Konusunu Oylayın.: Endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 50 kişi
Endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı
  1. 04.Ocak.2012, 14:58
    13
    Misafir

    Cevap: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı

    reklam


    Cevap: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı isimli yazı www.Mumsema.comCevap: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı
    yaa lütfen biriniz şunun kısasını yazın da bakim+yazim sitelerde çokkkkk uzun çıkıoo tırnak içinde söylüyorum "help meeee"


  2. 04.Ocak.2012, 14:58
    13
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    reklam


    yaa lütfen biriniz şunun kısasını yazın da bakim+yazim sitelerde çokkkkk uzun çıkıoo tırnak içinde söylüyorum "help meeee"


  3. 09.Ocak.2012, 20:32
    14
    Misafir

    Cevap: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı

    reklam


    yha valla tşkr ederim bazıları çok işime yaradı hepinize çok teşekkür ederim arkadaşlar bende sizlere birkaç tane adamların isimlerini veriyim belki işinize yarayabilir abbas kasım ibn firnas muhyiddin ibn arabi zerkali ibn rüşd ibn cübeyr ibn tufeyl ibni meserre


  4. 09.Ocak.2012, 20:32
    14
    sfye duman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    sfye duman
    Misafir
    reklam


    yha valla tşkr ederim bazıları çok işime yaradı hepinize çok teşekkür ederim arkadaşlar bende sizlere birkaç tane adamların isimlerini veriyim belki işinize yarayabilir abbas kasım ibn firnas muhyiddin ibn arabi zerkali ibn rüşd ibn cübeyr ibn tufeyl ibni meserre


  5. 11.Ocak.2012, 14:34
    15
    Misafir

    Cevap: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı

    ahooo çbuk bulun yaaaaa


  6. 11.Ocak.2012, 14:34
    15
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    ahooo çbuk bulun yaaaaa


  7. 12.Ocak.2012, 17:41
    16
    Misafir

    endüslü müslüman katkısı

    sonunda buldum bu ödevimi


  8. 12.Ocak.2012, 17:41
    16
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    sonunda buldum bu ödevimi


  9. 17.Ocak.2012, 17:34
    17
    Misafir

    Cevap: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı

    Dünyanın Eğimini Hesaplayan Fergani


    Bilimin Müslüman Öncüleri Ebul İz El Cezeri



    Hazini


    Musaoğulları



    Hârizmi

    Ali Kuşçu

    Şerafeddin Sabuncuoğlu


    Bursalı Ali Münşi


  10. 17.Ocak.2012, 17:34
    17
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    Dünyanın Eğimini Hesaplayan Fergani


