Konusunu Oylayın.: Hac ile ilgili hikayeler öyküler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 8 kişi
Hac ile ilgili hikayeler öyküler
  1. 06.Ocak.2010, 14:36
    1
    Misafir

    Hac ile ilgili hikayeler öyküler






    Hac ile ilgili hikayeler öyküler Mumsema Hac ile ilgili hikayeler öykülere ihtiyacım var bana Hac hakkında hikaye ve öykü yazar mısınız ?


  2. 06.Ocak.2010, 14:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 06.Ocak.2010, 23:24
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    --->: Hac ile ilgili hikayeler öyküler




    Osmanlılar zamanında 1900’lü yıllarda, mukaddes topraklarda bugünkü gibi otel sistemi yokmuş.

    Çünkü buralarda yaşayan halk günlerce önceden şehir dışına çıkar, hiç tanımadığı bir yerden hac yapmak maksadıyla gelen kişileri karşılar ve bundan da büyük şeref duyarlarmış.

    İşte böyle bir hac mevsiminde, takriben 1903-1904 yıllarında, Mekke halkı yine hacıları karşılamak üzere şehir dışına çıkmış.

    Bunlardan biri, gözüne kestirdiği uzun boylu, endamlı, sakallı, normal giyimli birisinin yanına yaklaşarak, kendisini evinde misafir etmek istediğini bildirip, eğer gelirse büyük şeref duyacağını söyleyerek rica minnet evine davet etmiş.

    Gelen zat hac müddeti boyunca o kişinin evinde kalmış. Hac zamanı bitiminde bu iki kişi helalleşerek ayrılmışlar.

    Ayrılırken, hacı olan zat, hane sahibine bir kese altın hediye etmek istemiş.

    Hane sahibi bu altınları kabul etmek istememişse de, hacı olan zat fevkalade ısrar edince, ev sahibi kabul etmek zorunda kalmış.

    Bir de mektup bırakıp ev sahibine demiş ki:
    “Bu mektubu ben gittikten en az bir gün sonra Mekke Emiri’ne teslim et!”

    Hacı gittikten bir müddet sonra hane sahibi kendi kendine: “Allah, Allah! Ben kiim, koskoca Mekke Emiri kim, bu mektubu yazan o hacı kim!” diye düşünmüş.

    Derken hanımı mektubu Mekke Emiri’ne muhakkak vermesi gerektiğini, aksi halde vebal altında kalacağını söyleyerek beyini ikna etmiş.

    Neticede çeşitli mercilerden geçerek mektubu Mekke Emiri’ne vermiş. Emir mektubu açınca hemen ayağa kalkmış, selam durmuş ve hane sahibine sormuş:

    - Şimdi nerede bu misafir ettiğin zat-ı muhterem?
    - Efendim, haccını tamamlayıp memleketine döndü.
    - Bak mektup nasıl başlıyor: “Ben Harem-i Şerifin Hadimi Halife-i Müslimin Sultan Abdülhamid Han-ı Sani ki.”

    Bunu duyan adam bayılmış ve 2 gün kendine gelememiş.

    İşte Sultan Abdülhamid Han, devletin bekasını ve belki de mütevazı bir hac yapamayacağını düşünerek, kimseye haber vermeden hac vazifesini yerine getirmiş ve efendimizi (s.a.v) ziyaret ile şereflenmiştir.


  4. 06.Ocak.2010, 23:24
    2
    Hadimul Müslimin



    Osmanlılar zamanında 1900’lü yıllarda, mukaddes topraklarda bugünkü gibi otel sistemi yokmuş.

    Çünkü buralarda yaşayan halk günlerce önceden şehir dışına çıkar, hiç tanımadığı bir yerden hac yapmak maksadıyla gelen kişileri karşılar ve bundan da büyük şeref duyarlarmış.

    İşte böyle bir hac mevsiminde, takriben 1903-1904 yıllarında, Mekke halkı yine hacıları karşılamak üzere şehir dışına çıkmış.

    Bunlardan biri, gözüne kestirdiği uzun boylu, endamlı, sakallı, normal giyimli birisinin yanına yaklaşarak, kendisini evinde misafir etmek istediğini bildirip, eğer gelirse büyük şeref duyacağını söyleyerek rica minnet evine davet etmiş.

    Gelen zat hac müddeti boyunca o kişinin evinde kalmış. Hac zamanı bitiminde bu iki kişi helalleşerek ayrılmışlar.

