlam verme, kınama, üzüntüyle karşılama bu tür yalanları doğurur. Örneğin masada bardağı deviren çocuk, bundan kardeşinin sorumlu olduğunu söyleyebilir.
    Görünürde yalan bazen oyun niteliği taşır. Çocuk çevresindeki kişiler yada kendisiyle ilgili olaylara ince ayrıntılar katarak bunları süsler. Gerçeğe bir anlamda bağlı kalabildiği gibi, tümüyle başka bir olay da yaratabilir. Bu tür uydurmalar 7 yaş öncesi çocuklarda sıklıkla görülür.
    Uydurmalar zamanla gelişebilir ve bir öykü gibi tamamlanabilir. Bu hayal gücü ürünlerinin özelliği, ikinci bir kişinin yaratılmasıdır. Çocuk çoğunlukla kendisiyle aynı yaş ve cinsiyette bir kardeş, kuzen, arkadaş yaratır. Çocuk duygu ve deneyimlerinin bir bölümünü, sorumluluklarından bazılarını ona aktarır. Tek çocuk yada kardeşleri kendisinden çok büyük olanlarda bu daha sıktır.
    Örneğin, 3 yaşında bir erkek çocuğun kendisinden 7 yaş büyük bir kardeşi vardır. Oyun arkadaşı olmayan bu çocuk kendisiyle aynı yaşta sembolik bir arkadaş yaratır. Kendisi bir şey istediğinde, bu hayal ürünü arkadaş da ister ve bu istek çocuk tarafından hemen ailesine bildirir. Çocuk, bazen arkadaşının anne ve babasının ona armağan verdiklerini söyler. Aslında bu, kendi ana babasından istediği bir şeydir. Çocuk ailesiyle yaptığı bir gezintide korktuğu için ata binmez. Ancak ertesi gün arkadaşının kahramanlık öykülerini ayrıntılarıyla anlatır. 4 yaşına doğru çocuk artık arkadaşından pek söz etmemeye başlar. Anne ve babası kendisine arkadaşının ne yaptığını sorduğunda: « O trafik kazasında öldü, » yanıtını verir.
    « Sözde » yalanlar çocuk düşüncesinin kendiliğinden ve özgün ürünleridir.
    Çocuk psikolojik gereksinmeleri nedeniyle gerçekdışı fikir, bilgi, söz yada hayallere sığınabilir. Çocuk kurduğu hayalleri gerçek gibi kabul eder.

    ALIŞKANLIK HALİNE GELEN YALAN

    Çocuğun gerçekle gerçek olmayanı ayırt etmesinden sonra yalanın hâlâ süregelmesi halinde, yalanın temelinde çevreyle olan olumsuz ilişkiler yatıyor demektir.
    Burada uydurma sözler anlatma, öyküler icat etme yada kendi yararına bazı şeyleri reddetme gibi hayali yalandan daha önemli yalanlar söz konusudur



  3. 10.Ocak.2010, 14:08
    2
    Silent and lonely rains



    Yalan söylemek bir hayatı gizlemek amacıyla gerçeğe uygun olmayan bir girişimde bulunmaktır. Bu girişim sözle olabildiği gibi, jest, yazı ve susmayla da olabilir. Sosyal bir davranış olan yalanın amacı, başkalarını yanıltmaktır.
    Ana babaların birçoğu, çocuğun gerçeğe sadık kalmasını çok erken bir dönemde isterler. Oysa 3 yaş çocuğunun « inanılmayacak öyküler » uydurması ve taklit oyunlarından hoşlanması doğaldır. Çocuk zeki e hayal gücü geniş olduğu ölçüde bunda başarılı olur. Öykü uydurmak ve taklit oyunu yalan söylemek değildir ve bunun engelleyici hiçbir girişimde bulunulmamalıdır.
    Öykü uydurmaktan ayrı olarak, kasıtlı biçimde gerçeğe sadık kalmama küçük bir çocukta doğaldır ve bu tür yalan çocuğun eğlenmeyi sevmesinin, birine takılmaktan hoşlanmasının, doğal övünme arzusunun, arkadaşlarından geri kalmamam isteğinin yada cezalandırılma korkusunun bir sonucudur. Ayrıca, ana babanın üzerinde durdukları bir konuda ilgi çekme yada ana babayı taklit etme amaçlarıyla da çocuk bu tür bir yalana başvurmuş olabilir.
    Yaşamın ilk 5 yılında çocuğun yalan söylemesi konusunda endişe etmeye gerek yoktur. Gerçeğe sadık kalma çocukta giderek gelişen bir olgudur. Çocuğun gerçeğe sadık kalması konusunda ısrar etmek ve çocuğa yalan söylediğini kanıtlama girişiminde bulunmak yanlıştır. Çocuk açıkça anlaşılan bir yalan söylediği zaman endişeyle karşılanmamalıdır. Ancak çocuk 4 yaşına geldiğinde, yalan salt övünmekten öte bir amaçla söylenmişse, düş gücü ürünü yada bir şaka değilse, o zaman annenin çocuğa, eğer doğruyu söylemezse ona ne zaman inanacağını bilemeyeceğini söylemesi yeterlidir. Sert cezalar suçlanmadan kaçmak için çocuğun yalan söylemesine yol açar (18).