    Bilimin Müslüman Öncüleri Ebul İz El Cezeri



    Hazini


    Musaoğulları



    Hârizmi

    Ali Kuşçu

    Şerafeddin Sabuncuoğlu


    Bursalı Ali Münşi


  11. 17.Ocak.2012, 17:36
    18
    Misafir

    Cevap: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı

    Dünyanın bugünkü medeniyet seviyesinde büyük payı olan bilim ve teknolojinin tarihi gelişimi de son derece hızlı oldu Peki bilim ve teknolojinin önderliğini üstlendiği uygarlık ve kültür alanındaki bu değişimin tarihsel başlangıcı hangi dönemlerde başlamıştır?
    Yukarıda saydığımız keşiflerin tamamı dokuzuncu yüzyıldan on dördüncü yüzyıla kadar uzanan dünya tarihinde dönemin en ileri uygarlığı olan "İslam Uygarlığı"nın ürünüdür Tüm yaşamlarını dolayısı ile bilime dair tüm çalışmalarının temelini Kuran ayetlerine dayandıran Müslümanlar o dönemde bile bilime sahip çıkmışlardır Akıla ve bilgiye dayanan uygarlıkları dünyanın bugün sahip olduğu pek çok değere de kaynaklık etmiştir
    Kuran'da evrenin yaratılışı ve kainatın düzeni ile ilgili ayetlerin bildirilmesi bilgi sahibi olmaya büyük önem verilmesi doğada Allah'ın varlığının delillerinin görülmesi evrendeki her nesne ve varlığın birbirine olan uyum ve bağlılığı; söz konusu dönemde bilimin ilerlemesine yol göstermiştir
    Teknik ilimler tıp astronomi cebir ve kimya gibi birçok alanda önemli neticeler elde eden Müslüman bilim adamlarımedeniyet ve kültür sahasında kısa zamanda kendilerini tüm dünyaya kanıtlamışlardır Buluşlarıyla uygarlığın ilk adımlarının atılmasına vesile olan Müslümanlar ilerlemenin yolunu açmışlardır İslam tarihinde bilim dallarını tek tek incelediğimizde hepsinin kaynağının Kuran-ı Kerim olduğunu bilimin maddi-manevi herşeyin Allah'ın yarattığı sistemin bir parçası olduğunu defalarca ispat ettiğini görmekteyiz
    Müslüman bilim adamları öncelikle Batı'da Roma ve Doğu'da başta Çin olmak üzere diğer devletlerde geliştirilen bilim ve teknolojiyi rehber almışlar ve önemli kaynakları tercüme etmişlerdir Bu bilgi birikiminin içinden imanî ve teknik anlamda yanlış ve tutarsız olan noktaları çıkartarakkendilerine fayda sağlayacak duruma getirmişlerdir İlk adım niteliğindeki çalışmalarının ardından elde ettikleri bilgileri değerlendirip yorumlayarak bilim ve teknolojiye katkıda bulunmaya başlamışlardır
    Beşinci yüzyılın ikinci yarısında doğup gelişen İslamiyetdeneye ve gözleme dayalı bilimin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır
    İslam dünyasında yetişen bilim adamlarından Cabir Bin Hayyan 'Kimyasal maddeleri uçucu maddeler uçucu olmayan maddeler yanmayan maddeler ve madenler' olarak dört grupta toplar Cabir Bin Hayyan'ın bu çalışmasımodern kimyanın kurucusu olarak bilinen Lavoisier'e öncülük eder
    El-Kindi Einstein'dan 1100 yıl önce 800 yılında izafiyet teorisi ile uğraşır El-Kindi 'Zaman cismin var olma süresidir zamanla bilinebilen ve ölçülebilen hız ve yavaşlık da hareketin sonucudur Zaman mekan ve hareket birbirinden bağımsız değildir göğe doğru çıkan bir insan ağacı küçük görür inen insan ise büyük görür' der
    Tıp ve eczacılıkta İbn-i Sina ve Razi gibi alimler anatomi ve tedavi alanına pek çok yeni bilgi eklerken; tarih ve coğrafya bilimlerinde Idrisi Hamevi ve Taberi ve adını bu satırlara sığdıramayacağımız pek çok İslam âlimi bilimsel teorilerde önemli ilerlemeler kaydetmişlerdir Özellikle optik alanında on birinci yüzyılda İbn-i Heysem bu bilim dalını tek başına yeniden inşa etmiştir Dokuzuncu yüzyılda yaşamış olan Sabit bin Kurra astronomi alanındaki ilk büyük yeniliği gerçekleştirmiş Batlamyusçu sisteme dokuzuncu yıldızsız küreyi eklemiştir Onüçüncü yüzyıldabu sistemin karşılaştığı güçlükleri fark eden yine Müslüman astronomlar olmuş ve Batlamyusçu olmayan gezegen modellerini geliştirmişlerdir Bunlar gerçekten zamanlarının çok ilerisinde çalışmalardır Söz konusu çalışmaları ile bilim tarihine adlarını yazdıran Müslüman bilim adamları devlet tarafından maddi-manevi destek görmüş teşvik edilmişhalk arasında itibar kazanmışlardır Aynı dönemin Avrupa'sında ise durum tamamen farklıdır Bilime hizmet eden Avrupalı bilim adamları pek çok engelleme ile karşılaşıp kısıtlanmakta hatta çalışmaları tamamen durdurulmak istenmekteydi (Harun Yahya Kuran Bilime Yol Gösterir)

    Dünyanın Eğimini Hesaplayan Fergani
    Harezmi Hint rakamlarına sıfır rakamını ekleyerek bugün kullandığımız rakamları oluşturuyor; fen bilimlerindedeneyle sabit olmayan bilgilere itibar edilmemesi gerektiğini söyleyen Ahmet Fergani enlemler arasındaki mesafeyi hesapladığı gibi Dünya'nın eksenindeki eğimi en doğru şekilde hesaplıyordu
    Trigonometrik bağlantıları bugünkü kullanılan şekliyle formülleştiren El-Battani 877 yılından 929 yılına kadar sürekli astronomik gözlemler yapar; Tanjant ve Kotanjant'ın tanımını yaparak Sinüs Tanjant ve Kotanjant'ın sıfırdan doksan dereceye kadar tablosunu hazırlar
    Ebubekir er-Razi cerrahide dikiş malzemesi olarak ilk kez hayvan bağırsağını kullanır; tıp biliminde deney ve gözlemin çok önemli olduğundan bahseder ve başhekimi olduğu hastanede görev alacak olan doktorların uzmanlaşmaları gerektiğini söyler
    Ebü'l-Vefa trigonometriye Sekant ve Kosekant kavramlarını kazandırır Gözün görülebilir cisimler doğrultusunda ışınlar yaydığını söyleyen Öklid ve Batlamyus'a karşı; 'Görülecek cismin şekli ışık vasıtasıyla gözden girer ve orada mercekler vasıtası ile nakledilir' diyerek yaptığı sayısız denemelerle 'göze gelen uyarıların görme sinirleri ile beyne iletildiğini' söyleyen İbnü-l-Heysem ise optik biliminin öncüsüdür
    Çeşitli maddelerin birbirinden ayırt edilme yollarından birininmaddelerin özgül ağırlıkları olduğunu söyleyerek sıcak su ile soğuk su arasındaki özgül ağırlık farkını tespit eden el-Beyruni; 973 yılında 'Bilimsel çalışmaların deneylerle ispat edilmesi gerektiğini ve belgelere dayanmasının zorunlu olduğunu' söyler İbnu'n-Nefis 1200'lü yıllarda küçük kan dolaşımını keşfeder
    Bütün İslam ülkelerinde matematik tıp uzay bilimleri ve daha birçok ilimin okutulduğu eğitim kurumlarırasathaneler; dönemin en gelişmiş teçhizatları ile donatılmış hastaneler herkese açık kütüphaneler bulunmaktaydıBağdat Harran ve Endülüs başta olmak üzere Mısır Kuzey Afrika ve Doğu Fırat çevresindeki birçok İslam şehrindeeğitim sistemi ve ilim söz konusu döneme örnek teşkil edecek düzeyde geliştirilmişti Müslümanlar yaşadıkları şehirleri uygarlık merkezleri haline getirmişlerdi Bunlardan biri olan Kurtuba hastaneleri kütüphaneleri ve Orta Avrupa'dan öğrencilerin eğitim görmek üzere geldiği okulları ile Avrupa'nın en modern şehri olarak bilinmekteydi