    Ayrılırken, hacı olan zat, hane sahibine bir kese altın hediye etmek istemiş.

    Hane sahibi bu altınları kabul etmek istememişse de, hacı olan zat fevkalade ısrar edince, ev sahibi kabul etmek zorunda kalmış.

    Bir de mektup bırakıp ev sahibine demiş ki:
    “Bu mektubu ben gittikten en az bir gün sonra Mekke Emiri’ne teslim et!”

    Hacı gittikten bir müddet sonra hane sahibi kendi kendine: “Allah, Allah! Ben kiim, koskoca Mekke Emiri kim, bu mektubu yazan o hacı kim!” diye düşünmüş.

    Derken hanımı mektubu Mekke Emiri’ne muhakkak vermesi gerektiğini, aksi halde vebal altında kalacağını söyleyerek beyini ikna etmiş.

    Neticede çeşitli mercilerden geçerek mektubu Mekke Emiri’ne vermiş. Emir mektubu açınca hemen ayağa kalkmış, selam durmuş ve hane sahibine sormuş:

    - Şimdi nerede bu misafir ettiğin zat-ı muhterem?
    - Efendim, haccını tamamlayıp memleketine döndü.
    - Bak mektup nasıl başlıyor: “Ben Harem-i Şerifin Hadimi Halife-i Müslimin Sultan Abdülhamid Han-ı Sani ki.”

    Bunu duyan adam bayılmış ve 2 gün kendine gelememiş.

    İşte Sultan Abdülhamid Han, devletin bekasını ve belki de mütevazı bir hac yapamayacağını düşünerek, kimseye haber vermeden hac vazifesini yerine getirmiş ve efendimizi (s.a.v) ziyaret ile şereflenmiştir.


  5. 13.Aralık.2011, 20:33
    3
    Misafir

    Cevap: Hac ile ilgili hikayeler öyküler

    çok güzel teşekür ederim ama kısa olsaydı bu bilgiyi yazabilirdim.


  6. 13.Aralık.2011, 20:33
    3
    misafir. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    misafir.
    Misafir
    çok güzel teşekür ederim ama kısa olsaydı bu bilgiyi yazabilirdim.


  7. 13.Aralık.2011, 23:58
    4
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hac ile ilgili hikayeler öyküler

    Alıntı
    çok güzel teşekür ederim ama kısa olsaydı bu bilgiyi yazabilirdim.
    Hac hakkında hikaye

    Osmanlılar zamanında 1900’lü yıllarda, mukaddes topraklarda bugünkü gibi otel sistemi yokmuş.
    Bir hac hikayesi
    Çünkü buralarda yaşayan halk günlerce önceden şehir dışına çıkar, hiç tanımadığı bir yerden hac yapmak maksadıyla gelen kişileri karşılar ve bundan da büyük şeref duyarlarmış.

    İşte böyle bir hac mevsiminde, takriben 1903-1904 yıllarında, Mekke halkı yine hacıları karşılamak üzere şehir dışına çıkmış.

    Bunlardan biri, gözüne kestirdiği uzun boylu, endamlı, sakallı, normal giyimli birisinin yanına yaklaşarak, kendisini evinde misafir etmek istediğini bildirip, eğer gelirse büyük şeref duyacağını söyleyerek rica minnet evine davet etmiş.

    Gelen zat hac müddeti boyunca o kişinin evinde kalmış. Hac zamanı bitiminde bu iki kişi helalleşerek ayrılmışlar.

    Ayrılırken, hacı olan zat, hane sahibine bir kese altın hediye etmek istemiş.

    Hane sahibi bu altınları kabul etmek istememişse de, hacı olan zat fevkalade ısrar edince, ev sahibi kabul etmek zorunda kalmış.

    Bir de mektup bırakıp ev sahibine demiş ki:
    “Bu mektubu ben gittikten en az bir gün sonra Mekke Emiri’ne teslim et!”

    Hacı gittikten bir müddet sonra hane sahibi kendi kendine: “Allah, Allah! Ben kiim, koskoca Mekke Emiri kim, bu mektubu yazan o hacı kim!” diye düşünmüş.

    Derken hanımı mektubu Mekke Emiri’ne muhakkak vermesi gerektiğini, aksi halde vebal altında kalacağını söyleyerek beyini ikna etmiş.