    KÜÇÜK ÇOCUKLARIN SÖZDE (PSEUDO) YALANLARI

    Çocuk psikologlarına göre, çocuk, 7 yaş öncesinde yalan söylemez. Bazı uzmanlarsa ilk yalanın 6 yaş dolaylarında görüldüğünü savunurlar.
    Çocukların gerçekdışı konuşmaları çok sık görülür. Burada hemen « yalan » damgasını vurmak doğru değildir. Çocukta gerçekçilik duygusunun zaman içinde kazanıldığını unutmamak gerekir.
    3-4 yaş çocuklarının sık sık söylediği yalanlar, aslında gerçek anlamda yalan değildir, sahte yada görünürde başka bir deyişle, « sözde » (pseudo) yalanlardır.
    Bu tür « sözde » yalan, gerçek yalandan farklıdır; gerçek yalanla yüzeysel benzerliği çoğunlukla karıştırılmasına neden olur. Eğitimsel yanlışlıklar, sosyal ve moral anlam verme, kınama, üzüntüyle karşılama bu tür yalanları doğurur. Örneğin masada bardağı deviren çocuk, bundan kardeşinin sorumlu olduğunu söyleyebilir.
    Görünürde yalan bazen oyun niteliği taşır. Çocuk çevresindeki kişiler yada kendisiyle ilgili olaylara ince ayrıntılar katarak bunları süsler. Gerçeğe bir anlamda bağlı kalabildiği gibi, tümüyle başka bir olay da yaratabilir. Bu tür uydurmalar 7 yaş öncesi çocuklarda sıklıkla görülür.
    Uydurmalar zamanla gelişebilir ve bir öykü gibi tamamlanabilir. Bu hayal gücü ürünlerinin özelliği, ikinci bir kişinin yaratılmasıdır. Çocuk çoğunlukla kendisiyle aynı yaş ve cinsiyette bir kardeş, kuzen, arkadaş yaratır. Çocuk duygu ve deneyimlerinin bir bölümünü, sorumluluklarından bazılarını ona aktarır. Tek çocuk yada kardeşleri kendisinden çok büyük olanlarda bu daha sıktır.
    Örneğin, 3 yaşında bir erkek çocuğun kendisinden 7 yaş büyük bir kardeşi vardır. Oyun arkadaşı olmayan bu çocuk kendisiyle aynı yaşta sembolik bir arkadaş yaratır. Kendisi bir şey istediğinde, bu hayal ürünü arkadaş da ister ve bu istek çocuk tarafından hemen ailesine bildirir. Çocuk, bazen arkadaşının anne ve babasının ona armağan verdiklerini söyler. Aslında bu, kendi ana babasından istediği bir şeydir. Çocuk ailesiyle yaptığı bir gezintide korktuğu için ata binmez. Ancak ertesi gün arkadaşının kahramanlık öykülerini ayrıntılarıyla anlatır. 4 yaşına doğru çocuk artık arkadaşından pek söz etmemeye başlar. Anne ve babası kendisine arkadaşının ne yaptığını sorduğunda: « O trafik kazasında öldü, » yanıtını verir.
    « Sözde » yalanlar çocuk düşüncesinin kendiliğinden ve özgün ürünleridir.
    Çocuk psikolojik gereksinmeleri nedeniyle gerçekdışı fikir, bilgi, söz yada hayallere sığınabilir. Çocuk kurduğu hayalleri gerçek gibi kabul eder.

    ALIŞKANLIK HALİNE GELEN YALAN

    Çocuğun gerçekle gerçek olmayanı ayırt etmesinden sonra yalanın hâlâ süregelmesi halinde, yalanın temelinde çevreyle olan olumsuz ilişkiler yatıyor demektir.
    Burada uydurma sözler anlatma, öyküler icat etme yada kendi yararına bazı şeyleri reddetme gibi hayali yalandan daha önemli yalanlar söz konusudur



  4. 03.Ocak.2013, 18:19
    3
    Misafir

    Cevap: Yalan ile ilgili yazı

    çok güzel bir yazı


  5. 03.Ocak.2013, 18:19
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok güzel bir yazı


  6. 27.Mart.2014, 19:17
    4
    Misafir

    Cevap: Yalan ile ilgili yazı

    ewt gerçekten çok güzel yazılmış tşk ederim yardımcı olduğunuz için


  7. 27.Mart.2014, 19:17
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    ewt gerçekten çok güzel yazılmış tşk ederim yardımcı olduğunuz için





+ Yorum Gönder