    Bilimin Müslüman Öncüleri Ebul İz El Cezeri
    XIII yüzyılın başında Diyarbakır Artuklu Sarayı'nda 32 yıl başmühendislik görevi yaptı El Cezeri su saatleriotomatik kontrol düzenleri fıskiyeler kan toplama kaplarışifreli anahtarlar ve robotlar gibi pratik ve estetik birçok düzeni tasarlayan ve bunların nasıl gerçekleştirileceğini anlatan "Kitab-el Hiyal" adlı kitabın yazarıdır
    Cezeri tarihte sibernetiğin kurucusudur Sibernetik; haberleşme denge kurma ve ayarlama bilimidir İnsanlarda ve makinelerde bilgi alışverişi kontrolü ve denge durumunu inceler Bu bilim zamanla gelişerek bilgisayarların ortaya çıkmasına imkan tanımıştır
    Sibernetik ve otomatik sistemlerin başlangıcı konusunda; Fransızlar Descartes ve Pascal'ı; Almanlar Leibniz'iİngilizler de R Bacon'ı öne sürseler de aslında Cezerî bunu ortaya koyan ve i-lim dünyasına sunan ilk bilgindir

    Hazini
    Hazinî ölçü ve tartı teorilerine yaptığı katkı ile tanınırBilime yaptığı diğer bir önemli katkı da yerçekimi hakkındaki görüşleridir Hazinî Newton'dan 500 yıl önce "her cismi yer kürenin merkezine doğru çeken bir güç" olduğunu söylemiştir Roger Bacon'dan yüzyıl önce de dünyanın merkezine doğru yaklaştıkça suyun yoğunlaştığı fikrini ortaya atmıştır
    Hazinî kimyasal maddelerin yoğunluk ve özgül ağırlıklarını ölçmek amacıyla icat ettiği hassas terazilerle kimya bilimine de önemli katkılarda bulundu Öyle ki icat ettiği ve "Mizanü'l-Hikme" (Hikmet Terazisi) adını verdiği bu hassas terazi ile yaptığı yoğunluk ve ağırlık ölçümleri günümüz teknolojisi kullanılarak yapılan ölçümlerden pek farklı değildir
    Elementler ** ****
    Altın 1905 1926
    Civa 1356 1359
    Bakır 866 885
    Pirinç 857 840
    Demir 774 779
    Kalay 732 729
    Kurşun 1132 1135

    ** Hazini'ye göre ** Modern kimyaya göre
    Hazinî Zîc-i Sanacarî (Yıldız Kataloğu) adlı eserindeyıldızlar ve gezegenlerle ilgili bilgilere ve Selçuklu Devleti'nin enlem ve boylamlarına da yer vermiştir �Risale fi'l-Âlât' (Aletler Bilgisi) adlı kitapçığında ise gözlem aletlerini konu almıştır

    Musaoğulları
    Benu Musa kardeşler Abbasi Halifesi Memun (MS 813-833) ve onu izleyen halifeler zamanında matematiksel bilimlerin gelişmesi yönünde etkin rol oynamış kişilerdi
    Topkapı Sarayı III Ahmed Kütüphanesi'nde bulunan eserlerinde (A3474) sihirli kaplar fıskiyeler kandiller bir dansimetre bir körük ve bir kaldırma düzeninden bahsedilmektedir

    Hârizmi
    9 Yüzyıl'da Hârizm'de dünyaya geldiği için Hârizmî adıyla tanınan ve büyük bir olasılıkla Türk olan Muhammed ibn Musa Memun'un Bağdat'ta kurduğu Bilgelik Evi'nde bulunmuş ve bu kurumun kütüphanesinde matematik ve astronomi alanlarında araştırmalar yapmıştır Aritmetik ve cebirle ilgili iki yapıtı matematik tarihinin gelişimini büyük ölçüde etkilemiştir
    Hârizmî'nin cebirle ilgili bu yapıtı 12 Yüzyıl'da Chesterlı Robert ve Cremonalı Gerard tarafından Latinceye tercüme edilmiştir Yapıtların en ilginç yönlerinden biri açılarıntrigonometrik fonksiyonlarla ifade edildiğini gösteren bir takım tablolar ihtiva etmesidir Bunların dışında Hârizmî'nin yön bulmada kullanılan usturlabın biri yapımını ve diğeri de kullanımını anlatan iki eseri daha mevcuttur HârizmîBatlamyus'un Coğrafya adlı yapıtını �Kitâbu Sureti'l-Ard' (Yer'in Biçimi Hakkında) adıyla Arapça'ya tercüme etmiş ve böylece Yunanlıların matematiksel coğrafyaya ilişkin bilgilerinin İslâm dünyasına girişinde önemli bir rol oynamıştır