    Neticede çeşitli mercilerden geçerek mektubu Mekke Emiri’ne vermiş. Emir mektubu açınca hemen ayağa kalkmış, selam durmuş ve hane sahibine sormuş:

    - Şimdi nerede bu misafir ettiğin zat-ı muhterem?
    - Efendim, haccını tamamlayıp memleketine döndü.
    - Bak mektup nasıl başlıyor: “Ben Harem-i Şerifin Hadimi Halife-i Müslimin Sultan Abdülhamid Han-ı Sani ki.”

    Bunu duyan adam bayılmış ve 2 gün kendine gelememiş.

    İşte Sultan Abdülhamid Han, devletin bekasını ve belki de mütevazı bir hac yapamayacağını düşünerek, kimseye haber vermeden hac vazifesini yerine getirmiş ve efendimizi (s.a.v) ziyaret ile şereflenmiştir.


  8. 13.Aralık.2011, 23:58
    4
    Moderatör
    Alıntı
    çok güzel teşekür ederim ama kısa olsaydı bu bilgiyi yazabilirdim.
    Hac hakkında hikaye

    Osmanlılar zamanında 1900’lü yıllarda, mukaddes topraklarda bugünkü gibi otel sistemi yokmuş.
    Bir hac hikayesi
    Çünkü buralarda yaşayan halk günlerce önceden şehir dışına çıkar, hiç tanımadığı bir yerden hac yapmak maksadıyla gelen kişileri karşılar ve bundan da büyük şeref duyarlarmış.

    İşte böyle bir hac mevsiminde, takriben 1903-1904 yıllarında, Mekke halkı yine hacıları karşılamak üzere şehir dışına çıkmış.

    Bunlardan biri, gözüne kestirdiği uzun boylu, endamlı, sakallı, normal giyimli birisinin yanına yaklaşarak, kendisini evinde misafir etmek istediğini bildirip, eğer gelirse büyük şeref duyacağını söyleyerek rica minnet evine davet etmiş.

    Gelen zat hac müddeti boyunca o kişinin evinde kalmış. Hac zamanı bitiminde bu iki kişi helalleşerek ayrılmışlar.

    Ayrılırken, hacı olan zat, hane sahibine bir kese altın hediye etmek istemiş.

    Hane sahibi bu altınları kabul etmek istememişse de, hacı olan zat fevkalade ısrar edince, ev sahibi kabul etmek zorunda kalmış.

    Bir de mektup bırakıp ev sahibine demiş ki:
    “Bu mektubu ben gittikten en az bir gün sonra Mekke Emiri’ne teslim et!”

    Hacı gittikten bir müddet sonra hane sahibi kendi kendine: “Allah, Allah! Ben kiim, koskoca Mekke Emiri kim, bu mektubu yazan o hacı kim!” diye düşünmüş.

    Derken hanımı mektubu Mekke Emiri’ne muhakkak vermesi gerektiğini, aksi halde vebal altında kalacağını söyleyerek beyini ikna etmiş.

    Neticede çeşitli mercilerden geçerek mektubu Mekke Emiri’ne vermiş. Emir mektubu açınca hemen ayağa kalkmış, selam durmuş ve hane sahibine sormuş:

    - Şimdi nerede bu misafir ettiğin zat-ı muhterem?
    - Efendim, haccını tamamlayıp memleketine döndü.
    - Bak mektup nasıl başlıyor: “Ben Harem-i Şerifin Hadimi Halife-i Müslimin Sultan Abdülhamid Han-ı Sani ki.”

    Bunu duyan adam bayılmış ve 2 gün kendine gelememiş.

    İşte Sultan Abdülhamid Han, devletin bekasını ve belki de mütevazı bir hac yapamayacağını düşünerek, kimseye haber vermeden hac vazifesini yerine getirmiş ve efendimizi (s.a.v) ziyaret ile şereflenmiştir.


  9. 17.Ekim.2012, 23:51
    5
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Hac ile ilgili hikayeler öyküler

    Bu hac hikayrsi guzeldi sagol


  10. 17.Ekim.2012, 23:51
    5
    Üye
    Bu hac hikayrsi guzeldi sagol


  11. 06.Ekim.2013, 13:45
    6
    Misafir

    Cevap: Hac ile ilgili hikayeler öyküler

    güzel hikaye bu


  12. 06.Ekim.2013, 13:45
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    güzel hikaye bu


  13. 02.Ocak.2014, 17:59
    7
    Misafir

    Cevap: Hac ile ilgili hikayeler öyküler

    çok güzel hikaye ve öykü


  14. 02.Ocak.2014, 17:59
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok güzel hikaye ve öykü





+ Yorum Gönder