    Ali Kuşçu
    Semerkant Rasathanesi'nin Müdürlüğü'nü yaptığı sıradaAkkoyunlular adına Osmanlılarla barış görüşmelerinde bulunmak için İstanbul'a geldi Fatih Sultan Mehmet'in büyük desteğini gördü ve Ayasofya Medresesi'nde görevlendirildi Burada Mirim Çelebi Sarı Lütfü Sinan Paşa gibi değerli bilim adamlarını yetiştirdi
    Bilhassa astronomi ve matematik konularında çağının sınırlarını aşacak kadar önemli eğitim ve öğretim çalışmalarında bulunan Ali Kuşçu; Ayasofya Medresesi'nin çalışma programlarını da yeniden düzenlemiştir
    Semerkant Rasathanesi'nde iken �Zic-i Uluğ Bey' (Uluğ Bey'in Yıldız Kataloğu) adlı eserin hazırlanması için gerekli gözlem ve hesaplamaları yaptı Söz konusu eser çağının en ileri kurumsal matematik bilgilerini içerir
    �Risaletü'l-Fethiye' adlı eseri ise 19 yüzyılda İstanbul Mühendishanesi'nde (İstanbul Teknik Üniversitesi) ders kitabı olarak okutulmuştur Bu eserde gök cisimlerinin yere olan uzaklığına yer vermiş; ayrıca dünya haritasını da kitabının sonuna eklemiştir Burada yer kürenin eksenindeki eğikliği 23o30'17" olarak tespit etmiştir Bu günümüz modern astronomi verilerine oldukça yakın bir tespittir

    Şerafeddin Sabuncuoğlu
    Fatih Sultan Mehmet döneminin ünlü doktoru ve tıp bilginidir �Mücerrebname' adlı eserinde kendi deney ve gözlemlerine yer vermiştir Asıl çalışma alanı cerrahlık ve deneysel fizyolojidir �Cerrahiyatü'l-Haniye' isimli eserindecerrahlıkla ilgili çalışmalarına yer vermiş ve yaptığı cerrahi müdahaleleri resimlerle tasvir etmiştir

    Bursalı Ali Münşi
    Tıp bilimine yaptığı en önemli katkılardan biri �Kınakına' hakkındaki çalışmasıdır Burada bu ağacın kabuklarının humma sıtma gibi hastalıklara iyi gelmesi ile ilgili gözlemlerine yer vermiştir.
    içinden seçin.


  12. 17.Ocak.2012, 17:36
    18
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    Dünyanın bugünkü medeniyet seviyesinde büyük payı olan bilim ve teknolojinin tarihi gelişimi de son derece hızlı oldu Peki bilim ve teknolojinin önderliğini üstlendiği uygarlık ve kültür alanındaki bu değişimin tarihsel başlangıcı hangi dönemlerde başlamıştır?
    Yukarıda saydığımız keşiflerin tamamı dokuzuncu yüzyıldan on dördüncü yüzyıla kadar uzanan dünya tarihinde dönemin en ileri uygarlığı olan "İslam Uygarlığı"nın ürünüdür Tüm yaşamlarını dolayısı ile bilime dair tüm çalışmalarının temelini Kuran ayetlerine dayandıran Müslümanlar o dönemde bile bilime sahip çıkmışlardır Akıla ve bilgiye dayanan uygarlıkları dünyanın bugün sahip olduğu pek çok değere de kaynaklık etmiştir
    Kuran'da evrenin yaratılışı ve kainatın düzeni ile ilgili ayetlerin bildirilmesi bilgi sahibi olmaya büyük önem verilmesi doğada Allah'ın varlığının delillerinin görülmesi evrendeki her nesne ve varlığın birbirine olan uyum ve bağlılığı; söz konusu dönemde bilimin ilerlemesine yol göstermiştir
    Teknik ilimler tıp astronomi cebir ve kimya gibi birçok alanda önemli neticeler elde eden Müslüman bilim adamlarımedeniyet ve kültür sahasında kısa zamanda kendilerini tüm dünyaya kanıtlamışlardır Buluşlarıyla uygarlığın ilk adımlarının atılmasına vesile olan Müslümanlar ilerlemenin yolunu açmışlardır İslam tarihinde bilim dallarını tek tek incelediğimizde hepsinin kaynağının Kuran-ı Kerim olduğunu bilimin maddi-manevi herşeyin Allah'ın yarattığı sistemin bir parçası olduğunu defalarca ispat ettiğini görmekteyiz
    Müslüman bilim adamları öncelikle Batı'da Roma ve Doğu'da başta Çin olmak üzere diğer devletlerde geliştirilen bilim ve teknolojiyi rehber almışlar ve önemli kaynakları tercüme etmişlerdir Bu bilgi birikiminin içinden imanî ve teknik anlamda yanlış ve tutarsız olan noktaları çıkartarakkendilerine fayda sağlayacak duruma getirmişlerdir İlk adım niteliğindeki çalışmalarının ardından elde ettikleri bilgileri değerlendirip yorumlayarak bilim ve teknolojiye katkıda bulunmaya başlamışlardır
    Beşinci yüzyılın ikinci yarısında doğup gelişen İslamiyetdeneye ve gözleme dayalı bilimin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır
    İslam dünyasında yetişen bilim adamlarından Cabir Bin Hayyan 'Kimyasal maddeleri uçucu maddeler uçucu olmayan maddeler yanmayan maddeler ve madenler' olarak dört grupta toplar Cabir Bin Hayyan'ın bu çalışmasımodern kimyanın kurucusu olarak bilinen Lavoisier'e öncülük eder
    El-Kindi Einstein'dan 1100 yıl önce 800 yılında izafiyet teorisi ile uğraşır El-Kindi 'Zaman cismin var olma süresidir zamanla bilinebilen ve ölçülebilen hız ve yavaşlık da hareketin sonucudur Zaman mekan ve hareket birbirinden bağımsız değildir göğe doğru çıkan bir insan ağacı küçük görür inen insan ise büyük görür' der
    Tıp ve eczacılıkta İbn-i Sina ve Razi gibi alimler anatomi ve tedavi alanına pek çok yeni bilgi eklerken; tarih ve coğrafya bilimlerinde Idrisi Hamevi ve Taberi ve adını bu satırlara sığdıramayacağımız pek çok İslam âlimi bilimsel teorilerde önemli ilerlemeler kaydetmişlerdir Özellikle optik alanında on birinci yüzyılda İbn-i Heysem bu bilim dalını tek başına yeniden inşa etmiştir Dokuzuncu yüzyılda yaşamış olan Sabit bin Kurra astronomi alanındaki ilk büyük yeniliği gerçekleştirmiş Batlamyusçu sisteme dokuzuncu yıldızsız küreyi eklemiştir Onüçüncü yüzyıldabu sistemin karşılaştığı güçlükleri fark eden yine Müslüman astronomlar olmuş ve Batlamyusçu olmayan gezegen modellerini geliştirmişlerdir Bunlar gerçekten zamanlarının çok ilerisinde çalışmalardır Söz konusu çalışmaları ile bilim tarihine adlarını yazdıran Müslüman bilim adamları devlet tarafından maddi-manevi destek görmüş teşvik edilmişhalk arasında itibar kazanmışlardır Aynı dönemin Avrupa'sında ise durum tamamen farklıdır Bilime hizmet eden Avrupalı bilim adamları pek çok engelleme ile karşılaşıp kısıtlanmakta hatta çalışmaları tamamen durdurulmak istenmekteydi (Harun Yahya Kuran Bilime Yol Gösterir)

    Dünyanın Eğimini Hesaplayan Fergani
    Harezmi Hint rakamlarına sıfır rakamını ekleyerek bugün kullandığımız rakamları oluşturuyor; fen bilimlerindedeneyle sabit olmayan bilgilere itibar edilmemesi gerektiğini söyleyen Ahmet Fergani enlemler arasındaki mesafeyi hesapladığı gibi Dünya'nın eksenindeki eğimi en doğru şekilde hesaplıyordu
    Trigonometrik bağlantıları bugünkü kullanılan şekliyle formülleştiren El-Battani 877 yılından 929 yılına kadar sürekli astronomik gözlemler yapar; Tanjant ve Kotanjant'ın tanımını yaparak Sinüs Tanjant ve Kotanjant'ın sıfırdan doksan dereceye kadar tablosunu hazırlar
    Ebubekir er-Razi cerrahide dikiş malzemesi olarak ilk kez hayvan bağırsağını kullanır; tıp biliminde deney ve gözlemin çok önemli olduğundan bahseder ve başhekimi olduğu hastanede görev alacak olan doktorların uzmanlaşmaları gerektiğini söyler
    Ebü'l-Vefa trigonometriye Sekant ve Kosekant kavramlarını kazandırır Gözün görülebilir cisimler doğrultusunda ışınlar yaydığını söyleyen Öklid ve Batlamyus'a karşı; 'Görülecek cismin şekli ışık vasıtasıyla gözden girer ve orada mercekler vasıtası ile nakledilir' diyerek yaptığı sayısız denemelerle 'göze gelen uyarıların görme sinirleri ile beyne iletildiğini' söyleyen İbnü-l-Heysem ise optik biliminin öncüsüdür
    Çeşitli maddelerin birbirinden ayırt edilme yollarından birininmaddelerin özgül ağırlıkları olduğunu söyleyerek sıcak su ile soğuk su arasındaki özgül ağırlık farkını tespit eden el-Beyruni; 973 yılında 'Bilimsel çalışmaların deneylerle ispat edilmesi gerektiğini ve belgelere dayanmasının zorunlu olduğunu' söyler İbnu'n-Nefis 1200'lü yıllarda küçük kan dolaşımını keşfeder
    Bütün İslam ülkelerinde matematik tıp uzay bilimleri ve daha birçok ilimin okutulduğu eğitim kurumlarırasathaneler; dönemin en gelişmiş teçhizatları ile donatılmış hastaneler herkese açık kütüphaneler bulunmaktaydıBağdat Harran ve Endülüs başta olmak üzere Mısır Kuzey Afrika ve Doğu Fırat çevresindeki birçok İslam şehrindeeğitim sistemi ve ilim söz konusu döneme örnek teşkil edecek düzeyde geliştirilmişti Müslümanlar yaşadıkları şehirleri uygarlık merkezleri haline getirmişlerdi Bunlardan biri olan Kurtuba hastaneleri kütüphaneleri ve Orta Avrupa'dan öğrencilerin eğitim görmek üzere geldiği okulları ile Avrupa'nın en modern şehri olarak bilinmekteydi

    Bilimin Müslüman Öncüleri Ebul İz El Cezeri
    XIII yüzyılın başında Diyarbakır Artuklu Sarayı'nda 32 yıl başmühendislik görevi yaptı El Cezeri su saatleriotomatik kontrol düzenleri fıskiyeler kan toplama kaplarışifreli anahtarlar ve robotlar gibi pratik ve estetik birçok düzeni tasarlayan ve bunların nasıl gerçekleştirileceğini anlatan "Kitab-el Hiyal" adlı kitabın yazarıdır
    Cezeri tarihte sibernetiğin kurucusudur Sibernetik; haberleşme denge kurma ve ayarlama bilimidir İnsanlarda ve makinelerde bilgi alışverişi kontrolü ve denge durumunu inceler Bu bilim zamanla gelişerek bilgisayarların ortaya çıkmasına imkan tanımıştır
    Sibernetik ve otomatik sistemlerin başlangıcı konusunda; Fransızlar Descartes ve Pascal'ı; Almanlar Leibniz'iİngilizler de R Bacon'ı öne sürseler de aslında Cezerî bunu ortaya koyan ve i-lim dünyasına sunan ilk bilgindir

    Hazini
    Hazinî ölçü ve tartı teorilerine yaptığı katkı ile tanınırBilime yaptığı diğer bir önemli katkı da yerçekimi hakkındaki görüşleridir Hazinî Newton'dan 500 yıl önce "her cismi yer kürenin merkezine doğru çeken bir güç" olduğunu söylemiştir Roger Bacon'dan yüzyıl önce de dünyanın merkezine doğru yaklaştıkça suyun yoğunlaştığı fikrini ortaya atmıştır
    Hazinî kimyasal maddelerin yoğunluk ve özgül ağırlıklarını ölçmek amacıyla icat ettiği hassas terazilerle kimya bilimine de önemli katkılarda bulundu Öyle ki icat ettiği ve "Mizanü'l-Hikme" (Hikmet Terazisi) adını verdiği bu hassas terazi ile yaptığı yoğunluk ve ağırlık ölçümleri günümüz teknolojisi kullanılarak yapılan ölçümlerden pek farklı değildir
    Elementler ** ****
    Altın 1905 1926
    Civa 1356 1359
    Bakır 866 885
    Pirinç 857 840
    Demir 774 779
    Kalay 732 729
    Kurşun 1132 1135

    ** Hazini'ye göre ** Modern kimyaya göre
    Hazinî Zîc-i Sanacarî (Yıldız Kataloğu) adlı eserindeyıldızlar ve gezegenlerle ilgili bilgilere ve Selçuklu Devleti'nin enlem ve boylamlarına da yer vermiştir �Risale fi'l-Âlât' (Aletler Bilgisi) adlı kitapçığında ise gözlem aletlerini konu almıştır

    Musaoğulları
    Benu Musa kardeşler Abbasi Halifesi Memun (MS 813-833) ve onu izleyen halifeler zamanında matematiksel bilimlerin gelişmesi yönünde etkin rol oynamış kişilerdi
    Topkapı Sarayı III Ahmed Kütüphanesi'nde bulunan eserlerinde (A3474) sihirli kaplar fıskiyeler kandiller bir dansimetre bir körük ve bir kaldırma düzeninden bahsedilmektedir

    Hârizmi
    9 Yüzyıl'da Hârizm'de dünyaya geldiği için Hârizmî adıyla tanınan ve büyük bir olasılıkla Türk olan Muhammed ibn Musa Memun'un Bağdat'ta kurduğu Bilgelik Evi'nde bulunmuş ve bu kurumun kütüphanesinde matematik ve astronomi alanlarında araştırmalar yapmıştır Aritmetik ve cebirle ilgili iki yapıtı matematik tarihinin gelişimini büyük ölçüde etkilemiştir
    Hârizmî'nin cebirle ilgili bu yapıtı 12 Yüzyıl'da Chesterlı Robert ve Cremonalı Gerard tarafından Latinceye tercüme edilmiştir Yapıtların en ilginç yönlerinden biri açılarıntrigonometrik fonksiyonlarla ifade edildiğini gösteren bir takım tablolar ihtiva etmesidir Bunların dışında Hârizmî'nin yön bulmada kullanılan usturlabın biri yapımını ve diğeri de kullanımını anlatan iki eseri daha mevcuttur HârizmîBatlamyus'un Coğrafya adlı yapıtını �Kitâbu Sureti'l-Ard' (Yer'in Biçimi Hakkında) adıyla Arapça'ya tercüme etmiş ve böylece Yunanlıların matematiksel coğrafyaya ilişkin bilgilerinin İslâm dünyasına girişinde önemli bir rol oynamıştır

    Ali Kuşçu
    Semerkant Rasathanesi'nin Müdürlüğü'nü yaptığı sıradaAkkoyunlular adına Osmanlılarla barış görüşmelerinde bulunmak için İstanbul'a geldi Fatih Sultan Mehmet'in büyük desteğini gördü ve Ayasofya Medresesi'nde görevlendirildi Burada Mirim Çelebi Sarı Lütfü Sinan Paşa gibi değerli bilim adamlarını yetiştirdi
    Bilhassa astronomi ve matematik konularında çağının sınırlarını aşacak kadar önemli eğitim ve öğretim çalışmalarında bulunan Ali Kuşçu; Ayasofya Medresesi'nin çalışma programlarını da yeniden düzenlemiştir
    Semerkant Rasathanesi'nde iken �Zic-i Uluğ Bey' (Uluğ Bey'in Yıldız Kataloğu) adlı eserin hazırlanması için gerekli gözlem ve hesaplamaları yaptı Söz konusu eser çağının en ileri kurumsal matematik bilgilerini içerir
    �Risaletü'l-Fethiye' adlı eseri ise 19 yüzyılda İstanbul Mühendishanesi'nde (İstanbul Teknik Üniversitesi) ders kitabı olarak okutulmuştur Bu eserde gök cisimlerinin yere olan uzaklığına yer vermiş; ayrıca dünya haritasını da kitabının sonuna eklemiştir Burada yer kürenin eksenindeki eğikliği 23o30'17" olarak tespit etmiştir Bu günümüz modern astronomi verilerine oldukça yakın bir tespittir

    Şerafeddin Sabuncuoğlu
    Fatih Sultan Mehmet döneminin ünlü doktoru ve tıp bilginidir �Mücerrebname' adlı eserinde kendi deney ve gözlemlerine yer vermiştir Asıl çalışma alanı cerrahlık ve deneysel fizyolojidir �Cerrahiyatü'l-Haniye' isimli eserindecerrahlıkla ilgili çalışmalarına yer vermiş ve yaptığı cerrahi müdahaleleri resimlerle tasvir etmiştir

    Bursalı Ali Münşi
    Tıp bilimine yaptığı en önemli katkılardan biri �Kınakına' hakkındaki çalışmasıdır Burada bu ağacın kabuklarının humma sıtma gibi hastalıklara iyi gelmesi ile ilgili gözlemlerine yer vermiştir.
    içinden seçin.


  13. 28.Ocak.2012, 16:37
    19
    Misafir

    Cevap: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı

    siz burda sohbet mi ediyosunuz sorulara cevap vermicekseniz konuşmayın yaaaaa..2. döneme ödevim var cevap bulamıyorum bi türlü


  14. 28.Ocak.2012, 16:37
    19
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    siz burda sohbet mi ediyosunuz sorulara cevap vermicekseniz konuşmayın yaaaaa..2. döneme ödevim var cevap bulamıyorum bi türlü


  15. 07.Şubat.2012, 17:43
    20
    Misafir

    Cevap: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı

    çkk çkk tşklerrr :D


  16. 07.Şubat.2012, 17:43
    20
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    çkk çkk tşklerrr :D


  17. 20.Aralık.2012, 23:00
    21
    Misafir

    Cevap: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı

    çok teşekkürler yalnızca bi gün kalmıştı kısa ve öz


  18. 20.Aralık.2012, 23:00
    21
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok teşekkürler yalnızca bi gün kalmıştı kısa ve öz


  19. 26.Aralık.2012, 20:43
    22
    Misafir

    Cevap: --->: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı

    çok iyi güzel


  20. 26.Aralık.2012, 20:43
    22
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok iyi güzel


  21. 27.Aralık.2012, 17:06
    23
    Misafir

    Cevap: --->: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı

    çalışmalarını büyük bir şevkle devam ettirmişlerdir. İlmin öncüleri, Yüce Rabbimizin yarattığı muhteşem mekanizmaları gözler önüne sererken, aynı zamanda tabiatı ilahlaştıran (Allah’ı tenzih ederiz) batıl dinleri de yok etme amacını gütmüşlerdir. Kuran ayetlerinde yer alan bilgileri incelemiş, bunların sırlarını keşfetmek amacıyla bilimi doğru bir şekilde kullanmışlardır. Kuranın bilime yol göstermesini örnek alıp, bu araştırmalardan ortaya çıkan bilimsel bulguları tüm insanların hizmetine sunmuşlardır. Müslüman bilim adamlarının bu öncülüğü, günümüzde tüm Müslümanlar tarafından da örnek alınmalıdır. Böylelikle, Rabbimiz'in yaratış delillerini tüm insanlar yaygın şekilde bilecek ve Allahın izniyle din ahlakının yaygınlaşmasında olumlu gelişmelerin yaşanmasına vesile olacaktır.




    İslam alimleri, bütün ilimlerin temeline harçlarını koymuşlardır. Gerçek bu iken , Avrupalılar birçok buluşu kendilerine mal ettiler. Göz göre göre gerçekleri ters yüz etmişlerdir, ediyorlar. Son olarak Papa Benedict, İslamın Medeniyet hiçbir katkı yapmadığını sadece şiddetle dünyaya yayıldığını söylemiştir.

    “İslam yeryüzüne doğruyu, iyiyi, güzeli, faydalıyı ve adaleti temsil ettiği için yayılmıştır. Bütün tarihi gerçekler ortada iken aklın ve gerçeğin doğru yolu olan tevhitten ayrılıp teslis gibi akıl dışı bir yola sapan ve insanın günahsız doğduğu gerçeğine karşıt olarak günahkâr olarak doğduğu yanlış yoluna sapan ve insanın tabiatın emanetçisi olduğu gerçeğini bırakıp tabiatın sahibi olduğu iddiasında bulunan yanlış bir zihniyetin mensubu olarak saadetin tek yolu olan asırlar boyu yeryüzünde hak ve adaleti tesis etmiş bulunan İslam’ın ve onun muhterem ve mübarek, Allah’ın sevgilisi ve bütün kâinatın kendisi için yaratıldığı Peygamberi hakkında gerçek, ilim ve tarih dışı sözler sarf etmek ne büyük bir bedbahtlıktır.” Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın da bahsettiği üzere, İslam tüm dünyaya barış getirmiş, ilme her daim açık olmuş, şiddete her zaman karşı çıkmıştır.
    buyur


  22. 27.Aralık.2012, 17:06
    23
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çalışmalarını büyük bir şevkle devam ettirmişlerdir. İlmin öncüleri, Yüce Rabbimizin yarattığı muhteşem mekanizmaları gözler önüne sererken, aynı zamanda tabiatı ilahlaştıran (Allah’ı tenzih ederiz) batıl dinleri de yok etme amacını gütmüşlerdir. Kuran ayetlerinde yer alan bilgileri incelemiş, bunların sırlarını keşfetmek amacıyla bilimi doğru bir şekilde kullanmışlardır. Kuranın bilime yol göstermesini örnek alıp, bu araştırmalardan ortaya çıkan bilimsel bulguları tüm insanların hizmetine sunmuşlardır. Müslüman bilim adamlarının bu öncülüğü, günümüzde tüm Müslümanlar tarafından da örnek alınmalıdır. Böylelikle, Rabbimiz'in yaratış delillerini tüm insanlar yaygın şekilde bilecek ve Allahın izniyle din ahlakının yaygınlaşmasında olumlu gelişmelerin yaşanmasına vesile olacaktır.




    İslam alimleri, bütün ilimlerin temeline harçlarını koymuşlardır. Gerçek bu iken , Avrupalılar birçok buluşu kendilerine mal ettiler. Göz göre göre gerçekleri ters yüz etmişlerdir, ediyorlar. Son olarak Papa Benedict, İslamın Medeniyet hiçbir katkı yapmadığını sadece şiddetle dünyaya yayıldığını söylemiştir.

    “İslam yeryüzüne doğruyu, iyiyi, güzeli, faydalıyı ve adaleti temsil ettiği için yayılmıştır. Bütün tarihi gerçekler ortada iken aklın ve gerçeğin doğru yolu olan tevhitten ayrılıp teslis gibi akıl dışı bir yola sapan ve insanın günahsız doğduğu gerçeğine karşıt olarak günahkâr olarak doğduğu yanlış yoluna sapan ve insanın tabiatın emanetçisi olduğu gerçeğini bırakıp tabiatın sahibi olduğu iddiasında bulunan yanlış bir zihniyetin mensubu olarak saadetin tek yolu olan asırlar boyu yeryüzünde hak ve adaleti tesis etmiş bulunan İslam’ın ve onun muhterem ve mübarek, Allah’ın sevgilisi ve bütün kâinatın kendisi için yaratıldığı Peygamberi hakkında gerçek, ilim ve tarih dışı sözler sarf etmek ne büyük bir bedbahtlıktır.” Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın da bahsettiği üzere, İslam tüm dünyaya barış getirmiş, ilme her daim açık olmuş, şiddete her zaman karşı çıkmıştır.
    buyur


  23. 11.Şubat.2013, 22:25
    24
    Misafir

    Cevap: endülüslü müslüman alimlerin bilime katkısı

    lütfen yardım edin


  24. 11.Şubat.2013, 22:25
    24
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    lütfen yardım edin





+ Yorum Gönder
Git İlk 123 Son